Sudan, Nahda Barajı ile ilgili tek taraflı adımları reddediyor

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
TT

Sudan, Nahda Barajı ile ilgili tek taraflı adımları reddediyor

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)

Sudan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Haydar Badavi Sadık, ülkesinin Nahda Barajı’nın (Rönesans) doldurulmasından önce herkesi memnun edecek bir anlaşmaya varmanın önemli olduğu görüşüne sahip olduğunu ifade etti.
Şarku’l Avsat’a konuşan Bakanlık Sözcüsü, “En güvenilir tutum, Sudan, Mısır ve Etiyopya'nın Nahda Barajı’nın doldurulması için belirlenen tarihte hemfikir olması. Etiyopya’nın tek taraflı kararı olmamalı” dedi.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’in barajı Temmuz ayında doldurma kararının geri dönülmez bir karar olduğunu söylemesinin ardından Sudan, üç taraf arasındaki müzakereleri mümkün olan en kısa sürede sürdürme çabalarını sürdürüyor.
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Nahda Barajı konusunda müzakereleri sürdürmek için bir girişimde bulunarak, Mısır ve Etiyopyalı mevkidaşlarıyla temasa geçti.
Hamduk, ABD’nin yaptığı arabuluculuğun üç ülke arasındaki görüşlerin yakınlaşmasına ve toplantıların kolaylaştırılmasına katkıda bulunduğunu belirterek, bu krizi tatmin edici bir anlaşmayla noktalama çabalarının devam etmesi çağrısında bulundu.
Sudan Dışişleri Bakanı Esma Muhammed ise geçtiğimiz Cumartesi günü bir televizyon kanalına verdiği röportajda, Nahda Barajı’nın dolumu konusunda Sudan ve Mısır’ın güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayarak, ülkesinin barajın doldurulması ve işletilmesi konusunda tam bir mutabakat olmadan Etiyopya’nın attığı herhangi bir adımı reddettiğini söyledi.
Sudan Sulama Bakanı Yasir Abbas da, ülkesinin Nahda Barajı’yla ilgili tek taraflı kararları reddettiğinin altını çizerek, ilk doldurma işlemine başlamadan önce Sudan, Etiyopya ve Mısır arasında bir fikir birliğine varılması gerektiğini söyledi.
Sudan Dışişleri Bakanlığı, bu ayın başında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) bir mektup göndererek, tüm tarafları bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği etkileyen tek taraflı önlemler almaktan kaçınmaya çağırmasını talep etmişti.
Söz konusu mektupta, Sudan’ın çabalarının desteklenmesi ve tüm taraflara acilen müzakereleri sürdürme çağrısı yapılması da istenmişti.



Washington, perşembe gününden önce ateşkesi sağlamlaştırmayı hedefliyor

Çarşamba günü İran'ın Hark Adası yakınlarında onlarca kilometrekarelik alanı kapladığı düşünülen petrol sızıntısını gösteren bir uydu görüntüsü yayınlandı (Reuters)
Çarşamba günü İran'ın Hark Adası yakınlarında onlarca kilometrekarelik alanı kapladığı düşünülen petrol sızıntısını gösteren bir uydu görüntüsü yayınlandı (Reuters)
TT

Washington, perşembe gününden önce ateşkesi sağlamlaştırmayı hedefliyor

Çarşamba günü İran'ın Hark Adası yakınlarında onlarca kilometrekarelik alanı kapladığı düşünülen petrol sızıntısını gösteren bir uydu görüntüsü yayınlandı (Reuters)
Çarşamba günü İran'ın Hark Adası yakınlarında onlarca kilometrekarelik alanı kapladığı düşünülen petrol sızıntısını gösteren bir uydu görüntüsü yayınlandı (Reuters)

Washington’un, Lübnan’da ateşkesi perşembe gününden önce kalıcı hâle getirmeye çalıştığı bildirildi. Söz konusu tarih, ABD’nin arabuluculuğunda iki ülke arasında doğrudan müzakerelerin başlamasının planlandığı gün olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin konuşan Lübnanlı resmî bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lübnan’ın talebinin karşılanmasına yönelik girişimlerin “ciddi” olduğunu belirtti.

Kaynak, bu müzakerelerin “Lübnan heyetine Büyükelçi Simon Karam’ın başkanlık ettiği ve Nakura sınır bölgesinde gerçekleştirilen iki müzakere turunun devamı niteliğinde” olacağını belirtti. Ayrıca, “ABD temsil seviyesinin yükseltilmesinin sürece olumlu katkı sağlayacağını” ifade etti.

İlk görüşmede “genel değerlendirmelerin ele alınacağını ve belirlenmiş bir gündem bulunmadığını” belirten kaynak, Lübnan’ın daha önce doğrudan müzakerelere katılımı ateşkes şartına bağlayan tutumunda kısmen geri adım attığı izlenimi doğduğunu söyledi.

Bununla birlikte, “Washington’un ateşkesi kalıcı hâle getirme çabalarının başarısız olması durumunda Lübnan’ın toplantılara katılacağını, ancak ateşkes sağlanmadan başka herhangi bir ayrıntıyı görüşmeyi reddedeceğini” kaydetti.


Suriye hükümeti: Arapça tek resmi dildir

Suriye hükümetiyle yapılan anlaşma uyarınca serbest bırakılan SDG tutuklularının aileleri bir araya geldi- Haseke- 11 Nisan 2026 (Reuters)
Suriye hükümetiyle yapılan anlaşma uyarınca serbest bırakılan SDG tutuklularının aileleri bir araya geldi- Haseke- 11 Nisan 2026 (Reuters)
TT

Suriye hükümeti: Arapça tek resmi dildir

Suriye hükümetiyle yapılan anlaşma uyarınca serbest bırakılan SDG tutuklularının aileleri bir araya geldi- Haseke- 11 Nisan 2026 (Reuters)
Suriye hükümetiyle yapılan anlaşma uyarınca serbest bırakılan SDG tutuklularının aileleri bir araya geldi- Haseke- 11 Nisan 2026 (Reuters)

Suriye hükümeti, dün yaptığı açıklamada, yürürlükteki yasalara göre Arapçanın Suriye’nin tek resmî dili olduğunu vurguladı. Açıklama, SDG’ye bağlı “Devrimci Gençlik” grubunun, Haseke kentindeki adliye sarayı binasına ve çalışanlarına yönelik saldırısının ardından geldi. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre saldırı, binanın hükümete devredilmesi ve resmî olarak yeniden açılması hazırlıklarıyla eş zamanlı gerçekleşti, gerekçe olarak ise adliye sarayının tabelasında Kürtçenin kaldırılarak yalnızca Arapça ve İngilizceye yer verilmesinin gösterildiği belirtildi.

Haseke Vali Yardımcısı ve entegrasyon anlaşmasının uygulanmasından sorumlu cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali, “Yürürlükteki anayasa ve mevzuata göre Arapça, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tek resmî dilidir. Arapçanın korunması da devlet egemenliği ve kamu düzeninin bir parçasıdır” dedi.

El-Hilali ayrıca, “Bu nedenle mevcut yasalar, anayasal bildiri çerçevesinde, ancak gelecekte yetkili yasama kurumları tarafından kabul edilecek anayasal ve yasal değişikliklerle aşılabilir. Bu kurumların başında ise yakında toplanması beklenen Suriye Halk Meclisi gelmektedir” ifadelerini kullandı.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırılarda 10 kişi öldü

İsrail bombardımanından yükselen duman, Lübnan'ın güneyindeki bir bölgede r (EPA)
İsrail bombardımanından yükselen duman, Lübnan'ın güneyindeki bir bölgede r (EPA)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırılarda 10 kişi öldü

İsrail bombardımanından yükselen duman, Lübnan'ın güneyindeki bir bölgede r (EPA)
İsrail bombardımanından yükselen duman, Lübnan'ın güneyindeki bir bölgede r (EPA)

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, dün güney Lübnan'da İsrail'in düzenlediği saldırılarda 2 çocuk ve 3 kadın da dahil olmak üzere 10 kişi hayatını kaybetti.

Lübnan Sivil Savunması daha önce güney Lübnan'da meydana gelen saldırıda bir sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

İsrail'in Lübnan'ı bombalaması devam ediyor ve Hizbullah da karşılık vererek ateşkesi karşılıklı olarak ihlal ediyor.

Hizbullah dün yaptığı açıklamada, İsrail'in saldırılarına karşılık olarak kuzey İsrail'deki bir hava üssünü insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu.