Resmi sonuçlara göre dünya genelindeki 100 bin eşiğini aşan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kurbanlarının günlük sayımı dakik olarak yapılıyor.
Bununla birlikte vaka sayılarını tespit etme yöntemleri ülkelere göre farklılık gösterdiği için resmi rakamlar fiili istatistiklerin tamamını kapsamıyor. Bazı verilere coğrafi zorluklar, savaş ortamı gibi sebeplerle sağlıklı ulaşılamazken bazı anti-demokratik rejimler kasten gerçek istatistikleri gizliyor. Vaka ve ölümleri farklı hastalıklar başlığı altında raporluyor. Bazı ülkelerde ise kayıt sistemi sadece hastanelerde yaşanan ölümleri istatistiklere yansıtıyor.
Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı’ndan (AFP) aktardığına göre, vaka sayım işlemlerini birçok faktör etkileyebiliyor ve ilan edilen vaka sayısı gerçek vaka sayısından kesin olarak daha az. Gerçek sayıların ortaya çıkması için, virüs salgınının gelişimi, ölüm yeri, belirtilerin ortaya çıkma şekli ve bilgilerin ilan edilmesindeki zaman farklılıkları gibi faktörlerin izlenmesi zaruri.
Fransız Demografik Araştırmalar Enstitüsü (INED), bunun gerçek bir “istatistiksel zorluk” olduğunu belirtti.
İspanya ve Güney Kore, hastanede veya hastane dışında Kovid-19’dan kaynaklı tüm ölüm vakalarını dikkate alırken diğer devletler bu yöntemi takip etmiyor. Örneğin, İran’da Kovid-19 sebepli tüm ölüm vakaları değil, sadece hastanelerde gerçekleşen ölümler resmi kayıtlara giriyor.
Yakın bir zamana kadar, Fransa ve İngiltere’de azımsanamayacak rakamlara ulaşan evlerinde ölen yaşlı sayıları resmi rakamlara dahil edilmiyordu. Fransa’da artık evlerinde vefat eden yaşlılar da dahil ediliyor ve bunların sayısı Fransa’da kaydedilen günlük vaka oranlarının üçte birinden fazlasını oluşturuyor. ABD’deki ölüm hesaplamaları ise eyaletten eyalete farklılık gösteriyor. Örneğin New York eyaletinde evlerinde ölen yaşlılar bilançoya dahil edilirken Kaliforniya’da dahil edilmiyor.
Resmi olarak dünyadaki en yüksek ölüm vakalarının kaydedildiği İtalya’da bile (12 Nisan 2020 saat 14.00 itibariyle 19,468 ölüm), evlerinde ölen yaşlılar toplam istatistiklere dahil edilmiyor. Sivil Savunma, geniş ölçekli salgın durumlarında testler ve ölüm sayımlarının evlerindeki yaşlıları da kapsadığını, ancak sınırlı ölümlerin kaydedildiği salgınlarda evlerinde ölen yaşlıların sayılmadığını söylüyor.
Güney Kore, İtalya, İspanya ve İngiltere gibi bazı ülkeler, kronik bir hastalığı olan kişilerde yeni tip koronavirüsün sebep olduğu ölümleri, toplam vaka sayısına dahil ettiyse de diğer ülkeler sayımlar konusunda daha seçici.
İran’da Kovid-19 salgınından etkilendiği teyit edildiği halde başka bir “ciddi solunum yolu hastalığından” dolayı ölenler vaka sayısına dahil edilmiyor.
ABD’de, resmi olarak testlerin kullanıma sunulmasından önce veya testlerin elde edilmesi mümkün olmaması sebebiyle zatürreye yakalanan akrabalarını kaybeden kişilerin ifadeleri giderek artıyor.
Fransız Demografik Araştırma Enstitüsü’nden iki uzman Jill Besson ve France Messley, kurumun internet sitesinde yer alan açıklamalarında, “Bir pandemi sırasında bilgi araştırması ve toplanması işlemleri çok hızlı yapılsa dahi birkaç gün gerekir ve bu araştırma tüm ölüm vakalarını kapsamaz. Uzmanlar ise salgının sebep olduğu ölümlerin gerçek sayısı hakkında bilgi vermek için birkaç ay, belki daha fazlasına ihtiyaç duyarlar.” ifadelerini kullandı.
ABD’deki ölüm belgelerinde, testlerin yapılmadığı zamanlarda vefat edenlerin dahi vefatlarında Kovid-19’un potansiyel bir sebep olup olmadığının belirtilmesi gerekiyor. Ancak bu belgelerin hazırlanması için vakte ihtiyaç duyuluyor ve herhangi bir anlık sonuçta sayılamıyor.
İspanya’daki sivil kayıtlar ve cenaze törenlerinin sayısı, Kovid-19’un sebep olduğu can kaybının resmi kayıtların çok üzerinde olduğu gösteriyor.
İspanya’da vefat ettikten sonra gerçekleştirilen testlerin az olması ve bir kişinin ölümünden önce Kovid-19’dan etkilenme durumu tespit edilmemişse o kişi yetkililer tarafından resmi rakamlara dahil edilmiyor. Sağlık yetkilileri bir kişinin ölümünden önce virüsten etkilendiğini tespit etmemişse o kişi resmi kayıtlara dahil edilmiyor.
Yargı yetkililerinin beyanatları, bilançonun çok daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Örneğin Castilla-La Mancha Yüksek Mahkemesi, Mart ayında 1921 kişinin Kovid-19 veya buna benzeyen şüpheler sebebiyle vefat ettiğini kaydetti. Bu kayıt, 31 Mart 2020 tarihinde sağlık yetkilileri tarafından açıklanan Kovid-19 kaynaklı 708 vakanın üç katından daha fazlası.
Sağlık yetkililerinin ilan ettiği rakamlar dahi bazen sorgulanıyor.
İran’da, vilayetlerdeki yetkililer tarafından ilan edilen resmi rakamlar üzerinde dahi şüpheler var. Salgının başlangıcında parlamenterler ve İran resmi haber ajansı IRNA dahi yetkililer tarafından ilan edilen rakamların üzerinde sayılar verdiler. Hükümet daha sonra bu açıklamaları reddetti. Özellikle Washington, Tahran’ı gerçek rakamları gizlemekle suçladı.
Salgının merkez üssü olan Çin ile ilgili olarak, Bloomberg tarafından yayınlanan gizli bir ABD istihbarat raporu, Pekin yönetimini ölüm vakalarını kasten az göstermekle suçladı.
Aynı şekilde İranlı yetkililer de bu rakamları sorguladılar. Ancak İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü, Çin’deki ölüm oranını “ağır bir şaka” olarak nitelediği ifadelerini düzeltmek zorunda kaldı.
Yukarıda ifade edilen eksiklik, gizleme ve yöntem farkları göz önüne alınsa da resmi istatistikler minimum veriler olarak değerlendirilmeli. Worldometers.com’un devletlerin resmi verilerinden derlediği istatistiklere göre 12 Nisan saat 14.30 itibariyle en az 1 milyon 792 bin 766 kişi salgına yakalandı. en az 109 bin 785 hasta hayatını kaybetti, 411 bin 517 kişi ise taburcu oldu.
Koronavirüsten ölenlerin sayısı gizleniyor mu?
Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)
Koronavirüsten ölenlerin sayısı gizleniyor mu?
Brezilya’da koronavirüs kurbanlarından birinin cenazesi (Reuters)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة