Trabzonspor taraftarı 10 yıl sonra gelen kupayı kutladıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/2420096/trabzonspor-taraftar%C4%B1-10-y%C4%B1l-sonra-gelen-kupay%C4%B1-kutlad%C4%B1
Trabzonspor taraftarı 10 yıl sonra gelen kupayı kutladı
Trabzon/İHA
TT
TT
Trabzonspor taraftarı 10 yıl sonra gelen kupayı kutladı
Trabzonspor taraftarları 10 yıl aradan sonra gelen kupayı kutladı.
Ziraat Türkiye Kupası Finali'nde Aytemiz Alanyaspor'u 2-0 mağlup ederek kupayı 9. kez müzesine getiren Trabzonspor'da taraftarlar 10 yıl sonra gelen zaferi coşkulu bir şekilde kutladı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte Atatürk alanında toplanan bordo-mavili taraftarlar meşaleler yakarak kupa sevinci yaşadı.
Emniyet güçleri Atatürk alanını trafiğe kapatırken, sosyal mesafenin korunması içinde sürekli ikazlarda bulunarak kalabalığı uyardı. Güvenlik güçleri kalabalığın oluşmasına engel olmaya çalışsa da bordo-mavili taraftarlar kutlamalara devam etti.
En son kupa 2009-2010 sezonunda gelmişti
İlk kez 1976-1977 sezonunda Beşiktaş karşısında kupayı elde eden Karadeniz ekibi, 1977-1978'de Adana Demirspor, 1983-1984'te Beşiktaş, 1991-1992'de Bursaspor, 1994-1995'te Galatasaray, 2002-2003 ve 2003-2004'te Gençlerbirliği, 2009-2010'da da Fenerbahçe karşısında kazanarak kupayı müzesine getirmişti. Bordo-mavililer 10 yıl sonra İstanbul'da oynanan kupa finalinde Aytemiz Alanyaspor'u 2-0 mağlup ederek 9. kez Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine getirdi.
Dünya Kupası'nda ırkçı hareket yapan Meksikalı işinden olduhttps://turkish.aawsat.com/spor/5284480-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1nda-%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1-hareket-yapan-meksikal%C4%B1-i%C5%9Finden-oldu
Dünya Kupası'nda ırkçı hareket yapan Meksikalı işinden oldu
(Instagram/@inocat_t)
Güney Kore'yle Çek Cumhuriyeti arasında oynanan Dünya Kupası maçında hakaret içeren bir hareket yaparken yakalanan Meksikalı bir adam, ırkçılıkla suçlanmasının ardından işinden oldu.
Cuma günü Guadalajara şehrinde oynanan maçta Koreli bir YouTuber video çekiyordu. Arkasında oturan ve daha sonra Ulises Fernando Bernal Miramontes olduğu anlaşılan adam, doğrudan kameraya bakıp iki gözünün kenarlarını çekerek ırkçı ve Asya kökenlilere hakaret olarak kabul edilen bir hareket sergiledi.
Ino Cat adıyla da bilinen YouTuber Yoon Su Jin, videoyu daha sonra Instagram hesabında paylaştı. "Dünya Kupası için dünyanın öbür ucuna geldim ve ırkçılığa maruz kaldım" diye yazdı.
Video, son sayıma göre 527 bin beğeni ve 67 binden fazla yorum aldı.
Bir kullanıcı, "Ah, çok korkunç" diye yorum yaptı.
Bir de çok komik bir şaka yapmış gibi gülüyor.
Bir başkası, "Bir Meksikalı olarak bu durumdan ötürü çok üzgünüm ve en içten özürlerimi sunuyorum" diye belirtti.
Video viral olduktan sonra, Jalisco Eyaleti Jeomatik ve Topografik Ölçme Mühendisleri Koleji (Citgej) Başkanı Bernal, davranışından dolayı özür diledi.
"Bu durumun yol açtığı her şeyden dolayı içtenlikle pişmanım. Olanları düşünmek için zaman ayırdım ve bu andaki sorumluluğumu anlıyorum" dedi ve kendini haklı çıkarmak veya farklı yorumları tartışmak istemediğini ekledi.
"Kişisel ve profesyonel hayatım boyunca her zaman başkalarına saygıyla davranmaya çalıştım ve eylemlerimin bu değerleri tutarlı bir şekilde yansıtmasını sağlamak için çalışmaya devam edeceğim" diye ekledi.
Arazi etütleri, haritalama ve ölçüm alanlarında uzmanlaşmış bir mühendisler meslek birliği olan Citgej, olaydan "derin üzüntü duyduğunu" belirten bir açıklama yayımladı ve kurum içi bir inceleme başlattıklarını duyurdu.
