Araştırmalar Kovid-19’un beyin, kalp ve böbreklerde hasar bırakabildiğini gösteriyor

İspanya'nın kuzeyindeki Navarra'da 96 gün sonra yoğun bakımdan çıkan bir Kovid-19 hastası (EPA)
İspanya'nın kuzeyindeki Navarra'da 96 gün sonra yoğun bakımdan çıkan bir Kovid-19 hastası (EPA)
TT

Araştırmalar Kovid-19’un beyin, kalp ve böbreklerde hasar bırakabildiğini gösteriyor

İspanya'nın kuzeyindeki Navarra'da 96 gün sonra yoğun bakımdan çıkan bir Kovid-19 hastası (EPA)
İspanya'nın kuzeyindeki Navarra'da 96 gün sonra yoğun bakımdan çıkan bir Kovid-19 hastası (EPA)

Hastaneler ateş, öksürük ve şiddetli nefes darlığı gibi yeni koronavirüsün (Kovid-19) bilinen en belirgin semptomlarını iyileştirmeye çalışıyorlar. Fakat acaba bu semptomlardan kurtulan insanlar uzun vadede sağlıklarına dair endişelenmeli mi?
Uzmanlar tarafından bu soruya verilen ve çeşitli çalışmalarla desteklenen cevap, Kovid-19’un etkilerini atlamanın uzun ve karmaşık bir süreç olduğunu açıkça göstermektedir. Hastaların iyileşmiş olmaları, vücudun hastalığın beyin, kalp, böbrekler ve hatta akciğerlere yönelik uzun vadeli yansımalarına karşı da bağışıklık kazandığı anlamına gelmiyor. Bir hastanın akciğerlerinin iyileşmesinin hastaneden taburcu olmasının ön şartı olarak kabul edilse de ABD’nin New Jersey eyaletinin Browns Mills şehrindeki Deborah Kalp ve Akciğer Merkezi (Deborah Heart and Lung Center) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Andrew Martin konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede Kovid-19’la ilişkili akut solunum sıkıntısı sendromundan (ARDS) şikayetçi olan hastalarda akciğer fonksiyonları normale döndükten sonra dahi bazen akciğerde kalıcı hasar veya fibroz (akciğer dokusunun kalınlaşması, sertleşmesi ve hastalıklı alanların yara izini andıran bir görünüm kazanması) geliştirebileceğini söyledi.
‘Healthline’ adlı internet sitesi tarafından 21 Nisan’da yayınlanan açıklamalarında Dr. Martin, Kovid-19 hastalarında görülen ve insan hayatını tehdit eden bir akciğer hasarı olan ARDS, yoğun bakım ünitesinde tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Özellikle hasta eğer yaşlıysa uzun vadede kalp, beyin ve böbreklerde bir takım sağlık problemleri oluşturma riski daha yüksektir.
Dr. Martin’in görüşleri, Deborah Kalp ve Akciğer Merkezi’nde yapılan gözlemlere dayanıyordu. Ancak bu organlarda neler olup bittiğinin ayrıntılarını izlemek için hastalarla birlikte çalışan başka araştırmacılar da var ve bunun için bazı tedavi yöntemleri geliştirmeye çalışıyorlar. Kovid-19’un kalbe yönelik etkisi ile ilgili son çalışma, kök hücre teknolojisi ile üretilen kalp kası hücreleri kullanılarak yapılırken 30 Haziran'da The New England Journal of Medicine (NEJM) tarafından yayınlanan çalışma, virüsün doğrudan kalp hücrelerine bulaşabileceğini gösterdi.
ABD merkezli Cedars Enstitü’de (CI) yapılan çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Aaron Sharma enstitünün internet sitesinde yayınlanan raporda, “Sadece kök hücrelerden türetilen kalp hücrelerinin virüs ile enfekte olmaya yatkın olduğunu keşfetmekle kalmadık, aynı zamanda virüsün kalp kası hücrelerinde hızla bölünebildiğini de gördük” ifadelerini kullandı.
Çalışma ayrıca Kovid-19 ile enfekte olan insan kök hücrelerinden türetilen kalp hücrelerinin gen ekspresyon (ifadesi) profillerini değiştirdiğini gösterdi.  Ayrıca, hücrelerin virüsle aktif olarak enfekte olabileceğini ve virüsü vücuttan atmaya yardımcı olmak için doğal ‘hücresel savunma mekanizmalarını’ harekete geçirebildiğini de ortaya koydu.
Araştırmacılar ayrıca ACE2 enziminin antikor tedavisinde kök hücrelerden türetilen yeni kök hücrelerle viral üremeyi azaltabildiğini keşfettiler. Bu da ACE2 enziminin virüsü kalp kası hücrelerine girmek için kullanılabileceğini gösterdi. Dr. Sharma, antikordaki ACE2 proteiniyle bloke edilen virüsün proteine kolayca bağlanamayıp hücreye de aynı kolaylıkla giremeyeceğini söyledi.
CI tarafından yapılan çalışma, aynı proteinin böbreklerde de bulunduğunu ortaya koydu. Kidney International (KI) dergisinin Haziran ayında yayınlanan son sayısında yer alan ve Çin’de Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybeden 29 kişi üzerinde gerçekleştirilen bir çalışmanın sonuçlarına göre bu kişilerden 9’unda böbrek yetmezliği belirtileri görülürken 7’sinin böreklerinde virüs partikülüne (iz) rastlandı. Bu da virüsün böbreklerdeki hücreleri istila etmesine yardımcı olan reseptörleri bulduğu anlamına geliyor.
Alzheimer's Disease (JAD) dergisinin son sayısında yayınlanan üçüncü bir araştırma ise virüsün ilk aşamada tat almaktan sorumlu epitel hücrelerindeki ACE2 enzimlerine bağlanmaya başladığında beyni üzerindeki etkilerini ortaya koyarken bu aşama hastalığın kolayca iyileştirilebileceğine işaret etti. Araştırmaya göre virüs ikinci aşamada, kan damarlarının iltihaplanmasına, aşırı kan pıhtılaşmasının artmasına neden oluyor. Bu aşamada vücudun güçlü bir bağışıklık tepkisi vermesi nedeniyle serebral arterlerde ve damarlarda pıhtılanmalar oluşuyor. Üçüncü aşamada ise bağışıklık sistemi viral moleküllerin kan-beyin bariyerine nüfuz etmesine, sinir hücrelerinin ölümüne ve ensefalite (beyin iltihabı) yol açan aşırı bir tepki veriyor.
Çalışmanın baş araştırmacısı olan nörolog Dr. Macid el-Fetuhi, MedScape internet sitesi tarafından geçtiğimiz Pazartesi yayınlanan raporda, Kovid-19’u atlatan bir hastanın gelecekte bilişsel bozukluk yaşama ihtimali olması nedeniyle hastaneden taburcu olduktan sonra hastanın düzenli olarak kontrollerle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte hastaneden ayrılmadan önce MR’dan geçmeleri gerektiğinin altını çizen Dr. Fetuhi, böylece doktorların hastalara ilişkin gelecekteki değerlendirme ve tedavi süreçlerinde bir başlangıç ​​noktasına sahip olabileceklerini söyledi.
Eğer hastalığa neden olan virüs temel olarak bir solunum virüsü ise diğer organlar üzerindeki etkisine ilişkin virüsün neden olduğu ‘sitokin fırtınası’ olarak bilinen bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepki şeklinde başka bir açıklama bulunuyor.
Konuya ilişkin Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Kahire’nin kuzeydoğusundaki Zagazig Üniversitesi’nde salgın hastalıklar uzmanı Prof. Dr. Muhammed Samir, “Sitokin fırtınasında bağışıklık sistemi vücudun dostu iken adeta düşmana dönüşüyor. Sitokinlerin viral enfeksiyonla mücadelede önemli bir rolü olmasına rağmen bağışıklık sisteminin verdiği aşırı tepki, organlar üzerinde büyük hasra neden olabiliyor. Bunun kanıtı ise Kovid-19 nedeniyle ölen bazı vakalarda böbrek yetmezliğinin görülmesidir. Bu da organların sitokin fırtınasından etkilendiğini gösterir” ifadelerini kullandı.
 



Breaking Bad kulisi karıştı: Ünlü isimden Walter White iddiasına yanıt

Bryan Cranston, lisede kimya öğretmenliği yaparken aldığı kanser teşhisiyle yeraltı dünyasında hızlı bir şekilde ilerleyen Walter White rolünde harikalar yaratmıştı (AMC)
Bryan Cranston, lisede kimya öğretmenliği yaparken aldığı kanser teşhisiyle yeraltı dünyasında hızlı bir şekilde ilerleyen Walter White rolünde harikalar yaratmıştı (AMC)
TT

Breaking Bad kulisi karıştı: Ünlü isimden Walter White iddiasına yanıt

Bryan Cranston, lisede kimya öğretmenliği yaparken aldığı kanser teşhisiyle yeraltı dünyasında hızlı bir şekilde ilerleyen Walter White rolünde harikalar yaratmıştı (AMC)
Bryan Cranston, lisede kimya öğretmenliği yaparken aldığı kanser teşhisiyle yeraltı dünyasında hızlı bir şekilde ilerleyen Walter White rolünde harikalar yaratmıştı (AMC)

Emmy adayı yıldız Steve Zahn, Walter White'ı oynama ihtimaline hiçbir zaman yaklaşmadığını söylüyor.

58 yaşındaki oyuncu, Hollywood Reporter'a verdiği yeni röportajda Bryan Cranston'ın 2016'da yayımlanan anı kitabı A Life in Parts'ta dile getirdiği iddiaya itiraz etti. Cranston, Zahn'ın Breaking Bad'deki ikonik Walter White rolü için düşünülen isimler arasında olduğunu yazmıştı.

Zahn, bu söylenti sorulduğunda kısaca "Hayır" yanıtını verdi. Muhabir, Cranston'ın bizzat kendisinin de Zahn'ın rol için yarıştığını söylediğini hatırlatınca Zahn şaşkınlığını gizlemedi: 

Gerçekten mi? Cranston harika ama buna inanmak zor. Bence Cranston yalan söylüyor!

Zahn, "Şu anda Londra'da bir oyun sahneliyor, ben de Londra'da çekimdeyim. Gidip onunla konuşacağım" diye ekledi.

xsdfrgt
Asla Yabancılarla Oynama (Joy Ride) ve Şafak Harekatı (Rescue Dawn) gibi yapımlarla tanınan Steve Zahn'ın son filmi Anakonda (Anaconda) halen sinemalarda gösterimde (Sony Pictures Releasing)

Cranston, Zahn'ın Walter White rolü için düşünülen isimler arasında yer aldığını hem anı kitabında hem de 2012'de Rolling Stone'a verdiği bir röportajda öne sürmüştü. 

69 yaşındaki Cranston, "Sony ve AMC benim doğru kişi olduğuma ikna olmamıştı çünkü Walter White, Malcolm in the Middle'daki Hal değildi" demiş ve rol için Zahn'ın adının geçtiğini duyduğunu belirtmişti.

Amerikalı aktör, "Eğer Walter'ı Steve Zahn oynasaydı, 'Aman Tanrım, Steve Zahn işte bu! Steve Zahn'dan başka birini bu rolde hayal edebiliyor musunuz?' derdik. Ve edemezdiniz" diye konuşmuştu.

Cranston, 2008-2013'te 5 sezon boyunca Breaking Bad'de kimya öğretmenliğinden uyuşturucu baronluğuna uzanan Walter White'ı canlandırdı. Televizyon tarihinin en iyilerinden biri olarak görülen performansı, ona Drama Dizisinde En İyi Erkek Oyuncu dalında 4 Emmy kazandırdı.

Cranston, Walter White rolüne, Aaron Paul'un başrolünde yer aldığı, 2019 yapımı El Camino: Bir Breaking Bad Filmi'nde (El Camino) ve öncül dizi Better Call Saul'un 2022'de yayımlanan final sezonunda geri dönmüştü.

Independent Türkçe, New York Post, Hollywood Reporter, Entertainment Weekly, Rolling Stone


Adım adım Oscar'a: DiCaprio'lu Savaş Üstüne Savaş'a bir ödül daha

Savaş Üstüne Savaş, eski devrimci Bob'un (DiCaprio), yıllar öncesinde örgütlerini bitirmeye ant içmiş bir devlet görevlisine karşı kızını korumaya çalışmasını konu ediniyor (Warner Bros. Pictures)
Savaş Üstüne Savaş, eski devrimci Bob'un (DiCaprio), yıllar öncesinde örgütlerini bitirmeye ant içmiş bir devlet görevlisine karşı kızını korumaya çalışmasını konu ediniyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Adım adım Oscar'a: DiCaprio'lu Savaş Üstüne Savaş'a bir ödül daha

Savaş Üstüne Savaş, eski devrimci Bob'un (DiCaprio), yıllar öncesinde örgütlerini bitirmeye ant içmiş bir devlet görevlisine karşı kızını korumaya çalışmasını konu ediniyor (Warner Bros. Pictures)
Savaş Üstüne Savaş, eski devrimci Bob'un (DiCaprio), yıllar öncesinde örgütlerini bitirmeye ant içmiş bir devlet görevlisine karşı kızını korumaya çalışmasını konu ediniyor (Warner Bros. Pictures)

"Radikal siyaseti" tersyüz ederken aksiyon ve kara komediyi harmanlayan Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another), dün gece (4 Ocak) düzenlenen 31. Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri'nde (Critics Choice Awards) En İyi Film seçildi. 

Başrolünde Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı film, gecede iki büyük başarı daha elde ederek Paul Thomas Anderson'a En İyi Yönetmen ve En İyi Uyarlama Senaryo ödüllerini getirdi.

Savaş Üstüne Savaş, En İyi Film ödülüne Bugonia, Frankenstein, Hamnet, Jay Kelly, Muhteşem Marty (Marty Supreme), Manevi Değer (Affeksjonsverdi), Günahkarlar (Sinners), Tren Düşleri (Train Dreams) ve Wicked: İyilik Uğruna (Wicked: For Good) gibi adayları geride bırakarak uzandı.

"Sevdiğiniz insanlarla birlikte olmanın kanıtı"

Gecenin ilerleyen saatlerinde En İyi Yönetmen ve En İyi Uyarlama Senaryo ödüllerini de kazanan 55 yaşındaki Anderson, sahnede En İyi Film ödülünü teslim alırken "Bu gerçekten harika, harika bir haber. Alıyoruz" diyerek ekledi: 

Bir sürü harika film var. Bu salonda olmak ve bütün bunun parçası olmak çok güzel. Bu oyuncu kadrosunun arkamda durması da öyle.

Konuşmasının başka bir bölümünde ise şunları söyledi: 

Bir film yaparken şimdiye kadar geçirdiğim en iyi zamandı diyebilirim ve bence bu da ekrana yansıyor. Sevdiğiniz insanlarla birlikte olmanın bir kanıtı bu. Çünkü az önce birinin dediği gibi; evet, bu güzel ve bu eğlenceli ama işin özü birlikte çalıştığınız insanlar. Günün sonunda geriye kalan da bu.

51 yaşındaki DiCaprio'nun son filmi Savaş Üstüne Savaş, Anderson'ın 2021 yapımı Licorice Pizza'dan bu yana çektiği ilk uzun metraj. 

DiCaprio'nun yanı sıra Teyana Taylor, Benicio del Toro, Regina Hall, Sean Penn ve Chase Infiniti'nin rol aldığı epik aksiyon, hem siyasi devrimi hem de baba-kız bağını merkeze alan geniş ölçekli bir hikaye anlatıyor.

DiCaprio En İyi Erkek Oyuncu dalında aday gösterilirken, rol arkadaşı Infiniti de En İyi Kadın Oyuncu dalında aday olmuştu. Del Toro ve Penn Yardımcı Erkek Oyuncu, Taylor ise Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde adaylık almıştı.

Canavarlar, vampirler ve cadılar ödülleri topladı

Film kategorisinde, Guillermo del Toro'nun Mary Shelley imzalı korku klasiğini gösterişli bir dille yeniden yorumladığı Frankenstein ve sıradışı vampir filmi Günahkarlar, geceden 4'er ödülle dönerek liderliği paylaştı. 

Frankenstein, Jacob Elordi'ye Canavar rolü nedeniyle verilen En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünün yanı sıra prodüksiyon tasarımı, saç-makyaj ve kostüm dallarında da ödüle hak kazandı.

uı8o9
Kaliforniya'nın Santa Monica kentinde düzenlenen 31. Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri töreninde, Savaş Üstüne Savaş'la En İyi Yönetmen seçilen Paul Thomas Anderson'a (solda) ödülünü Amerikalı sinemacı Ava DuVernay (sağda) takdim etti (AP)

Günahkarlar ise özgün senaryo, casting ve müzik dallarında ödüllendirildi. Filmin 20 yaşındaki yıldızı Miles Caton, En İyi Genç Oyuncu seçildi.

Tek plan çekimle anlatılan bir cinayet soruşturmasını konu alan Adolescence da 4 ödüllü yapımlardan biri oldu ve En İyi Mini Dizi heykelciğini kazandı. Stephen Graham, Owen Cooper ve Erin Doherty, aday gösterildikleri ödülleri silip süpürdü.

The Pitt, En İyi Drama Dizisi seçilirken, çarpıcı medikal dramanın yıldızları Noah Wyle ve Katherine LaNasa da ödül aldı. The Studio ise En İyi Komedi Dizisi seçildi. Dizinin yaratıcısı Seth Rogen komedide En İyi Erkek Oyuncu olurken, rol arkadaşı Ike Barinholtz Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı. 

The Studio, gişe rekorları peşinde koşan bir grup yöneticiyi izleyen acımasız bir Hollywood taşlaması diye tanımlanıyor. The Pitt ise acil serviste çalışan ekibin yıpratıcı bir vardiyada ayakta kalma mücadelesini konu alıyor.

Sinema tarafında Jessie Buckley, Hamnet'te yas tutan bir anneyi canlandırdığı rolüyle En İyi Kadın Oyuncu seçildi. Timothée Chalamet ise Muhteşem Marty'deki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. 29 yaşındaki oyuncu, sahneden üç yıllık sevgilisi Kylie Jenner'a teşekkür etti. 

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü ise Zach Cregger imzalı korku hiti Silahlar'da (Weapons) bir cadıyı ürpertici biçimde canlandıran Amy Madigan'a gitti.

Fenomen animasyona iki ödül

Netflix'in viral fenomeni K-Pop: İblis Avcıları (KPop Demon Hunters), En İyi Animasyon Film seçildi; ayrıca listeleri altüst eden hiti Golden'la En İyi Şarkı ödülünü de kazandı. 

Brezilya'daki askeri cunta döneminde geçen drama Gizli Ajan (O Agente Secreto), En İyi Yabancı Dilde Film ödülüne layık görüldü.

Geçen yıl, Charlie Kirk'ün öldürülmesi hakkında yaptığı yorumlar nedeniyle programı kısa süreliğine yayından çekilen Jimmy Kimmel, En İyi Talk Show ödülünü aldı. Kimmel, konuşmasında ifade özgürlüğünün önemini hatırlatırken, mevcut Beyaz Saray sakinine de laf çarptı:

Ve hepsinden önemlisi, başkanımıza, Donald Jennifer Trump'a teşekkür etmek istiyorum; o olmasaydı bu gece elimiz boş dönerdik. Yani teşekkürler Sayın Başkan; her gün yaptığınız onca saçma şey için. İki haftadır manşetlere doyamıyoruz ve yarın gece yayına dönüp bunları konuşmak için sabırsızlanıyoruz.

Gecenin sunuculuğunu Chelsea Handler üstlendi. Handler, açılış monoloğunda, geçen ay öldürülen usta yönetmeni Rob Reiner'ı "Hollywood'daki en iyi adam" sözleriyle andı.

Kazananların tam listesi
SİNEMA

En iyi film
Savaş Üstüne Savaş

En iyi erkek oyuncu
Timothée Chalamet / Muhteşem Marty

En iyi kadın oyuncu
Jessie Buckley / Hamnet

En iyi yardımcı erkek oyuncu
Jacob Elordi / Frankenstein

En iyi yardımcı kadın oyuncu
Amy Madigan / Silahlar

En iyi genç oyuncu
Miles Caton / Günahkarlar

En iyi yönetmen
Paul Thomas Anderson / Savaş Üstüne Savaş

En iyi orijinal senaryo
Ryan Coogler / Günahkarlar

En iyi kostüm tasarımı
Frankenstein

En iyi görsel efekt
Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash)

En iyi animasyon
KPop Demon Hunters

En iyi komedi
Çıplak Silah (The Naked Gun)

Yabancı dilde en iyi film
Gizli Ajan

En iyi şarkı
Golden /  K-Pop: İblis Avcıları

TELEVİZYON

Drama dalında en iyi dizi
The Pitt

Drama dalında en iyi erkek oyuncu
Noah Wyle / The Pitt

Drama dalında en iyi kadın oyuncu
Rhea Seehorn / Pluribus

Drama dalında en iyi yardımcı erkek oyuncu
Tramell Tillman / Severance

Drama dalında en iyi yardımcı kadın oyuncu
Katherine LaNasa / The Pitt

Komedi dalında en iyi dizi
The Studio

Komedi dalında en iyi erkek oyuncu
Seth Rogen / The Studio

Komedi dalında en iyi kadın oyuncu
Jean Smart / Hacks

Komedi dalında en iyi yardımcı erkek oyuncu
Ike Barinholtz / The Studio

Komedi dalında en iyi yardımcı kadın oyuncu
Janelle James / Abbott Elementary

En iyi mini dizi
Adolescence

En iyi TV filmi
Bridget Jones: Onun İçin Çıldırıyor (Bridget Jones: Mad About the Boy)

Mini dizi ya da TV filminde en iyi erkek oyuncu
Stephen Graham / Adolescence

Mini dizi ya da TV filminde en iyi kadın oyuncu
Sarah Snook / All Her Fault

Mini dizi ya da TV filminde en iyi yardımcı erkek oyuncu
Owen Cooper, “Adolescence”

Mini dizi ya da TV filminde en iyi yardımcı kadın oyuncu
Erin Doherty / Adolescence

Yabancı dilde en iyi dizi
Squid Game

En iyi animasyon
South Park

En iyi talk show
Jimmy Kimmel Live!

Independent Türkçe, People, Variety, Deadline, Hollywood Reporter


Avatar 3'ün hasılatı 18 günde 1 milyar doları geçti

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
TT

Avatar 3'ün hasılatı 18 günde 1 milyar doları geçti

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)

Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), vizyona girişinin 18. gününde gişede 1 milyar dolar barajını aştı. Filmin bilet satışları ABD'de 306 milyon dolar, uluslararası pazarlarda 777,1 milyon dolar olmak üzere toplamda 1,83 milyar dolara ulaştı.

Serinin üçüncü filmi, 2022 yapımı selefi Avatar: Suyun Yolu'na (Avatar: The Way of Water) kıyasla 1 milyar doları biraz daha yavaş geçti. Suyun Yolu bu eşiği 14 günde aşarken, 2009 tarihli Avatar aynı kilometre taşına 17 günde ulaşmıştı. 

Elbette her iki film de sinema salonlarında uzun süre büyük ilgi görmüş, üst üste 7 hafta sonu gişenin zirvesinde kalmış ve nihayetinde sinema tarihinin en büyük yapımları arasına girmişti. İlk Na'vi macerası 2,9 milyar dolar, devam filmi ise 2,3 milyar dolar hasılat elde etmişti.

2 milyar doları da aşabilecek mi?

Avatar 3'ün dünya genelinde 2 milyar doları aşıp aşamayacağı ise şimdilik belirsiz. Bu hedefe ulaşılmasında belirleyici unsurun yine, ilk iki filmle çıtayı arşa çıkaran uluslararası izleyici olması bekleniyor. 

İlk Avatar, yalnızca uluslararası pazarlardan 2,1 milyar dolar kazanmış; devam filmi ise ABD dışından 1,65 milyar dolar gelir elde etmişti. 

Üçüncü filmde halihazırda en yüksek hasılatın geldiği başlıca pazarlar ise 138 milyon dolarla Çin, 81 milyon dolarla Fransa, 64 milyon dolarla Almanya ve 44 milyon dolarla Güney Kore.

Ateş ve Kül, Lilo ve Stiç (Lilo & Stitch) ve Zootropolis 2'nin (Zootopia 2) ardından, Disney'nin 2025'te 1 milyar doları aşan üçüncü filmi oldu. Disney'nin rakipleri 2023'ten bu yana 1 milyar doları geçen tek bir film çıkaramadı.

Bu yapımlar, stüdyo için güçlü geçen bir yılın da altını çiziyor: Disney, Kovid döneminden bu yana ilk kez küresel gişede 6 milyar 580 milyon doların üzerinde gelir elde etti. Pazar payı açısından da sektörün lideri konumundaki stüdyo, gişede rakiplerine en az 2 milyar dolar fark attı.

Savaş daha da büyüyor

Avatar: Ateş ve Kül'le izleyiciler, görkemli Pandora dünyasına bir kez daha dönerken, Sam Worthington'ın canlandırdığı Jake Sully, Zoe Saldaña'nın hayat verdiği Neytiri ve ailelerinin savaşı, ateş temalı yeni bir Na'vi kabilesiyle karşılaşmalarıyla daha da şiddetleniyor.

Ateş ve Kül, Jake ve Neytiri'nin oğulları Neteyam'ın ölümünün ardından yaşananları konu alıyor. Film, aynı zamanda Kül Halkı diye bilinen ve Mangkwan adlı ateş klanına liderlik eden Varang karakteriyle yeni ve ürkütücü bir tehdidi de izleyiciyle tanıştırıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Worthington ve Saldaña'nın yanı sıra Stephen Lang, Jack Champion, Sigourney Weaver ve Britain Dalton geri dönerken; Oona Chaplin ve David Thewlis seriye yeni katılan isimler arasında yer alıyor.

Avatar: Ateş ve Kül, 19 Aralık'tan beri sinemalarda.

Independent Türkçe, Variety, Deadline