Deniz altındaki yaşamı izlemek için su altında kablosuz internet

 Deniz altındaki yaşamı izlemek için su altında kablosuz internet
TT

Deniz altındaki yaşamı izlemek için su altında kablosuz internet

 Deniz altındaki yaşamı izlemek için su altında kablosuz internet

İnsanlar, telgraf ve telefonların icadından çok önce duman, ışık sinyalleri, alevler, aynalar, sinyaller ve bayraklar kullanarak eski zamanlardan beri dünya üzerinde hakkında bilgi aktarmanın yollarını biliyorlardı.
İnternetin hayatımızda dünya çapında on milyarlarca cihazı birbirine bağlayan vazgeçilmez bir iletişim aracı olmasının ardından, bilim insanları sualtı iletişim teknolojileri geliştirme olasılığını araştırmaya başladı.

Su iletişim teknikleri
Peki Neden daha iyi su altı iletişimi geliştirme ihtiyacı hissediliyor? Nisan 1912'de yaşanan ve kesin konumu 1985 yılına gizemli kalan okyanusta batan dev Titanic gemisinin kazasının bir incelemesi  Woods Hole Oşinografi Enstitüsü tarafından yapılmıştı. O zamandan beri, bilim insanları özellikle de kablo gerektirmeyen daha iyi sualtı iletişim sistemleri geliştirmek istiyor.
Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki  (KAUST) ekibini kablosuz su iletişim teknolojilerini geliştirmeye yönlendiren Bilgisayar Bilimleri Profesörü Dr. Basim Sehada, “Aslında, radyo sinyalleri, ses veya görünür ışık kullanılarak  sualtı iletişimi mümkün olabilir. Ancak radyo sinyalleri veriyi kısa mesafelerde taşıyabiliyor. Öte yandan, ses sinyalleri uzun mesafeleri destekler, ancak veri hızı çok sınırlıdır. Görünür ışığa gelince, çok fazla veri taşıyarak uzaklara gidebilir. Ancak ışın verici ve alıcılar arasında net bir görüş hattı gerektirir.” ifadelerini kullandı.
Bu hipoteze dayanarak, KAUST araştırma ekibi, LED teknolojisi veya lazer ışınları kullanarak multimedya mesajları gönderme gibi internet hizmetlerini destekleyen 'Aqua-Fi' adlı bir sualtı radyo sistemi geliştirmeyi başardı.
Bu bağlamda 'Wi-Fi' terimi, televizyon ve radyo setleri gibi elektromanyetik dalgaları kullanan yerel bir kablosuz ağ teknolojisini ifade ediyor.

AQUA-Fİ sistemi
'Aqua-Fi' sistemi nasıl çalışır? KAUST araştırmacıları, telefonun Pi Raspberry sualtı modemine bağlanması için düzenli bir 'Wi-Fi' sinyali yardımıyla su altından yüzeye veri göndermek adına su geçirmez bir akıllı telefon kullandılar. Bu modem aracılığıyla kablosuz sinyal optik bir sinyale dönüştürüldü ve uydu yoluyla internete bağlı bir su yüzeyi alıcısına yönlendirildi. Cihaz, fotoğraf ve videoları çok yüksek hızlarda çalışan ve söndüren ışık ışınlarına dönüştürülen bir seriye dönüştürür.
Aqua Fi sisteminin 2017 yılında KAUST bilim insanları tarafından su altında 1.2 GB'lık bir dosya göndermek için mavi bir lazer kullanılarak geliştirildiğini belirtmek gerekir. Dr. Sehade konuyla ilgili açıklamasında, “O dönem şu soruyu sorduk: Kim sadece bir dosyayı aktarmakla ilgileniyor? Sonra devam edip daha hayati ve önemli bir şey yapmaya karar verdik” şeklinde konuştu.
Araştırma ekibini, canlı video çekimlerini yüksek çözünürlükte iletebilen bir sistem oluşturmak amacıyla çift yönlü iletişim teknolojilerinin kullanımını düşünmeye iten bu düşünce oldu.
Ekip, lazerler yerine LED kullandı, ancak yüksek veri hızlarını iletecek kadar güçlü olmadıklarını, maksimum iletim paket mesafesinin sadece 7 metre ile sınırlı olduğunu ve veri aktarım hızının hızının 100 kbps olduğunu buldular.
Araştırmacılar burada, statik su içinde birbirinden iki metre uzaklıktaki iki bilgisayar arasında aynı anda multimedya yükleyip  sistemi test ettiler. Saniyede 2,11 MB maksimum veri aktarım hızı, 20 metre mesafe ve ortalama 1,00 milisaniye gecikme kaydedildi. Dr. Sehade, sualtında ilk  kez kablosuz internetin kullanıldığını söyledi. Sistemin hali hazırda Pi Raspberry ile sınırlı olduğunu söyleyen Profesör, daha fazla iletişim kurabilen ve daha fazla veri iletebilen daha güçlü lazerler kullanmak için, 'Raspberry Pi' nin özel bir optik modem ile değiştirilmesi gerekeceğini kaydetti.

