İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi
TT

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine 'Sokağa Çıkma Kısıtlaması' konulu genelge gönderdi

İçişleri Bakanlığı, 15 ilde 16-19 Mayıs tarihlerinde uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin olarak il valiliklerine “Sokağa Çıkma Kısıtlaması” konulu genelge gönderdi.
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine “Sokağa Çıkma Kısıtlaması” konulu genelge gönderdi. Bakanlığın valiliklere gönderdiği Genelgede, koronavirüs salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda; salgının/bulaşın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulandığı belirtildi.
Genelgede, alınan tedbirlerin, bulaşın yayılım hızının düşürülmesine olan etkisinin en üst noktaya taşınabilmesi amacıyla; Büyükşehir statüsündeki 14 il ile Zonguldak ilini kapsayacak şekilde, İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi ile Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27 ve 72’nci maddeleri uyarınca il valileri tarafından aşağıdaki ek tedbirlerin alınması gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda; 15 Mayıs 2020 tarihi saat 24.00 ile 19 Mayıs 2020 tarihi saat 24.00 arasında büyükşehir statüsündeki Ankara, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun, Van ve Zonguldak olmak üzere toplam 15 il sınırı içinde bulunan vatandaşlarımızın sokağa çıkmaları kısıtlanacak.

Açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlar
Söz konusu Genelgede, sokağa çıkma kısıtlamasında açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlara ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlara ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Sokağa çıkma kısıtlamasının günlük hayata etkisini en az düzeyde tutmak amacıyla;
a) Market, bakkal, manav ve kasaplar;
a.1- Sokağa çıkma kısıtlaması öncesinde 15 Mayıs 2020 Cuma günü market, bakkal, manav ve kasaplar saat 23.00’a kadar faaliyetlerine devam edebilecek.
a.2- Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs Cumartesi ve 17 Mayıs Pazar günleri market, bakkal, manav, kasaplar ve online satış yapan işletmeler de kapalı olacak.
a.3- Kısıtlamanın olduğu 18 Mayıs Pazartesi ve 19 Mayıs Salı günleri marketler, bakkallar, manavlar ve kasaplar 10.00-16.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek. Vatandaşlar (65 yaş ve üzeri ile 20 yaş ve altında bulunanlar hariç olmak üzere) zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın market, bakkal, manav ve kasaplara gidip gelebilecektir. Aynı saatler arasında marketler, bakkallar, manavlar ve kasaplar evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabilecek.
b) 16 Mayıs Cumartesi, 17 Mayıs Pazar, 18 Mayıs Pazartesi ve 19 Mayıs Salı günleri ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri, ayrıca tatlı üretiminin yapıldığı/satıldığı iş yerleri açık olacak. (Bu iş yerlerinde sadece ekmek, unlu mamul ve tatlı satışı yapılabilir.).
16 Mayıs 2020 Cumartesi,17 Mayıs 2020 Pazar günleri ile 18 Mayıs 2020 Pazartesi, 19 Mayıs 2020 Salı günleri vatandaşların dışarı çıkamadığı saatlerde tatlı satışı yapan iş yerleri sadece eve/adrese servis şeklinde satış yapabilecek.
c) Ramazan ayı münasebetiyle, sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs 2020 Cumartesi, 17 Mayıs 2020 Pazar, 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günleri, sadece evlere paket servis şeklinde hizmet sunmak üzere lokanta ve restoran tarzı işyerleri,
ç) İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyetleri yürüten iş yerleri,
d) Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri,
e) Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, Acil Çağrı Merkezleri, AFAD Birimleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, Göç İdaresi, PTT vb.),
f) Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından yerleşim merkezleri için her 50.000 nüfusa bir adet ve il sınırları içinden geçen şehirlerarası karayolu ve varsa otoyol üzerinde her 50 km için bir adet olmak üzere belirlenecek sayıda akaryakıt istasyonu ve lastik tamircisi (Bu madde kapsamında açık olacak akaryakıt istasyonları ile lastik tamircileri kura yöntemi ile belirlenecektir ve nöbetçi akaryakıt istasyonlarının marketleri açık olacaktır.),
g) Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet yürüten büyük tesis ve işletmeler (Rafineri ve petrokimya tesisleri ile termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi),
ğ) İçme suyu dolum tesisleri ile içme suyu, gazete ve mutfak tüpü dağıtımını yapan şirketler,
h) Hayvan barınakları, hayvan çiftlikleri ve hayvan bakım merkezleri,
ı) Sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmaya yönelik acil inşaat, donanım vb. faaliyetleri yürüten işletme/firmalar,
i) Bulunduğu yerin İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından izin verilmesi şartı ile makarna, un ve unlu mamüller, süt, et, balık üretimi ile gibi temel gıda maddelerinin üretiminin yapıldığı tesisler ve kâğıt, kolonya üretimi başta olmak üzere hijyen malzemeleri ile bu malzemelerin üretimi için ihtiyaç duyulacak hammaddelerin üretiminin yapıldığı tesisler,
j) Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dahil) ve lojistiğini yapan firmalar,
k) Oteller ve konaklama yerleri,
l) Gıda, temizlik ve ilaç gibi sektörlere ambalaj sağlayan üretim tesisleri,
m) Çalışanları inşaat alanında/maden alanında bulunan şantiyede konaklayarak yapımı veya çalışması devam eden büyük inşaatlar ile madenler (Bu madde kapsamında inşaat ve konaklama aynı şantiye alanı içinde ise izin verilir, başka bir yerden çalışanların gelmesine ve şantiyede kalanların başka bir yere gitmelerine izin verilmez. Çalışma alanı sadece inşaat alanı/maden sahaları ile sınırlıdır.),
n) Gazete, radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete basım matbaaları,
o) Daha önceden sözleşmeye/taahhüde bağlanmış ve belirlenen süre içerisinde yetiştirilmesi gereken ihracata konu; mal, malzeme, ürün, araç-gereç üreten iş yerleri ve tesisler (mevcut zorunluluklarını ispatlamaları ve anılan şartlara uymaları kaydıyla),
ö) Zirai amaçlı akaryakıt satışı yapılan Tarım Kredi Kooperatifleri,
p) Kısıtlama süresinde yağmura bağımlı tarımsal faaliyetler göz önünde bulundurularak Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından tespit edilecek ihtiyaca göre kura ile belirlenecek; zirai ilaç, tohum, fide, gübre vb. tarımsal üretime ilişkin ürün satışı yapan işletmeler.”

İstisna kapsamında olan kişiler
Öte yandan, Genelge’de istisna kapsamında olan kişilere de yer verildi. Genelge’de bu kapsamda değerlendirilen kişilere ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:
“a) Bu Genelgenin (2) numaralı başlığında yer alan “Açık Olacak İş yeri, İşletme ve Kurumlarda” yönetici, görevli veya çalışanlar,
b) Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (Özel güvenlik görevlileri dahil),
c) Acil Çağrı Merkezleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, Kızılay ve AFAD’da görev alanlar,
ç) Cenaze defin işlemlerinde görevli olanlar (din görevlileri, hastane ve belediye görevlileri vb.) ile birinci derece yakınlarının cenazelerine katılacak olanlar,
d) Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken iletim ve altyapı sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar,
e) Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar,
f) Yaşlı bakımevi, huzurevi, rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri vb. sosyal koruma/bakım merkezleri çalışanları,
g) Otizm, ağır mental retardasyon, down sendromu gibi “Özel Gereksinimi” olanlar ile bunların veli/vasi veya refakatçileri,
ğ) Demir-çelik, cam, ferrokrom vb. sektörlerde faaliyet yürüten iş yerlerinin yüksek dereceli maden/cevher eritme fırınları ile soğuk hava depoları gibi zorunlu olarak çalıştırılması gereken bölümlerinde görevli olanlar,
h) Bankalar başta olmak üzere yurt çapında yaygın hizmet ağı olan kurum, kuruluş ve işletmelerin bilgi işlem merkezlerinin çalışanları (asgari sayıda olmak kaydıyla),
ı) Bozulma riski bulunan bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar,
i) Küçükbaş-büyükbaş hayvanları otlatanlar, arıcılık faaliyetini yürütenler,
j) 30 Nisan 2020 tarih ve 7486 sayılı Genelgemiz kapsamında oluşturulan Hayvan Besleme Grubu Üyeleri ile sokak hayvanlarını besleyecek olanlar,
k) İkametinin önü ile sınırlı olmak kaydıyla evcil hayvanlarının zorunlu ihtiyacını karşılamak üzere dışarı çıkanlar,
l) Kısıtlama süresince ekmek dağıtımı yapanlar ile lokanta, restoranlar ve tatlı satış yerlerinin evlere servis hizmetinde görevli olanlar ve 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günü 10.00-16.00 saatleri arasında ise market, bakkal, manav ve kasapların evlere servis hizmetinde görevli olanlar,
m) Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay'a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil),
n) Yurt, pansiyon, şantiye vb. toplu yerlerde kalanların gereksinim duyacağı temel ihtiyaçların karşılanmasında görevli olanlar,
o) İş sağlığı ve güvenliği nedeniyle iş yerlerinden ayrılmaları riskli olan çalışanlar (iş yeri hekimi vb.),
ö) Veteriner hekimler,
p) Tarımsal üretimin devamlılığı için gerekli olan ekim-dikim, sulama-ilaçlama gibi faaliyetler kapsamında bölgesel özelliklere göre İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurullarınca izin verilenler,
r) Servis hizmeti vermek üzere dışarıda olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları,
s) İşyerlerinin kapalı olduğu saatlerde/günlerde sürekli olarak iş yerlerini bekleyenler,
ş) Belediyelerin toplu taşıma, temizlik, katı atık, su ve kanalizasyon, ilaçlama, itfaiye ve mezarlık hizmetlerini yürütmek üzere hafta sonu, Pazartesi ve Salı günleri çalışacak personel,
t) Tedarik zincirinin aksamaması amacıyla sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günleri 07.00-10.00 saatleri arasında marketler, bakkallar, manavlar, kasaplar ile 19 Mayıs 2020 Salı günü saat 18.00'dan sonra marketler ve sebze-meyve hallerinde mal, malzeme ve ürünlerin nakli, kabulü, depolama ve satışa hazırlama aşamasında görevli olanlar (Bu madde kapsamında hiçbir şekilde mal, malzeme ve ürün satışı yapılamaz.),
u) Madencilik, inşaat ve diğer büyük yatırım projelerinde kullanılmakta olan patlayıcıların imalat ve lojistiğinde çalışanlar,
ü) 17 Mayıs 2020 Pazar günü, 11.00-15.00 saatleri arasında yürüme mesafesiyle sınırlı olmak, sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız ve ihtiyaç duyulan hallerde bunların refakatçileri,
v) Mahkeme kararı çerçevesinde çocukları ile şahsi münasebet tesis edecekler (mahkeme kararını ibraz etmeleri şartı ile),
Belirtilen istisnalar dışındaki tüm vatandaşlarımızın evlerinde kalması esastır.”
“Seyahat izin belgeleri sokağa çıkma kısıtlaması süresince geçerli olacak”
Ayrıca Genelgede, seyahat izin belgelerinin sokağa çıkma kısıtlaması süresince geçerli olacağı da belirtildi. Başta sağlık ve güvenlik olmak üzere kamu düzeninin tesisi için görevli olan kamu görevlilerinin şehir içi toplu ulaşımlarını teminen belediyelerce gerekli tedbirlerin alınacağı da vurgulandı.

Ekmek dağıtımı
Genelgede ekmek dağıtımının nasıl sağlanacağına ilişkin talimatlar da yer aldı. Ekmek dağıtımına ilişkin, “Ekmek dağıtımının düzenli olması amacıyla Vali ve Kaymakamların başkanlığında fırıncılar odası, yerel yönetim, emniyet ve jandarma temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak bir komisyon tarafından, her mahalle için muhtar görüşü de alınarak ivedilikle il/ilçe ekmek dağıtım planı yapılacak, plan doğrultusunda il/ilçedeki ekmek üreten iş yerlerinin sorumlu oldukları dağıtım bölgeleri (mahalle/cadde/sokak ölçeğinde) ile her dağıtım bölgesi için görev yapacak araç listeleri belirlenecektir. Bu şekilde yapılacak planlama dışında sadece Vefa Sosyal Destek Birimleri ekmek dağıtımını gerçekleştirebilecek” bilgisi paylaşıldı.

Genelge’de şu bilgilere de yer verildi:
“Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu 16 Mayıs 2020 Cumartesi ve 17 Mayıs 2020 Pazar günü gazete dağıtımı, gazete şirketlerinin ring halinde çalışacak dağıtım araçları, belirlenen içme suyu dağıtım bayileri ve Vefa Sosyal Destek Birimleri aracılığıyla yapılacaktır (bu kapsamda gazete dağıtımının evlere servis şeklinde yapılması esastır.). 18 Mayıs 2020 Pazartesi ve 19 Mayıs 2020 Salı günü gazete dağıtımı/satışı marketler ve bakkallar aracılığı ile yapılacak.”



Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın defalarca askeri müdahale tehdidinde bulunduğu Grönland'la ilgili tavrı, transatlantik ittifakını geri dönülmez şekilde değiştirdi.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) 21 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Grönland konusunda "gelecekte yapılacak bir anlaşmanın çerçevesinin" oluşturulduğunu duyurmuştu.

ABD Başkanı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşerek belirledikleri çerçevenin detaylarını paylaşmamıştı.

Cumhuriyetçi lider, Grönland'la ilgili tutumuna karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine uygulamayı planladığı gümrük tarifelerini askıya aldığını da açıklamıştı.

CNN'in analizinde, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditleriyle ABD'nin Avrupa ve NATO'yla ilişkilerini "diplomatik kaosa" sürüklediği belirtiliyor.

İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, "Son birkaç haftada yaşananlar Avrupa Birliği (AB), Avrupa ve ABD arasındaki ilişkilere çok zarar verdi" diyor.

Eski Litvanya Savunma Bakanı Dovile Sakaliene de ABD-Avrupa ilişkilerinin tamamen kopması ihtimaline dair "Bu, siyam ikizlerinin ayrılması gibi olur. Her ikisi için de kesin ölümle sonuçlanır" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca Avrupa'nın ABD ordusunun seviyesine ulaşıp kendi kendine yetebilecek silahlı güçlere sahip olması için 5 ila 10 yıla ihtiyacı olduğunu vurguluyor.

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizindeyse Grönland meselesinin "transatlantik diplomasisi için stres testine dönüştüğü" yazılıyor.

Telegraph, adayla ilgili Birleşik Krallık'ın (BK) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yaptığı anlaşmaya benzer bir mutabakata varıldığını iddia etmişti. Bu kapsamda ABD ordusunun adada askeri eğitim ve istihbarat faaliyeti yürütmesine müsaade edileceği, askeri üs bölgelerinin ABD toprağı sayılacağı savunulmuştu.

BK'nin GKRY'de işlettiği askeri üsler de kendi toprağı olarak sayılıyor. Grönland'ın kuzeyindeki Pituffik Uzay Üssü, ABD'nin adadaki tek aktif üssü.

WSJ'nin 21 Ocak'taki haberindeyse Grönland'ın maden kaynaklarına yabancı ülkeler tarafından yapılacak yatırımlarda öncelikli veto hakkının ABD'ye sunulabileceği ileri sürülmüştü. Bunun gerçekleşmesi halinde ABD, Çin ve Rusya'nın adaya yatırımlarının önünü kesebilir.

New York Times'ın dün yayımladığı analizde de benzer iddialar paylaşılıyor. Adlarının açıklanmamasını isteyen kaynaklar, ortada yazılı bir anlaşmanın olmadığını söylüyor.

Kopenhag yönetiminin ABD'yle herhangi bir anlaşmayı onaylayıp onaylamadığı belli değil.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, siyaset, yatırım, güvenlik ve ekonomi gibi birçok alanda ABD'yle müzakere yürütülebileceğini ancak egemenlik konusunda bunun asla olmayacağını belirtmişti.

Diğer yandan Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, sürecin dışında bırakıldıklarını WSJ'ye açıklayarak, "Katılmadığım bazı görüşmeler sonucunda, ülkemle ilgili anlaşma yapılıp yapılmadığını veya anlaşmada neler olduğunu bilmiyorum" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, CNN


Musk, Amerikan siyasetine dönüyor

Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
TT

Musk, Amerikan siyasetine dönüyor

Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)
Milyarder Musk, geçen yıl Amerikan Partisi'ni kuracağını söyledikten sonra projeyi rafa kaldırmıştı (AFP)

Teknoloji milyarderi Elon Musk, ABD siyasetine geri dönüyor.  

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, Musk'ın politika ekibinin kasımda düzenlenecek ara seçim için çalışmalara başladığını söylüyor.

Musk'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın 2024'teki seçim kampanyasına destek için kurduğu America PAC üzerinden bağışları artırmayı planladığı belirtiliyor.

Musk'ın ekibi, Trump'a başkanlık seçiminde oy veren kitlenin ara seçimde de sandığa gitmesini sağlamak istiyor.

