İngiltere’den Nahda Barajı müzakerelerinin başlaması için destek

Addis Ababa yönetiminin Nil Nehri üzerine inşa ettiği Nahda Barajı nedeniyle Etiyopa ile Kahire ve Hartum arasındaki gerginlik artıyor. (Reuters)
Addis Ababa yönetiminin Nil Nehri üzerine inşa ettiği Nahda Barajı nedeniyle Etiyopa ile Kahire ve Hartum arasındaki gerginlik artıyor. (Reuters)
TT

İngiltere’den Nahda Barajı müzakerelerinin başlaması için destek

Addis Ababa yönetiminin Nil Nehri üzerine inşa ettiği Nahda Barajı nedeniyle Etiyopa ile Kahire ve Hartum arasındaki gerginlik artıyor. (Reuters)
Addis Ababa yönetiminin Nil Nehri üzerine inşa ettiği Nahda Barajı nedeniyle Etiyopa ile Kahire ve Hartum arasındaki gerginlik artıyor. (Reuters)

İngiltere, Addis Ababa’nın Nil Nehri’nin ana mecrası üzerinde inşa ettiği ve su paylaşımı üzerindeki beklenen etkisi nedeniyle Kahire-Hartum ile Etiyopya arasında gerginliği artıran Nahda Barajı üzerinde Mısır, Etiyopya ve Sudan arasındaki üçlü müzakerelerin yeniden başlamasına destek verdi.
Etiyopya Haber Ajansı tarafından dün yayınlanan habere göre İngiltere’nin Afrika Parlamentosu Dışişleri Bakanı Müsteşarı James Duddridge, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği üç günlük ziyaretin sonunda müzakerelerin yeniden başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Duddridge, ziyareti sırasında üst düzey hükümet yetkilileriyle Etiyopya’nın Nahda Barajı’nın mevcut durumu, üç ülke arasında devam müzakereler ve diğer ortak meseleler üzerine görüşmeler yaptı.
Duddridge, “Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa’nın arabuluculuğunu memnuniyetle karşılıyoruz. Nahda Barajı ile ilgili devam eden teknik görüşmelerden de ayrıca memnunuz” açıklamasında bulundu.
Müsteşar ayrıca İngiltere’nin Afrika Parlamentosu Dışişleri Bakanlığı ve ilgili ülkeleri, bölgenin kalkınması açısından önemli olduğu için müzakereleri devam ettirmeye çağırdı.
Müsteşar, “Baraj sadece Etiyopya için elektrik enerjisi değil, fakat aynı zamanda Sudan’a ve bölgedeki diğer ülkelere de enerji satışı sağlayacak” dedi. Etiyopya Haber Ajansı’nın aktardığına göre Duddridge, baraj konusundaki anlaşmazlığın çözümünde Afrika Birliği’nin önemine dikkat çekti.
Duddridge, Addis Ababa ziyareti sırasında Etiyopya Başbakanı Yardımcısı Demeke Mekonnen Hassen ve Dışişleri Bakanı Guido Andargacho da dahil olmak üzere üst düzey hükümet yetkilileriyle ikili ilişkileri ve diğer ortak çalışmaları artırmanın yolları üzerine görüşmeler gerçekleştirdi. Ayrıca Afrika Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Thomas Kwesi Quartey ile Afrika Birliği ile ilişkileri güçlendirmenin yollarını ele aldı.
Afrika Birliği, temmuz ayının başlangıcından bu yana Nahda Barajı’nın doldurulmasının ve işletilmesinin kuralları çerçevesinde nihai bir anlaşmaya ulaşmanın umut edildiği zorlu bir müzakere süreci yürütüyor. Son günlerde, Etiyopya’nın barajın su kapasitesini doldurmanın ilk aşamasında son gelindiğini duyurmasından sonra tartışmalarda artış gösterdi.
Mısır, Etiyopa ve Sudan’ın üzerinde anlaşılamayan teknik ve yasal noktaları çözüme kavuşturma çalışmaları çerçevesinde önümüzdeki pazartesi günü yeni bir oturum yapılması planlanıyor.
Etiyopya’nın bir anlaşma yapmak için siyasi iradeden yoksun olunduğu yönündeki önceki suçlamasına rağmen Mısır, siyasi müzakerelerin devam etmenin önemine inanıyor.
Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi geçen salı günü ülkesindeki medya organlarından “anlaşmazlık hakkında askeri bir çözüme ilişkin söylemde bulunmamaları” uyarısı yaparak Mısır’ın bu konuda “diplomatik mücadele” sürdürerek yoluna devam edeceğini vurguladı.
Etiyopya, Mısır’ın Nil suyundaki yıllık 55,5 milyar metreküp olarak tahmin edilen “tarihi hissesini” kabul etmiyor. Bu hissenin “eski sömürge anlaşmaları” gereğince yapıldığını ve “kalkınma hakkını desteklemesinin” mümkün olmadığını savunuyor.
 



Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
TT

Beyaz Saray: İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamalar Amerika'ya gönderdiği gizli mesajlardan farklı

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt, 12 Ocak 2026'da Washington, D.C.'deki Beyaz Saray önünde basına açıklama yapıyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolyn Levitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların, ABD'ye gizlice gönderdiği mesajlardan farklı olduğunu söyledi.

Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, “Başkan (Donald) Trump, İran'ın mesajlarını incelemekle ilgileniyor” dedi.

Leavitt, Beyaz Saray'ın İran'daki durumla başa çıkmak için “hava saldırıları” da dahil olmak üzere çeşitli seçeneklere sahip olduğunu söyledi.

Trump'ın, Starlink internet hizmetinin sahibi milyarder Elon Musk ile İran'da bu hizmetin sunulması konusunda görüştüğünü söyledi. İran, yaklaşık iki haftadır süren yaygın protestolar nedeniyle ülke genelinde internet hizmetlerini kesmişti.

Wall Street Journal cumartesi günü yetkililere atıfta bulunarak, ABD yönetiminin, İran'ın protestocuları öldürmesi halinde Başkan Trump'ın İran'a “sert” bir saldırı düzenleme tehdidini yerine getirmek için gerekirse İran'a nasıl saldırı düzenleneceğini müzakere ettiğini bildirdi.

Trump pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile temasa geçtiğini ve nükleer bir anlaşma konusunda müzakere etmeyi teklif ettiğini belirterek, "Bir görüşme ayarlanıyor, ancak mevcut olaylar nedeniyle harekete geçmek zorunda kalabiliriz" ifadelerini kullandı.


Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
TT

Bugün tüm gözler Trump'ın İran kararına çevrildi

Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)
Pazar günü Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen İranlı bir güvenlik görevlisinin cenaze töreninden bir kare (Reuters)

İran sahnesi, bir yandan karşılıklı siyasi ve güvenlik geriliminin tırmanması ve ülke içindeki çelişkili hareketler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la nasıl başa çıkacağına dair kararını bekliyor.

Tahran dün Washington ile iletişim kanallarının ‘açık’ olduğunu doğruladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yabancı büyükelçilere İran'ın ‘savaş istemediğini, ancak savaşa da hazır olduğunu’ söyledi. Bu açıklama, ABD'nin uyarıları ve Trump'ın askeri seçenekler de dahil olmak üzere ‘güçlü seçenekleri’ değerlendirdiklerine dair savurduğu açık tehditlerine eşlik etti. İranlı yetkililer dün, halk protestolarının başlamasından 16 gün sonra, Tahran ve diğer şehirlerde destekçilerini bir araya getirerek, inisiyatifi yeniden ele geçirdiklerini göstermeyi çalıştılar.

Devlet televizyonu, İslam Cumhuriyeti bayraklarının dalgalandığı ve ABD ve İsrail karşıtı sloganların atıldığı hükümet yanlısı mitinglerin görüntülerini yayınladı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, herhangi bir saldırıya sert tepki verileceğini vaat ederken, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin ‘dökülen kanın intikamını alacağını’ söyleyerek, davaların hızlandırılacağını duyurdu.

Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHR), İran’daki protestolarda en az 648 protestocunun öldüğünü doğruladığını açıkladı. IHR, resmi rakamların açıklanmaması nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.


Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
TT

Almanya, ABD'nin Grönland'ı ilhak etmek için saldırı düzenleme riskini önemsiz gösteriyor

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johannes Wadephul dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiki Danimarka'dan Grönland'ı ele geçirme yönündeki tekrarlanan tehditlerinin ardından, ABD'nin Grönland'a yönelik bir saldırı riskini küçümsedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmenin ardından, ABD'nin tek taraflı askeri harekat olasılığıyla ilgili bir soruya yanıt veren Wadephul, “Bunun ciddi olarak değerlendirileceğine dair hiçbir işaret görmüyorum” dedi.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre “Arktik bölgesinde ortaya çıkan güvenlik sorunlarının ele alınmasında ortak bir çıkar olduğuna inanıyorum ve bunu yapmalıyız ve yapacağız” ifadesini kullandı.

Wadephul, “NATO şu anda bu konuda daha gerçekçi planlar geliştiriyor ve bu planlar daha sonra Amerikalı ortaklarımızla görüşülecek” diye devam etti.

Wadephul'un ziyareti, Rubio ile Danimarka ve özerk Grönland bölgesinden üst düzey diplomatlar arasında bu hafta Washington'da yapılması planlanan görüşmelerin öncesinde gerçekleşti.

Trump, Grönland'ı ABD'nin kontrolü altına almakta ısrarcı ve Danimarka topraklarının ABD'nin ulusal güvenliği için önemini vurguluyor.

Yaklaşık 57 bin nüfusa sahip Grönland, mineral kaynakları açısından zengindir ve konumu stratejik öneme sahiptir.

Grönland hükümeti dün, adanın Amerika'nın topraklarını “ele geçirme” girişimini “hiçbir şekilde” kabul etmeyeceğini ve NATO çerçevesinde bu toprakların savunulmasını sağlamak için “çabalarını yoğunlaştıracağını” açıkladı.