Medipol Başakşehir ile Galatasaray 24. randevudahttps://turkish.aawsat.com/home/article/2356966/medipol-ba%C5%9Fak%C5%9Fehir-ile-galatasaray-24-randevuda
Medipol Başakşehir ile Galatasaray, Süper Lig’de oynayacakları maçla birlikte 24. kez karşı karşıya gelecek. İki ekip arasında daha önce oynanan 23 maçta sarı-kırmızılıların 11'e 7 galibiyet üstünlüğü bulunuyor.
Süper Lig'in 29. haftasında Medipol Başakşehir ile Galatasaray, yarın saat 21.00'de Başakşehir Fatih Terim Stadyumu'nda karşı karşıya gelecek. Ligde geride kalan 28 haftada turuncu-lacivertliler 17 galibiyet, 8 beraberlik ve 3 mağlubiyetle topladığı 59 puanla zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ise 14 galibiyet, 9 beraberlik ve 5 mağlubiyet sonucu aldığı 51 puanla 4. sırada bulunuyor.
24. randevu
Başakşehir ile Galatasaray, Süper Lig'de bugüne kadar 23 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 11 kez sahadan 3 puanla ayrılan taraf oldu. Turuncu-lacivertliler ise rakibini 7 kez mağlup etti. 5 maç ise berabere sona erdi. Aslan'ın 37 golüne, Bozbaykuşlar 34 golle karşılık verdi.
İki takım arasında ligin ilk yarısında Türk Telekom Stadyumu'ndaki maçı Başakşehir 1-0'lık skorla kazanmıştı.
Son 5 maç
Başakşehir ile Galatasaray arasında oynanan son 5 maçta eşitlik söz konusu. Bu karşılaşmalarda iki takım 2'şer galibiyet alırken, 1 müsabaka ise beraberlikle sona erdi. Turuncu-lacivertliler 8 kez gol sevinci yaşarken, sarı-kırmızılılar ise 6 kez rakip fileleri havalandırdı.
Farklı skorlar
Başakşehir, Galatasaray'ı 5-1 ve 4-0 mağlup ederek rakibine karşı en farkı skorları aldı. Sarı-kırmızılılar ise turuncu-lacivertlileri en farklı 4-1 ve 3-0'lık skorlarla mağlup etti. İki takım arasında ayrıca 3-3 gibi gollü bir müsabaka da bulunuyor.
Galatasaray, deplasmanda en son 2015 yılında kazandı
Galatasaray, Başakşehir'e karşı deplasmanda son galibiyetini 3 Ekim 2015'te aldı. Söz konusu müsabakada sarı-kırmızılıların başında Hamza Hamzaoğlu yer alırken, turuncu-lacivertlileri ise Abdullah Avcı çalıştırıyordu. Müsabakada Aslan'ın gollerini Lukas Podolski ile Umut Bulut kaydetmişti.
Ali Palabıyık yönetecek
Bu önemli karşılaşmada FIFA kokartlı hakem Ali Palabıyık düdük çalacak. Palabıyık'ın yardımcılıklarını Serkan Olguncan ve Asım Yusuf Öz yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Tugay Kaan Numanoğlu olacak. Ankara Bölgesi hakemi olan Ali Palabıyık'ın yönettiği müsabakaların yüzde 43'ünde ev sahibi takım, yüzde 30'unda deplasman takımları galip geldi. Maçların yüzde 27'si ise berabere bitti. Palabıyık'ın maç başına 5.08 sarı kart, 0.39 kırmızı kart ortalaması bulunuyor.
Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik elde ettihttps://turkish.aawsat.com/spor/5283486-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1-kanada-bosna-hersek-kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda-tarihi-bir-beraberlik-elde-etti
Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik elde etti
Bosna Hersek ve Kanada maçından (AP)
Kanada milli futbol takımı, Dünya Kupası grup aşaması B Grubu açılış maçında Bosna-Hersek ile 1-1 berabere kalarak tarihinin ilk Dünya Kupası puanını elde etti.
Kanada’nın Toronto şehrinde oynanan karşılaşmada Bosna-Hersek, 21. dakikada Jovo Lukic'in attığı golle öne geçti. Kanada ise bu gole 78. dakikada Cyle Larin ile karşılık vererek beraberliği yakaladı.
Bu sonuçla birlikte, bu akşam ilk hafta mücadelesinde karşı karşıya gelecek olan Katar ve İsviçre'nin de yer aldığı B Grubu'nda, Kanada ve Bosna-Hersek ilk puanlarını hanelerine yazdırmış oldu.
