Filistin Otoritesi, A bölgesi haricindeki alanlarda hareket yeteneğini kaybetti

İsrail cezaevlerindeki mahkumların aileleri dün Tulkarim’deki Kızılhaç binası önünde gösteri düzenledi. (Wafa)
İsrail cezaevlerindeki mahkumların aileleri dün Tulkarim’deki Kızılhaç binası önünde gösteri düzenledi. (Wafa)
TT

Filistin Otoritesi, A bölgesi haricindeki alanlarda hareket yeteneğini kaybetti

İsrail cezaevlerindeki mahkumların aileleri dün Tulkarim’deki Kızılhaç binası önünde gösteri düzenledi. (Wafa)
İsrail cezaevlerindeki mahkumların aileleri dün Tulkarim’deki Kızılhaç binası önünde gösteri düzenledi. (Wafa)

Filistin Otoritesi’nin A bölgesi haricindeki geniş alanlarda Filistin işlerini takip etme yeteneği, İsrail ile güvenlik koordinasyonunun sona ermesinin ardından son derece zarar gördü.
Tel Aviv, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın İsrail ilhak planı üzerine tüm anlaşmaları durdurma kararına cevaben Otorite’nin Batı Şeria'nın en az üçte ikisini oluşturan B ve C bölgelerinde faaliyet göstermesini resmi bir şekilde engelledi.
Batı Şeria, Otorite ile İsrail yönetimi arasındaki anlaşmalara göre A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. A bölgesinin kontrolü ve güvenliği Filistin'e, B bölgesinin yönetimi Filistin'e, güvenliği ise İsrail'e, C bölgesinin idare ve güvenliği ise tamamen İsrail'e devredilmişti. Otorite, B ve C bölgelerinde İsrail koordinasyonu altında faaliyet gösteriyordu. Kuvvetlerinin çoğunlukla tutuklama ve uyuşmazlıkların iptali ile ilgili belirli görevleri tamamlamak için bu bölgelerde hareketine izin veriliyordu.
Ancak Otorite yetkililerinin bu bölgelere erişimi, güvenlik koordinasyonunun durdurulmasının ardından engellendi. Bu durum, bölgedeki işleri engellenen siviller için de geçerli.
İsrail resmi yayın kuruluşu KAN’ın haberine göre İsrail, Filistin Otoritesi’ne yetkililerinin güvenlik personelini bir yerden diğer bir yere taşıması ve hareket ettirmesine güvenlik ve sivil koordinasyon olmadan izin verilmeyeceğini bildirdi. Bu durumun Otorite’nin bir Filistin şehri veya kasabasındaki güçlerini herhangi bir sorunla başa çıkmak için artırmak zorunda kalması durumunda da geçerli olacağı ifade edildi. .
Güvenlik koordinasyonu 1993 yılında Filistin Otoritesi’nin ilk gününde uygulanmaya başlamıştı. Nitekim Oslo anlaşmaları, sivil ve güvenlik alanlarında iş birliğini sağlamak için ‘terörizmle’ mücadeleyi garanti edecek şekilde bir güvenlik komisyonu kurulması maddesini içeriyordu.
Temel amacı Filistin topraklarından İsrail'e karşı herhangi bir saldırı eyleminin yürütülmesini engellemek olan koordinasyon, Filistin güçlerinin B ve C bölgelerindeki çalışmaları ve ordunun Otorite bölgelerine girişleri hakkındaki koordinasyonunu da kapsıyor.
Gerçekleştirilmesi planlanan operasyonların yüzde 20'sini engellemeye yardımcı olan bu koordinasyon İsrailliler için önem. Keza Filistinliler de buna oldukça önem veriyor. Zira koordinasyon, Filistin Otoritesi’nin karşı çıktığı söz konusu operasyonların önlenmesi anlamına da geliyor. Aynı zamanda yüksek ulusal menfaati, İsrail askeri tepkisinden kaçınmayı ve Otorite’nin çalışmalarını kolaylaştırmayı da garanti ediyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan güvenlik kaynaklarının ifadelerine göre yetkili organlara, kontrol sınırları haricindeki bölgelerde resmi olarak çalışmamaları, İsrail şehirleri ve engelleri boyunca dolaşıma dikkat etmeleri ve hangi sebeple olursa olsun kişisel silah taşımamaları hakkında genelge gönderildi. Bu kişilere durumun gidişatına göre valiliklerinde çalışmak ya da sivil kıyafetlerle çalışmak zorunda kalabilecekleri de aktarıldı.
Filistin polisi dört gün önce Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus'ta bulunan bir aile anlaşmazlığının patlak vermesiyle iki kişinin öldüğü Huvara kasabasına giremedi. Zirâ İsrail, buranın C bölgesinde bulunması nedeniyle Filistin polisinin girişine izin vermedi. Gerilimin artması üzerine güvenlik kurumunun aynı bölgede yaşayan üyeleri anlaşmazlığı ellerinden geldiğince yatıştırdı ve olaya dahil olanları tutukladı. İsrail polisi Batı Şeria'nın bir diğer bölgesinde sivil kıyafetler içerisinde ve teçhizatsız bir şekilde büyük araçlarda bulunan Filistin güvenlik güçleri üyelerini tutukladı. Soruşturmaya tabi tutulan bu kişilerin serbest bırakılmaları öncesinde kimlikleri incelendi.
Filistinli yetkilileri ve güvenlik güçlerinin hareketini engelleme kararının Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a kadar uzanabileceği belirtiliyor.
KAN’ın haberine göre İsrail, Abbas’ın Ramallah'ı terk etmesi durumunda nasıl hareket edeceği konusunda henüz kararsız. Normal zamandaAbbas’ın buradan çıkışları konvoyunun İsrail polisi tarafından önden ve arkadan korunacak şekilde koordinasyonu ile oluyordu. Habere göre İsrail, Filistin Otoritesi’ne gönderdiği bildiride “Filistin Başkanı’nın güvenlik koordinasyonu olmadan Ramallah'tan ayrılmasına izin veriyor musunuz?” diye sordu.
Şu ana kadar tansiyonu yükseltmek istemeyen İsrail, güvenlik koordinasyonunu askıya alma kararı nedeniyle Filistin Otoritesi’ne yaptırım uygulamamama kararı aldı. Bu karar, güvenlik hizmetleri İsrail ordusunun Filistin şehirleri ve köylerine girişini engellemediği ve güvenlik koordinasyonu gerektiren güvenlik olayları yürütmediği sürece geçerli.
Unsurlarının İsrail ordusuyla yüzleşmemesi ve şehirlere girdiği sırada müdahale etmemesi talimatı alan Filistin güvenlik hizmetleri de İsrail ile gereksiz sürtüşmelerden kaçındı.
İsrail’in hazırladığı rapora göre her iki taraf da yılların deneyimiyle bilinen sınırlar dahilinde çalışıyor.



Gazze'de bombalamalardan hasar gören binaların çökmesi sonucu dört Filistinli hayatını kaybetti

Filistinli yerinden edilmiş bir kadın, Gazze şehrinde İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir binada yaşıyor (AFP)
Filistinli yerinden edilmiş bir kadın, Gazze şehrinde İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir binada yaşıyor (AFP)
TT

Gazze'de bombalamalardan hasar gören binaların çökmesi sonucu dört Filistinli hayatını kaybetti

Filistinli yerinden edilmiş bir kadın, Gazze şehrinde İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir binada yaşıyor (AFP)
Filistinli yerinden edilmiş bir kadın, Gazze şehrinde İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir binada yaşıyor (AFP)

Gazze şehrinde İsrail bombardımanı sonucu hasar gören binalar ve evler, şiddetli rüzgar ve yağmur nedeniyle çöktü ve dört kişi hayatını kaybetti.

Filistin Haber Ajansı'nın (WAFA) bugün bildirdiğine göre, yerel kaynaklar, "Gazze şehrinin batısındaki dağ evlerinin yakınında bulunan Organza Salonu binasının bir bölümünün çökmesi sonucu 15 yaşındaki Rimas Bilal Hamuda'nın öldüğünü ve böylece çökme alanındaki şehitlerin sayısının üçe yükseldiğini" belirtti.

zxcsdfg
Yerinden edilmiş bir Filistinli çocuk Gazze şehrinde su kabını doldurmaya çalışıyor (AFP)

Wafa haberine şöyle devam etti: "Vatandaş Vefa Şerir (33 yaşında) da, Gazze şehrinin batısında, el-Sevra Caddesi yakınlarında, İsrail bombardımanı sonucu hasar gören bir evin duvarının fırtınalı hava koşulları nedeniyle yıkılması sonucu şehit oldu."


El-Alimi, Yemen'in güneyindeki yasadışı hapishanelerin kapatılması emrini verdi

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı, Riyad'da iki Alman yetkiliyi kabul etti (Saba)
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı, Riyad'da iki Alman yetkiliyi kabul etti (Saba)
TT

El-Alimi, Yemen'in güneyindeki yasadışı hapishanelerin kapatılması emrini verdi

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı, Riyad'da iki Alman yetkiliyi kabul etti (Saba)
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı, Riyad'da iki Alman yetkiliyi kabul etti (Saba)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi dün, Aden, Lahj ve el-Dhale vilayetlerindeki tüm yasadışı hapishanelerin kapatılmasını emretti ve devletin yetkisi dışındaki silahlı gruplara destek verilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

El-Alimi'nin talimatları arasında tüm yasadışı hapishanelerin ve gözaltı merkezlerinin kapatılması ve yasadışı olarak gözaltında tutulanların derhal serbest bırakılması yer alıyordu. Bu görevi yerine getirmek için güvenlik ve askeri kurumları Savcılık ve Adalet Bakanlığı ile koordinasyon kurmakla görevlendirdi.

Bu hamle, feshedilen Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçlerin devletin yetkisi dışında hapishaneler işlettiği yönündeki insan hakları suçlamalarıyla birlikte geldi.

El-Alimi ayrıca, devlete tabi olmayan silahlı grupları desteklemenin terörle mücadeleye katkıda bulunmadığını, aksine terörü yeniden ürettiğini ve terör ortamını genişlettiğini belirterek, güvenlik kaosu ve devlet kurumları dışında silahların yasallaştırılmasının Yemen'in, bölgenin ve uluslararası su yollarının güvenliği için en büyük tehdidi oluşturduğunu vurguladı.


Hamas Gazze'nin kontrolünü devretmeye hazır

Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
TT

Hamas Gazze'nin kontrolünü devretmeye hazır

Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Gazze'deki Hamas savaşçıları (Arşiv fotoğrafı - Reuters)

Hamas , Gazze Şeridi’nin kontrolünü Filistinli teknokrat bir komiteye devretmeye hazır olduğunu açıkladı.

Hamas liderliği, Mısır, Katar ve Türkiye'deki arabuluculara, Gazze Şeridi'nin kontrolünü Filistinli teknokrat komiteye devretmeye tamamen hazır olduğunu bildirdi. Komitenin oluşumunun ayrıntıları kısa süre önce kararlaştırılmıştı. Ancak anlaşma, komitenin Filistin Yönetimi'ne tam bağlı olması konusunda bazı sorunlar nedeniyle hâlâ tam olarak sonuçlanamadı. Filistin Yönetimi, komitenin tamamen kendi sorumluluğu altında olmasında ısrar ediyor.

Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, hareketin liderliğinin, arabulucular ve ABD'nin ikinci aşamaya geçmeyi amaçlayan diplomatik çabalarının hızlanması doğrultusunda, Gazze Şeridi'ndeki bağlı devlet kurumlarına bu adımı uygulamaya tam olarak hazırlıklı olmaları için açık ve kapsamlı talimatlar verdiğini bildirdi.

Kaynaklar, Hamas liderliği ve Gazze'deki hükümet yetkililerinin, Gazze Şeridi'ndeki iktidarı teknokrat komiteye derhal devretmek için hazırlıklara başladığını belirterek, şunları kaydetti “Bu komitenin görevlerini üstlenmesi, Filistin Yönetimi ve İsrail tarafından belirlenen koşullara bağlıdır. Filistin Yönetimi, komitenin, fraksiyonlar veya hatta ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanacak barış konseyinin yürütme organı gibi başka hiçbir referans veya denetime tabi olmaksızın, tamamen kendi hükümetine bağlı olmasını isterken, İsrail ise Gazze Şeridi'ni yöneten herhangi bir Filistin organını reddediyor.”

Hamas'a yakın kaynaklar, “arabulucuların Filistin Yönetimi'nin şartlarını çözmek için çalışacaklarını, ABD'nin ise İsrail'i bu komiteyi bir gerçek olarak kabul etmeye zorlayabileceğini” tahmin ederek, “Fetih'in de katılacağı kapsamlı bir Filistin toplantısı düzenlenecek ve bu toplantıda ikinci aşama ve Filistin davasının geleceği ile ilgili tüm çözülmemiş konular üzerinde anlaşmaya varılmasının hedeflendiğini” belirtti.

Kaynaklar, bir yandan Hamas ve Filistinli gruplar, diğer yandan Mısırlı arabulucu arasında komitenin çalışmaları ve yapısı konusunda anlaşmaya varıldığını doğrularken, Filistin Yönetimi'nin komitenin birçok çalışma noktası hakkında hala çekinceleri olduğunu ifade etti. Bu konu, yakın zamanda Mısırlı yetkililer ve Filistinli Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh arasında görüşüldü ve bu görüşme, bu konuda daha kapsamlı bir anlaşmanın yolunu açabilir. Özellikle yaklaşan gruplar toplantısında.

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, hareketin Filistin sorununu çözme çerçevesinde olumlu ve ilerici tutumlar sergilediğini belirterek, Filistin Yönetimi liderliğini bu tarihi ana yanıt vermeye ve ulusal uzlaşma yolunda ilerlemeye çağırdı. Kasım şunları söyledi: “Hiçbir Filistinli parti belirsizlik durumundan yararlanamaz veya ulusal birliği engelleyemez, bu nedenle Filistin Yönetimi liderliği, halkımızın Gazze Şeridi'nde yaşadığı felaketten yararlanabileceğini düşünüyorsa yanılmaktadır.”

Fetih sözcüsü Munther el-Hayek yaptığı açıklamada, Gazze'nin yönetimi için düşünülen herhangi bir komitenin meşruiyetini Filistin Yönetimi'nden alması ve hükümetinin bir üyesi tarafından yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Hayek, “buna aykırı herhangi bir hareketin Gazze ile Batı Şeria arasındaki siyasi bölünmeyi sürdüreceği” uyarısında bulundu.