Ofek 16: İran'ın nükleer kapasitesini artırmasını engelleyecek yeni bir İsrail casus uydusu

Ofek 16: İran'ın nükleer kapasitesini artırmasını engelleyecek yeni bir İsrail casus uydusu
TT

Ofek 16: İran'ın nükleer kapasitesini artırmasını engelleyecek yeni bir İsrail casus uydusu

Ofek 16: İran'ın nükleer kapasitesini artırmasını engelleyecek yeni bir İsrail casus uydusu

İsrail güvenlik bürokrasisi İsrail’in uzaya fırlattığı Ofek 16 isimli yeni uydunun temel görevinin Tahran'ın nükleer faaliyetlerini izlemek ve bu faaliyetleri geliştirmesini engellemek olduğunu açıkladı.
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran hakkında casusluk yapmaktan sorumlu Yossi Cohen’in dış istihbarat servisi Mossad’daki başkanlık süresini uzatma kararı verdi.
Söz konusu liderler, Ofek 16’ın fırlatılmasının İsrail’in uzay yeteneklerinde bir sıçrama sayıldığını vurguladı.
Ben Gurion Uluslararası Havalimanı yakınlarındaki Palmachim üssünden fırlatılan ve İsrailli ekiplerin kullandığı uçakların takip ettiği Ofek 16, aynı zamanda kontrol merkezi ve Palmachim üssündeki ekipler tarafından da gözetlendi.
İsrail'in fırlattığı en gelişmiş nitelikteki bu uydu, dünya çevresindeki yörüngeye girmeyi başararak yüksek çözünürlükteki son teknoloji kamerası ile uzaydan görüntü göndermeye başladı. Ofek 16’yı “İsrail’in İran’ı uzaydan gözetleyen gözleri” şeklinde niteleyen alternatif Başbakan ve Savunma Bakanı Benny Gantz ise şu ifadelerde bulundu:
“Tahran'ın nükleer faaliyetini gizlemesi zor olacak. Ofek 16’nın bu gece uzaya başarıyla fırlatılması, güvenlik birimleri ve bilhassa hava endüstrilerinin genel olarak gerçekleştirdiği bir diğer büyük başarıdır. Nitekim İsrail'in teknolojik ve istihbarat üstünlüğü, ülke güvenliğinin temel taşıdır. İsrail'in uzaya uydu fırlatma yeteneğine sahip 13 ülkeden biri olduğu gerçeği, öylesine değildir. Zirâ İsrail'in tüm cephelerde ve her yerdeki gücünü artırmaya ve sağlamlaştırmaya devam edeceğiz.”
İsrail’in ilk casus uydusu Ofek 1, tam bir gizlilik ve karartma altında 19 Eylül 1988'de fırlatılmıştı. Ardından, uzaya 14 uydu daha fırlatıldı. İsrail Uzay Ajansı tarafından yapılan açıklamaya göre “İsrail, bölgedeki göreceli üstünlüğünü ve istihbarat yeteneklerini korumak için nadir uydu yetenekleri geliştirdi.”
Gözlemciler, Ofek 16’nın uzaya fırlatılmasını, özellikle de İran'daki nükleer tesislerin tanık olduğu patlamalardan bahseden raporlar ışığında, Netanyahu'nun Mossad Başkanı Yossi Cohen'in görev süresini uzatma kararına bağladı.
Netanyahu’ya çok yakınlığı ile bilinen ve 6 senedir söz konusu görevde bulunan Cohen, Netanyahu için İran'a yönelik siyasi, güvenlik ve stratejik bir kampanya yürütüyor; bir yandan da İran hakkında doğru istihbarat topluyor.
İran'ın nükleer arşivi, Cohen'in başkanlığı altında kaçırılmış, İran güvenlik servisleri tarafından keşfedilmeden Tahran'dan İsrail'e getirilmiş; aynı zamanda birçok İran faaliyeti hakkında çeşitli malumat toplanmıştı. Bununla birlikte, hem nükleer proje ile doğrudan mücadele hem de Suriye ve Irak'taki İran faaliyetleri düzeyinde ciddi askeri darbeler yönetilmişti.
Yossi Cohen, İran askeri faaliyetlerinden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen ülkelerden uluslararası ve bölgesel işbirliği kurma çerçevesinde birçok siyasi misyon yürütüyor. Diğer yandan, Netanyahu'nun uzun yıllar sonraki varisinin Cohen olmasını istediğini söyleyenler var.
Eski bir Mossad lideri olan General Haim Tomer, Mossad’ın Cohen başkanlığı altında İsrail'in dış güvenlik politikasını yöneten devasa bir örgüt haline geldiğini belirtti. Nitekim ABD Dışişleri Bakanı veya herhangi bir üst düzey yetkili İsrail'e geldiği vakit, burada başka bir yetkiliyle görüşmeden önce ilk olarak Cohen ile görüşüyor.
Tomer, Cohen'in görev süresinin tam da bu vakitte uzatılmasının hayati ve kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu, zirâ “İsrail’in, İran'ın nükleer projesini geliştirme planlarına karşı sert bir savaş sürdürdüğünü” vurguladı.
Aynı zamanda “İran'ın tesislerindeki bazı bombalamalardan İsrail'in sorumlu olduğuna dair uluslararası medyada yer alan atıflar önemli değil. Önemli olan, Natanz'daki patlamaların başlangıçta düşündüklerinden çok daha ciddi oluşu. Bu patlamaların santrifüj üretimini engelleyeceğine şüphe yok” ifadelerinde bulundu.
Dün New York Times gazetesinde çıkan ve Tel Aviv muhabiri Ronen Bergman’ın da katkıda bulunduğu bir haberde, adı gizlenen “Ortadoğulu bir istihbaratçının” Natanz’a darbe vuranın İsrail olduğu açıklamaları yer aldı. Eski Mossad yetkilisi Tomer ise söz konusu kaynağın İsrailli bir yetkili olduğunu öne sürdü.
Haberde, İsrail'in Natanz’ı söz konusu patlamada ‘çok güçlü bombalar’ ile hedef aldığı doğrulandı. Ancak kaynak, İran’daki bir kimyasal tesisteki elektrik santrallerinde meydana gelen diğer patlamalardan ve klor gazı sızıntısından İsrail’in sorumlu olmadığını belirtti. Bu sözler, söz konusu olayların arızadan kaynaklandığını söyleyen İranlı yetkililerin açıklamalarını tasdiklemiş oldu.



Netanyahu: Mladenov, Gazze için kurulan Barış Konseyi’nin direktörü olacak

Bulgar diplomat Nikolay Mladenov (AFP)
Bulgar diplomat Nikolay Mladenov (AFP)
TT

Netanyahu: Mladenov, Gazze için kurulan Barış Konseyi’nin direktörü olacak

Bulgar diplomat Nikolay Mladenov (AFP)
Bulgar diplomat Nikolay Mladenov (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün (Perşembe)yaptığı açıklamada, eski BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov’un, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’ye ilişkin planında öngörülen “Barış Konseyi Direktörü” görevini üstleneceğini söyledi.

AFP’ye konuşan Cumhurbaşkanlığı Ofisi yetkilileri, İsrail Cumhurbaşkanı İsak Herzog’un bugün Nikolay Mladenov ile görüştüğünü teyit etti.

Bulgar diplomat Mladenov, 2015’in başından 2020’nin sonuna kadar Birleşmiş Milletler’in Ortadoğu Barış Süreci Özel Temsilcisi olarak görev yapmıştı. Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığı habere göre Mladenov’un, Perşembe günü ilerleyen saatlerde Netanyahu ile de görüşmesi bekleniyor.

Trump’ın Gazze için hazırladığı ve 20 maddeden oluşan barış planına göre Gazze Şeridi; Barış Konseyi’nin gözetimi ve denetimi altında, partiler üstü teknokratlardan oluşan geçici bir Filistinli komite tarafından yönetilecek.

ABD merkezli Axios sitesinin Amerikalı yetkililer ve konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump’ın söz konusu konseyi gelecek hafta ilan etmesi bekleniyor. Bu adımın, İsrail ile Hamas arasında varılan ve geçen yıl 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması kapsamında atılacağı belirtildi.

Haberde ayrıca, Barış Konseyi’nin yaklaşık 15 dünya liderinden oluşacağı ifade edildi.


ABD'nin Salt Lake City kentinde meydana gelen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti

Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
TT

ABD'nin Salt Lake City kentinde meydana gelen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti

Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)

Yerel medya dün, ABD’nin Utah eyaletindeki Salt Lake City kentinde bir kilisede düzenlenen cenaze töreni sırasında meydana gelen silahlı saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğini, bazı kişilerin de yaralandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Deseret News’ten aktardığına göre saldırı, kiliseye ait otoparkta gerçekleşti. KUTV televizyonu ise şüphelinin henüz yakalanamadığını aktardı.

Saldırı sırasında kilise içinde onlarca kişinin bulunduğu, hayatını kaybedenlerin ve yaralananların tamamının yetişkin olduğu kaydedildi.

AP’nin aktardığına göre polis, saldırganın herhangi bir dine karşı özel bir husumet taşıdığına dair bulgu olmadığını açıkladı.

xsdfrgt
Kilise binasının yanındaki polis aracı (AP)

Salt Lake City Polis Şefi Brian Reid, “Bunun belirli bir dine veya benzer bir şeye yönelik hedefli bir saldırı olduğunu düşünmüyoruz” dedi.

Polis, olayın rastgele gerçekleştiğine de inanmadıklarını açıkladı. Yetkililer, hâlâ herhangi bir şüphelinin yakalanmadığını bildirdi.

Brennan McIntyre, eşi Kina ile birlikte otoparkın bitişiğindeki dairelerinde televizyon izlerken silah seslerini duyduklarını söyledi. McIntyre, “Koltuktan fırladım ve durumu görmek için dışarı koştum” dedi.

McIntyre, “O anda yerde birini gördüm. İnsanlar ona yardım etmeye çalışıyor, ağlıyor ve bağrışıyordu” şeklinde konuştu.

juı
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)

Olayın ardından yaklaşık 100 polis ve güvenlik aracı bölgeye sevk edildi, helikopterler ise havadan gözetleme yaptı.

Belediye Başkanı Erin Mendenhall, “Böyle bir şeyin asla ibadet yerinde olmaması gerekirdi. Asla bir cenaze töreni alanında yaşanmamalıydı” ifadelerini kullandı.

Kilisenin sözcüsü, kurumun kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde olduğunu ve kurtarma ekiplerinin çabalarına minnettar olduklarını açıkladı.

xcdfgth
Olayın meydana geldiği kilisenin yakınında sevdiklerinin yasını tutan yakınları (AP)

Kilisenin merkezi Salt Lake City’de bulunuyor ve Utah eyaletinin 3,5 milyonluk nüfusunun yaklaşık yarısı bu dine mensup. Silahlı saldırının yaşandığı kiliseye benzer ibadet yerleri, eyalet ve şehir genelinde farklı bölgelerde de yer alıyor. Geçen ay Michigan eyaletinde eski bir deniz piyadesinin bir kilisede ateş açıp yangın çıkarmasının ardından, bu kilise de en yüksek güvenlik alarmı durumuna geçirildi. Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırganın motivasyonunun ‘dine yönelik düşmanca inançlar’ olduğunu belirledi.


WSJ: Trump, Venezuela petrolünü kontrol altına almayı ve varil fiyatını 50 dolara düşürmeyi düşünüyor

Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
TT

WSJ: Trump, Venezuela petrolünü kontrol altına almayı ve varil fiyatını 50 dolara düşürmeyi düşünüyor

Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ) dün yayımladığı haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının önümüzdeki yıllarda Venezuela petrol sektöründe hakimiyet kurmayı planladığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre Trump, çabalarının petrol fiyatlarını varil başına 50 dolara düşürmeye yardımcı olabileceğine inandığını yardımcılarına iletti.

Haberde, konuya yakın kaynaklara dayandırılarak, ABD’nin, devlet şirketi Petreleos de Venezuela (PDVSA) üzerinde belirli bir kontrol sağlamayı, şirketin petrol üretiminin büyük bir kısmını ele geçirip pazarlamayı içeren bir plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Reuters, haberin doğruluğunu henüz bağımsız olarak teyit edemedi.