Suudi Arabistan, Ramazan Bayramı süresince tüm ülkede sokağa çıkma yasağı uygulayacak

Saha gözlemi, aktif tarama genişletilerek yapılıyor. (SPA)
Saha gözlemi, aktif tarama genişletilerek yapılıyor. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, Ramazan Bayramı süresince tüm ülkede sokağa çıkma yasağı uygulayacak

Saha gözlemi, aktif tarama genişletilerek yapılıyor. (SPA)
Saha gözlemi, aktif tarama genişletilerek yapılıyor. (SPA)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı’ndan resmi bir kaynağın yaptığı açıklamaya göre bakanlık, Ramazan Bayramı süresince Krallığın tüm bölgelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemek için sosyal mesafe kuralına ve sağlık otoriteleri tarafından onaylanmış sağlık ve güvenlik talimatlarına tam olarak uymanın gereğine vurgu yapıldı.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı adına resmi açıklamalarda bulunan kaynak, sosyal mesafe kuralına uymaya devam etmenin gereğine vurgu yaptı.
Bu bağlamda son zamanlarda İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan toplantıları sınırlandıran mevzuata göre 5 veya daha fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklandı. Kurala muhalefet edenlere yönelik cezalar belirlendi.
İçişleri Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını önlemek için tüm kurumları ve bireyleri sosyal mesafe kuralına uymaya ve sağlık güvenliği şartlarına göre onaylanmış talimatlara uymaya çağırırıken her türlü toplantıyı yasaklanma kararı aldı
İçişleri Bakanlığı adına açıklama yapan kaynak, önceden alınan karar doğrultusunda Ramazan Ayı’nın son on günü boyunca ekonomik ve ticari faaliyetlere verilen iznin devam edeceğini belirtirken kabul edilen ihtiyati tedbirlerin uygulanmasının gerekliliğine dikkat çekti. Ayrıca Suudi Arabistan vatandaşları ve geçici ikamet sahiplerinin, kabul edilen ihtiyati tedbirlere uymalarının gerektiğine vurgu yapılarak “Mekke-i Mükerreme istisna olmak üzere” Suudi Arabistan’ın tüm şehirlerinde sabah saat 9’da başlayıp akşam saat 17’de sona eren 8 saatlik sokağa çıkma izninin devam edeceği bildirildi.
Bakanlık adına yapılan açıklamada ayrıca “Mekke’de gün boyunca sokağa çıkma yasağının devam etmesinin yanı sıra haklarında karantina kararının alındığı bölgeler, şehirler ve mahallelere giriş ve çıkış yasağının devam edeceği” bilgisine yer verildi.
Suudi Arabistan, yeni tip koronavirüs hastaları arasında iyileşen vaka sayısında  günlük ortalamasının üzerine bir oran kaydetti. Buna göre günlük yaklaşık bin 900 yeni vakaya karşın 2 bin 500 kişinin hastalığı yenerek sağlığına kavuştuğu bildirildi.
Kaydedilen bin 911 yeni vaka ile birlikte Suudi Arabistan’daki enfekte vaka sayısı toplamda 42 bine ulaşırken Kovid-19 sebebiyle ölen 9 kişiyle birlikte yaşamını yitirenlerin sayısı 264’e yükseldi. Ayrıca iyileşen 2 bin 520 kişiyle birlikte sağlığına kavuşanların sayısı 15 bin 257 oldu.
Diğer yandan Suudi Arabistan’ın güneyindeki Cazan bölgesinde bulunan Beyş Vilayeti’nden yetkililer, İçişleri Bakanlığı tarafından vatandaşların ve geçici ikamet sahiplerinin sağlık ve güvenliğini korumak için sağlık otoriteleri tarafından tavsiye edilen ihtiyati tedbirleri ve koruyucu önlemlere uygun olarak 24 saat  boyunca sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, teyit edilen bin 911 yeni virüs vakasının ardından ülke genelindeki kvaka sayının toplam 42 bin 925’e yükseldiğini bildirdi. Dr. Abdulali, virüsten etkilenenlerin yüzde 31’inin Suudi vatandaşı, yüzde 69’unun ise Suudi olmayan ikamet sahipleri olduğunu kaydetti. Bakanlık Sözcüsü ayrıca yeni vakaların yüzde 18’sinin kadın, yüzde 8’sinin erkek olduğunu, yine kaydedilen vakaların yüzde 6’sının çocuk, yüzde 2’sinin yaşlı, yüzde 92’sinin ise orta yaşlı olduğunu belirtti.Vakalar hakkında da ayrıntıları paylaştı.
Dr. Abduali, koronavirüs gelişmeleri hakkında düzenlediği günlük basın toplantısında 27 bin 404 aktif vakanın bulunduğunu ve 147 vakanın ise durumun kritik olduğunu belirtti. Bir araya geldikten sonra virüsü birbirlerine bulaştıran birçok ailede görüldüğü üzere salgının yayılmasında bir araya gelmenin tehlikesine işaret etti.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı ayrıca aile buluşmaları da dahil olmak üzere koronavirüsün yayılmasındaki ciddi rolü sebebiyle her türlü toplantının tehlikesine karşı uyarılarını yineledi. Bakanlık, bir tek aile toplantısının onlarca kişinin virüsten etkilenmesine yol açtığını, Ramazan vesilesiyle bazı ailelerin bir araya geldiğini ve aile üyeleri arasında virüsü bulaştırdıklarını vurguladı.
 
Sağlık Bakanlığı tarafından dün açıklanan vakaların illere göre dağılımı şu şekilde oldu:
Riyad’da 443, Mekke’de 407, Cidde’de 306, Medine’de 176, Hufuf’ta 78, Huber’de 74, Mucemmaa’da 57, Hadda’da 42, Cubeyl’de 33 ve Tebük’te 27, Zahran, Ser’a ve Hazim el-Celamid’de 18’er, Katif ve Beyş’te 17’şer, Taif ve Hail’de 16’şar, Harc’da 10, Necran’da 5, Hamis Muşayt ve Vadi ed-Devasir’de 4’er, Safva, Havte Beni Temim, Dilem ve Diriye’de 3’er, Muhayil, Beyşe, Hafar el-Batin, el-Kunfuze ve Leyla’da 2’şer, Abkayk, Bureyde, Uklet es-Sukur, Sebt el-Alaye, Rebiğ, el-Muzeylif, Nemre, Sekake, Kureyyat, Sadik, Şakra ve Hureymile şehirlerinde birer vaka kaydedildi.



Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Hillary Clinton’la Riyad’da görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Hillary Clinton’la Riyad’da görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, bugün (Çarşamba) eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u kabul etti.

Prens Muhammed bin Selman, eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u El-Yemame Sarayı’ndaki ofisinde kabul etti.

Clinton, 26–28 Ocak tarihlerinde Riyad’da düzenlenen 5. “Gayrimenkulün Geleceği” forumunda ana konuşmacı olarak yer aldı. Forum, “Ufuklar Genişliyor, Gayrimenkuller Büyüyor” sloganıyla gerçekleştirildi. Foruma hem yerel hem de uluslararası katılımcılar yoğun ilgi gösterdi.