Kanada, Dünya Kupası'ndaki bir sonraki maçında Katar ile karşılaşacak. Grubun diğer mücadelesi ise İsviçre ile Bosna-Hersek arasında oynanacak.
1986'da Meksika'da ve 2022'de Katar'da düzenlenen Dünya kupalarına katılan Kanada, turnuva tarihinde bundan önce oynadığı 6 maçın tamamından mağlubiyetle ayrılmış ve hiç puan alamamıştı.
Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik aldıhttps://turkish.aawsat.com/spor/5283429-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1-kanada-bosna-hersek-kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda-tarihi-bir-beraberlik-ald%C4%B1
Dünya Kupası: Kanada, Bosna Hersek karşısında tarihi bir beraberlik aldı
Bosna Hersek ile Kanada arasında oynanan karşılaşmadan bir kare (AP)
Kanada Milli Takımı, Cuma akşamı oynanan maçta Bosna Hersek ile 1-1 berabere kalarak Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını elde etti.
Kanada'nın Toronto kentinde oynanan ve B Grubu'nun açılış karşılaşması olan mücadelede Bosna Hersek, 21. dakikada Jovo Lukić'in golüyle öne geçti. Kanada ise 78. dakikada Kyle Larin'in kaydettiği golle eşitliği sağladı.
Bu sonucun ardından Kanada ve Bosna Hersek, gruptaki ilk puanlarını hanesine yazdırdı. Grupta ayrıca Katar ve İsviçre yer alıyor. İki ekip, ilk hafta maçında Cumartesi akşamı karşı karşıya gelecek.
Kanada, gruptaki ikinci maçında Katar ile mücadele edecek. Aynı hafta İsviçre ile Bosna Hersek de karşı karşıya gelecek.
Kanada Milli Takımı, daha önce Dünya Kupası'ndaki 1986 ve 2022 turnuvalarında çıktığı toplam altı maçın tamamını kaybetmişti. Böylece Bosna Hersek karşısında alınan beraberlikle Dünya Kupası tarihindeki ilk puanına ulaşmış oldu.
UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşühttps://turkish.aawsat.com/spor/5283399-ufc-freedom-250-beyaz-saray-bah%C3%A7esinde-kafes-d%C3%B6v%C3%BC%C5%9F%C3%BC
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
UFC FREEDOM 250: Beyaz Saray bahçesinde kafes dövüşü
Hafifsıklette geçici kemerin sahibi Justin Gaethje (sağda), kemerini boşaltan eski şampiyon Ilia Topuria'yla tartışmasız şampiyonluk için karşı karşıya gelecek (UFC)
Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenlenecek UFC Freedom 250 etkinliğini inceliyoruz.
6 yıl önce UFC maçlarını izleyenlerin aklında kalan en belirgin ses, coşkulu taraftarların tezahüratı değildi. Pandeminin gölgesinde boş salonlarda yapılan organizasyonlarda duyulan tek şey, yumrukların ve tekmelerin sekizgen kafesin içinde yankılanan sert sesiydi. Tribünler boştu, dünya durmuş gibiydi ama UFC durmadı.
Organizasyon yoluna devam etti ve bugün geldiği nokta, o günlerde kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük.
Şimdi aynı organizasyon, Amerika Birleşik Devletleri'nin en sembolik noktalarından biri olan Beyaz Saray'ın bahçesinde tarih yazmaya hazırlanıyor.
14 Haziran'da düzenlenecek UFC Freedom 250 gecesi, yalnızca yeni bir dövüş kartı değil. Aslında bu organizasyon, karma dövüş sanatlarının son yirmi yılda geçirdiği dönüşümün en büyük simgelerinden biri.
Bir zamanlar niş bir organizasyon olarak görülen UFC, bugün milyonlarca kişinin takip ettiği küresel bir markaya dönüştü. Artık yalnızca spor sayfalarında değil, siyaset, ekonomi ve popüler kültür haberlerinde de kendine yer buluyor.
Bu noktaya gelinmesinde kuşkusuz organizasyonun yıldız isimlerinin büyük payı var. Chuck Liddell'in sert stili, Georges St-Pierre'in disiplini, Anderson Silva'nın estetik dövüşü, Jon Jones'un üstün yeteneği, Ronda Rousey'nin kadınlara açtığı yeni sayfa ve Conor McGregor'ın yarattığı küresel etki, UFC'yi sadece bir dövüş organizasyonu olmaktan çıkarıp dünya çapında bir fenomene dönüştürdü.
Belki de bu yüzden Beyaz Saray'ın çimlerine kurulacak sekizgen kafes birçok kişi için şaşırtıcı olsa da, UFC'nin geldiği noktayı düşündüğümüzde çok da sürpriz sayılmaz.
