Cezayir’de yardım kampanyaları tartışmalara yol açtı

Dezenfekte faaliyetleri Cezayir’de devam ediyor (Getty)
Dezenfekte faaliyetleri Cezayir’de devam ediyor (Getty)
TT

Cezayir’de yardım kampanyaları tartışmalara yol açtı

Dezenfekte faaliyetleri Cezayir’de devam ediyor (Getty)
Dezenfekte faaliyetleri Cezayir’de devam ediyor (Getty)

Ali Yahi
Yardım kampanyalarının görüntüleri, Cezayir’de tartışmalara yol açtı.
İhtiyaç sahibi ailelere yönelik yardım kampanyalarının görüntüleri Cezayir kamuoyunda tepkilere yol açtı.
Tepkilerin yükselmesi sonrasında Cezayir’in ana gündemi haline gelen görüntüler ihtiyaç sahiplerini küçük düşürüyor.
Toplumun farklı kesimleri, gelecekleri üzerindeki etkisi nedeniyle başta çocuklar olmak üzere yoksul ailelerin ‘teşhir edilmesinden’ kaçınılması gerektiğine dikkati çekiyor.
Yardım fotoğrafları: İyilik ve sömürü
Birçok ailenin gelir kapılarının kapanmasına yol açacak şekilde personel sayısının yüzde 50’ye düşürülmesi, kafe, restoran ve diğer alanların kapatılması başta olmak üzere hükümetin aldığı uygulamalardan etkilenen ailelere yardım sağlamak amacıyla ülkede herkes, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele etmek için dayanışma kampanyalarına destek veriyor.
İlgili organlar ise, sosyal medya organları üzerinden yardım faaliyetlerine katılan ailelerin ve çocukların görüntülerini yayınlayarak, toplumsal faaliyetlerini ‘insan onurunu ihlal eden’ bir şekilde gerçekleştiriyor.
Bu çerçevede gazeteci Muhammed Delumi, bazı sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin bu tür eylemlerini eleştirirken, kişisel Facebook hesabı aracılığıyla “Şerrin yüzleri hayır işliyor’ başlığı altında bir açıklama yaptı. Delumi, açıklamasında “Koronavirüs, tam anlamıyla bir şer değildir, aksine eğer görebilirseniz onda hayır vardır. Birkaç yumurta ve birkaç paket unla insanlara sadaka vererek selfie çeken bir insan türünü ortaya çıkardı” ifadelerine yer verdi. Muhammed Delumi, “İkiyüzlü toplumumuzun bir kısmının yüzünü ortaya çıkaran bu olgu, hayırda bulunurken, hatta dua etmek için ellerini semaya kaldırırken selfie çekilen ikiyüzlüleri açığa vurdu. Bu durum, koronavirüsten daha tehlikeli olan bu insan virüslerinin varlığını gösterdi” dedi.

İnsan onuruna ihlal
Psikiyatrist Kerim bin Saado, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, yardımda bulundukları aile ve çocukların fotoğraflarını çeken bazı vatandaşların bu davranışlarından dolayı son derece üzgün olduğunu ifade etti. Bin Saado, bu fotoğrafların ‘komşular, akrabalar ve arkadaşlar’ arasında dolaşacağı göz önüne alındığında, insan onurunu ihlal ettiği için bu davranışların ‘hakaret’ sınıfına girebileceğini vurguladı. Psikiyatrist ayrıca, “Gelecekte ilgili çocukların üniversitelerde ve sorumluluk platformlarında maruz kaldığı tepki nasıl olacak?” şeklinde konuştu.
Bin Saado, dayanışma ve yardım kampanyalarının ailelerin fotoğrafları çekilmeden yalnızca veri ve bilgilerle servis edilmesinin daha uygun bir eylem olduğuna dikkati çekti. Psikiyatrist Kerim bin Saado, eylemlerini fotoğraflarla görüntüleyen bazı tarafların, insanların acılarına göre kendilerini ön plana çıkarmak istediğini vurguladı.

Teşvik
Bazı hayır kuruluşlarının yetkilileri, dayanışma ve yardım görüntülerini yayınlayarak, insanları iyi şeyler yapmaya teşvik ettiklerini savunuyor. ‘Genç Merhamet’ hayır kuruluşu yetkilisi Esma bin Ali, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, durumun olması gerekenden daha da büyütüldüğünü ve hayırseverlerin kasıtlı veya kasıtsız davranışlarının ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirildiğini belirtti. Bu hassas dönemde ‘hayır işleri’ çemberini genişletmeye odaklanmanın en iyi eylem olacağını söyleyen Esma bin Ali, koşulların herkesin seferber olmasını gerektirdiğini vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Gazeteci Fatıma ez-Zehra Nazif, yaptığı açıklamada “Faaliyetler, fotoğraflanmadan gerçekleştirilirse de bu insani eylem teşvik edilebilir, bireyler gönüllü olmaya motive edebilir ve insanlar hayır için birbirleriyle yarışabilir” dedi. İnsanların kamuoyundan utanmamaları gerektiğini de belirten Nazif, “Gerçek ihtiyaç sahipleri ölüyor ve bu olurken, onurlarına ihtiyaçları olduğunu söylemiyorlar. Söylerlerse de insani onurları korunuyor” dedi.
Fatıma ez-Zehra Nazif, dönemin oldukça hassas olduğunu belirtirken, “Aylık maaşla değil, günlük işlerde çalışanlar var. Hükümetin tedbirleri ortasında dahi bu işçi grup, muhtaç halde. Onurlarını korumak için insanları ve evlerini görüntülemeden toplumu, başkalarını düşünmeye teşvik etmeliyiz” dedi.
Gazeteci Mustafa Yasir Osman ise yaşıtlarının karşısında utanan çocuklar başta olmak üzere ailelere yardım etmek için fotoğraf yayınlama olgusunun geniş bir şekilde düşünülmesi gerektiğini belirtirken, aynı zamanda bu durumun, mal sahiplerini bağış yapmaya ve uyuyan vicdanları uyandırmaya teşvik ettiğini de belirtti.



Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
TT

Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)

İsrail Yayın Kurumu (Kan 11), Şam'ın Süvayda'nın kontrolünü ele geçirmek için Amerikan desteğiyle çalıştığını ve Washington'un Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın eylemlerini desteklediğini belirtti.

Kaynağa göre Şam, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yaptığı gibi, Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Cebel el-Arab'ı kontrol altına almak için Amerikan desteğiyle çalışıyor.

Destek “İsrail'in ulusal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla” veriliyor olsa da Tel Aviv bu durumdan rahatsız.

Haberde, Suriye'nin askeri işlerden sorumlu yetkilisinin, Şam'ın son zamanlarda Washington ile koordinasyon içinde olduğunu gösteren kendinden emin bir tavır sergilediği belirtildi. Suriye hükümetinin Süveyda konusunda henüz bir karar vermediğini belirten yetkili, “bu er ya da geç gerçekleşecek ve bunun diyalog ve anlayış yoluyla olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.


Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)

Yetkililer dün, bir göçmenin kurtarıldığını ancak Akdeniz'de bir teknenin batması sonucu 50 kişinin öldüğünden korkulduğunu açıkladı.

Göçmenlerin acil durumları için bir yardım hattı işleten Alarm Phone grubu, adamın yaklaşık 24 saattir denizde olduğunu ve diğerlerinin öldüğünü düşündüklerini söyledi. Grup, teknenin Avrupa'ya ulaşmak için riskli yolculuğa çıkan göçmenlerin sıkça kullandığı bir çıkış noktası olan Tunus'tan yola çıktığını belirtti.

Malta Silahlı Kuvvetleri, bir ticaret gemisinin Tunus kıyılarında bir adamı kurtardığını ve tıbbi tedavi için Malta'ya getirdiğini açıkladı. Hem Silahlı Kuvvetler hem de Alarm Phone grubu, adamın ne zaman kurtarıldığına dair bilgi vermedi.


İsrail, akşam saatlerinde güney Lübnan'a hava saldırıları düzenledi

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
TT

İsrail, akşam saatlerinde güney Lübnan'a hava saldırıları düzenledi

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarından duman yükseliyor (AFP)

İsrail ordusu dün akşam, Lübnan içindeki çeşitli bölgelerde Hizbullah'ın askeri altyapısına saldırdığını açıkladı. Yerel medya, İsrail uçaklarının ülkenin güneyindeki Barghaz, Cabur ve Rihane tepelerini hedef aldığını ve 15'ten fazla hava saldırısının gerçekleştiğini bildirdi.

İsrail ordusu dün, Hizbullah'ın topçu komutanı olarak tanımladığı Muhammed el-Huseyni’yi öldürdüğünü duyurdu. El-Huseyni'nin öğretmenlik yaparken aynı zamanda “terörist faaliyetlerde” bulunduğunu belirtti.

Ordu ayrıca, Lübnan'ın güneyinde silah üretimi için kullanılan bir Hizbullah tesisini bombaladığını duyurdu. İsrail ordu sözcüsü Avichay Adraee, ordunun Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'nde de “Hizbullah'ın askeri altyapısına” saldırdığını belirtti.

İsrail, saldırılarının Hizbullah militanlarını, tesislerini ve silah depolarını hedef aldığını belirterek, savaş sırasında askeri cephaneliği ve komuta yapısı ağır darbeler alan örgütün savaş sonrası yeniden güçlenmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. İsrail, son zamanlarda (İsrail'in güney sınırından yaklaşık 30 km uzaklıkta) Litani Nehri'nin kuzeyindeki Lübnan bölgelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı

Bu gelişme, Lübnan ordusunun ocak ayı başında Beyrut yetkilileri tarafından onaylanan Hizbullah'ın silah depolarını imha etme planının ilk aşamasını tamamladığını açıklamasının ardından geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ilk aşama Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi kapsıyordu, ancak İsrail bu hamleyi sorguladı ve yetersiz buldu. Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, sınırdan yaklaşık 60 kilometre ve Beyrut'un yaklaşık 40 kilometre güneyinde bulunan Sayda’nın kuzeyinden akan Avali Nehri'ne kadar uzanan alanı kapsıyor.