DEAŞ üyesi Fransız’a 30 yıl hapis cezasıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/2369941/dea%C5%9F-%C3%BCyesi-frans%C4%B1z%E2%80%99-30-y%C4%B1l-hapis-cezas%C4%B1
Paris’te görülen Tyler Vilus duruşmasının önceki oturumları sırasında çizilen resmi.
Paris/Şarku’l Avsat
TT
TT
DEAŞ üyesi Fransız’a 30 yıl hapis cezası
Paris’te görülen Tyler Vilus duruşmasının önceki oturumları sırasında çizilen resmi.
Paris’te bir mahkeme, 2013-2015 yılları arasında Suriye’de savaş suçu işlediği ve terör örgütünün lideri konumunda bulunduğu gerekçesiyle DEAŞ üyesi Fransız Tyler Vilus'u 30 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Ancak mahkeme, iki kişinin infaz edilmesi de dahil açık deliller olmasına rağmen sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermedi.
Sanığın durumunun değerlendirilmesi ve topluma yeniden döndürülebilmesi için iyi hal indirimi uygulandı ve cezası 30 yıl hapse düşürüldü.
Hakim, mahkumun şartlı tahliye alabilmesi için hapis cezasının üçte ikisini cezaevinde geçirmesi gerektiğini belirttiği açıklamasında, suçlunun en az 20 yıl hapis yatmadan herhangi bir şekilde şartlı tahliyeden yararlanamayacağını bildirdi.
DEAŞ saflarına katılmak için 2012 yılında Fransa’dan Suriye’ye giden ve ismi terör örgütünün ilk militanları arasında geçen Tyler Vilus, savaş sırasında öldürülmeden ülkesine dönmeyi başarabilen binlerce kişiden biriydi.
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken yükselen dumanlar. Bu fotoğraf, 10 Ocak 2026'da sosyal medyada yayınlanan bir videodan alındı (Reuters)
BM İran Özel Raportörü Sato: İranlı protestocular hastanelerden alınıp gözaltı merkezlerine götürüldü
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken yükselen dumanlar. Bu fotoğraf, 10 Ocak 2026'da sosyal medyada yayınlanan bir videodan alındı (Reuters)
Birleşmiş Milletler (BM) İran Özel Raportörü Mai Sato dün yaptığı açıklamada, ülkeyi kasıp kavuran gösterilerle bağlantılı protestocuların hastanelerden nakledilerek İran güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığına dair raporlar aldığını ve bunun ‘uluslararası hukukta yer alan tıbbi bakım hakkının ciddi bir ihlali’ olduğunu söyledi.
Sato, Reuters’a verdiği videolu röportajda, ailelerin sevdiklerinin cenazelerini almak için beş ila yedi bin dolar arasında değişen fidye talepleriyle karşı karşıya kaldıklarını ve İran'ın artan ekonomik sorunları göz önüne alındığında bunun büyük bir yük olduğunu vurguladı.
İran genelinde aralık ayından bu yana düzenlenen hükümet karşıtı protestolar, yetkililer tarafından 1979 devriminden bu yana en şiddetli şekilde bastırıldı. Bu tutum uluslararası kamuoyunun tepkisini çekti. İran, 8 Ocak'tan bu yana internet hizmetlerini engelliyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ayaklanmalarda ölenlerin sayısını, 214’ü güvenlik görevlisi olmak üzere 5 bin 937 olarak tahmin ederken, resmi rakamlara göre ölenlerin sayısı 3 bin 117. Londra'daki Birkbeck Üniversitesi'nde profesör olan Sato, ölü sayısını bağımsız olarak doğrulayamadığını, ancak resmi rakamlardan çok daha yüksek olduğuna inandığını söyledi.
HRANA, İran'ın çeşitli bölgelerinden hastane çalışanlarının güvenlik güçlerinin hastanelerine baskın düzenlediğini bildirdiklerine dair birçok rapor olduğunu ve yakınları ertesi gün hastaneye geldiklerinde sevdiklerini orada bulamadıklarını kaydetti.
İran'ın Cenevre'deki BM Ofisi, Reuters'ın bu haberlerle ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.
Kimliklerinin gizli tutulması şartıyla Reuters'a konuşan İranlı sağlık çalışanları, Sato'nun bahsettiği bazı haberleri doğruladı.
Ülkenin kuzeyindeki Reşt kentinde bir doktor, “Hastanemizde onlarca silahla yaralanmış hasta vardı. Ameliyat oldular, sonra Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) gelip hepsini götürdü. Onlara ne olduğunu bilmiyoruz” dedi.
Tahran'daki hastanelerde görevli iki doktor ve bir hemşire, Reuters'a yaptıkları açıklamada, DMO ve polis mensuplarının, hastaneye kaldırılıp taburcu edilen protestocuların kayıtlarını bulmak için sağlık tesisini ziyaret ettiklerini ve onları tutuklamak istediklerini söyledi.
Hemşire, “Hastanedeki her odayı yaralı protestocular için aradılar” diye ekledi.
Reuters bu rakamları bağımsız olarak doğrulayamadı.
Tutuklanma korkusu
Sato, bu tür eylemlerin insanları sağlık hizmeti almaktan caydırarak, tutuklanma korkusuyla ölüm veya sağlık durumlarının kötüleşmesi riskini göze almaya ittiğini söyledi.
Bu tür davranışların tıbbi tarafsızlığın ciddi bir ihlali olduğunu belirten Sato, Cenevre Sözleşmeleri uyarınca, tıbbi bakımın tarafsızlığını sağlamak için doktorlar, hastaneler ve hastaların korunması gerektiğini vurguladı.
“Bu koşullar altında, bunların yasadışı ve keyfi cinayetler olduğu anlaşılıyor” diyen Sato, son raporların göz yaşartıcı gaz kullanımının neden olduğu göz yaralanmalarında artış olduğunu da belgelediğini ekledi.
Portekiz'in Lizbon kentinde İran halkını desteklemek için düzenlenen yürüyüşe katılan protestocular, 25 Ocak 2026 (EPA)
İranlı yetkililerin fidye talep ettiği yönündeki haberlerle ilgili olarak ise Sato, “Bu bir gasptır. Kayıpları nedeniyle acı çekenlerin acısını daha da şiddetlendiriyor” dedi.
Sato, İran'ın protestocuları ‘terörist’ veya ‘isyancı’ olarak nitelendirme girişimlerinin sorunlu olduğunu ve yabancıların müdahalesi olmadan tamamen iç bir hareket olarak tanımladığı bu harekete yönelik ‘acımasız baskıyı meşrulaştırmayı’ amaçladığını da sözlerine ekledi.
İsrail, Amerika ile yeni bir güvenlik anlaşması istiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5234143-i%CC%87srail-amerika-ile-yeni-bir-g%C3%BCvenlik-anla%C5%9Fmas%C4%B1-istiyor
İsrail, Amerika ile yeni bir güvenlik anlaşması istiyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
Financial Times bugün, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile yeni bir 10 yıllık güvenlik anlaşması için görüşmeler yapmaya hazırlandığını bildirdi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İsrail liderleri milyarlarca dolarlık ABD nakit yardımının olmadığı bir geleceğe hazırlanırken, bu anlaşmanın amacı ABD'nin askeri desteğini uzatmak.
Aktivistler: İran'da protestoların bastırılmasında 6 binden fazla kişi öldürüldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5234141-aktivistler-i%CC%87randa-protestolar%C4%B1n-bast%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1nda-6-binden-fazla-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC
Aktivistler: İran'da protestoların bastırılmasında 6 binden fazla kişi öldürüldü
İranlılar 9 Ocak 2026'da Tahran'da hükümete karşı gösteri düzenledi (AP)
Aktivistler bugün, İranlı yetkililerin hükümet karşıtı protestoları bastırmasında en az 6 bin126 kişinin öldürüldüğünü söyledi. AP’nin haberine göre, ölü sayısının çok daha yüksek olmasından endişe ediliyor.
Bu yeni rakamlar, İran'daki önceki karışıklık dönemlerinde tahminlerinde isabetli olmuş olan ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'ndan geliyor.
Ajans, İran içindeki yerel aktivistlerden oluşan bir ağ aracılığıyla her ölümü doğruluyor.
AP, internet kesintileri ve İranlı yetkililer tarafından iletişim hizmetlerinin aksatılması nedeniyle ölü sayısını bağımsız olarak doğrulayamadı.
Buna karşılık, İran hükümeti ölü sayısını çok daha düşük bir rakam olan 3 bin 117 olarak açıkladı. Açıklamaya göre ölenlerin 2 bin 427'sinin siviller ve güvenlik güçleri olduğunu, geri kalanının ise "terörist" olduğunu belirtti.
İran rejimi daha önce, ayaklanmalardan kaynaklanan ölüm sayısını ya küçümsemiş ya da hiç bildirmemişti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة