Sudan Devrimi nasıl gerçekleşti?

Sudan’daki halk protestolarının artması sonrasında Beşir, kendisine sunulan tavsiyeleri kulak ardı etti (Hasan Hamid)
Sudan’daki halk protestolarının artması sonrasında Beşir, kendisine sunulan tavsiyeleri kulak ardı etti (Hasan Hamid)
TT

Sudan Devrimi nasıl gerçekleşti?

Sudan’daki halk protestolarının artması sonrasında Beşir, kendisine sunulan tavsiyeleri kulak ardı etti (Hasan Hamid)
Sudan’daki halk protestolarının artması sonrasında Beşir, kendisine sunulan tavsiyeleri kulak ardı etti (Hasan Hamid)

İsmail Muhammed Ali
Beşir’in devrilmesinden ve hapse girmesine yol açan halk öfkesinden 1 yıl sonra Ömer el-Beşir’in devriliş sürecini masaya yatıracağız.
Sudan, 1956 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana halk ayaklanmalarına tanık olan üç askeri dönemden geçti. Ancak 1958 ile 1964 yılları arasında ülkeyi yöneten İbrahim Abud ve 1969 ile 1985 arasında hüküm süren Cafer en-Numeyri’nin herhangi bir hapis cezasına çarptırılmadan ve soruşturmaya maruz kalmadan yönetimden ayrılması bir ironi olarak görülebilir.
Öte yandan ise 1980 ile 2019 arasında iktidarda olan devrik Cumhurbaşkanı, Ömer el-Beşir halk devriminin taleplerine yanıt olarak 11 Nisan 2019 tarihinde ordu liderliği tarafından azledildikten sonra başkent Hartum’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan ayrıldı.
Devrimcilerin 6 Nisan’da 5 gün boyunca genel komutanlık karargahını kuşatması ise Beşir’i, Kuzey Hartum şehrinde bulunan Kober Cezaevine soktu. Beşir, 1989 yılında demokratik rejime karşı darbe gerçekleştirme suçlamasının, ayrıca 2003 yılında Darfur’da savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçların yanı sıra çok sayıda yolsuzluk, yasadışı şekilde para bulundurma ve kara para aklama suçlamalarıyla karşı karşıya. Darfur savaşında, 300 bin kişi ölmüş, 2 milyondan fazla insan da evsiz kalmıştı. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), savaş dolayısıyla 2009 yılında Beşir hakkında tutuklama kararı almıştı.
Gençlerin öncülük yaptığı Aralık 2018’de gerçekleştirilen Sudan devriminin ülke çapına yayılmasına rağmen birçok politikacı ve gözlemci, Ömer el-Beşir rejiminin devrilmeyeceği kanaatindeydi.
Bu politikacılardan biri olan eski Başbakan Sadık el-Mehdi, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Yaşananlar, başkent ve vilayetlerdeki caddeleri vuran ekonomik koşullara rağmen, bizim açımızdan sürpriz oldu. Beşir rejimine muhalif olduğumuz ve onu devirmek için çalıştığımız doğru. Ancak eski rejimin devrildiği dönem, sürpriz oldu ve beklenmedikti. Silahlı kuvvetlerin liderleri, polis, güvenlik, istihbarat ve hızlı destek birimlerinden oluşan güvenlik komitesinin, Beşir’in ‘eylemcilerin genel komutanlık binası önündeki oturma eylemlerini güç kullanarak dağıtması’ talimatını uygulamasını bekliyorduk. Ama yaşananlar, komitenin onu görevden alma kararı vermesi oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Beşir Umman’a sığınacaktı
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre güvenlik birimlerinin gücüne ve tam kontrolüne rağmen Beşir’in azlinin nasıl gerçekleştiğine değinen Ümmet Partisi Genel Başkanı Mubarek el-Fadıl, “Yaşananlar, eski rejim içerisinde, ordu, güvenlik, polis ve hızlı destek birimlerinde temsil edilen çeşitli kurumların, sokağın işbirliğiyle yönettiği bir darbeydi. Yani Andak sokağındaki gösteriler, genel komutanlığın önünde oturma eylemi düzenlenmesine izin vererek darbeyi kolaylaştırmak için kullanıldı. Güvenlik ve İstihbarat Servisi Başkanı Salah Goş bu konuda kilit bir rol oynadı. Aynı şekilde ABD, Avrupa Birliği (AB) ve bölgedeki bazı ülkelerin temsil ettiği uluslararası güçler, orduyu iç savaştan ve diğer olasılıklardan uzak kalmaya zorladı” ifadelerini kullandı.
Beşir, o dönemde herhangi bir çatışmayı önlemek için güvenli bir şekilde ayrılma önerisinde bulundu mu? Söz konusu soruya yanıt veren Fadıl, “Ona, ordunun müdahalesinden günler önce birkaç defa güvenli bir şekilde ayrılmayı önerdim. Bir Avrupa ülkesinin büyükelçisi tarafından da Hartum’a öneriler sunuldu. Sudan’dan ayrılması teklif edildi. Mısır da benzer bir öneride bulundu. 8 Nisan’da Sudan’dan ayrılıp Umman Sultanlığı’na gitmesi için uzlaşı sağlandı. Ama son dakikada fikrini değiştirdi. Oturma eylemini güç kullanarak dağıtıp, durumu kendi lehine çevireceğine inanıyordu” değerlendirmesinde bulundu.

Tavsiyeler kulak ardı edildi
Öte yandan Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah Burhan, Beşir’in devrilmesi senaryosu ve askeri kuvvetlerin Beşir’i görevden azletmesi meselesine değindi. Burhan, “Beşir, devrimin patlak verdiği dönem Savunma Bakanlığı karargahında iki defa askeri liderlerle bir araya geldi. Askeri liderler, halk protestolarının tırmanması sonrasında Ömer el-Beşir’e durumu ele alması tavsiyesinde bulundu. Ama Beşir, bu tavsiyeleri göz ardı etti. Durum, ordu liderlerini ve diğer güvenlik kurumlarını, eski Savunma Bakanı Avad bin Avf’un ‘ondan Ulusal Kongre’den istifa etmesini, partiyi feshetmesini, adaylığına izin veren anayasa değişikliklerinin engellenmesini’ talep etmesine yol açan bir muhtıra hazırlamasına yöneltti. Bu adımlar, 22 Şubat 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki konuşmasında açıklanacaktı” ifadelerini kullandı.
Abdulfettah Burhan, “Ancak bazı taraflar onu etkileyerek tavrını değiştirdi. Bu da askeri ve güvenlik liderlerini, onu azletme kararı almaya itti” dedi.

Ordunun yandaşlığı
Sudanlı siyasi analist Salih Abdullah, “Beşir rejimi, protestolara sert bir şekilde yanıt verdi ve güvenlik güçleri ile maskeli sivil tugaylara da eylemcilere karşı gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz bombası kullanma izni verdi. Bu durum, rejiminin devrilmesinin nedenlerinden biriydi. Yüzlerce kişi öldü ve yaralandı. Bunlar, öfkeli sokakların ona karşı birleşmesine neden oldu” dedi.
Abdullah, “Bu nedenle protestolar, günden güne genişlemeye başladı. Durumu gösterilere liderlik eden Sudan Meslek Odaları Birliği’nin (SPA), belirli zamanları içeren bir program uyarınca tırmanışları eşlik etti” ifadelerini kullandı.
Abdullah, “6 Nisan, Sudan protestoları için belirleyici bir gün oldu. Binlerce eylemci, Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı’na yürüdü. Beşir istifa edip, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin (ÖDBG) talepleri yerine getirilinceye kadar aleni bir oturma eylemi düzenlendi. Sudanlılar, oturma eyleminin başlamasından 5 gün sonra, yani 11 Nisan 2019’da Sudan radyo ve televizyonu tarafından yayınlanan ve ordunun eylemcilerin taleplerine yönelik yandaşlığını yansıtan askeri bir musikiyle uyandı. Beşir’in yönetimden alınması ve Kober Cezaevine sevk edilmeden önce güvenli bir mekanda tutulması kararı verildi” açıklamasında bulundu.

