Gençlerbirliği’nin yeni teknik direktörü Mert Nobre oldu

Gençlerbirliği’nin yeni teknik direktörü Mert Nobre oldu
TT

Gençlerbirliği’nin yeni teknik direktörü Mert Nobre oldu

Gençlerbirliği’nin yeni teknik direktörü Mert Nobre oldu

Gençlerbirliği'nde teknik direktörlük görevine Mert Nobre'nin getirildiği açıklandı.
Süper Lig’in sonlanmasının ardından Gençlerbirliği yeni teknik direktörüyle anlaşma sağladı. Eski futbolcularından olan Mert Nobre’yle 1+1 yıllık sözleşme imzalayan kulüp tarafından yapılan açıklamada, “Yeni teknik direktörümüz Mert Nobre. Yeni sezon öncesi teknik direktörlük görevi için çalışmalarını sürdüren takımımız, Mert Nobre ile anlaşmaya vardı. Genç teknik adam ile takımımız 1+1 yıllık sözleşmeye imza attı. Anlaşmanın her iki tarafa da hayırlı olmasını temenni ediyor, teknik direktörümüz Mert Nobre’ye görevinde başarılar diliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün resmi sosyal medya hesabı üzerinden de Mert Nobre’nin takımın teknik direktörlüğüne getirilmesiyle ilgili bir video paylaşıldı. Mert Nobre’nin Gençlerbirliği kulübüyle TFF 1. Lig’de yaşadığı 2018-2019 sezonu şampiyonluğundan kesitlerin gösterildiği videoda ‘Hikaye yeniden başlıyor’ teması üzerinde duruldu.



Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.


2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası: Geri sayımda endişe ve bekleyiş ön planda

2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)
2026 Dünya Kupası’na bir ay kala geri sayım pazartesi günü başladı. (AFP)

2026 Dünya Kupası’nın başlamasına bir ay kala geri sayım pazartesi günü başlarken, atmosfer beklenti ile endişe arasında gidip geliyor. Bilet fiyatlarındaki artış, Donald Trump döneminde ABD’de yaşanan siyasi gerilimler ve İran’daki savaşın dünyanın en büyük futbol organizasyonu üzerindeki etkileri, turnuvaya gölge düşürüyor.

ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek turnuvaya rekor sayıda 48 milli takım katılacak. Ayrıca milyonlarca taraftarın akın etmesi bekleniyor. Bu organizasyon, üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olacak.

Altı hafta sürecek turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’deki ünlü Azteca Stadı’nda başlayacak ve 19 Temmuz’da New Jersey’de 82 bin 500 seyirci kapasiteli MetLife Stadı’nda oynanacak final maçıyla sona erecek.

Ancak hazırlık sürecindeki karmaşık atmosfer, 23. Dünya Kupası’nın daha başlamadan “parti sonrası baş ağrısı” havasında açılabileceği yönündeki yorumları artırdı. Artan maliyetler, siyasi çekişmeler ve uluslararası çatışmaların birleşimi kamuoyundaki havayı olumsuz etkiledi.

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Gianni Infantino ise bu kaygıların abartıldığını savunarak eleştiri dalgasını “olumsuz medya söylemi” olarak nitelendirdi.

Infantino, Beverly Hills’te düzenlenen bir ekonomi konferansında, “Gerçek şu ki bu turnuvada olumsuz bir yön bulmak son derece zor” dedi.

Ancak bu iyimser yaklaşım futbol çevrelerinde geniş kabul görmedi. Dünya Kupası öncesindeki sorunlar hakkındaki tartışmalar sürüyor.

Bilet fiyatlarına büyük tepki

Dünya Kupası biletlerindeki sert fiyat artışı küresel çapta tepki toplarken, FIFA ve Başkanı Infantino büyüyen medya baskısını kontrol altına almaya çalışıyor.

Avrupa Futbol Taraftarları Birliği, bilet fiyatlandırma sistemini “aşırı derecede fahiş” ve “büyük bir ihanet” olarak tanımladı. Kuruluş, FIFA’ya yaklaşık 13 milyar dolar gelir getirmesi beklenen turnuvanın geniş taraftar kesimleri için ulaşılamaz hale geldiğini belirtti.

2022 Dünya Kupası finalinin en pahalı bileti yaklaşık 1600 dolar seviyesindeyken, 2026 organizasyonunda en yüksek bilet fiyatı yaklaşık 32 bin 970 dolara kadar çıktı. Bu benzeri görülmemiş artış geniş eleştirilere yol açtı.

Infantino ise bu fiyat politikasını savunarak, bunun turnuvanın büyük bölümüne ev sahipliği yapan ABD’deki piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu söyledi.

“Piyasaya bakmamız gerekiyor. Dünyanın en gelişmiş eğlence pazarlarından birindeyiz, dolayısıyla piyasa fiyatlarını uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.

FIFA verilerine göre biletler için 500 milyondan fazla başvuru yapıldı. Bu sayı, 2018 ve 2022 Dünya Kupaları için yapılan toplam 50 milyon başvurunun çok üzerinde.

Ancak biletlerin tükendiği yönündeki açıklamalara rağmen yeniden satış platformlarında hâlâ birçok maç için yer bulunabiliyor. Buna, 12 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak ABD–Paraguay açılış maçı da dahil.

Hatta Infantino’nun önemli destekçilerinden Donald Trump bile fiyatlara şaşırdığını dile getirdi. Açılış maçı biletinin yaklaşık 1000 dolar olduğunu öğrendiğinde tepki gösteren Trump, New York Post gazetesine, “Bu rakamı bilmiyordum. Kesinlikle gitmek isterdim ama açıkçası ben de bu parayı ödemem” dedi.

Siyasi gerilimlerin gölgesi

Taraftarlar turnuvayı takip etmenin maliyetleriyle ilgilenirken, eleştirmenler de turnuvadaki 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak ABD’deki gergin siyasi atmosfere dikkat çekiyor.

Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, organizasyonun adaylık sürecinde çizilen tabloyu köklü biçimde değiştirdi. O dönemde “birlik dosyası” sloganıyla tanıtılan organizasyon, Kuzey Amerika’daki üç ev sahibi ülke arasındaki uyumu temsil eden bir etkinlik olarak sunulmuştu.

Trump yeniden göreve geldikten sonra Kanada’yı “ABD’nin 51. eyaleti” yapma söylemini tekrarlaması ve Kanada ile Meksika’ya karşı ticaret savaşı başlatmasıyla tartışma yarattı.

Bu çerçevede İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), turnuvanın göç, protestolar ve basın özgürlüğüne yönelik sert politikalar nedeniyle “dışlanma ve korku” ile anılabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Af Örgütü ise organizasyonun “baskı platformuna dönüşebileceğini” belirtti.

İran savaşı ve katılım tartışmaları

Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları da küresel tabloyu daha karmaşık hale getirdi. Saldırıların ekonomik şoklara yol açtığı, Dünya Bankası’nın da Orta Doğu’daki çatışmanın milyonlarca insanı açlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.

Süren çatışma, İran’ın Dünya Kupası’na katılımı konusunda da belirsizlik yarattı. Bu durum, turnuvaya katılan bir ülkenin doğrudan askeri çatışma yaşadığı rakibini ağırlayacağı ilk örnek olarak dikkat çekiyor.

Donald Trump başlangıçta İran’ın “güvenlik ve emniyet nedenleriyle” turnuvadan çekilmesi gerektiğini ima etmişti.

Ancak Infantino, İran’ın turnuvaya normal şekilde katılacağını vurguladı. İran’ın grup maçlarının Meksika’ya alınması yönündeki talebin reddedildiği ve maçların planlandığı gibi ABD’de oynanacağı açıklandı.

Infantino, 30 Nisan’da Vancouver’da düzenlenen FIFA Kongresi’nde, “Elbette İran 2026 Dünya Kupası’na katılacak ve elbette maçlarını ABD’de oynayacak” dedi.

Trump ise daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın turnuvaya katılımına artık “itiraz etmediğini” söyledi.

Favoriler ve ilk kez katılacak takımlar

FIFA ve Başkanı Infantino, turnuva başladığında siyasi tartışmaların geri planda kalmasını ve futbol heyecanı ile sahne gösterilerinin tüm gerilimleri gölgelemesini umut ediyor.

Son dünya şampiyonu Arjantin, Lionel Messi liderliğinde turnuvanın en büyük favorileri arasında gösteriliyor. Avrupa şampiyonu İspanya, 2018 dünya şampiyonu Fransa ve 1966’dan bu yana ilk büyük kupasını kazanmayı hedefleyen İngiltere de öne çıkan takımlar arasında yer alıyor.

Öte yandan genişletilmiş format sayesinde tarihinde ilk kez Dünya Kupası’na katılacak yeni milli takımlar da turnuvada boy gösterecek. Bunların başında, Dünya Kupası’na katılan nüfus bakımından en küçük ülkeler olan Curaçao ile Yeşil Burun Adaları geliyor.


Arsenal'ı devler ligi finaline taşıyan Arteta: Hiç böyle hissetmemiştim

Mikel Arteta, Arsenal'ı Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı (Reuters)
Mikel Arteta, Arsenal'ı Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı (Reuters)
TT

Arsenal'ı devler ligi finaline taşıyan Arteta: Hiç böyle hissetmemiştim

Mikel Arteta, Arsenal'ı Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı (Reuters)
Mikel Arteta, Arsenal'ı Şampiyonlar Ligi finaline taşıdı (Reuters)

Mikel Arteta, Emirates Stadyumu'ndaki "eşsiz" atmosferin, Arsenal'ı 20 yıl sonra ilk Şampiyonlar Ligi finaline taşımasında kilit rol oynadığını belirtti.

Bukayo Saka'nın ilk yarıda attığı gol, ev sahibi ekibe maçı 1-0 kazanıp toplamda 2-1'lik skorla Atletico Madrid'i eleme şansı vererek, 30 Mayıs'ta Budapeşte'de Bayern Münih veya Paris Saint-Germain'le karşılaşma hakkı kazandırdı.

Arsenal, maç başlamadan çok önce ev sahibi taraftarların coşkulu desteğini arkasına aldı ve Arteta'yla ekibi ikinci maç için stadyuma geldiklerinde coşkuyla karşılandı.

Takımı Premier Lig ve Avrupa dublesine doğru önemli bir adım atan Arteta, bu desteğin Arsenal için ne kadar önemli olduğunu vurguladı.

Arteta, "İnanılmaz bir geceydi" dedi.

Birlikte tekrar tarih yazdık. Bu futbol kulübünde emeği olan herkesle daha fazla gurur duyamaz, daha mutlu olamazdım. Stadyum dışında karşılanma şeklimiz özel ve eşsizdi. Taraftarlarımızın yarattığı atmosfer, enerji, her topu bizimle birlikte yaşadılar, bu stadyumda daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim. Bunun herkes için ne kadar önemli olduğunu biliyorduk, her şeyimizi ortaya koyduk, çocuklar inanılmaz bir iş çıkardı ve 20 yıl sonra, tarihimizde ikinci kez Şampiyonlar Ligi finaline geri döndük.

sdcsv
Arsenal taraftarları Emirates Stadyumu'nda mükemmel bir atmosfer yarattı (Reuters)

Beklendiği gibi zorlu geçen maçta Arsenal zaman zaman şanslıydı; Giuliano Simeone'nin savunmanın arkasına sarkıp David Raya'yı geçmesinin ardından Gabriel Magalhaes'in penaltıya sebebiyet vermekten kurtulması belki de şanstı.

Ancak itirazlar reddedildi, pozisyon video yardımcı hakem (VAR) tarafından incelendi ve penaltı kararı çıkmadı; Arsenal ise direnip bir üst tura yükseldi.

Bu, Giuliano'nun babası Diego Simeone için hayal kırıklığı anlamına geliyordu. Simeone, Atletico'da geçirdiği 15 yılda Avrupa kupası kazanamadı. Ayrıca bu maç, Fransız oyuncu Antoine Griezmann'ın Şampiyonlar Ligi kariyerinin de sonu gibi görünüyordu. Griezmann, sezon sonunda MLS'e transfer olacak.

Arteta, turnuvadaki yenilgisiz serisini sürdüren Arsenal'ın yarı finaldeki rakibini övdü.

"Bu seviyedeki her rakibin ne kadar zor ve mücadeleci olduğunu biliyoruz" dedi.

Atletico inanılmaz bir takım, mücadele şekilleri, denediğimiz her şeye anında bir cevapları var. Diego orada olağanüstü bir iş çıkardı ve farklar çok küçük. Bu gece üzerimize geldiler.

Independent Türkçe