Suudi Arabistan Pazar günü iç hat uçuşlarını ve tren seferlerini yeniden faaliyete geçiriyor

Otobüslerdeki toplu taşıma seferleri yeniden başlatılacak ve taksiler ile araç kiralama sektörü faaliyetlerine devam edecek

Uçuşların askıya alınmasıyla boşalan Cidde’deki Kral Abdulaziz Havaalanı (Şarku’l Avsat)
Uçuşların askıya alınmasıyla boşalan Cidde’deki Kral Abdulaziz Havaalanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Pazar günü iç hat uçuşlarını ve tren seferlerini yeniden faaliyete geçiriyor

Uçuşların askıya alınmasıyla boşalan Cidde’deki Kral Abdulaziz Havaalanı (Şarku’l Avsat)
Uçuşların askıya alınmasıyla boşalan Cidde’deki Kral Abdulaziz Havaalanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, ihtiyati tedbirler ve gerekli tüm sağlık önlemlerini alarak önümüzdeki Pazar gününden itibaren iç hat uçuşlarını ve yolcu treni seferlerini yeniden başlatmaya hazırlanıyor.
Bu karar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele etmek için alınan kurallara ve sağlık önlemlerine uygun olarak bazı hayati çalışma faaliyetlerinin yeniden başlatılmasına ilişkin ilgili sağlık birimleri tarafından sunulan önerilere dayanarak alındı.
Suudi Arabistan Sivil Havacılık İdaresi (GACA), Suudi Arabistan’daki havaalanları üzerinden seyahat edenlere güvenli bir uçuş sağlamak için iç hat uçuşlarını aşamalı olarak yeniden başlatmak için fiili hazırlıklarını tamamladığını belirterek, iç piyasada talebi karşılamak amacıyla havaalanları, hava yolları ve sektörde faaliyet gösteren şirketlerle koordineli olarak çalışacağını duyurdu.
GACA iç hat uçuşlarının iki hafta içinde tüm yerel destinasyonları kapsayacak şekilde kademeli olarak yeniden başlayacağını açıkladı ve ilk aşamada şu havaalanlarının faaliyet göstereceğini belirtti; “Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havaalanı, Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havaalanı, Dammam'daki Kral Fahd Uluslararası Havaalanı, Medine’deki Prens Muhammed bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı, Kasım’daki Prens Nayef bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı, Abha Uluslararası Havaalanı, Tebük’teki Prens Sultan bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı, Cizan’daki Kral Abdullah bin Abdulaziz Uluslararası Havaalanı, Hail’deki Uluslararası Havaalanı, Baha’daki Kral Suud Havaalanı ve Necran Havaalanı.”
Suudi Arabistan hükümeti insani ve zaruri durumlar, tıbbi tahliye uçakları, özel uçuşlar, yurtdışından Suudi Arabistan’a dönmek isteyen vatandaşların dönüşü ile kendi ülkelerine geri dönmek isteyen “ülke sakinlerinin geri dönüşüne” yönelik girişimler istisna tutularak dünyayı etkisi altına alan salgın yüzünden 21 Mart’ta iç hat uçuşlarını askıya almıştı.
Suudi Arabistan Havayolları ülke içerisindeki havaalanları arasındaki uçuşlara devam etmek için hazır olduğunu duyurdu ve tüm yurtiçi havaalanlarının tam kapasite çalışması tamamlanana kadar bir sonraki aşamada bu çalışmanın genişletilmesi şartıyla ilk aşamada “Riyad, Cidde, Dammam, Medine, Kasım, Abha, Tebük, Cizran, Hail, Baha ve Necran” havaalanlarında iç hatlarda günlük 60 uçuş gerçekleştirileceğini belirtti.
Havayolları “Cidde’deki Kral Abdulaziz Uluslararası Havaalanı’na gidiş-geliş şeklindeki tüm yurtiçi uçuşları, çalışma sürecinde ulusal hava yolu misafirlerine daha iyi hizmet, esneklik ve kolaylık sağlamak için yeni salon (No.1) üzerinden gerçekleştirilecek” açıklamasında bulundu.
Diğer yandan Suudi Arabistan Toplu Taşıma Kurumu ilgili birimlerin onayladığı önlemler ve protokollere göre kara, deniz ve demiryolu taşımacılığı ile Krallık içindeki yolcu trafiğinin yeniden başlatılacağını duyurdu. Kara yolu ulaşımından sorumlu birim “Şehirler arasında ve içinde (Mekke hariç) otobüslerle birlikte toplu taşıma seferleri önümüzdeki Pazar gününden itibaren kaldığı yerden hizmet vermeye devam edecek. Aynı zamanda taksiler, özel araç tahsis etme uygulamaları ve araç kiralama sektörü de faaliyetlerine devam edecek” açıklamasında bulundu.
Deniz yolu ulaşımından sorumlu birim, “Beş günlük aradan sonra Cizan ve Farasan arasındaki yolcu feribot seferleri, daha önce duyurulan tüm bölgelerdeki sokağa çıkma yasağına uygun olarak perşembe günü tekrar başlatılacak” ifadelerini kullandı.
Son olarak demiryolu ulaşımına ilişkin bilgi veren kurum ise 31 Mayıs Pazar gününden itibaren yolcu taşıma hizmetinin tekrar başlayacağına işaret etti. Suudi Arabistan Demiryolları Genel Kurumu “Müşterilerimiz 27 Mayıs Çarşamba gününden itibaren sadece web sitesi veya çevrimiçi uygulama ile seyahat rezervasyonlarını yaptırabilirler” açıklamasında bulundu.



İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı telefon görüşmelerinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Kuveytli mevkidaşı Şeyh Cerrah Câbir el-Ahmed el-Sabah ve Letonyalı mevkidaşı Baiba Braze ile yaptığı iki telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.

Prens Faysal bin Ferhan, Bakan Baiba Braze ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Letonya arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdi.

Ferhan, daha sonra Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgesel gelişmeleri ele aldı ve her iki taraf da bu konularda sürekli koordinasyon ve istişarenin önemini vurguladı.


Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Suriye Cumhurbaşkanı, ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler hakkında görüştüler

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliğini ve ortak eylem geliştirme yollarını görüştü.

Suriye Cumhurbaşkanı, telefon görüşmesi sırasında BAE ve Suriye arasındaki köklü ilişkilerden duyduğu gururu dile getirerek, her iki ülkede de istikrar ve kalkınmayı artırmak için bu ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Görüşmede ayrıca, İran'ın devlet egemenliğini, uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı ihlal ederek BAE ve bölgedeki ülkeleri, sivilleri, tesisleri ve altyapıyı hedef alan devam eden saldırıları çerçevesinde, bölgedeki gelişmeler ve bunların bölgesel güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alındı.