Maskeler düştü
Siyasi analist Ali ed-Dali, Beşir’in azlini, “30 yıllık mutlak iktidarı sonrasında aşağılayıcı bir eylem’ olarak nitelendirdi. Dali, “Ömer el-Beşir, halkı sürekli güdebileceği vehmine kapılmıştı. Ama bu durum, çevresindeki insanlar tarafından gerçekleşti” dedi.
Ali ed-Dali, “Ancak Sudan halkı, kendilerine sunulan şeylerin, 2019 yılına doğru, Beşir’in arkasına saklandığı maskenin düşmesi sonrasında yalan olduğunu anlamaya başladı. Beşir’in devrilmesi, bazı mesajlar taşıyor. Bunların en önemlisi ise silahlı kuvvetlere oldu. Ona, askeri darbeler döneminin sona erdiği ve siyasi örgütlerin, ordunun nüfuzundan uzak durduğu mesajı verdi” değerlendirmesinde bulundu.

İlk kıvılcım
Devrimin ilk kıvılcımı, 19 Aralık 2019 tarihinde Sudan’ın kuzeyindeki Nil Nehri Eyaleti’nin Atbarah şehrinde görüldü. Şehirde, kötüleşen ekonomik koşullar kınanmış, ekmek ve yakıt sağlanması çağrısı yapılmıştı. Protestolar, ikinci gün kuzeydeki Dongola, Kerime, ed-Damir, Berber, doğudaki Port Sudan ve el-Gadarif şehirlerine genişledi. Buralarda iktidar partinin yönetim merkezi ve yerel yönetim binaları ateşe verildi. Durum, yerel yetkilileri olağanüstü hal ilan etmeye zorladı ve yetkililer, el-Gadarif ile Nil Nehri Eyaleti’nde 8 kişinin öldüğünü açıklamak zorunda kaldı. Devrimin başkent Hartum’a ulaşmasıyla 25 Aralık’ta halk hareketinde bir farklılık ortaya çıktı.

Geçiş süreci
Beşir’in devrilmesi sonrasında Sudanlılar, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ile Askeri Geçiş Konseyi (AGK) arasında 17 Ağustos 2019 tarihinde imzalanan anayasal belgeye uygun olarak sivil- askeri ortaklık üzerinde uzlaşı sağladı. Bu çerçevede 21 Ağustos’ta başlayan ve seçimlerin gerçekleşmesiyle sonlanacak olan 39 aylık geçiş aşamasına liderlik etmek üzere egemen bir askeri ve sivil konsey kuruldu.
Sudanlılar, mevcut geçiş sürecinin ülkelerine barış getirmesini, ‘30 yıllık eski rejim dönemi boyunca ekonomik baskılara ve özgürlüklerin sindirilmesine tanık olan dönemden uzaklaşarak’ ekonomik ve yaşamsal koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamasını umuyor.
 



Suveyda’da “Hicri'nin adamları” İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne baskın düzenleyerek müdürü kaçırdı

Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
TT

Suveyda’da “Hicri'nin adamları” İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne baskın düzenleyerek müdürü kaçırdı

Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)
Suveyda’da Ulusal Muhafız üyelerinin askeri geçit töreni, 26 Eylül 2025 (sosyal medya)

Suriye’nin güneyindeki Suveyda ilinde silahlı bir grubun İl Milli Eğitim Müdürlüğü basmasından birkaç saat sonra, Suriye hükümeti tarafından kısa süre önce Suveyda İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanan Safvan Bilan, ‘Şeyh Hikmet el-Hicri’nin kararına uyarak ve onun rızasıyla Suveyda’da iç bölünmeyi önlemek amacıyla’ müdürlüğün yönetim görevlerini üstlenemeyeceğini belirterek görevden affını istedi.

Ulusal Muhafızlar'a bağlı Güvenlik Bürosu'ndan silahlı bir grup dün İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne baskın düzenleyerek içerideki sivil personele saldırdı. Bunun üzerine ilde tansiyon yeniden yükseldi.

Suveyda’daki yerel basın kaynakları, 6 kişilik silahlı saldırgan grubunun, eski İl Milli Eğitim Müdürü'nün görevden alınması ve yerine Safvan Bilan'ın atanmasına protesto etmek amacıyla devlet binasına ateş açtığını ve personelini ofisleri kapatmaya zorladığını bildirdi. Yerel haber platformu Suwayda24, Facebook sayfası üzerinden, havaya ateş açılırken çalışanların İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden çıkışını belgeleyen bir video yayınladı. Çeşitli yerel kaynaklara göre bir grup çalışan, saldırganlar hakkında resmi şikayette bulunmak üzere Yüksek Hukuk Komitesi'ne bağlı Polis Komutanlığı’na (İç Güvenlik Güçleri) gitti.

