İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi
TT

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı, 15 ilde 16-19 Mayıs tarihlerinde uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin olarak il valiliklerine “Sokağa Çıkma Kısıtlaması” konulu genelge gönderdi.
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine “Sokağa Çıkma Kısıtlaması” konulu genelge gönderdi. Bakanlığın valiliklere gönderdiği Genelgede, koronavirüs salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda; salgının/bulaşın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulandığı belirtildi.
Genelgede, alınan tedbirlerin, bulaşın yayılım hızının düşürülmesine olan etkisinin en üst noktaya taşınabilmesi amacıyla; Büyükşehir statüsündeki 14 il ile Zonguldak ilini kapsayacak şekilde, İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi ile Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27 ve 72’nci maddeleri uyarınca il valileri tarafından aşağıdaki ek tedbirlerin alınması gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda; 15 Mayıs 2020 tarihi saat 24.00 ile 19 Mayıs 2020 tarihi saat 24.00 arasında büyükşehir statüsündeki Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak olmak üzere toplam 15 il sınırı içinde bulunan vatandaşlarımızın sokağa çıkmaları kısıtlanacak.

Açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlar
Söz konusu Genelgede, sokağa çıkma kısıtlamasında açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlara ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlara ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Sokağa çıkma kısıtlamasının günlük hayata etkisini en az düzeyde tutmak amacıyla;
a) Market, bakkal, manav ve kasaplar;
a.1- Sokağa çıkma kısıtlaması öncesinde 15 Mayıs 2020 Cuma günü market, bakkal, manav ve kasaplar saat 23.00’a kadar faaliyetlerine devam edebilecek.
a.2- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs Cumartesi ve 17 Mayıs Pazar günleri market, bakkal, manav, kasaplar ve online satış yapan işletmeler de kapalı olacak.
a.3- Kısıtlamanın olduğu 18 Mayıs Pazartesi ve 19 Mayıs Salı günleri marketler, bakkallar, manavlar ve kasaplar 10.00-16.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş ve altında bulunanlar hariç olmak üzere) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav ve kasaplara gidip gelebilecektir. Aynı saatler arasında marketler, bakkallar, manavlar ve kasaplar evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabilecek.
b) 16 Mayıs Cumartesi, 17 Mayıs Pazar, 18 Mayıs Pazartesi ve 19 Mayıs Salı günleri ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri, ayrıca tatlı üretiminin yapıldığı/satıldığı iş yerleri açık olacak. (Bu iş yerlerinde sadece ekmek, unlu mamul ve tatlı satışı yapılabilir.).
16 Mayıs 2020 Cumartesi,17 Mayıs 2020 Pazar günleri ile 18 Mayıs 2020 Pazartesi, 19 Mayıs 2020 Salı günleri vatandaşların dışarı çıkamadığı saatlerde tatlı satışı yapan iş yerleri sadece eve/adrese servis şeklinde satış yapabilecek.
c) Ramazan ayı münasebetiyle, sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs 2020 Cumartesi, 17 Mayıs 2020 Pazar, 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günleri, sadece evlere paket servis şeklinde hizmet sunmak üzere lokanta ve restoran tarzı işyerleri,
ç) İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyetleri yürüten iş yerleri,
d) Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri,
e) Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, Acil Çağrı Merkezleri, AFAD Birimleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, Göç İdaresi, PTT vb.),
f) Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından yerleşim merkezleri için her 50.000 nüfusa bir adet ve il sınırları içinden geçen şehirlerarası karayolu ve varsa otoyol üzerinde her 50 km için bir adet olmak üzere belirlenecek sayıda akaryakıt istasyonu ve lastik tamircisi (Bu madde kapsamında açık olacak akaryakıt istasyonları ile lastik tamircileri kura yöntemi ile belirlenecektir ve nöbetçi akaryakıt istasyonlarının marketleri açık olacaktır.),
g) Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet yürüten büyük tesis ve işletmeler (Rafineri ve petrokimya tesisleri ile termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi),
ğ) İçme suyu dolum tesisleri ile içme suyu, gazete ve mutfak tüpü dağıtımını yapan şirketler,
h) Hayvan barınakları, hayvan çiftlikleri ve hayvan bakım merkezleri,
ı) Sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmaya yönelik acil inşaat, donanım vb. faaliyetleri yürüten işletme/firmalar,
i) Bulunduğu yerin İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından izin verilmesi şartı ile makarna, un ve unlu mamüller, süt, et, balık üretimi ile gibi temel gıda maddelerinin üretiminin yapıldığı tesisler ve kâğıt, kolonya üretimi başta olmak üzere hijyen malzemeleri ile bu malzemelerin üretimi için ihtiyaç duyulacak hammaddelerin üretiminin yapıldığı tesisler,
j) Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dahil) ve lojistiğini yapan firmalar,
k) Oteller ve konaklama yerleri,
l) Gıda, temizlik ve ilaç gibi sektörlere ambalaj sağlayan üretim tesisleri,
m) Çalışanları inşaat alanında/maden alanında bulunan şantiyede konaklayarak yapımı veya çalışması devam eden büyük inşaatlar ile madenler (Bu madde kapsamında inşaat ve konaklama aynı şantiye alanı içinde ise izin verilir, başka bir yerden çalışanların gelmesine ve şantiyede kalanların başka bir yere gitmelerine izin verilmez. Çalışma alanı sadece inşaat alanı/maden sahaları ile sınırlıdır.),
n) Gazete, radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete basım matbaaları,
o) Daha önceden sözleşmeye/taahhüde bağlanmış ve belirlenen süre içerisinde yetiştirilmesi gereken ihracata konu; mal, malzeme, ürün, araç-gereç üreten iş yerleri ve tesisler (mevcut zorunluluklarını ispatlamaları ve anılan şartlara uymaları kaydıyla),
ö) Zirai amaçlı akaryakıt satışı yapılan Tarım Kredi Kooperatifleri,
p) Kısıtlama süresinde yağmura bağımlı tarımsal faaliyetler göz önünde bulundurularak Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından tespit edilecek ihtiyaca göre kura ile belirlenecek; zirai ilaç, tohum, fide, gübre vb. tarımsal üretime ilişkin ürün satışı yapan işletmeler.”

