İsrail’deki Falaşa Yahudileri’nden özel kasaba talebi

Falaşa Yahudileri’ne mensup iki Etiyopyalı Kudüs’teki Yafa Kapısı’ndan geçiyor (Getty İmages)
Falaşa Yahudileri’ne mensup iki Etiyopyalı Kudüs’teki Yafa Kapısı’ndan geçiyor (Getty İmages)
TT

İsrail’deki Falaşa Yahudileri’nden özel kasaba talebi

Falaşa Yahudileri’ne mensup iki Etiyopyalı Kudüs’teki Yafa Kapısı’ndan geçiyor (Getty İmages)
Falaşa Yahudileri’ne mensup iki Etiyopyalı Kudüs’teki Yafa Kapısı’ndan geçiyor (Getty İmages)

İsrail’de iktidardaki Likud Partisi’nden İç Güvenlik Bakan Yardımcısı Gadi Yevarkan, Etiyopyalı Falaşa Yahudileri için Tel Aviv yakınlarında özel bir kasaba kurulması talebinde bulundu.
Bu talep, Etiyopya asıllı Yevarkan’ın, Falaşa Yahudileri’nin ekonomik, eğitim ve sağlık koşullarını iyileştirmek ve ülkedeki konumlarını yükseltmek amacıyla Başbakanlık ofisi ile koordinasyon halinde hazırlayarak sunduğu bir takım taleplerin arasında yer aldı.
Özel bir kasaba kurma önerisine, diğer Yahudilerin sosyal dokusunun bir parçası olmak isteyen bazı Falaşa Yahudileri karşı çıksa da, birçoğu topluma katılarak sahip oldukları koşulların iyileştirilmesini istiyor.
Yevarkan ise din adamları ve Yahudi topluluğunun çoğunun, farklı gelenek ve göreneklerini sürdürebilecekleri kendi kasabalarının kurulmasına destek verdiğini dile getirdi.
‘Üçüncü dünya ülkesinden’ geldikleri bahanesiyle açık bir ayrımcılık politikasına maruz kalan Falaşa Yahudilerinin, fırsat verilse kendi işlerini sonuna kadar yürütebileceklerini kanıtlamak istediklerini söyleyen Yaverkan şu yorumda bulundu;
“Yüksek profesyonel potansiyeline sahipler. Belediye başkanı, başkan yardımcıları, mühendisler, yöneticiler, sosyal hizmet uzmanları, serbest çalışanlar, işadamları gibi yüksek profilli işler için en iyi insanları seçebilirler.”
Milletvekili Yaverkan, söz konusu talebi Bayındırlık ve İskan Bakanı Yaakov Litzman ve Bakanlık Genel Müdürü Yair Pinhas ile yaptığı görüşmede sundu.
Yaverkan, Litzman ve Pinhas ile taleplerinin olumlu bir şekilde incelenmesi konusunda da anlaştı.
Bakan Litzman, Falaşa Yahudileri’nin finansal zorluklarının azaltılmasına yardımcı olmak için Etiyopyalı genç çiftler için konut kredisi geri ödeme süresinin beş yıl daha uzatılması gibi ayni yardım talebine de cevap verdi.
Görüşmenin ardından açıklama yapan Yaverkan, taleplerine yanıt verilmesinden çok etkilendiğini dile getirerek, “İsrail’deki Falaşa Yahudileri’ne özel bir kasaba kurulması, onların ebeveynleri ve atalarının sahip olduğu vizyonların gerçekleştirilmesidir. 40 yıl geç kalınmış bile olsa İsrail’deki Falaşa Yahudileri için bir kasaba kurulması önemlidir. Bu ülke için küçük, ancak Falaşa Yahudileri için büyük bir adım olacak. Bu pilot projenin bir parçası olmak da benim için büyük bir onurdur” dedi.
Bayındırlık ve İskan Bakanı Litzman ise, “Etiyopya topluluğunun üyeleri de dahil olmak üzere tüm nüfus için konut çözümleri bulmaya ihtiyaç var. Devlete entegre olmalarının yanı sıra tüm toplumun kabul edilebilir bir parçası olduklarını hissetmelerine yardımcı olacak doğru kararları alırsam mutlu olurum” şeklinde konuştu.
180 bin kişiden oluşan Falaşa Yahudileri’nin çoğu, İsrail’in fakir bölgelerinde yaşıyor ve aralarındaki işsizlik oranı yüzde 35’e ulaşıyor.
Zaman zaman maruz kaldıkları ayrımcılık politikasına karşı protesto gösterileri düzenleyen Falaşa Yahudileri, son olarak bu yılın başında bir gencin polis tarafından öldürülmesini protesto etmek için sokağa çıktı.
 



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.