Dernek daha sonra Bernal'in görevinden alındığını doğruladı.
Citgej yönetim kurulu yaptığı açıklamada, "Tüzük ve yönetmeliklerimize uygun olarak konu, ilgili iç mekanizmalar aracılığıyla incelenecektir" dedi.
Birlik, "tüm insanlar için saygı, misafirperverlik ve uyum içinde birlikte yaşama kültürünü teşvik etmeye" kararlı olduğunu vurguladı.
Independent Türkçe
İsveç teknik direktörü Potter: Biri beni ısırdıhttps://turkish.aawsat.com/spor/5284479-i%CC%87sve%C3%A7-teknik-direkt%C3%B6r%C3%BC-potter-biri-beni-%C4%B1s%C4%B1rd%C4%B1
İsveç'in ilk maçının sonunda Graham Potter'ın sağ kulağından kan akıyor gibi görünüyordu (Reuters)
Dünya Kupası'na pazar gecesi Estadio Monterrey'de Tunus'u 5-1'lik skorla ezici bir şekilde yenerek başlayan İsveç'in teknik direktörü Graham Potter çok mutluydu.
Hatalarla dolu Tunus karşısında aldıkları rahat galibiyetle, eleme maçlarındaki kötü performanslarına kıyasla bambaşka bir görüntü verdiler. Brighton'ın orta saha oyuncusu Yasin Ayari ilk ve son golleri atan isim oldu. Mattias Svanberg de fileleri havalandırırken, yıldız ikili Alexander Isak ve Viktor Gyokeres de gol listesine adlarını yazdırdı.
Maçtan sonra Potter sevinçten havalara uçtu ancak maç sırasında bir sakatlık geçirdiği de anlaşıldı çünkü fotoğraflarda sağ kulağından kan akıyordu.
İsveç'in Sportbladet gazetesine, "Ne olduğunu bilmiyorum. Biri beni tırmaladı ya da ısırdı. Video kayıtlarını incelemem gerekecek" diye şaka yaptı.
Zorlu F Grubu'nda İsveç, pazar günü 2-2 berabere kalan Japonya ve Hollanda'yla karşılaşacak.
Ancak Monterrey'deki performans, Potter'ın son anda göreve getirilerek gidişatı değiştirmeye çalıştığı ve grup aşamasında tek bir maç bile kazanamadıkları berbat bir eleme aşamasının ardından İsveç'in umutlarını yeniden canlandırdı.
Sonunda, Ukrayna ve Polonya'yı yenerek Uluslar Ligi play-off'u yoluyla ABD, Kanada ve Meksika'da düzenlenen finallere katılmaya hak kazanmışlardı.
Potter şunları söyledi:
Oyunculardan gerçekten memnunum. Ön pozisyonlardaki oyuncuların kalitesini biliyoruz ancak potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için takımın iyi işlemesi gerekiyordu. Mükemmel değildik, olmayacağımızı da biliyorduk. Ama maçın başında oyunu iyi kontrol ettiğimizi düşündüm. Sadece yapabileceklerimize, performanslarımıza odaklanıyoruz. Başkalarının ne düşündüğü veya görüşleri önemli değil.Dünya Kupası'nın güzelliği de bu, herkesin tahminleri ve öngörüleri var ama biz işimize ve takım olarak nasıl oynadığımıza odaklanmak zorundayız.Hafta sonu [20 Haziran'da oynayacakları Hollanda], turnuvanın favorilerinden biri olan bir başka üst düzey takımla karşılaşacağız.
Independent Türkçe
Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyorhttps://turkish.aawsat.com/spor/5284321-futbolun-b%C3%BCy%C3%BCs%C3%BCn%C3%BCn-ard%C4%B1nda-g%C3%B6rmedi%C4%9Fimiz-bir-kimya-yat%C4%B1yor
Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Hişam el-Yetim
Modern bilim kimya aracılığıyla, toplumun yaşamın her alanında ihtiyaç duyduğu temel değişiklikleri gerçekleştiriyor. Bu bilimler bir bölümüyle, sonunda oyuncu sağlığı, çevre koruma, temiz enerji ve hatta tribünlerde ve sahada herkes için güvenli yiyecek ve su sağlanması yoluyla futbol alanına da giriş yaptı.
