Rusya ve Cezayir arasında Libya uzlaşısı

Rusya Dışişleri Bakanı, 22 Temmuz’da Cezayirli mevkidaşı ile Moskova’da bir araya geldi (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı, 22 Temmuz’da Cezayirli mevkidaşı ile Moskova’da bir araya geldi (AP)
TT

Rusya ve Cezayir arasında Libya uzlaşısı

Rusya Dışişleri Bakanı, 22 Temmuz’da Cezayirli mevkidaşı ile Moskova’da bir araya geldi (AP)
Rusya Dışişleri Bakanı, 22 Temmuz’da Cezayirli mevkidaşı ile Moskova’da bir araya geldi (AP)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 22 Temmuz’da Cezayirli mevkidaşı Sabri Bukadum ile Libya’daki gelişmeleri ve Moskova ile Cezayir arasındaki ikili işbirliğini farklı noktalarda güçlendirme beklentilerini ele aldı. İki taraf, siyasi bir çözüme dayalı olarak, Libya krizine çözüm sağlamak, çatışma tarafları arasında ‘çıkar dengesi sağlayan’ bir çözüm bulmak üzere önerilere değindi.
Lavrov, Bukadum ile düzenlediği basın toplantısında ‘Suriye ve Libya krizleri de dahil olmak üzere Ortadoğu’daki mevcut çatışmaların, uzlaşma ve menfaat dengesi temelinde müzakereler yoluyla çözülebileceğini’ vurguladı. Rus Bakan, Moskova’nın Libya krizinin tüm taraflarıyla çalıştığını ve düşmanlıkların derhal sona erdirilmesine özel bir önem gösterdiğini belirtti. Acil bir ateşkesin kendi başına bir hedef olmadığını söyleyen Sergey Lavrov, çözümün, Berlin Konferansı’nın çıktıları ve ilgili uluslararası kararlara dayanarak kapsamlı bir diyalog için başlangıç noktası olduğunu ifade etti.
Rus Bakan, ülkesinin ‘tüm taraflarla çalıştığını, komşu ülkelerle Libya ve diğer dış aktörlerle iletişim kurduğunu’ söylerken, düşmanlıkların derhal durdurulması gerektiğine özellikle dikkat ettiklerini vurguladı. Ancak siyasi bir çözüm üzerine diyalog çerçevesinde, Libya’nın tüm bölgelerinde eşit çıkarlar dikkate alınarak çalışılması gerektiğini ifade etti.
Lavrov, Libya’da bir bölünme olduğu sürece harici aktörlerin koşulları etkilemeye çalışacağına dikkati çekerken, Moskova’nın ‘Mısır parlamentosunun Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye Libya’ya askeri müdahale yetkisi vermesine’ ilişkin tavrı hususunda doğrudan yorum yapmaktan ise kaçındı. Rus Bakan, “Libya sorununun, 2011 yılında NATO güçlerinin saldırganlığı nedeniyle başladı ve bu durum da bu ülkenin ve kurumlarının birliğini baltaladı. Şimdi bir tarafta bir hükümet ve diğer tarafta bir parlamento var ve bu bölünme devam ettiği sürece, dış aktörlerin bu veya şu tarafa bağlı olma riskleri her zaman var olacaktır. Ancak koşulların gerektirdiği şey bu değil, aksine tüm tarafları aynı müzakere masasında bir araya getirmeyi ve uzlaşma bulmalarına yardımcı olmayı gerektirir” dedi.
Sergey Lavrov, bu aşamada, ortak çabalarla tüm Libyalı tarafların doğrudan müzakerelere katılmaları ve tüm komşu ülkelerin Libyalılar arasında bir uzlaşma için rol alması gerektiğine inandığını ifade etti. Lavrov, “Bu açıdan Cezayirli dostlarımızın, Rusya gibi istisnasız tüm Libya siyasi güçleriyle çalıştığını ve bunun gelecek bir çözümde başarı anahtarı olduğunu onaylıyoruz” dedi. Ülkesinin Libya çatışmasının hiçbir tarafına bahis oynamadığını vurgulayan Rus Bakan, bir çözüme ulaşmak için tüm taraflarla temasların yürütüldüğüne dikkati çekti.
Öte yandan Cezayir Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum ise Lavrov ile ‘krize askeri bir çözüm olmadığı’ hususunda hem fikir olduklarını söylerken, ateşkesin sağlanması ve Libya’da siyasi bir çözüme geçiş için gerginliğin azaltılması gerektiğini vurguladı.
Bu çerçevede Bukadum, Berlin Konferansı çıktıları ve ilgili Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları uyarınca, Libya'nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve halkının iradesine saygıya dayalı siyasi bir çözüm bulmak için tüm tarafların katıldığı müzakerelerin gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bukadum ayrıca, Cezayir’in tüm Libyalı taraflara aynı mesafede durduğunu ve Libya’da askeri tırmanışa yol açabilecek tüm nedenleri ortadan kaldırmak için çalıştığını vurguladı. Cezayirli Bakan, Lavrov ile ‘Libya hususunda istişare ve koordinasyon mekanizmasını harekete geçirmeye, Libya halkının çıkarlarına hizmet eden bir çözüm bulmak amacıyla tüm istişare ve koordinasyon mekanizmalarını harekete geçirmeye’ karar verdiklerini kaydetti.
Moskova ve Cezayir’in Libya’da çözüm sağlayacak ortak bir yol haritası olup olmadığına değinen Sergey Lavrov ise, “Libya hususunda bir Rusya - Cezayir yol haritası bulunmuyor. İki ülke tüm tarafların katılımıyla Libya’daki sorunları çözüme kavuşturmak için adımlar ve mekanizmalar öneren Berlin Konferansı’nın çıktılarını uygulamaya kararlıdır” dedi.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.