Yüksek Hukuk Komitesi, Şeyh Hikmet el-Hicri’nin liderliğindeki Dürzi mezhebinin manevi liderliğine bağlı ve 2025 yılının temmuz ve ağustos aylarında ilde yaşanan çatışmaların ardından, Suriye hükümetinden bağımsız olarak ilin idari ve güvenlik işlerini yönetmek üzere kuruldu. Suriye Eğitim Bakanı'nın 4 Nisan'da önceki müdür Leyla Fadlullah Cehcah'ın yerine Safvan Bilan'ı eğitim müdürü olarak atama kararına protesto etmek amacıyla dün İl Milli Eğitim Müdürlüğü basıldı.

Baskın ve Safvan Bilan'ın kaçırıldığına dair haberlerin ardından, Bilan İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden affını istedi. Bilan, Facebook hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Şeyh Hikmet el-Hicri'nin kararına uyarak ve onun rızasıyla, Suveyda'da iç bölünmeyi önlemek amacıyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini üstlenemeyeceğini belirtti.

Suriye’deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (Getty)Suriye’deki Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri (Getty)

Yerel haber platformu ‘Al-Rased’in haberine göre Bilan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde yaşanan gerginliğin ardından İç Güvenlik Komutanlığı binasında istifasını açıkladı. Al Rased’in haberine göre müdürlük personeli ofislere girip onlardan Mili Eğitim Müdürlüğü binasını terk etmelerini isteyen kişilerin gelmesi üzerine şaşkına döndü. Bina önündeki kaos şiddetlenince bu kişilerden biri silahıyla havaya ateş açtı ve toplanan kalabalığı dağıttı.

Suriye hükümetine yakınlığıyla bilinen Dürzi lider Leys el-Balus ise ayrılıkçı girişimlerin ve silah zoruyla fiili durum yaratma girişimlerinin oluşturduğu tehlikenin büyüklüğüne dikkati çekti.

Balus, olayla ilgili yaptığı açıklamada, “Eğitim Müdürlüğü binasında yaşananlar ve buna eşlik eden memurlara ve sivillere yönelik sindirme girişimleri, münferit bir olay değil, devlet kurumlarını ve istikrarı sarsmayı amaçlayan bir kampanyanın parçasıdır” ifadelerini kullandı.

Suveyda İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Husam el-Tahhan, Suveyda İç Güvenlik müdürlerinin de hazır bulunduğu ve Şeyh Leys el-Balus'un eşlik ettiği bir ziyaret kapsamında, Suveydalı tutukluları ziyaret etti (El-İhbariye)Suveyda İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Husam el-Tahhan, Suveyda İç Güvenlik müdürlerinin de hazır bulunduğu ve Şeyh Leys el-Balus'un eşlik ettiği bir ziyaret kapsamında, Suveydalı tutukluları ziyaret etti (El-İhbariye)

Balus, Ulusal Muhafızlar ve Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı silahlı gruba atıfla, bu yaklaşımı benimseyen tüm kesimlerin bütün sorumluluğu üstleneceğini ve kendisini sadece devletin değil, tüm toplumun iradesine karşı konumlandıracağını belirtti.

Suveydalıları ‘Suveyda’yı, bugünü ve çocuklarının geleceğini tehdit eden uygulamalara karşı’ kararlı bir tutum sergilemeye çağıran Balus, toplumun sessiz kalmasının artık bir seçenek olmadığını vurgulayarak sivil barışı korumak ve insanların ve resmi kurumların onurunu korumak için, herhangi bir slogan altında ilin güvenliğini bozmaya çalışanlara son verecek sorumlu bir tutum sergilenmesi gerektiğini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Ulusal Muhafızlar, Suriye ordusuna katılmayı reddeden birçok yerel milis grubunun Suveyda’da oluşturduğu silahlı bir yapı ve bu yapı, İsrail'in desteğiyle Suveyda’da özerk bir yönetim kurulmasını talep eden Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı.

