Bilim insanları: Koronavirüs hastalarının çoğu virüsü bulaştırmaz

Filipinler’deki bir hastanede tedavi edilen koronavirüs hastaları (Reuters)
Filipinler’deki bir hastanede tedavi edilen koronavirüs hastaları (Reuters)
TT

Bilim insanları: Koronavirüs hastalarının çoğu virüsü bulaştırmaz

Filipinler’deki bir hastanede tedavi edilen koronavirüs hastaları (Reuters)
Filipinler’deki bir hastanede tedavi edilen koronavirüs hastaları (Reuters)

Bilim insanları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hastalarının çoğunun virüsü diğer kişilere bulaştırmadığını öne sürerek, ‘süper yayıcılar’ olarak bilinen az sayıda kişilerin virüsü daha geniş bir şekilde yaydığına ilişkin kanıtların arttığını bildirdi.
ABD merkezli New York Times gazetesine göre bilim insanları bu görüşlerini daha önce yaşanan bazı olaylara dayandırdı.
Bunlardan biri, 30 Mayıs’ta Teksas’ta düzenlenen bir doğum günü partisinde, enfekte olan kişinin virüsü 18 arkadaşı ve ailesine bulaştırması oldu.
İngiliz iş insanı Steve Walsh ise, konferansa katılmak için gittiği Singapur’da koronavirüse yakalandı. Şubat ayında önce Fransız Alpleri’ne ardından İngiltere’ye dönen Walsh, koronavirüsü Avrupa’ya yayan kişi olarak bilindi.
Güney Kore’de de, enfekte olan 61 yaşındaki bir kadının da, gittiği kilisede virüsü yüzlerce kişiye bulaştırdığı biliniyor.
Diğer yandan, İtalya’daki bilim insanları koronavirüsün etkisini izlemek için depolanmış atık su örneklerine bakarak, virüsün Aralık ayı başında Milano ve Torino şehirlerinde bulunduğunu keşfetti.
Oysa ki, İtalya’nın kuzeyindeki hastaneler Şubat ayında koronavirüs hastaları ile dolmaya başlamıştı.
Bu  da, koronavirüsün Aralık ayında yaygın olmama nedeninin o sırada enfekte olanların süper yayıcı olmadığı anlamına geliyor.
Konuya ilişkin geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırmada, insanların yüzde 2’sinin koronavirüs vakalarının yüzde 20’sinden sorumlu olduğu ortaya çıktı.
Araştırmacılar, ‘süper yayıcılar’ teriminin Kovid-19 ile ortaya çıkmadığını, 2002-2003 yıllarındaki SARS ve 2012’deki Ortadoğu Solunum Yetmezliği Sendromu Koronavirüsü (MERS-CoV) salgınları sırasında da kullanıldığını dile getirdi.
Bellevue Hastalık Modelleme Enstitüsü’nde baş araştırmacı olan Ben Althouse, “Bu durum bir yerlerde ateş yakmaya çalışmak gibi. Kişi, elindeki meşaleyi boş yere bir kereden fazla atmaya çalışabilir ancak ateş doğru yere düşerse, alevler çok çabuk yükselir” diyerek durumu anlatmaya çalıştı.
Sonuç olarak, bilim insanları kalabalıklardan uzak durma konusunda uyararak, bulundukları mekanda herhangi bir süper yayıcı olması halinde büyük risk altında olacaklarını vurguladı.
Bilim insanları, insanları bulundukları yerde enfekte olan kişi sayısının fazla olması halinde maruz kaldıkları ‘viral yükün’ artacağı ve kendilerinin de bir süper taşıyıcıya dönüşebilecekleri konusunda uyarıda bulundu.
Araştırmayı yapan bilim adamları, insanların süper yayıcı haline nasıl geldiğine ilişkin kesin bilgilere ulaşmanın ve virüse karşı etkili bir aşı bulunana kadar bu nedeni tedavi etmeye çalışmanın önemine değinerek, bunun salgınla mücadeleye etkili bir şekilde yardımcı olabileceğine dikkat çekti.



Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
TT

Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolyn Levitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların, ABD'ye gizlice gönderdiği mesajlardan farklı olduğunu söyledi.

Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, “Başkan (Donald) Trump, İran'ın mesajlarını incelemekle ilgileniyor” dedi.

Leavitt, Beyaz Saray'ın İran'daki durumla başa çıkmak için “hava saldırıları” da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere sahip olduğunu söyledi.

Trump'ın, Starlink internet hizmetinin sahibi milyarder Elon Musk ile İran'da bu hizmetin sunulması konusunda görüştüğünü söyledi. İran, yaklaşık iki haftadır süren yaygın protestolar nedeniyle ülke genelinde internet hizmetlerini kesmişti.

Wall Street Journal cumartesi günü yetkililere atıfta bulunarak, ABD yönetiminin, İran'ın protestocuları öldürmesi halinde Başkan Trump'ın İran'a “sert” bir saldırı düzenleme tehdidini yerine getirmek için gerekirse İran'a nasıl saldırı düzenleneceğini müzakere ettiğini bildirdi.

Trump pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile temasa geçtiğini ve nükleer bir anlaşma konusunda müzakere etmeyi teklif ettiğini belirterek, "Bir görüşme ayarlanıyor, ancak mevcut olaylar nedeniyle harekete geçmek zorunda kalabiliriz" ifadelerini kullandı.


Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
TT

Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)

İran sahnesi, bir yandan karşılıklı siyasi ve güvenlik geriliminin tırmanması ve ülke içindeki çelişkili hareketler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la nasıl başa çıkacağına dair kararını bekliyor.

Tahran dün Washington ile iletişim kanallarının ‘açık’ olduğunu doğruladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yabancı büyükelçilere İran'ın ‘savaş istemediğini, ancak savaşa da hazır olduğunu’ söyledi. Bu açıklama, ABD'nin uyarıları ve Trump'ın askeri seçenekler de dahil olmak üzere ‘güçlü seçenekleri’ değerlendirdiklerine dair savurduğu açık tehditlerine eşlik etti. İranlı yetkililer dün, halk protestolarının başlamasından 16 gün sonra, Tahran ve diğer şehirlerde destekçilerini bir araya getirerek, inisiyatifi yeniden ele geçirdiklerini göstermeyi çalıştılar.

Devlet televizyonu, İslam Cumhuriyeti bayraklarının dalgalandığı ve ABD ve İsrail karşıtı sloganların atıldığı hükümet yanlısı mitinglerin görüntülerini yayınladı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, herhangi bir saldırıya sert tepki verileceğini vaat ederken, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin ‘dökülen kanın intikamını alacağını’ söyleyerek, davaların hızlandırılacağını duyurdu.

Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), İran’daki protestolarda en az 648 protestocunun öldüğünü doğruladığını açıkladı. IHR, resmi rakamların açıklanmaması nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.


Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
TT

Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johannes Wadephul dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiki Danimarka'dan Grönland'ı ele geçirme yönündeki tekrarlanan tehditlerinin ardından, ABD'nin Grönland'a yönelik bir saldırı riskini küçümsedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından, ABD'nin tek taraflı askeri harekat olasılığıyla ilgili bir soruya yanıt veren Wadephul, “Bunun ciddi olarak değerlendirileceğine dair hiçbir işaret görmüyorum” dedi.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre “Arktik bölgesinde ortaya çıkan güvenlik sorunlarının ele alınmasında ortak bir çıkar olduğuna inanıyorum ve bunu yapmalıyız ve yapacağız” ifadesini kullandı.

Wadephul, “NATO şu anda bu konuda daha gerçekçi planlar geliştiriyor ve bu planlar daha sonra Amerikalı ortaklarımızla görüşülecek” diye devam etti.

Wadephul'un ziyareti, Rubio ile Danimarka ve özerk Grönland bölgesinden üst düzey diplomatlar arasında bu hafta Washington'da yapılması planlanan görüşmelerin öncesinde gerçekleşti.

Trump, Grönland'ı ABD'nin kontrolü altına almakta ısrarcı ve Danimarka topraklarının ABD'nin ulusal güvenliği için önemini vurguluyor.

Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip Grönland, mineral kaynakları açısından zengindir ve konumu stratejik öneme sahiptir.

Grönland hükümeti dün, adanın Amerika'nın topraklarını “ele geçirme” girişimini “hiçbir şekilde” kabul etmeyeceğini ve NATO çerçevesinde bu toprakların savunulmasını sağlamak için “çabalarını yoğunlaştıracağını” açıkladı.