Suudi Arabistan’da yapılan koronavirüs test sayısı 3 milyonu aştı

Suudi Arabistan’da koronavirüsün tespit edilmesi için kurulan bir Teekküd merkezi. (Şark’ul Avsat)
Suudi Arabistan’da koronavirüsün tespit edilmesi için kurulan bir Teekküd merkezi. (Şark’ul Avsat)
TT

Suudi Arabistan’da yapılan koronavirüs test sayısı 3 milyonu aştı

Suudi Arabistan’da koronavirüsün tespit edilmesi için kurulan bir Teekküd merkezi. (Şark’ul Avsat)
Suudi Arabistan’da koronavirüsün tespit edilmesi için kurulan bir Teekküd merkezi. (Şark’ul Avsat)

Suudi Arabistan’da yapılan günlük test sayısının binden 65 bine çıktı. Böylece ülkedeki koronavirüs (Kovid-19) laboratuvar testi sayısı 3 milyon sınırı aştı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı son 24 saat içerisinde 2 bin 241 kişinin sağlığına kavuşması ile ülkede toplam iyileşenlerin sayısının 215 bin 731’e ulaştığını bildirdi. 2 bin 378 vakanın daha kaydedilmesi ile koronavirüse yakalananların sayısının 262 bin 772’e yükseldiği belirtilen açıklamada 37 kişinin daha virüse bağlı sebeplerden yaşamını yitirdiği, toplam ölüm sayısının 2 bin 672’ye yükseldiği kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı yeni vakaların yüzde 62’sinin erkek olduğunu, toplam vakaların yüzde 5’inin yaşlılardan, yüzde 12’sinin çocuklardan ve yüzde 83’ünün de yetişkinlerden  oluştuğunu bildirdi.
Bakanlık günlük basın toplantılarında birçok kez virüse karşı koruyucu tedbirlerin ihmal edilmemesi için uyarıda bulundu. Ayrıca maske kullanılması, sosyal mesafesinin korunması, virüsten korunulması için ellerin yıkanması çağrısında bulundu.

Umman Sultanlığı
Ummanlı yetkililer teslimat hizmetlerine akşam 7'den sabah 6'ya kadar yasak getirdi. Teslimat hizmetleri şehir içerisinde ve gündüz vakti ile sınırlandırıldı. Müezzinlere iş kartı veya çalıştıklarını kanıtlayan bir belgeye sahip olmaları koşulu ile camilerde ve namazgahlarda ezan okumaları için izin verildi.
Koronavirüse ilişkin yürütülen faaliyetleri ele alma mekanizmasını incelemekle görevli olan Yüksek Komite dün düzenlenen toplantıda kamyonların gıda maddelerinin nakli için belirlenen izin süreleri içinde şehirler arası nakil yapmalarına izin verilmesini, ayrıca Bakanlık tarafından verilen talimatlar doğrultusunda gaz ve benzin tankerlerine de izin verilmesini onayladı.
Şehirlerdeki fabrikalara ek olarak 24 saat çalışan fabrikaların işlemlerine devam edebilmeleri için ve bazı acil ve özel durumlarda da Bakanlığa başvurmaları gerekiyor.
Umman Sağlık Bakanı Dr. Ahmed es-Saidi, şehirlerin taşımacılığa kapatılmasındaki amacın koronavirüs vakalarının azaltılması olduğunu belirttiği açıklamasında “Sürecin bitmesinin ardından kapanış süresini uzatmak zorunda kalmamayı temenni ediyoruz. Bu, önümüzdeki dönemde uygulanacak olan kapatma sürecinin sonuçlarına bağlı olacak” ifadelerini kullandı.
Söz konusu açıklama, Yüksek Komite'nin 13’üncü basın toplantısında yapıldı.
Diğer yandan, Ulaştırma Bakanı Ahmed bin Muhammed el-Fatisi, Yüksek Komite’nin hava ulaşımının kolaylaştırılması yönünde karar aldığını, bunun aşamalı olarak artmaya başlayan özel ve tarifeli olmayan uçuşlar ile seyahatlerin kolaylaştırılması anlamına geldiğini ve Umman’a gelenlerin 14 gün sürecek izolasyona tabi olduklarını belirtti.
Yapılan açıklamalar Umman’da son 24 saat içerisinde bin 145 yeni koronavirüs vakası ve 4 ölüm kaydedildiği yönünde.
Umman Sağlık bakanlığı toplam vaka sayısının 73 bin 791’e, ölü sayısının 359’a ve iyileşen vaka sayısının da 53 bin 7’ye yükseldiğini açıkladı.

BAE
Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE), farklı milletlerden 261 kişide yeni koronavirüs vakasının kaydedildi. Böylece toplam vaka sayısı 58 bin 249’a yükseldi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı tüm vakaların durumunun stabil olduğunu ve gerekli tıbbi bakımı aldıklarını bildirdi.
Bakanlık, bir kişinin daha koronavirüse bağlı sebeplerden yaşamını yitirmesiyle toplam ölü sayısının 343’e yükseldiğini duyurdu. Ayrıca hastaneye yatırılmalarından ardından gerekli tıbbi bakımı alan 387 kişinin daha hastalığın tüm semptomlarından kurtularak tamamen iyileştiğini, böylece sağlığına kavuşanların sayısının toplam 51 bin 235’e ulaştığını aktardı. Ülkedeki toplam aktif vaka sayısının da 6 bin 671 olduğu bilgisini verdi.
BAE Başsavcılığı’na bağlı Ulusal Acil Durum Kriz ve Afet Yönetimi Kurumu (NCEMA) Başsavcı Vekili Salim ez-Zaabi, Kovid-19 hastalığı ile mücadelede, virüsün yayılmasını engellemede, ülkede ikamet edenlerin ve vatandaşların ilgili makamlarca belirlenmiş talimatlara uymalarının takip edilmesinde devlet yetkililerinin harcadığı çabalar kapsamında Abu Dabi Polis Merkezi’nin farklı milletlerden 102 kişiyi, Abu Dabi’ye girmek için koronavirüs test verilerini değiştirmeleri sebebiyle Ulusal Acil Durum Kriz ve Afet Yönetimi Savcılığı’na sevk ettiğini bildirdi.
Salim ez-Zaabi, tutuklanmaları ve işledikleri suçların tutanaklarının düzenlenmesi ile söz konusu kişilere yönelik yasal sürecin başlatıldığını açıkladı.
Ez-Zaabi savcılığın, yasal soruşturmalara maruz kalmamaları için herkesi ihtiyati tedbirlere ve önlemlere, yasalara, yönetmeliklere, kamu kurumları tarafından verilen kararlara uymaya çağırdığını vurguladı.
Ez-Zaabi, BAE halkının sağlığının ve güvenliğinin korunması, hükümetin, sağlık, ekonomi ve sosyal hayatın çeşitli alanlarında Kovid-19 salgınının etkilerine yönelik çabalarını desteklemek için hastalığın yayılmasını engellemek için tedbir ve önlemlere uymayan herkese karşı tüm yasal tedbirlerin alınacağını kaydetti.

Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 753 yeni koronavirüs vakasının kaydedilmesi ile ülkedeki toplam vaka sayısının 62 bin 625’e yükseldiğini, 4 kişinin virüs sebebiyle yaşamını yitirmesiyle ülkedeki toplam ölüm sayının 425’e yükseldiğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı dün erken saatlerde yaptığı açıklamada son 24 saatte 668 kişinin sağlığına kavuştuğunu, böylece toplam iyileşenlerin sayısının 52 bin 915’e yükseldiğini duyurmuştu.

Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada biri 66 yaşında  Bahreyn vatandaşı, diğeri de 61 yaşında bir göçmen olmak üzere iki kişinin koronavirüse bağlı sebeplerle yaşamını yitirdiğini, ülkedeki toplam ölüm sayısının 136’ya yükseldiği duyurdu.
Bakanlık önceki gün yaptığı açıklamayla test sayısının 8 bin 248’e ulaştığını, yapılan testler sonucu 359 yeni vakanın kaydedildiğini bildirdi. 518 vakanın daha iyileşmesi ile ülkede sağlığına kavuşanların sayısının toplam 34 bin 412’ye yükseldiği bilgisi verildi.

Katar
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı, son 24 saatte 394 koronavirüs vakasının kaydedildiğini, 402 kişinin daha iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısının toplam 105 bin 420’ye ulaştığını duyurdu.



Suudi Arabistan, Körfez ülkelerine desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de gerçekleştirilen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de gerçekleştirilen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerine desteğini yineledi

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de gerçekleştirilen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken (SPA)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de gerçekleştirilen Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu oturumuna başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgedeki gelişmeleri ve yaşanan olayları değerlendirdiği toplantıda, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’in kara toprakları ile karasularına yönelik “hain saldırıları” kınayarak Körfez ülkelerinin yanında olduğunu ve güvenlik ile istikrarlarını korumak amacıyla aldıkları önlemleri desteklediğini yineledi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Salı günü Cidde’de gerçekleştirilen oturumun başında kurul üyeleri, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Şeyh el-Gazvani ile Japonya Başbakanı Sanai Takaichi tarafından gönderilen iki mektubun içeriği hakkında bilgilendirildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Suudi Arabistan’ın dünya ülkeleri ve uluslararası kuruluşlarla iş birliğini güçlendirmeye yönelik gelişmeleri ele aldı. Bu kapsamda, Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü toplantısında ortaya çıkan sonuçların, iki ülke arasındaki ilişkileri çeşitli alanlarda daha ileri seviyelere taşıma yönündeki ortak iradeyi yansıttığı belirtildi.

Kurul, Riyad’ın Birleşmiş Milletler’e bağlı Dijital Hükümet Merkezi’ne ev sahipliği yapacak merkez olarak seçilmesini, Suudi Arabistan’ın çok taraflı uluslararası iş birliğini destekleme, inovasyonu teşvik etme ve yapay zekâ teknolojilerini benimseme konularındaki bölgesel ve küresel liderliğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Bunun, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir dijital bir geleceğin inşasına katkı sağlayacağı ifade edildi.

rtrgr
Muhammed bin Selman başkanlığında toplanan Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Riyad kentinde Krallık Üniversitesi’nin kurulmasını onayladı (SPA)

Toplantıda ayrıca 2026 mali yılına ait devlet bütçesinin üç aylık performans raporu incelendi. Raporda sağlık, eğitim, sosyal kalkınma, altyapı, su ve enerji gibi ulusal önceliklerin başında gelen alanlara yönelik harcamaların sürdürülmesine olan bağlılığın devam ettiği belirtildi. Bu çerçevede vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması hedefinin sürdüğü vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, 2025 yılında sanayi ve madencilik sektörlerinde yaşanan kalkınma ivmesine de dikkat çekti. Yerel sanayi kapasitesinin güçlendirilmesi, nitelikli yatırımların çekilmesi ve hedef sektörlerde kendine yeterliliğin artırılmasıyla üretim tabanının çeşitliliği ve sürdürülebilirliğinin desteklendiği, ayrıca ulusal ihracatın küresel pazarlardaki rekabet gücünün yükseltildiği ifade edildi.

Kurul ayrıca gündemindeki konuları değerlendirirken, Şura Meclisi’nin incelemesine katıldığı başlıkların yanı sıra Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Uzmanlar Heyeti tarafından sonuçlandırılan dosyaları da gözden geçirdi.

Toplantı sonunda bir dizi karar alındı. Bunlar arasında, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ile Rusya Federasyonu Ekonomik Kalkınma Bakanlığı arasında iklim değişikliği ve düşük sera gazı emisyonlu kalkınma alanlarında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptının onaylanması yer aldı.

Ayrıca İçişleri Bakanı veya yetkilendireceği kişinin, Umman tarafıyla bilimsel, eğitim ve araştırma faaliyetleri alanında bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmeler yapmasına ve anlaşmayı imzalamasına yetki verildi.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı ile Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Danışma Grubu arasında tarım sektöründe sürdürülebilirlik ve inovasyonun geliştirilmesine yönelik anlaşmayı da onayladı. Bunun yanında, Ulusal Yaban Hayatı Geliştirme Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı’na veya temsilcisine, Çin’deki Birinci Okyanus Bilimleri Enstitüsü ile deniz biyolojik çeşitliliğinin korunmasına yönelik mutabakat zaptı üzerinde görüşme ve imza yetkisi verildi.

ddfvd
Bakanlar Kurulu, Riyad’ın Birleşmiş Milletler’e bağlı Dijital Hükümet Merkezi olarak seçilmesini, Suudi Arabistan’ın öncü konumunun ve çok taraflı uluslararası iş birliğini desteklemedeki rolünün bir teyidi olarak değerlendirdi (SPA)

Kurul ayrıca Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı ile Tunus Sanayi, Madenler ve Enerji Bakanlığı arasında maden kaynakları alanında iş birliği mutabakatını onayladı.

Toplantıda, Suudi Arabistan Ulusal Ulaşım Güvenliği Merkezi ile diğer ülkelerdeki muadil kurumlar arasında kullanılacak örnek mutabakat zaptı modeli de kabul edildi. Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı’na veya temsilcisine, ilgili ülkelerle görüşme ve anlaşma imzalama yetkisi verildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Otoritesi Başkanı’nın veya temsilcisinin Bahreyn tarafıyla veri ve yapay zekâ alanında ortak iş birliği mutabakatı konusunda görüşmeler yürütmesini ve anlaşmayı imzalamasını kararlaştırdı.

Toplantıda ayrıca Suudi Arabistan Radyo ve Televizyon Kurumu ile Katar Medya Kurumu ve Tunus Radyo-Televizyon kuruluşları arasında radyo ve televizyon alanında iş birliği mutabakatları onaylandı.

Kurul, Başsavcı veya temsilcisine de Suudi Arabistan Başsavcılığı ile Singapur Başsavcılık Ofisi arasında iş birliği mutabakatı konusunda görüşme ve imza yetkisi verdi.

Öte yandan Bakanlar Kurulu, sigorta uyuşmazlıkları ve ihlallerini inceleyen komitelerin çalışma usul ve esaslarını kabul etti; Riyad’da “Krallık Üniversitesi” adıyla yeni bir üniversite kurulmasına onay verdi. Ayrıca Abdullah bin Abdurrahman el-Cefali ile Türki bin Muhammed bin Muammer, Suudi Sanayi Şehirleri ve Teknoloji Bölgeleri Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atandı.

Kurul ayrıca, Nükleer ve Radyolojik Denetim Kurumu, Genel Karayolları Kurumu, Doğu Bölgesi Kalkınma Otoritesi, Kalkınma Otoritelerini Destekleme Merkezi (eski adıyla), Kral Abdullah Atom ve Yenilenebilir Enerji Şehri, Cizan Bölgesi Stratejik Gelişim Ofisi ve Ümmü’l-Kura Üniversitesi için geçmiş iki mali yıla ait kesin hesapları da onayladı.

Son olarak Bakanlar Kurulu, Riyad Bölgesi Altyapı Projeleri Merkezi, Riyad Özel Ekonomik Bölgeler Merkezi ve Prens Sattam bin Abdülaziz Üniversitesi tarafından sunulan yıllık raporlar başta olmak üzere gündemdeki çeşitli konular hakkında gerekli talimatların verilmesini kararlaştırdı.


Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan ‘tek koridor stratejisini’ rafa kaldırdı ve küresel enerji piyasalarını güçlendirdi

(foto altı) Yanbu Limanı (SPA)
(foto altı) Yanbu Limanı (SPA)
TT

Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan ‘tek koridor stratejisini’ rafa kaldırdı ve küresel enerji piyasalarını güçlendirdi

(foto altı) Yanbu Limanı (SPA)
(foto altı) Yanbu Limanı (SPA)

Uluslararası deniz taşımacılığında yaşanan krizlerin gölgesinde, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirdiği ihracat kapasitesi, küresel enerji fiyatlarının kontrolden çıkmasını önleyen stratejik bir unsur olarak öne çıktı. Suudi Arabistan’daki Avrupa Ticaret Odası CEO’su Kristijonas Gedvilas, alternatif enerji koridorunun asıl değerinin, ham petrol akışını güvence altına alması ve Avrupa’daki tüketiciler ile sanayi üzerindeki enflasyon baskısını hafifletmesi olduğunu söyledi. Gedvilas, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılında 88 milyar euroyu aşan ortaklığın, Suudi Arabistan’ın Avrupa enerji güvenliği açısından yapısal bir ortak haline geldiğini gösterdiğini belirtti. Bu dönüşümün, dünyanın en esnek lojistik altyapılarından birine dayandığını ifade etti.

Riyad yönetiminin Doğu-Batı petrol boru hattı üzerinden alternatif bir deniz koridoru sağlamasının yalnızca geçici bir kriz tedbiri olmadığını kaydeden Gedvilas, bunun Suudi Arabistan’ın küresel stratejik değerini artıran bir adım olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan’ın aynı anda hem Arap Körfezi hem de Kızıldeniz üzerinden çift yönlü ihracat kapasitesine sahip olmasının, ‘tek koridor’ riskini fiilen ortadan kaldırdığını söyleyen Gedvilas, bunun bölgesel gerilimlerin en yoğun dönemlerinde bile enerji arzının kesintisiz sürmesini sağladığını belirtti.

Avrupa üzerindeki doğrudan etkilerle ilgili değerlendirmede bulunan Gedvilas, kısa vadede söz konusu koridorun Avrupa açısından temel öneminin fiziksel arz güvenliğinden ziyade fiyat istikrarı olduğunu ifade etti. Ancak uzun vadede koridorun öneminin çok daha büyük olduğunu belirten Gedvilas, Suudi Arabistan’ın Avrupa’nın enerji dönüşüm sürecinde kilit ortak haline geldiğini söyledi. Gedvilas, “Bu koridorun Avrupa açısından önemi yalnızca ham petrol akışını güvence altına almakla sınırlı değil. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ın gelecekteki Avrupa enerji sistemiyle kurduğu ilişkinin stratejik biçimde yeniden şekillenmesini temsil ediyor. NEOM ve Yanbu gibi yeni nesil çoklu enerji ihracat merkezleri de Suudi Arabistan’ı geleceğin yeşil yakıt tedarik zincirlerinin merkezine yerleştiriyor” ifadelerini kullandı.

devfevf
(foto altı) Suudi Arabistan’daki Avrupa Ticaret Odası CEO’su Kristijonas Gedvilas (X)

Suudi Arabistan’ın hidrojen ve amonyak sevkiyatlarını doğrudan İtalya ve Almanya’ya uzanan Güney Hidrojen Koridoru’na ihraç ettiğini belirten Gedvilas, bunun Avrupa’nın sanayide karbon azaltım programına doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Suudi Arabistan ile Mısır arasındaki elektrik bağlantısının da ayrı bir boyut taşıdığını söyleyen Gedvilas, bu altyapının Avrupa elektrik şebekeleriyle entegrasyonun önünü açtığını ve Avrupa’nın düşük karbonlu, çeşitlendirilmiş enerji kaynaklarına yönelik artan talebini desteklediğini kaydetti.

Avrupa maliyetlerinin istikrarına yapısal katkılar

Gedvilas, alternatif enerji koridorunun stratejik etkisinin Avrupa açısından doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Avrupa Birliği’nin (AB) petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu Körfez bölgesinden karşıladığını söyledi. Gedvilas’a göre, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıkların oluşturduğu risk, doğrudan fiziksel arz eksikliğinden ziyade küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükseliş baskısı yaratmasından kaynaklanıyor.

Gedvilas, Suudi Arabistan’ın alternatif koridorunun temel değerinin ‘piyasa akışının sürekliliğini’ güvence altına almak olduğunu ifade etti. Bu durumun, dolaylı ancak somut biçimde Avrupa’daki enerji maliyetlerinin kontrol altında tutulmasına ve üretim sektörlerinin fiyat dalgalanmalarına karşı korunmasına katkı sağladığını kaydetti.

Mevcut tablo, Avrupa’nın 2022 yılında karşı karşıya kaldığı enerji krizini yeniden gündeme taşıdı. Avrupa, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve enerji fiyatlarının yükselmesi nedeniyle son beş yıl içinde ikinci büyük enerji krizini yaşarken, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında ortaya çıkan doğal gaz krizinin etkileri yeniden hatırlanıyor. O dönemde gaz arzındaki azalma, şirketler ve tüketiciler üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı oluşturmuş, Avrupa hükümetlerini acil destek paketleri kapsamında yüz milyarlarca euro harcamaya zorlamıştı. Bugün ise Suudi Arabistan’ın alternatif enerji koridoru, Avrupalı tüketicilerin yeniden yüksek enflasyon sarmalına sürüklenmesini önleyen önemli bir güvence olarak öne çıkıyor.

Egemenlik güvenilirliği

Gedvilas, Suudi Arabistan’ın OPEC içindeki etkili konumu ve günlük 12 milyon varile ulaşan üretim kapasitesiyle küresel petrol piyasalarının en önemli aktörlerinden biri haline gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Gedvilas, bu konumun, ülkenin küresel enerji arzını güvence altına alma ve kriz dönemlerinde fiyat dalgalanmalarını sınırlama konusundaki uzun yıllara dayanan rolünün sonucu olduğunu belirtti. Suudi Arabistan’ın mevcut bölgesel kriz ortamında da bu stratejik rolünü başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Gedvilas, küresel enerji güvenliğinin ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde Riyad yönetiminin istikrar sağlayıcı işlevini koruduğunu kaydetti.

Gedvilas’a göre alternatif enerji koridoru, Suudi Arabistan’ın güvenilirliğini yapısal düzeyde daha da güçlendiriyor. Ülkenin aynı anda hem Arap Körfezi hem de Kızıldeniz üzerinden ihracat yapabilme kapasitesine sahip olmasının, tek bir deniz güzergâhına bağımlılığı ortadan kaldırdığını belirten Gedvilas, bunun jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı dönemlerde bile enerji akışının sürdürülebilirliğini garanti altına aldığını söyledi.

Suudi esnekliği karşısında Avrupa’nın ‘savunmasızlığı’

Gedvilas, Suudi Arabistan’ın entegre ihracat altyapısı ve gelişmiş petrokimya sanayisinin, ülkenin dünyanın en esnek enerji ortaklarından biri olarak konumunu güçlendirdiğini söyledi. Gedvilas’a göre bu stratejik kapasite, savaşın yol açtığı enerji krizinin Avrupa’nın geleneksel enerji güzergâhlarına olan bağımlılığındaki kırılganlığı ortaya çıkardığı bir dönemde daha da önem kazandı. Avrupa’nın bugün dizel ve havacılık yakıtı piyasalarında yaşanan sert dalgalanmalar ile tam enerji bağımsızlığına ulaşamama gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Gedvilas, bu ‘kırılganlık’ ortamında Suudi Arabistan’ın vazgeçilmez bir güvence unsuru olarak öne çıktığını ifade etti.

Gedvilas, Suudi Arabistan’ın yalnızca fiziksel enerji arzı sağlayan bir ülke olmadığını, aynı zamanda uluslararası piyasalardaki dalgalanmalardan kaynaklanan ‘jeopolitik baskılara’ karşı Avrupa ekonomisini koruyan temel aktörlerden biri haline geldiğini söyledi.

dvfd
Yanbu Limanı, Suudi Arabistan’ın en önemli deniz limanlarından biri (Suudi Arabistan Limanlar Otoritesi)

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gedvilas, Suudi Arabistan’ın küresel enerji piyasalarının istikrarındaki rolünün kapsam ve nitelik açısından köklü biçimde genişleme sürecine girdiğini belirtti. Tarihsel olarak hidrokarbon güvenliğinin temel referans noktası olan Suudi Arabistan’ın bugün aynı zamanda sürdürülebilir enerjiye geçiş ve yeşil hidrojen üretimi alanlarında küresel dönüşüme liderlik ettiğini kaydetti. Gedvilas’a göre bu stratejik vizyon, Riyad yönetiminin şekillenmekte olan yeni enerji düzeninin temel taşlarından biri olarak kalmasını sağlayacak. Bu durum da Suudi Arabistan’ın Avrupa için uzun vadeli ve güvenilir bir stratejik ortak olarak konumunu güçlendirirken, gelecekte ortaya çıkabilecek jeopolitik baskılar ve enerji krizleri karşısında Avrupa’nın enerji güvenliğini koruma kapasitesini artıracak.


Aramco CEO’su: Dünya, tarihin en büyük enerji şokuyla karşı karşıya

Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
TT

Aramco CEO’su: Dünya, tarihin en büyük enerji şokuyla karşı karşıya

Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)
Aramco CEO’su Emin en-Nasır bir konferans sırasında konuşurken (Reuters)

Suudi petrol şirketi Aramco’nun CEO’su Emin en-Nasır, küresel ekonominin tedarik zincirlerindeki bozulmalar nedeniyle kritik bir döneme girdiğini söyledi. Nasır, yılın ilk çeyreğinde başlayan enerji şokunun ‘tarihin en büyüğü’ olduğunu belirterek, mevcut deniz taşımacılığı krizlerinin çözümünün gecikmesi halinde etkilerin 2027 yılının başına kadar uzanabileceği uyarısında bulundu.

Nasır, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin birkaç hafta daha kesintiye uğramasının, enerji piyasalarında normalleşmenin 2027’ye kadar ertelenmesine yol açacağını ifade etti. Boğazın yeniden açılmasının gerekli bir adım olduğunu ancak piyasada anlık bir rahatlama sağlamayacağını vurgulayan Nasır, arz-talep dengesinin yeniden kurulmasının aylar sürebileceğini belirtti.

Aramco’nun 2026 yılının ilk çeyreğindeki operasyonel performansına da değinen Nasır, şirketin günlük ortalama üretiminin 12,6 milyon varil petrol eşdeğerine ulaştığını açıkladı. Küresel enerji güvenliğine ilişkin mesajında ise Aramco’nun, ihtiyaç halinde üç hafta içinde günlük 12 milyon varil ham petrol seviyesindeki sürdürülebilir maksimum üretim kapasitesine çıkabilecek hazırlıkta olduğunu söyledi.

Nasır, şirketin krizlere uyum kabiliyetine dikkat çekerek, Suudi Arabistan’ın alternatif boru hattı ağlarını stratejik biçimde kullanarak tedarik sürekliliğini sağladığını ifade etti. Mevcut durumun, ulusal enerji şirketlerinin dayanıklılığı ve şokları absorbe etme kapasitesi açısından gerçek bir sınav niteliği taşıdığını dile getirdi.

Enerji şokunun büyüklüğünün temel nedenlerinden birinin, yıllardır petrol ve gaz sektörüne yapılan küresel yatırımlardaki yetersizlik olduğunu belirten Nasır, dünya genelindeki üretim fazlası kapasitenin son derece sınırlı hale geldiğini söyledi. Bu nedenle kritik deniz yollarındaki herhangi bir aksamanın, fiyatlara ve uzun vadeli ekonomik beklentilere çok daha sert şekilde yansıdığı değerlendirmesinde bulundu.