Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu: 105 kişi hakkında işlem başlatıldı

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu: 105 kişi hakkında işlem başlatıldı
TT

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu: 105 kişi hakkında işlem başlatıldı

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu: 105 kişi hakkında işlem başlatıldı

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, çeşitli sektörlerde yolsuzluk yaptığından ve rüşvet aldığından şüphelenilen kişiler hakkında soruşturma başlattı.
Komisyon’dan bir yetkili, kişisel çıkarları adına kamu malına zarar veren ve bu gerekçeyle iş pozisyonunu kullanan herkesin takip edildiğini belirterek, prosedürleri ihlal edenler hakkında gerekli olan tedbirlerin alınacağını belirtti.
Suudi Elektrik Şirketi'nde çalışan 3 çalışanın bir Fransız şirketinden 535 bin euroya kadar rüşvet aldığı ve bu parayı şirketin talebi üzerine açılmış gibi göstererek yabancı bir ülkede açtıkları hesapta sakladıkları tespit edildi. Bahsi geçen 3 çalışanın şirketin Fransa'daki genel merkezini ziyaretleri sırasında seyahat, konaklama ve yeme masrafları için yaklaşık 30 bin Euro aldığı ve Suudi Elektrik Şirketi'nin bilgisi olmadan buradaki yöneticilerle görüştükleri kaydedildi. İş pozisyonlarını kötüye kullanan bu çalışanlardan biri ise Suudi Arabistan içerisindeki tedarikçilerden 800 bin riyal rüşvet alarak, elektrik şirketiyle sözde tedarik sözleşmesi yaptı.
Komisyon ayrıca bir üniversitede 80 bin riyal rüşvet talebinde bulunan ve aynı zamanda üniversitenin işletme şirketleriyle yaptığı bir anlaşmada usulsüzlük yapan kişi hakkında da işlem başlattı.
İskan Bakanlığı ile işbirliği halinde çalışan Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu,  biri askeri sektörde ikisi ise İskan Bakanlığı’na bağlı şirketlerden birinde ‘gayrimenkul değerlendirme uzmanı’ olarak görev yapan toplam 3 kardeş hakkında soruşturma başlattı. Sağlık Bakanlığı’nda çalışan bir doktora ise, pandemi sürecinde alınan önlemleri hiçe sayarak yeni tip koronavirüs bulaşmış bir kişiyi kaçırmak suçlamasıyla soruşturma açıldı. Bir diğer olay ise Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan bir çalışanın yapılan her iş başvurusunda rüşvet alması konusu ile ilgili.
Komisyon ayrıca İçişleri Bakanlığı ile işbirliği içinde, sokağa çıkma yasağı sırasında yabancı uyruklu kişilerden rüşvet talep eden bir çalışanın işini askıya aldı.
Gümrük Bakanlığı ile işbirliği içinde, kara limanlarından birinde dolandırıcılık ve rüşvet talep eden 5 gümrük memurunun işine son verildi. Bahsi geçen kişilerin emir ve talimatlara müdahale ederek ve 264 bin riyal tutarında rüşvet alarak, kaçakçılık yapan kişilere yardım ederek mesleklerini kötüye kullandığı aktarıldı.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nda çalışan bir kişi de, arşivlerin kopyalanması karşılığında 110 bin riyal rüşvet almakla suçlandı.
Özel bir hastane sahibi olan bir diğeri ise, koronavirüsten etkilenen özel sektör çalışanlarına destek sağlamak amaçlı hazırlanan paketten kar elde etmek adına verilen talimatları ihlal ederek 1,5 milyon riyal dolandırıcılık yapmakla suçlandı.
Suudi Arabistan’da Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu çeşitli sektörlerde görev yapan ve görevini ihlal eden yaklaşık 105 kişi hakkında işlem başlatarak, ülke genelindeki yolsuzlukla mücadelesini sürdürüyor.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.