İstisna kapsamında olan kişiler
Öte yandan, Genelge’de istisna kapsamında olan kişilere de yer verildi. Genelge’de bu kapsamda değerlendirilen kişilere ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:
“a) Bu Genelgenin (2) numaralı başlığında yer alan “Açık Olacak İş yeri, İşletme ve Kurumlarda” yönetici, görevli veya çalışanlar,
b) Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (Özel güvenlik görevlileri dahil),
c) Acil Çağrı Merkezleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, Kızılay ve AFAD’da görev alanlar,
ç) Cenaze defin işlemlerinde görevli olanlar (din görevlileri, hastane ve belediye görevlileri vb.) ile birinci derece yakınlarının cenazelerine katılacak olanlar,
d) Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken iletim ve altyapı sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar,
e) Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar,
f) Yaşlı bakımevi, huzurevi, rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri vb. sosyal koruma/bakım merkezleri çalışanları,
g) Otizm, ağır mental retardasyon, down sendromu gibi “Özel Gereksinimi” olanlar ile bunların veli/vasi veya refakatçileri,
ğ) Demir-çelik, cam, ferrokrom vb. sektörlerde faaliyet yürüten iş yerlerinin yüksek dereceli maden/cevher eritme fırınları ile soğuk hava depoları gibi zorunlu olarak çalıştırılması gereken bölümlerinde görevli olanlar,
h) Bankalar başta olmak üzere yurt çapında yaygın hizmet ağı olan kurum, kuruluş ve işletmelerin bilgi işlem merkezlerinin çalışanları (asgari sayıda olmak kaydıyla),
ı) Bozulma riski bulunan bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar,
i) Küçükbaş-büyükbaş hayvanları otlatanlar, arıcılık faaliyetini yürütenler,
j) 30 Nisan 2020 tarih ve 7486 sayılı Genelgemiz kapsamında oluşturulan Hayvan Besleme Grubu Üyeleri ile sokak hayvanlarını besleyecek olanlar,
k) İkametinin önü ile sınırlı olmak kaydıyla evcil hayvanlarının zorunlu ihtiyacını karşılamak üzere dışarı çıkanlar,
l) Kısıtlama süresince ekmek dağıtımı yapanlar ile lokanta, restoranlar ve tatlı satış yerlerinin evlere servis hizmetinde görevli olanlar ve 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günü 10.00-16.00 saatleri arasında ise market, bakkal, manav ve kasapların evlere servis hizmetinde görevli olanlar,
m) Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay'a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil),
n) Yurt, pansiyon, şantiye vb. toplu yerlerde kalanların gereksinim duyacağı temel ihtiyaçların karşılanmasında görevli olanlar,
o) İş sağlığı ve güvenliği nedeniyle iş yerlerinden ayrılmaları riskli olan çalışanlar (iş yeri hekimi vb.),
ö) Veteriner hekimler,
p) Tarımsal üretimin devamlılığı için gerekli olan ekim-dikim, sulama-ilaçlama gibi faaliyetler kapsamında bölgesel özelliklere göre İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurullarınca izin verilenler,
r) Servis hizmeti vermek üzere dışarıda olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları,
s) İşyerlerinin kapalı olduğu saatlerde/günlerde sürekli olarak iş yerlerini bekleyenler,
ş) Belediyelerin toplu taşıma, temizlik, katı atık, su ve kanalizasyon, ilaçlama, itfaiye ve mezarlık hizmetlerini yürütmek üzere hafta sonu, Pazartesi ve Salı günleri çalışacak personel,
t) Tedarik zincirinin aksamaması amacıyla sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günleri 07.00-10.00 saatleri arasında marketler, bakkallar, manavlar, kasaplar ile 19 Mayıs 2020 Salı günü saat 18.00'dan sonra marketler ve sebze-meyve hallerinde mal, malzeme ve ürünlerin nakli, kabulü, depolama ve satışa hazırlama aşamasında görevli olanlar (Bu madde kapsamında hiçbir şekilde mal, malzeme ve ürün satışı yapılamaz.),
u) Madencilik, inşaat ve diğer büyük yatırım projelerinde kullanılmakta olan patlayıcıların imalat ve lojistiğinde çalışanlar,
ü) 17 Mayıs 2020 Pazar günü, 11.00-15.00 saatleri arasında yürüme mesafesiyle sınırlı olmak, sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız ve ihtiyaç duyulan hallerde bunların refakatçileri,
v) Mahkeme kararı çerçevesinde çocukları ile şahsi münasebet tesis edecekler (mahkeme kararını ibraz etmeleri şartı ile),
Belirtilen istisnalar dışındaki tüm vatandaşlarımızın evlerinde kalması esastır.”
“Seyahat izin belgeleri sokağa çıkma kısıtlaması süresince geçerli olacak”
Ayrıca Genelgede, seyahat izin belgelerinin sokağa çıkma kısıtlaması süresince geçerli olacağı da belirtildi. Başta sağlık ve güvenlik olmak üzere kamu düzeninin tesisi için görevli olan kamu görevlilerinin şehir içi toplu ulaşımlarını teminen belediyelerce gerekli tedbirlerin alınacağı da vurgulandı.

Ekmek dağıtımı
Genelgede ekmek dağıtımının nasıl sağlanacağına ilişkin talimatlar da yer aldı. Ekmek dağıtımına ilişkin, “Ekmek dağıtımının düzenli olması amacıyla Vali ve Kaymakamların başkanlığında fırıncılar odası, yerel yönetim, emniyet ve jandarma temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak bir komisyon tarafından, her mahalle için muhtar görüşü de alınarak ivedilikle il/ilçe ekmek dağıtım planı yapılacak, plan doğrultusunda il/ilçedeki ekmek üreten iş yerlerinin sorumlu oldukları dağıtım bölgeleri (mahalle/cadde/sokak ölçeğinde) ile her dağıtım bölgesi için görev yapacak araç listeleri belirlenecektir. Bu şekilde yapılacak planlama dışında sadece Vefa Sosyal Destek Birimleri ekmek dağıtımını gerçekleştirebilecek” bilgisi paylaşıldı.

Genelge’de şu bilgilere de yer verildi:
“Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs 2020 Cumartesi ve 17 Mayıs 2020 Pazar günü gazete dağıtımı, gazete şirketlerinin ring halinde çalışacak dağıtım araçları, belirlenen içme suyu dağıtım bayileri ve Vefa Sosyal Destek Birimleri aracılığıyla yapılacaktır (bu kapsamda gazete dağıtımının evlere servis şeklinde yapılması esastır.). 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günü gazete dağıtımı/satışı marketler ve bakkallar aracılığı ile yapılacak.”



Eric Trump, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'a yatırım yapmaktan heyecan duyuyoruz... Çok büyük projelerimiz var

Trump Organization'ın İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Eric Trump (Reuters)
Trump Organization'ın İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Eric Trump (Reuters)
TT

Eric Trump, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'a yatırım yapmaktan heyecan duyuyoruz... Çok büyük projelerimiz var

Trump Organization'ın İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Eric Trump (Reuters)
Trump Organization'ın İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Eric Trump (Reuters)

Trump Organization'ın İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Eric Trump, grubun Suudi Arabistan’daki yatırımlarını genişletmeye yönelik güçlü bir heyecan taşıdıklarını dile getirdi. Suudi Arabistan’ın, küresel ölçekte büyük gayrimenkul ve turizm projeleri için en cazip destinasyonlardan biri haline geldiğini vurgulayan Eric Trump, başta Riyad ve Cidde olmak üzere önemli Suudi şehirlerinde üç büyük projenin hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Eric Trump, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan’da bulunmak harika bir duygu. Burada olmaktan büyük heyecan duyuyoruz” dedi. Eric Trump, grubun Cidde’de bugüne kadar tasarlanan en güzel binalardan birine sahip olduğunu belirterek, söz konusu projenin dikkat çekici bir başarı elde ettiğini ve kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Büyük ölçekli bir projenin geliştirilmesi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bulunan Eric Trump, Trump Organization’ın kentin kalbinde büyük ölçekli bir proje geliştirdiğini açıkladı. Projeyi ‘kapsamlı bir yatay gelişim’ olarak tanımlayan Eric Trump, temel atma töreninin bugün yapılacağını, akşam saatlerinde ise bu vesileyle özel bir etkinlik düzenleneceğini söyledi. Eric Trump, “Proje bir otel, bir golf sahası ya da konut projesi olabilir, ancak her durumda istisnai bir çalışma olacak” dedi.

Eric Trump, Suudi Arabistan ve halkına övgüde bulunarak, “Suudi Arabistan’ı ve halkını seviyoruz. Buraya her gelişimizde inanılmaz bir misafirperverlik ve cömertlikle karşılanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dar Al Arkan ve Dar Global şirketleri, Trump Organization iş birliğiyle, Aralık 2024’te yayımlanan ortak açıklama doğrultusunda Riyad’daki ilk ortak projelerini ‘Trump International Golf Club - Wadi Safar’ adıyla duyurmuştu. Söz konusu proje, Suudi Arabistan’ın başkentinde Trump markasını taşıyan iki önemli projenin ilki olma özelliğini taşıyor.

Kültürel dönüşüm

Eric Trump, özellikle Diriye başta olmak üzere Riyad’da yaşanan gelişmelerin benzeri görülmemiş bir dönüşümü yansıttığını belirterek, “Hayatımda böyle bir şey görmedim. Dün gece araba kullanırken vinçlerin sayısına dikkat çektim ve eşime dönüp ‘Bu devasa inşaat hacmine bak’ dedim” ifadelerini kullandı.

Riyad’da hayata geçirilen projelerin ölçeğinin, kentin ve genel olarak Suudi Arabistan’ın geleceğine dair iddialı bir vizyonu ortaya koyduğunu söyleyen Eric Trump, ülkenin dünyaya açılma sürecini sürdürdüğünü vurguladı. Trump, “Büyük finans forumlarını görüyoruz; bunlar yabancı yatırımların Suudi Arabistan’a akışını kaçınılmaz kılıyor. Bu son derece heyecan verici” dedi.

Eric Trump, krallıktaki yatırım ortamının her geçen gün daha da iyileştiğini, önde gelen küresel markaların Suudi pazarına yönelmeye başladığını ifade etti. Eric Trump, “Suudi Arabistan’dan sürekli söz ediyorum ve burada yaşananlara, özellikle gayrimenkul sektöründeki gelişmelere büyük bir inanç duyuyorum” diye konuştu.

Yeni düzenlemelerin doğrudan yabancı yatırıma imkân tanıyacağını belirten Eric Trump, bunun piyasaya milyarlarca dolarlık sermaye girişinin önünü açacağını söyledi. Hisse senedi piyasalarının yabancı yatırımcılara açılmasının da finansal akışları artıracağını dile getiren Eric Trump, bunun ticaret, turizm ve birçok sektöre olumlu yansıyacağını kaydetti.

Diriye Projesi

Eric Trump, Diriye Projesi’nin ve krallığın farklı bölgelerinde hayata geçirilen büyük projelerin, dünyanın dört bir yanından daha fazla insanı Suudi Arabistan’ı ziyaret etmeye teşvik edeceğini söyledi. Eric Trump, “İnsanlar burada nelerin inşa edildiğini gördüklerinde, gelmek için gerçek bir istek duyacaklar. Her şey son derece yüksek bir kaliteyle ve çok büyük bir ölçekte hayata geçiriliyor” dedi.

Bu gelişmeleri sık sık dile getirdiğini belirten Eric Trump, “Bunu çok konuşuyorum. Çünkü dünyanın tamamının burada neler inşa ettiğimizi, Trump ailesinin neler yaptığını ve Trump Organization’ın Suudi Arabistan’da neleri hayata geçirdiğini görmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

Daha büyük beklentiler

Eric Trump, sözlerini Suudi Arabistan’ın geleceğinin çok daha büyük fırsatlar barındırdığına dikkat çekerek tamamladı: “Bence Suudi Arabistan’ın en iyi günleri henüz gelmedi. Burayı ziyaret ettiğim son 6-7 yıl içinde olağanüstü başarılara tanıklık ettim. Bugüne kadar elde edilenler gurur verici. Bu, kendisiyle gurur duymayı hak eden bir ülke.”


Kongo’nun doğusunda barış umutlarının azalmasını ele almak üzere Zambiya’da toplantı düzenlenecek

Demokratik Kongo Cumhuriyeti ordusu askerleri, Kuzey Kivu eyaletindeki Goma kenti dışında konuşlanmış durumda (Reuters)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti ordusu askerleri, Kuzey Kivu eyaletindeki Goma kenti dışında konuşlanmış durumda (Reuters)
TT

Kongo’nun doğusunda barış umutlarının azalmasını ele almak üzere Zambiya’da toplantı düzenlenecek

Demokratik Kongo Cumhuriyeti ordusu askerleri, Kuzey Kivu eyaletindeki Goma kenti dışında konuşlanmış durumda (Reuters)
Demokratik Kongo Cumhuriyeti ordusu askerleri, Kuzey Kivu eyaletindeki Goma kenti dışında konuşlanmış durumda (Reuters)

Doğu Kongo’daki kriz, geride kalan yılların şiddet ve anlaşmazlıklarının ardından, yatışma ve insani yardım sağlanması amacıyla Zambiya’da düzenlenecek bir toplantıyla gündeme geliyor. Bölgede geçen yıldan bu yana süren çatışmaların tırmanması, krizin çözümünü acil hale getiriyor.