Geniş uygulamalar
Kendinize şu noktada bu soruyu sorabilirsiniz: Neden sualtında internete ihtiyaç var? Dr. Sehade bu sorunun cevabını yanıtlıyor. Denizaltı kablosuz internet dalgıçların manuel sinyaller olmadan konuşmalarını ve yüzeye canlı veri göndermelerini sağlayacak.
Bilim insanları, bu teknolojinin, petrol endüstrisinden su ürünleri yetiştiriciliğine ve balıkçılık endüstrilerine kadar sayısız endüstrileri geliştirebilecek çok çeşitli uygulamalarda işe yarayabileceğine inanıyor. Kirlilik kontrolü, deniz ortamının korunması, mercan resifleri, iklim kaydı, okyanus gözlemi ve okyanus tabanındaki nesnelerin algılanması, gelişmiş su altı iletişiminden yararlanabilecek diğer alanlardır.
Bugün, Microsoft gibi bazı teknoloji devi şirketlerin soğutma ekipmanı ve enerji maliyetleri gibi maliyetlerden tasarruf etmek adına sualtı veri merkezleri oluşturma olasılığını araştırdıklarını görüyoruz. Eğer bu merkezler su altında kurulmuşsa, internetin de olması gerekiyor.

Tasarım zorlukları
Hali hazırda 'Aqua-Fi' hizmetinin karşı karşıya kaldığı zorluklar vardır. Araştırmacılar çeşitli engellerin üstesinden gelene dek sistem ticari olarak mevcut olmayacaktır. Profesör bu konuda, “Bağlantı kalitesini ve iletim aralığını daha hızlı elektronik bileşenlerle iyileştirmeyi umuyoruz. Işık hareketli suda alıcı ile tamamen aynı hizada kalmalıdır, bu nedenle ekip ışığı her açıdan yakalayabilen küresel bir alıcıya ihtiyaç” yorumunda bulundu.
Şarku’l Avsat’ın haberine göre Sehade açıklamasında, “İnterneti su altında nasıl inşa edeceğinizi hayal etmek istiyorsanız, lazeri hizalamak en zor kısım olmaya devam ediyor” dedi.



Elektrikli araç bataryalarında devrim: Hesaplı geri dönüşüm yöntemi bulundu

Uzmanlar lityum batarya geri dönüşümünde kullanılan mevcut yöntemlerin yüksek maliyetli olduğunu söylüyor (Reuters)
Uzmanlar lityum batarya geri dönüşümünde kullanılan mevcut yöntemlerin yüksek maliyetli olduğunu söylüyor (Reuters)
TT

Elektrikli araç bataryalarında devrim: Hesaplı geri dönüşüm yöntemi bulundu

Uzmanlar lityum batarya geri dönüşümünde kullanılan mevcut yöntemlerin yüksek maliyetli olduğunu söylüyor (Reuters)
Uzmanlar lityum batarya geri dönüşümünde kullanılan mevcut yöntemlerin yüksek maliyetli olduğunu söylüyor (Reuters)

Bilim insanları elektrikli araç bataryalarını hesaplı bir şekilde geri dönüştürmenin yolunu buldu. Yeni yöntemin muazzam miktarda çevresel atığın önüne geçmesi bekleniyor.

Elektrikli araçların hızla yaygınlaşmasıyla uzmanlar, bunlara güç veren bataryaların kullanım ömrü dolduğunda çöpe gitmemesi için çözüm arıyor.

Atıkların çevresel etkileri endişe yaratırken, içerdikleri lityum geri dönüştürülerek yeni bataryalarda kullanılma potansiyeli taşıyor.

Tesla ve BYD gibi büyük şirketlerin araçlarında kullandığı lityum demir fosfat (LFP) bataryalar, nikel ve kobalt bazlı olanlardan daha ucuz ve güvenli olmasıyla öne çıkıyor.

Ancak demir ve fosfat, nikel veya kobalt kadar değerli olmadığı için geri dönüşüm projeleri çoğunlukla LFP bataryaları göz ardı ediyor. Üstelik mevcut yöntemler yüksek enerji harcanmasına ve ciddi miktarda atık oluşmasına yol açıyor.

Öte yandan LFP bataryaların avantajları nedeniyle yaygınlaşması, atık sorununu daha da büyütüyor.

Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden Kyoung-Shin Choi, "Şu anda pazar bu bataryalara yönelse de kullanılmış LFP bataryalardan lityumu geri kazanmak için ekonomik açıdan uygun bir yöntem yok" diyor.

Choi ayrıca madenlerden ve tuzlu su yataklarından lityum elde etmek, geri dönüşümden daha ucuz olsa da birçok çevresel zararı olduğunu da söylüyor.

Bu nedenle Choi liderliğindeki bir ekip, hem daha hesaplı hem de çevreye daha az zararı olacak bir yöntem geliştirdi.

Elektrokimyasal bir süreç içeren bu teknikte ilk olarak bataryalardaki lityum iyonları, orta derecede asidik bir çözeltiyle süzülüyor. Ardından bir depolama elektrodu üzerine konan iyonlar ayrı bir çözelti içine bırakılıyor. Böylece yüksek saflıkta lityum bileşikleri elde ediliyor.

Oda sıcaklığında gerçekleştirilen bu işlemin düşük seviyede kimyasal gerektirmesi gibi avantajları var.

Bulguları hakemli dergi ACS Energy Letters'ta yayımlanan çalışmada ekip, yöntemi hem LFP bataryalarda hem de bataryaların parçalanmasıyla ortaya çıkan "kara kütle" üzerinde test ederek etkileyici sonuçlar elde etti.

Araştırmanın ardından patent başvurusu yapan ekip, yeni yöntemin sektörde yaygınlaşması için çalışmalar yürütüyor.

Choi, "Teknoloji işe yarıyor ancak en düşük maliyetli şekilde ölçeklendirilmesi önemli" diyor.

Independent Türkçe, ScienceBlog, Wisconsin-Madison Üniversitesi, ACS Energy Letters


Nvidia robot beynini tanıttı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Nvidia robot beynini tanıttı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Önde gelen yapay zeka çip üreticisi Nvidia, yeni nesil ultra güçlü insansı makineler için tasarlanmış bir "robot beyni" piyasaya sürdü.

Şirketin önceki nesline nazaran 7,5 kat daha hızlı Jetson AGX Thor çipi, Amazon ve Meta gibi şirketler tarafından inşa edilen üretime hazır robotlara takılabili

3 bin 499 dolara mal olan yeni çip, insanlarla etkileşim kurmak için ChatGPT gibi üretken yapay zeka modellerini çalıştırabilirken, aynı zamanda etraflarındaki dünyayı yorumlamak için görsel modelleri de destekliyor.

OpenAI'ın ChatGPT'sinin Kasım 2022'de piyasaya sürülmesinin ardından yaşanan yapay zeka patlaması, Nvidia'nın hisse fiyatını üç yıldan kısa sürede 10 kat artırdı.

Nvidia'nın patronu Jensen Huang, robot teknolojilerini ABD merkezli firmanın gelecek yıllardaki en iyi büyüme fırsatı olarak görüyor.

Huang, "Jetson Thor'u, fiziksel dünyayla etkileşime giren ve bu dünyayı giderek daha fazla şekillendiren robotik sistemler üzerinde çalışan milyonlarca geliştirici için tasarladık" dedi.

Eşsiz performans ve enerji verimliliğinin yanı sıra birden fazla üretken yapay zeka modeli en iyi şekilde çalıştırma becerisiyle Jetson Thor, fiziksel yapay zeka ve genel robotik çağını açacak nihai süper bilgisayar.

xscdfgr
Nvidia Jetson AGX Thor, üretken yapay zeka ve görsel modelleri çalıştıracak kadar güçlü (Nvidia)

Nvidia halihazırda önde gelen robot markaları Boston Dynamics, Figure ve Agility Robotics'e ürün satıyor ancak bu makinelere yönelik çipler şirketin gelirinin yalnızca yüzde 1'inden azını oluşturuyor.

İnsansı robotların ötesinde, Nvidia'nın Jetson çipleri için gelecekteki kullanım alanları arasında tam otonom sürücüsüz araçlar yer alabilir.

Yakın zamanda görülecek uygulamalar muhtemelen karmaşık ve yapılandırılmamış ortamlarda çalışabilen ev tipi ve endüstriyel robotlarda olacak.

Amazon Robotics'in baş teknoloji uzmanı Tye Brady, "Lojistikte robot teknolojisinin geleceği, giderek daha akıllı ve otonom sistemlerin kullanılabilmesine bağlı" dedi.

Dinamik gerçek dünya ortamlarında güvenle çalışabilen Nvidia Jetson Thor, malların küresel taşınması ve yönetimini dönüştürecek yeni nesil yapay zeka destekli robotları geliştirmek ve ölçeklendirmek için gereken hesaplama gücünü ve enerji verimliliğini sunuyor.

Independent Türkçe 


Microsoft'un İsrail ordusuyla iş birliği yapmasını protesto etmek amacıyla şirket başkanının ofisine baskın düzenleyen 7 kişi gözaltına alındı

TT

Microsoft'un İsrail ordusuyla iş birliği yapmasını protesto etmek amacıyla şirket başkanının ofisine baskın düzenleyen 7 kişi gözaltına alındı

Microsoft'un İsrail ordusuyla iş birliği yapmasını protesto etmek amacıyla şirket başkanının ofisine baskın düzenleyen 7 kişi gözaltına alındı

Eylem organizatörlerine göre polis, Gazze Şeridi'nde devam eden savaş sırasında şirketin İsrail ordusu ile olan ilişkisine yönelik protestoların bir parçası olarak Microsoft Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Şirket Başkanı Brad Smith'in ofisini basan 7 kişiyi gözaltına aldı.

Eylemi organize eden ‘No Azure for Apartheid’ adlı grup, gözaltına alınanlar arasında Microsoft'un mevcut ve eski çalışanlarının da bulunduğunu belirtti.

gthyj
ABD'nin Seattle kentinde düzenlenen Build 2025 etkinliğinde Microsoft CEO'su Satya Nadella'nın sunumunu kesintiye uğrattığı için bir kadın izleyici salondan çıkarıldı. (Arşiv – AFP)

Azure, şirketin ana bulut bilişim platformudur. Microsoft, İsrail'in Filistin hedeflerine saldırılar düzenlemek için bu platformu kullandığını belirten İngiliz gazetesi The Guardian'ın bu ay yayınladığı bir raporu incelediğini duyurdu.

ffdvgf
Microsoft'un Azure yapay zekâ hizmetleri ekibinde görev yapan Joe Lopez, ABD'nin Seattle kentinde düzenlenen Build 2025 etkinliğinde Microsoft CEO'su Satya Nadella'nın sunumunu kesintiye uğrattığı için salondan dışarı çıkarıldı. (Arşiv – AFP)

Twitch'te canlı yayınlanan görüntülerde, polis ofise baskın düzenleyip protestocuları gözaltına alırken, başka bir grubun da binanın dışında toplandığı görüldü.

Öğleden sonra düzenlenen basın toplantısında Brad Smith, gözaltına alınanlardan ikisinin Microsoft'ta çalıştığını doğruladı. Geçen hafta polis, şirketin genel merkezinde benzer bir protesto sırasında 18 kişiyi gözaltına almıştı.

cdfgth
Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlar sırasında İsrail askerleri (İsrail ordusu)

No Azure for Apartheid adlı grup, birkaç aydır protestolar düzenliyor. Mayıs ayında şirket, CEO Satya Nadella'nın konuşmasını kesen bir çalışanı ve nisan ayında da 50. yıl kutlamalarını kesen iki çalışanı işten çıkardı.

Protestocular, şirketin İsrail ile ilişkilerini kesmesini ve Filistinlilere tazminat ödemesini talep ediyor.