Suveyda, Suriye hükümetine karşı tutum konusunda devam eden bölünmüşlüğün de etkisiyle, içinde bulunduğu tedirgin siyasi ve güvenlik ortamının bir sonucu olarak birçok yaşam, hizmet ve güvenlik sorunlarıyla boğuşuyor.


Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
TT

Iraklı silahlı gruplar saldırılarının kapsamını genişletti, Peşmerge komutanlığını vuruldu

Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)
Suriye sınırında Irak askeri devriyesi (INA)

İran yanlısı Iraklı silahlı gruplar, bölgedeki ABD’ye ve ABD’nin çıkarlarına yönelik saldırılarının kapsamını genişletirken ABD Hava Kuvvetleri, DEAŞ hedeflerini vurdu.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, ‘son günlerde bölgenin çeşitli bölgelerini vuran sistematik terör saldırıları’ kapsamında, Peşmerge Kuvvetleri Komutanlığı karargahının 4 insansız hava aracı (İHA) ile saldırıya uğradığını duyurdu.

Süleymaniye ilindeki Bahtiyari bölgesinde, ‘Bozka’ ticaret caddesi yakınlarındaki bir eve İHA’lı iki saldırı düzenleyen silahlı gruplar, bundan önce ABD’nin Bağdat Uluslararası Havaalanı’ndaki büyükelçiliğinin lojistik destek üssüne saldırmıştı.

Öte yandan Koordinasyon Çerçevesi güçleri içindeki siyasi kaynaklar, Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri'nin, milis grupları ile Washington arasındaki gerginliği durdurmak için girişimlerde bulunduğundan bahsetti.

Ancak Şarku’l Avsat’a konuşan Koordinasyon Çerçevesi güçlerinden sorumlu bir kaynak, Amiri veya başkalarının Washington ile silahlı gruplar arasında bir anlaşma formülü üretebileceklerini düşünmediğini belirtti.


Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
TT

Burhan, Sudan ordusunun liderliğindeki yardımcısını ve danışmanlarını görevden aldı

Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.
Burhan'ın yardımcıları ve Sudan Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ile birlikte görüldüğü bir fotoğraf.

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan, dün Başkomutan Yardımcısı ve Başkomutan Asistanlarının atanmasına ilişkin 2023 tarihli 164 numaralı Kararı iptal etme kararı yayınladı.

Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)Sudan ordu komutanının yardımcısı ve yardımcılarının görevden alınması kararı (Silahlı Kuvvetler Resmi Sözcülüğü Ofisi)

Korgeneral Şemseddin Kabaşi, Sudan Silahlı Kuvvetleri Başkomutan Yardımcısı olarak görev yaparken, Korgeneral Yasir el-Atta ve Korgeneral İbrahim Cabir ise Ordu Komutan Yardımcıları ve Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi üyeleriydi.

Silahlı Kuvvetler Sözcülüğü'ne göre, kararda ilgili kişilerin Silahlı Kuvvetler Komutanlığı'nda görevlerine devam edecekleri belirtildi.

Bu karar, Konsey üyesi Yasir el-Atta'nın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasından sadece birkaç gün sonra geldi.

Burhan, daha sonra Başkomutanın yardımcılarını atayan bir kararname yayınladı; bunlar arasında Korgeneral Şemseddin Kabaşi İnşaat ve Stratejik Planlama Yardımcısı, Korgeneral Mirgani İdris Süleyman İdris Askeri Sanayi Yardımcısı ve Korgeneral İbrahim Cebe İbrahim Kerima Uluslararası İlişkiler ve Askeri İşbirliği Yardımcısı olarak yer alıyor.

Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)Sudan ordusu komutanı Abdülfettah el-Burhan'a yardımcı atama kararı (Silahlı kuvvetler resmi sözcüsünün ofisi)

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu değişiklikler, Nisan 2023'te ordu ile "Hızlı Destek Kuvvetleri" (HDK) arasında savaşın başlamasından bu yana Sudan ordusunda ve ülkenin en yüksek egemen otoritesi olan "Egemenlik Konseyi"nde yaşanan en önemli değişikliklerdir.