Kaynaklar, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance başta olmak üzere üst düzey Cumhuriyetçilerin destek için Musk'la iletişime geçtiğini söylüyor.

Bu kişiler, X CEO'sundan Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğunu korumasına yardım etmesini istemiş.

Axios'un pazartesi günkü haberinde, Musk'ın Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell'ın boşaltacağı koltuğa iş insanı Nate Morris'in gelmesi için 10 milyar dolarlık bağışta bulunduğu yazılmıştı.

Tesla CEO'su, şimdiye kadar bir senatör için yaptığı en yüksek bağışı Fight for Kentucky PAC'i üzerinden vermiş.

WSJ'nin analizinde, Morris'in Vance'le yakın bağları olduğu ve Fight for Kentucky PAC'inin ABD Başkan Yardımcısı'nın üst düzey bir danışmanı tarafından yönetildiği belirtiliyor.

ABD Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nı (DOGE) yönetirken yaptığı federal kesintilerle ses getiren Musk, Tesla hisselerindeki düşüşün ardından mayısta kurumdan ayrıldığını duyurmuştu.

Teknoloji milyarderiyle Trump'ın arası, Beyaz Saray'ın tartışmalı vergi indirimi tasarısı nedeniyle bozulmuştu. Sosyal medya üzerinden atışmaların ardından ikili daha sonra "dostluk mesajları" paylaşmıştı.

Analizde, Musk'ın Cumhuriyetçi adayları destekleyerek yeniden Trump'ın kampına katıldığı belirtiliyor. Bu "pragmatik ittifakta" Trump'ın, SpaceX CEO'sunun parası ve teknik altyapısına yeniden erişim kazanacağı, Musk'ın da Washington'daki nüfuzunu sürdürme imkanı bulacağı ifade ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu kayıtlarına göre Musk, geçen yıl hazirandan bu yana Cumhuriyetçilerin siyasi kampanyalarına yaklaşık 42 milyon dolar bağış yaptı. Bu rakamlara, Morris'i desteklemek için yaptığı bağış dahil değil.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Axios


ABD’nin Gazze planı neden zorunlu göç kaygısını artırıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
TT

ABD’nin Gazze planı neden zorunlu göç kaygısını artırıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’ta “Barış Konseyi” girişiminin tüzüğünü imzalarken (Reuters)

Gazze’yi “modern bir kıyı kenti”ne dönüştürmeyi amaçlayan ABD planının yeniden gündeme gelmesi, bölgedeki demografik dengelere ilişkin kaygıları da beraberinde getirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı ve Filistinli gözlemcilere göre bu girişim, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi riskini barındırırken, uzmanlar Washington’un “Yeni Gazze” tasarımının Arap-İslam dünyasının benimsediği yeniden imar planı karşısında sahada karşılık bulmasının zor olduğunu vurguluyor.

ABD, yıkıma uğrayan Filistin topraklarının yeniden inşasını hedefleyen “Yeni Gazze” planını kamuoyuna açıkladı. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Yeni Küresel Barış Konseyi” imza töreninde, Akdeniz kıyısı boyunca uzanan gökdelenler, Refah bölgesinde yer alacak konut projeleri ile yeni yerleşim, tarım ve sanayi alanlarının aşamalı gelişimini gösteren bir harita sunuldu.

ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Davos’ta “Barış Konseyi”ni resmen başlattı. Konseyin ilk aşamada Gazze’de ateşkesin kalıcı hale getirilmesine, yeniden imar çalışmalarına ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına odaklanacağını belirten Trump, ilerleyen dönemde daha geniş bir rol üstleneceğini söyledi. Trump, konseyin “Birleşmiş Milletler ile iş birliği içinde çalışacağını” da ifade etti.

Gazze’de “büyük bir başarı” elde edeceklerini savunan Trump, “Ben bir emlakçıyım; her şey Gazze’nin konumuyla ilgili” dedi. Trump, “Deniz kıyısında bir yerden söz ediyoruz. Bu alan pek çok insan için çok şey ifade edebilir” ifadelerini kullandı.

ABD’nin açıkladığı “ana plan” haritasında, “kıyı turizmi” için ayrılmış bir bölge, 180 kule, çeşitli “konut alanları”, “sanayi kompleksi, veri merkezleri ve ileri üretim tesisleri”, “parklar ile tarım ve spor alanları” yer aldı. Plan ayrıca Mısır sınırına yakın bir bölgede yeni bir liman ve havalimanı inşasını ve Mısır, İsrail ve Gazze sınırlarının kesiştiği noktada “üçlü sınır kapısı” oluşturulmasını öngörüyor.

vfdvfd
Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının imza töreni, Şarm eş-Şeyh (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

ABD planına göre Gazze Şeridi’nin yeniden geliştirilmesi dört aşamada gerçekleştirilecek; süreç Refah’tan başlayarak kademeli biçimde kuzeye, Gazze kentine doğru ilerleyecek.

Uluslararası Filistin’i Destekleme Kurumu Başkanı Salah Abdülati, “Yeni Gazze” planının zorunlu göç riskini yeniden gündeme getirdiği uyarısında bulundu. Abdülati, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “ABD planı iddialı, ancak Gazze halkının yerinden edilmesine yönelik bir projenin vitrini olmasından endişe ediliyor” dedi.

Abdülati, Trump yönetiminin planının Filistinli grupların silahsızlandırılmasına, Gazze’nin yeniden yapılandırılmasına ve mülkiyetlerin yeniden dağıtılmasına bağlı olduğunu belirterek, bunun “yeniden göç kapısını aralayabileceğini” savundu. Planın, Gazze’yi halkının denetimi dışında bir ekonomik bölgeye dönüştürmeyi hedeflediğini ifade etti.

Buna karşılık Kahire Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi Tarek Fahmi, Washington’un “Yeni Gazze” vizyonunu “Amerikan temennileri” olarak nitelendirdi. Fahmi, Gazze için hazırlanmış “Arap-İslam yeniden imar planının” daha kapsamlı ve uygulanabilir olduğunu söyledi.

Arap Birliği, Mart ayında Mısır tarafından hazırlanan Gazze’nin yeniden imar planını kabul etmiş, plan daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından da onaylanmıştı. Söz konusu plan, Filistinlilerin yerinden edilmeden erken toparlanma ve yeniden imar sürecini hedefliyor.

Fahmi, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “ABD planı ile Arap planı arasında doğrudan bir çelişki yok, ancak iki plan arasında bir tamamlayıcılık da bulunmuyor” dedi. Kahire’nin, ABD himayesinde uluslararası bir yeniden imar konferansı düzenlemek için çalıştığını aktardı.

Mısır, Gazze’nin yeniden inşası için uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapacağını açıklarken, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Şarm eş-Şeyh’te düzenlenen Barış Zirvesi sırasında ABD Başkanı’nı konferansa katılmaya davet etti.

Mısır ve Arap ülkeleri, Gazze’nin mevcut yönetimi için kurulan bağımsız komitenin etkinleştirilmesine odaklanıyor. Fahmi’ye göre, komitede Filistinli bir ortağın yer alması, Gazze’de barış planının devamı açısından önemli bir kazanım niteliği taşıyor.

ABD Başkanı’nın geçen hafta duyurduğu kararla kurulan ve Ali Şaş’ın başkanlığını yaptığı Filistinli “teknokrat komite”, Gazze’nin yönetimini devralmak üzere çalışmalarına başladı.

Salah Abdülati ise Arap ve İslam dünyası tarafından kabul edilen planın Filistinliler için en uygun seçenek olduğunu vurguladı. Bu planın zorunlu göçü engellediğini, kısa bir zaman dilimi içinde yeniden imarı mümkün kıldığını ve Filistinlilerin sürece gerçek anlamda katılımını sağladığını belirtti. Abdülati, ABD planının ise Filistinlileri yeterince dahil etmemesi nedeniyle çok sayıda engelle karşılaşacağını söyledi.

Öte yandan Trump’ın Şubat ayında yaptığı ve Gazze’yi “Ortadoğu’nun Rivierası”na dönüştürmeyi, Filistinlileri başka bölgelere yerleştirmeyi öngören açıklamaları, Mısır ve birçok Arap ülkesi tarafından sert biçimde reddedilmişti.

Trump, o dönemde yaptığı açıklamada, “ABD Gazze Şeridi’nin kontrolünü üstlenecek. Bölgede bulunan patlamamış mühimmatları ve tehlikeli silahları temizleyeceğiz. Bu alanı devralacak, geliştirecek, binlerce istihdam yaratacağız. Ortadoğu’nun tamamının gurur duyacağı bir yer olacak” demiş ve Gazze’nin “Ortadoğu’nun Rivierası”na dönüşeceğini savunmuştu.