Afrika’nın 2026 başında devreye giren bu yeni müdahalesi, uzmanlara göre, 2025’te Amerikan ve Arap girişimlerinin doğu Kongo’da istikrar sağlayamaması gibi sonuçları tekrarlayabilir. Şarku’l Avsat’a konuşan bir uzman, kalıcı çözüm için yalnızca isyancı hareketlere değil, tüm tarafların taleplerine yanıt veren gerçekçi bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtti ve barışın gerilemesinin önlenmesi için hâlâ bir fırsat olabileceğini ifade etti.

Zambiya’nın Livingstone kentinde cumartesi günü, Büyük Göller Bölgesi Uluslararası Konferansı’nın bölgesel savunma bakanları toplantısı düzenlenecek. Toplantıda Doğu Kongo’daki insani ve güvenlik sorunları masaya yatırılacak. Radio France Internationale’in (RFI) aktardığına göre, Zambiya artık bölgesel Afrika ittifakı içinde stratejik bir rol üstlenebilir; bu durum, ülkenin söz konusu örgütteki giderek artan önemine dayandırılıyor.

Çadlı siyaset analisti ve Afrika uzmanı Salih İshak İsa, Zambiya toplantısının güvenlik ve insani meseleleri bölgesel gündemin merkezine taşıyacağını belirtti. İsa, toplantının Doğu Kongo’daki barış olasılıklarının azalması ve şiddetin artması koşullarında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Toplantıya Büyük Göller Bölgesi ülkelerinin savunma bakanları katılacak. Amaç, artan çatışmanın yarattığı insani kriz ve geniş çaplı nüfus göçüne karşı güvenlik çabalarını koordine etmek.

Toplantının, askeri iş birliğini güçlendirmek, sınır kontrollerini sağlamak, silahlı gruplara destek verilmesini önlemek ve eşzamanlı olarak sivillerin korunması ile insani yardımın ulaştırılmasını kolaylaştırmak üzerine bölgesel bir yaklaşım geliştirmesi bekleniyor. İsa, “Zambiya toplantısının başarısı, katılımcı ülkelerin siyasi taahhütlerini somut adımlara ve izleme mekanizmalarına dönüştürebilme kapasitesine bağlı. Bu adımlar, barış sürecini yeniden canlandırabilir ve Doğu Kongo’daki durumun kötüleşmesini önleyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

frgt6y7u
Kongolular, 23 Mart Hareketi (M23) ile Kongo ordusu arasındaki çatışmaların ardından köylerini terk ederken eşyalarını taşıyorlar. (Reuters)

Yaklaşık bir hafta önce, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki stratejik Uvira kenti çevresindeki köylerde, Ruanda destekli 23 Mart Hareketi (M23) ile Kinşasa yanlısı güçler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.

Doğu Kongo, doğal kaynaklar açısından zengin ve Ruanda’ya sınır komşusu bir bölge olarak yaklaşık 30 yıldır süregelen silahlı çatışmalara sahne oluyor. Ocak ve Şubat 2025 döneminde şiddet seviyesinde ciddi bir artış yaşandı; M23, Kigali’nin desteğiyle bölgenin başlıca şehirleri Goma ve Bukavu’yu kontrol altına aldı.

M23, Ruanda’nın desteğiyle aralık ayı başında ülkenin doğusundaki Güney Kivu bölgesinde yeni bir saldırı başlattı. Burundi sınır hattı boyunca ilerleyen hareket, 11 Aralık’ta stratejik öneme sahip Uvira’yı ele geçirdi.

Doğu Kongo’daki son ilerleme, aralık başında Washington’da yapılan Ruanda-Kongo anlaşmasının ardından geldi. Bu anlaşma, Haziran ayında Washington’da imzalanan bir dizi çerçeve anlaşma ve 15 Kasım’da Katar’da Kinşasa ile M23 arasında imzalanan Doha Çerçeve Barış Anlaşması’nın bir tamamlayıcısı niteliğindeydi. Söz konusu anlaşmalar, 19 Temmuz’da yapılan önceki bir anlaşmayı da destekliyordu.

Uzmanlara göre, Amerikan girişimleri ve Arap dünyasının çabaları, Doğu Kongo krizinde henüz kalıcı bir değişim sağlayamadı. Bu çabalar, sahadaki derin sorunlar, bölgesel çıkar çatışmaları ve uygulama ile izleme mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle sınırlı kaldı. Uzmanlar, “Bu başarısızlık çözümün imkânsız olduğu anlamına gelmez, ancak dış müdahalelerin çoğunlukla krizi yönetmeye odaklandığını ve yapısal kökenleri çözmekten uzak kaldığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Afrika girişimlerinin ise çatışmanın gerçeklerine ve bölgesel bağlantılarına daha yakın olduğunu vurgulayan uzmanlar, bunun komşu ülkelerin silahlı grupları, kabile ve sınır ötesi ekonomik ilişkileri daha iyi tanımasından kaynaklandığını belirtti.

Afrika uzmanı İsa değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Afrika çabaları ya kronik tıkanıklığı gerçekçi ve sorumlu bir yaklaşımla değiştirmeyi başaracak, ya da onlarca yıldır krizin özünü değiştirmeyen girişim zincirine yeni bir halka ekleyecek.”


İsrail'in en büyük silahı olarak gösterilen F-35, en büyük sorunu haline gelebilir

İsrail Hava Kuvvetleri pilotlarının mezuniyet töreninde bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri pilotlarının mezuniyet töreninde bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
TT

İsrail'in en büyük silahı olarak gösterilen F-35, en büyük sorunu haline gelebilir

İsrail Hava Kuvvetleri pilotlarının mezuniyet töreninde bir F-35 savaş uçağı (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri pilotlarının mezuniyet töreninde bir F-35 savaş uçağı (Reuters)

İsrail'e ezici bir üstünlük sağlayan F-35 hayalet savaş uçağının, gecikmeler ve tereddütler nedeniyle İsrail'in niteliksel üstünlüğünü tehlikeye atarak düşmanlarının dikkatini çekiyor.

Şarku'l Avsat'ın Israel Hayom gazetesinden aktardığı habere göre İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran ile savaşta elde ettiği büyük başarı, dünya çapında, özellikle Ortadoğu'daki ülkeler İsrail'in mutlak hava üstünlüğünü görerek aynı yolu izlemeye karar verdiklerinden, beklenmedik bir soruna yol açtı.

Haber şöyle devam etti:

“Bu üstünlüğü taklit etmek imkansız olmasa da oldukça güç, çünkü tek bir faktöre dayanmıyor. Bu mükemmellik, bazıları benzersiz olan gelişmiş sistemlerle donatılmış olağanüstü uçaklar, sofistike komuta ve kontrol sistemleri, ilgili tüm hava ve yer bileşenleri arasındaki entegrasyon ve operatör, İsrail Hava Kuvvetleri ile ABD ve İsrail savunma sanayilerindeki üreticiler arasındaki yakın işbirliğinin bir ürünü.”

sdfrgt
Üç adet F-35 savaş uçağı (AP)

Gazete, İsrail Hava Kuvvetleri'nin bu uçağı sadece gizli görevlerde kullanmadığını, aynı zamanda gücün iki katına çıkmasına ve tüm filonun ilerlemesine de katkıda bulunduğunu bildirdi. Gazeteye göre bu durum, İran hava savunma sistemlerinin daha hızlı ve daha isabetli bir şekilde imha edilmesinde kendini gösterdi. Ayrıca, istihbaratın gerçek zamanlı olarak toplanması ve yayılması, görevlerin önceliklendirilmesi ve dağıtılması, operasyon sürelerinin kısaltılması ve sahadaki herkes, müttefikler ve düşmanlar, hatta kararsızlar tarafından da takdir edilen hava üstünlüğünün elde edilmesini sağladı.

Savaş biter bitmez siparişler yağmaya başladı ve birçok ülke bu uçakları elde etmek için ABD yönetimi ve ABD’li uçak üreticisi Lockheed Martin ile temasa geçti. Bu ülkelerin bazıları zaten bekleme listesindeydi ve özellikle Almanya, Romanya, Yunanistan, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti ve İsviçre gibi Avrupa ülkeleri teslimatların hızlandırılmasını talep ettiler.

Bu ülkeler gerekli fonları ayırdıktan sonra üretim listesine gireceklerini ve bunun İsrail'i mutlaka geciktireceğini belirtti. İsrail Hava Kuvvetleri şu anda 45 adet F-35 uçağı işletiyor ve önümüzdeki aylarda beş adet daha teslim alması bekleniyor, böylece ilk iki filosunu tamamlayacak.

Daha önce kararlaştırıldığı üzere, üçüncü filonun teslimatlarının 2028'de başlaması ve 2030'ların başlarında sona ermesi planlanıyor.

Bu noktada, Hava Kuvvetleri 75 adet F-35 uçağı kullanacak. Ancak, İsrail ordusu içinde, gerekli üstünlüğü sağlamak için yeterli hava gücünü korumak amacıyla 100 uçaklık dördüncü bir filoya acil ihtiyaç olduğu konuşuluyor. İsrail’in ek bir filo elde etmek için üretim ve teslimat listesinde yerini alması gerekiyor, ancak bu konuda yavaş davranıyor. Ayrıca, ABD ile İsrail arasındaki mevcut güvenlik yardım anlaşmasının 2028 sonunda sona erecek olması nedeniyle, ek filonun hangi bütçeden finanse edileceği de belirsizliğini koruyor.

İsrail ordusu, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında yapılan ve önümüzdeki on yıl için yeni bir yardım anlaşmasına yol açması beklenen zirvenin ardından bu konuda ilerleme kaydetmeyi umuyordu.

İsrail için riskler çok büyük. Eğer böyle bir anlaşma olmazsa, her uçak için yaklaşık 40 milyar dolarlık bir maliyetle şekel cinsinden ödeme yapmak zorunda kalacak.

fgthyju
İsrail'in sahip olduğu uçaklara benzer bir F-35 savaş uçağı (Reuters)

Bu devasa anlaşmalar ek faydalar da sağlıyor. F-35 programı kapsamında 6,5 milyar dolarlık bir endüstriyel iş birliği var.

Bu anlaşma kapsamında, Israel Aerospace Industries uçağın kanatlarını üretirken, Elbit Systems pilotların kasklarını üretiyor.

İsrail Hava Kuvvetleri'nin F-35 uçaklarının üçüncü filosunun yanı sıra tek bir filo halinde satın almayı planladığı F-15A uçaklarını üreten Boeing ile de benzer bir anlaşması bulunuyor. Burada da İsrail, henüz faaliyete geçmemiş olan ek bir filo satın alma seçeneğine sahip.

Israel Hayom gazetesi, İsrail'in bölgedeki diğer ülkelerin gelişmiş uçakları ve en son teknolojileri satın almasını sonsuza kadar engelleyemeyeceğini anlaması gerektiğini vurguladı.

Buna, F-35 projesinin kurucu üyeleri arasında yer alan, ancak daha sonra projeden çıkarılan ve şu anda Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki dostane ilişkiler çerçevesinde projeye yeniden katılmak isteyen Türkiye de dahil. Bu olasılık İsrail için ciddi endişe kaynağı oluşturuyor. Çözüm için Türkiye'nin askeri kapasitesinin güçlendirilmesini geciktirmekle kalmayıp, İsrail'in sadece gelişmiş uçakların değil, ek saldırı helikopterlerinin de tedarikini hızlandırmaya yönelik çabalarının da olması gerekiyor.