Elbette organizasyonun bu kadar ses getirmesinde ABD Başkanı Donald Trump'la UFC Başkanı Dana White arasındaki uzun yıllara dayanan yakın ilişkinin de etkisi büyük.
Trump yıllardır dövüş sporlarına ilgi duyuyor, geçmişte büyük boks organizasyonlarına ev sahipliği yapıyordu ve son yıllarda birçok UFC gecesinde kafes kenarında görüntülendi. Freedom 250 fikrinin de bizzat Trump'tan çıktığı belirtiliyor.
Beyaz Saray'ın Güney Bahçesi'nde inşa edilen yaklaşık 4 bin 500 kişilik özel arena, bu fikrin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.
Sporcuların Oval Ofis tarafından yürüyerek kafese çıkacağı konuşulurken, Beyaz Saray'ın hemen güneyindeki Ellipse Parkı'na kurulacak dev ekranlardan ise onbinlerce kişinin karşılaşmaları ücretsiz izlemesi planlanıyor.
Ancak böylesine sıradışı bir organizasyonun tartışmaları da beraberinde getirmesi kaçınılmazdı.
En büyük soru işaretlerinden biri hava koşulları. Washington'da hafta sonu sıcaklığın 35 dereceye yaklaşması, yüksek nem ve yağmur ihtimali spor dünyasında endişe yaratıyor. UFC tarihindeki organizasyonların büyük bölümü kapalı salonlarda düzenleniyor. Bunun nedeni yalnızca seyirci konforu değil; dövüşçülerin performansı da sıcaklık, nem ve dış etkenlerden doğrudan etkileniyor.
Bu konuda en sert eleştirilerden biri de yıllardır UFC yayınlarının vazgeçilmez sesi olan Joe Rogan'dan geldi. Rogan, açık havada şampiyonluk maçlarının yapılmasına karşı olduğunu söylerken, böylesine önemli karşılaşmaların tamamen kontrol altında tutulan klimalı salonlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu. Hatta organizasyonu "gereksiz bir gösteri" ve "güvenlik açısından riskli" olarak nitelendirdi.
Trump ise eleştirileri reddetmek yerine ilginç bir yanıt veriyor. Etkinliğin bir "gösteri" olduğu yönündeki yorumlara, "Hayatın kendisi de bir gösteri. Ama bu iyi bir gösteri ve bir daha asla yaşanmayacak bir deneyim" sözleriyle karşılık veriyor.
Aslında her iki tarafın da haklı olduğu noktalar var. Bir yanda sporcuların sağlığı ve performansı, diğer yanda ise tarihe geçecek benzersiz bir organizasyon fikri bulunuyor. Spor artık sadece sahada oynanan bir mücadele değil; aynı zamanda milyonlarca insanın takip ettiği dev bir eğlence endüstrisi.
Dövüş kartı da beklentileri karşılayacak kadar güçlü görünüyor. Gecenin ana maçında namağlup Gürcü yıldız Ilia Topuria'yla Amerikan dövüşçü Justin Gaethje hafif sıklet kemeri için karşı karşıya gelecek. Alex Pereira, Ciryl Gane, Sean O'Malley ve Michael Chandler gibi yıldız isimlerin de aynı organizasyonda yer alması geceyi yılın en dikkat çeken UFC etkinliklerinden biri haline getiriyor.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde kurulan arenayı Eyfel Kulesi'ne benzetti (UFC)
Belki de en dikkat çekici ayrıntı şu: 6 yıl önce boş tribünlerin önünde sessizlik içinde yapılan maçlar sayesinde ayakta kalmayı başaran UFC, bugün Beyaz Saray'ın bahçesine kadar ulaşmış durumda. Pandemi döneminde yalnızca sporun devam etmesini sağlayan organizasyon, şimdi Amerikan siyasetinin kalbinde dünyanın gözünü üzerine çevirmeye hazırlanıyor.
Sonuçta 14 Haziran gecesi kazanan sadece kafesin içindeki dövüşçüler olmayabilir. Eğer organizasyon beklendiği gibi gerçekleşirse UFC, spor tarihine yalnızca yeni bir şampiyonluk gecesi değil, aynı zamanda "imkânsız" denilen bir organizasyonu gerçeğe dönüştüren marka olarak da geçebilir.
Ve belki de yıllar sonra insanlar o geceyi anlatırken maçın sonucundan önce şunu hatırlayacak: Bir zamanlar dünyanın en güçlü siyasi merkezlerinden birinin çimlerine gerçekten bir UFC kafesi kurulmuştu.
Kaynaklar: UFC, The Hill, Forbes
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة