Yemen Enformasyon Bakanı İryani: Katar’ın Yemen krizine karşı politikası Husi darbesiyle uyumlu

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani (Şarku’l Avsat)
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen Enformasyon Bakanı İryani: Katar’ın Yemen krizine karşı politikası Husi darbesiyle uyumlu

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani (Şarku’l Avsat)
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani (Şarku’l Avsat)

Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani dün (Cuma) yaptığı açıklamada, Katar’ın Yemen krizinde izlediği politikaların “İran destekli Husi darbecilerinin eylem planıyla uyum içerisinde olduğunu” vurguladı.
Bakan İryani, Twitter üzerinden yazılı olarak yayınladığı bir dizi mesajda, “Katar’ın politikaları, acı çeken ve hala acı çekmeye devam eden, büyük fedakarlıklar göstererek devleti yeniden kurma, darbeyi başarısız kılma, cumhuriyeti, ulusal kimliği ve saygınlığı savunma savaşında birçok vatan evladını feda eden Yemen halkının ulusal amaç ve çıkarlarına zarar veriyor” dedi.
İryani, “Katar, sürekli olarak Yemen hükümetine hakaret eden, ulusal cepheyi parçalayan, kamuoyunu suni krizler ve ikincil sorunlarla meşgul eden televizyon kanalları ve web siteleri oluşturma yoluna gidiyor. Katar’ın siyasi söylemleri ve medya dili, Hizbullah ve İranlı uzmanların denetiminde ve finansal desteğindeki ‘Almasirah’ televizyon kanalının söylemlerinden farklılık göstermiyor” dedi.
Yemen Enformasyon Bakanı, “Katar’ın başta Yemen krizi olmak üzere, milletimizin ve Arap ulusunun karşı karşıya olduğu çeşitli sorunlar ve zorluklar karşısında Arap saflarından uzak durması, ortak Arap eylemi, fikir birliği ve güvenliğinin aksine bir tutum sergilemesi sebebiyle üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullandı. Bakan İryani, Doha yönetiminin, yaptıklarını temize çıkarmak için İran’daki molla rejimine gönüllü olarak hizmet verdiğine işaret etti.
İryani, Katar hükümetine, politikalarını gözden geçirmesi, Yemen meselesini politik bir entrika ve şantaj malzemesi haline getirmemesi, Yemen halkının fedakarlıklarını inkar etmemesi, Yemen halkının çektiği acılar ve zorlukları politik bir malzeme haline getirmemesi çağrısında bulundu. Bakan ayrıca, İran’ın bölgedeki istisnasız tüm ülkeleri hedef alan yayılmacı politikasına karşı koymak için Yemen’in bugün savaşın ön saflarında yer aldığını ifade etti.



Washington, Bağdat'a yapılacak "finansal sevkiyatı" durdurdu

 Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
TT

Washington, Bağdat'a yapılacak "finansal sevkiyatı" durdurdu

 Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)
Irak Hizbullah Tugayları, Bağdat'ın merkezinde örgütün bayrağını taşıyor (AFP)

Kaynaklar, ABD’nin Irak’a gönderilmek üzere olan ve değeri yaklaşık 500 milyon dolar olarak tahmin edilen bir “mali sevkiyatı” durdurduğunu ve Bağdat ile güvenlik iş birliğinin bazı bölümlerini askıya aldığını bildirdi. Reuters’a göre bu adım, İran destekli milislerin faaliyetleri konusunda Irak hükümetine baskı yapmayı amaçlıyor. Batılı kaynaklar ise “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, Washington ile Bağdat arasındaki koordinasyonun “şu anda en düşük seviyelerinde” olduğunu ifade etti.

İktidar koalisyonunun önde gelen unsurlarından Asaib Ehlil-Hak Hareketi, Washington’u kamu çalışanlarının maaş ödemelerini engellemeye çalışmakla suçladı. Hareket, “ABD’nin Irak hükümetini bağımlı hale getirmek amacıyla doğrudan ve dolaylı baskı yöntemleri izlediğini” öne sürdü.

Öte yandan, ABD'nin daha önce Bağdat hükümetini, bu ayın başlarında Bağdat havaalanı yakınlarında Amerikalı diplomatları hedef alan İran’a yakın bir gruba mensup silahlı kişileri tutuklamaması halinde Bağdat ile iş birliğini durdurmakla tehdit ettiği bildirildi.


DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
TT

DEAŞ’ın Suriye'deki “çelişkiler” üzerine bahsi

2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)
2019 yılında DEAŞ üyelerinin ailelerinin Baguz'dan SDG yönetimindeki gözaltı merkezlerine nakledilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf (AFP)

Suriye'nin Deyrizor, Rakka ve Haseke arasında kalan alan el-Cezire bölgesi, DEAŞ terör örgütünün yeteneklerini test ettiği başlıca saha hâline geldi. Bu durum, örgütün önceliklerini yeniden belirlemesi ve Suriye hükümeti ve ülkedeki çeşitli kesimler ile coğrafya kazanımı konusunda yürüttüğü açıklanmamış yarış bağlamında değerlendiriliyor.

ABD’nin son geri çekilmesinin ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye devletine entegrasyonuna yönelik mutabakatlara varılmasının ardından örgüt, yıllarca özerk yönetim ya da uluslararası nüfuz altında kalan bölgelere Şam otoritesinin yeniden dönmesiyle doğabilecek ‘çelişkilerden’ medet umuyor. Örgüt; merkezi politikalara ilişkin aşiret kaygılarını istismar ederken kamplarda kendi safları için üye devşirme faaliyetleri yürütüyor.

Örgütün bugün ‘uyuyan hücre’ evresine girmesinin nedeni daralma dönemlerini yeniden konuşlanmak ve faaliyetlere yeniden başlamaya zemin hazırlamak amacıyla her türlü açıktan yararlanmaya alışmış olmasından kaynaklanıyor.

Bu yüzden yetkililer ne kadar çaba harcarsa harcasın DEAŞ’ın Şam'ı -en azından asgari düzeyde- ‘rahatsız etme’ yeteneğini halen sürdürdüğü görülüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında Lübnanlı gazeteci öldürüldü

 Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)
Güney Lübnan'da yıkılmış bir cami (AFP)

Lübnan Sivil Savunması'nın açıklamasına göre, Lübnanlı gazeteci Amal Halil, dün İsrail'in güney Lübnan'daki sınıra yakın el-Tayri kasabasındaki bir evi hedef alan hava saldırısında öldürüldü.

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Sivil Savunma Genel Müdürlüğü arama kurtarma ekipleri, saatlerce süren arama çalışmalarının ardından, Tayri kasabasındaki bir eve düzenlenen düşman baskını sonucu şehit düşen gazeteci Amal Halil'in cesedini bulmayı başardı" denildi.

Gazeteci Halil'in çalıştığı Lübnan gazetesi Al-Akhbar, ölümünün ardından şu açıklamayı yaptı: "Güney Lübnan'da Al-Akhbar muhabiri olan meslektaşımız Amal Halil, düşman ordusuna ait uçaklar tarafından takip edildikten ve önce arabasına, ardından sığındığı eve düzenlenen bir dizi hava saldırısının hedefi olduktan sonra şehit oldu. Bu, Lübnan'daki basın ve gazetecileri açıkça hedef alan bir eylemdir."