Kimya Bilimi Topluluğu, bilim yoluyla spor dünyası da dahil olmak üzere dünyayı daha iyiye doğru değiştirme hedefine ulaşmak için bilgiye, becerilere ve tutkuya sahip olduğunu iddia ediyor. Ancak modern bilim gerçekten futbolu geliştirmeye katkıda bulundu mu, yoksa dünyanın en popüler sporuna sadece müdahale mi etti? Peki bilim, sporlarının geleneklerine ve göreneklerine son derece duyarlı ve hassas olan taraftarların bu sporun geleceği konusunda endişelenmesine neden olmadan nasıl kendisine katkıda bulunabilir?
Gerçek şu ki, tarihi 1950'lere kadar uzanan Dünya Kupası'na modern bilimin “sızdığına” dair birçok açık örnek var. Ancak teknolojinin rolü özellikle 2001 yılında belirginleşti ve 2026 Dünya Kupası'na kadar gelişmeye devam etti. 2026 Dünya Kupası'nda kullanılan topun kendisi bilimin sporu geliştirmedeki rolünün açık bir örneği; çünkü top, on yıllarca esasında deriden yapılmış olan doğal dokusunu korudu. Dünya Kupası'nın başlangıcında üreticiler, araba lastiklerine benzer sert kauçuktan yapılmış iç astarı olan ve hava ile doldurulmuş el yapımı deri futbol topları üretmekle övünürlerdi. Ancak deri bir miktar esnekliğe sahip olsa da ağırdı ve araştırmalar sonunda bu eski toplara tekrar tekrar kafa ile vurmanın bazı oyuncularda beyin hasarına neden olabileceğini gösterdi.
Akıllı top çağı
Eskiden toplar hava ile şişirilirdi, ancak bilim ve modern teknoloji sayesinde nihayet şarj edilebilir Trionda akıllı top çağına ulaştık. Bilim, 2026 Dünya Kupası'na, oyuncuların ve hakemlerin her hareketini eşi benzeri görülmemiş bir doğrulukla izlemek için 500 Hz frekansında çalışan dahili bir sensörle donatılmış daha gelişmiş ve ileri bir top hediye etti. Avrupa Bilimsel Ansiklopedisi'ne göre, 500 Hz frekanslı dahili hareket sensörü (IMU), topun hızını, dönüşünü, ivmesini ve yönünü kaydetmeye yardımcı oluyor. Verileri gerçek zamanlı olarak doğrudan VAR odasına gönderiyor. Ayrıca, ofsayt konusundaki hataları azaltmak için temas anını tam olarak belirlemeye ve elle oynama, topun sahanın dışına çıkması veya gol çizgisini geçmesi durumlarını tespit etmeye yardımcı oluyor.
Bilim gazetecisi Kate Chapman'ın Şubat 2026'da bilim sitelerinde yayınlanan “Futbolun İnanılmaz Kimyası” başlıklı makalesi, toplardan kaleci eldivenlerine, sahadan oyuncuların formalarına ve oyunu büyük ölçüde geliştiren diğer teknolojilere kadar spordaki her şeyin iyileştirilmesine bilimin nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor.
Hakemler, serbest vuruşlar için zemini işaretlemek üzere özel kaybolan bir sprey kullanıyor (Sosyal medya)
Chapman, modern futbol toplarının daha esnek, daha hafif ve en önemlisi kafa travmasına neden olma olasılığı daha düşük toplar elde etmek amacıyla çeşitli sentetik liflerden yapıldığını vurguluyor. Şunu belirtiyor: “Eğer bir futbol maçı izlediyseniz, muhtemelen oyuna o kadar dalmışsınızdır ki, önünüzde sergilenen spor bilimini düşünmemişsinizdir. Ancak Muhammed Salah, Leah Williamson ve David Raya gibi modern oyuncuların becerilerine katkıda bulunan inanılmaz bir kimya mevcuttur.”
Chapman, öncelikle modern teknolojinin topun kendisini geliştirmedeki rolünü özetleyerek, futbol topları ve tenis topları arasında tamamen kimyasal bir karşılaştırma yapıyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Büyük turnuvalarda kullanılan modern tenis topları tamamen farklı. Topun hâlâ kauçuk bir iç lastiği olsa da yapısının geri kalanı poliüretan, poliolefinler ve polyester gibi bir dizi sentetik elyaftan yapılmıştır.” Chapman'a göre, bu malzemeler izole değil, aksine “toplara tam olarak gerekli özellikleri veren geniş bir yelpazede hafif hidrokarbonlardır.”
Saha
Kimyagerlere göre, futbol sahaları “hayal ettiğimizden daha fazla plastik” içeriyor. Oyuncuların kramponları ve Avrupa'daki çoğu büyük profesyonel kulübün oynadığı çimler, doğal ve yapay çimi birleştiren hibrit sahalardır ve bunlar artık giderek daha fazla alt lig takımları tarafından da kullanılıyor. Dünya çapındaki ünlü kulüpler de çevreyi korumak için plastik atıkları geri dönüştürerek kimyasal yöntemler kullanıyor. Örneğin, Liverpool, Chelsea ve Tottenham Hotspur, tamamen geri dönüştürülmüş plastik şişelerden yapılmış formalar kullanıyor.
Kimya sadece saha ile sınırlı kalmadı; topun el ile olağanüstü derecede iyi tutulmasını sağlayan modern kaleci eldivenlerine de uzandı. Bu, cismin çevresinde oluşan ve artan yüzey alanı ve sürtünme nedeniyle yapışkan hale gelen ve doğal olarak oluşan bir hidrokarbon molekülü olan lateks sayesinde mümkün oluyor. Eldivenlerin iç astarı için kloropren (2-klorobüta-1,3-dien) polimerizasyonundan elde edilen neopren adı verilen sentetik bir kumaş kullanılıyor. Neopren son derece su geçirmez ve süngerimsi bir esnekliğe sahip olduğundan, eldivenlerin kalecinin eline saatte 110 kilometreyi aşan hızlarda çarpan top darbesini emmesini ve böylece herhangi bir kırığı önlemesini sağlıyor.
Hakem spreyi veya köpüğü
Kimyasal maddeler sadece oyuncular için kullanılmıyor. Futboldaki son gelişmelerden biri de hakemlerin mesafeleri belirlemek için sprey (köpük) kullanması. Sprey, serbest vuruş yapıldıktan sonra kaybolmadan önce savunmacıların arkasında durduğu beyaz bir çizgi oluşturuyor. Chapman'a göre, “Bu sprey kesinlikle boya değil. Yüzde 80 su, yüzde 17 bütan gazı ve yüzey aktif maddeler gibi diğer bileşenlerden oluşuyor. Hakem spreyi sıktığında, bütan hızla genleşerek sahaya püskürtülen suda kabarcıklar oluşturuyor. Bu kabarcıklar genellikle neredeyse anında kayboluyor, ancak spreydeki yüzey aktif maddeler geçici bir stabilite sağlayarak köpük oluşturuyor. Sonunda kabarcıklar dağılıyor ve sprey ile sahada çizilen çizgi de kayboluyor. Bu da spreyin tıraş köpüğünden çok farklı olmadığı anlamına geliyor.” Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Chapman, bilim insanlarının hakem köpüğünün gerektiği kadar uzun süre dayanmasını sağlayan kesin formülü ancak 2001 yılına geliştirebildiklerini de vurguluyor.
Bilimsel topluluklar, bilim insanlarının spor yoluyla nesillere ilham vermesine yardımcı olmak için kaynaklar sağlıyor (İngiltere Kraliyet Kimya Derneği)
Kate Chapman, bilim tarihi ve elementlerin keşfiyle özel olarak ilgilenen, uluslararası alanda tanınmış bir bilim gazetecisidir. Sunderland Üniversitesi'nden bilim tarihi ve felsefesi alanında doktora derecesine ve Bradford Üniversitesi'nden de eczacılık alanında yüksek lisans derecesine sahip. Matematiksel bilim alanında Chapman, The Daily Telegraph, Nature, Chemist ve New Scientist gibi birçok prestijli bilimsel dergi ve yayına yazılarıyla katkıda bulundu. Bilimi popülerleştirme üzerine yazdığı ilk kitabı Amerikan Bilim Geliştirme Derneği Ödülü'ne aday gösterildi, ikinci kitabı “The Green Race” ise 2022 yılında yayınlandı.
Chapman, Kimya Bilim Topluluğu’nun kalbinde yer alan Kraliyet Kimya Derneği için yazıyor. Dernek, web sitesinde “Dünyayı değiştirmeye ve spor da dahil olmak üzere bütün alanlarda bir zamanlar imkânsız olan heyecan verici ilerlemeyi mümkün kılmaya yardımcı oluyoruz” deniliyor. Dernek, ortaklıklar, konferanslar, etkinlikler ve küresel ağlar aracılığıyla insanları ve fikirleri bir araya getirmede rol oynuyor. Ayrıca, bilim insanlarının keşiflerini ve görüşlerini yayınlayarak sağlık, çevre ve yaşam tarzlarımızı iyileştirmek için kullanılmasını sağlıyor.
* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة