İngiltere, Haziran ayından bu yana en yüksek ikinci vaka sayısını kaydetti

İngiltere'nin başkenti Londra’daki bir restoranda oturan kişiler (AFP)
İngiltere'nin başkenti Londra’daki bir restoranda oturan kişiler (AFP)
TT

İngiltere, Haziran ayından bu yana en yüksek ikinci vaka sayısını kaydetti

İngiltere'nin başkenti Londra’daki bir restoranda oturan kişiler (AFP)
İngiltere'nin başkenti Londra’daki bir restoranda oturan kişiler (AFP)

İngiltere Sağlık Bakanlığı pazartesi günü, 938 yeni koronavirüs vakasının kaydedildiğini, bu sayının Haziran ayından bu yana kaydedilen ikinci en yüksek vaka sayısı olduğunu belirtti. Bakanlık, toplam vaka sayısının 305 bin 623’e yükseldiğini, ölü sayısının ise 46 bini geçtiğini duyurdu.
Reuters Haber Ajansının haberine göre, vaka sayılarındaki bir önceki zirve Bakanlığın verilerine göre 29 Temmuz’da 995 vaka ile kaydedilmişti ve bu 16 Haziran’dan bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısıydı.



Kral Charles'ın ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmadaki gizli mesajlar

Kral Charles, ABD Kongresi'nde konuşmasını yaptıktan sonra tebrikleri kabul ederken (Reuters)
Kral Charles, ABD Kongresi'nde konuşmasını yaptıktan sonra tebrikleri kabul ederken (Reuters)
TT

Kral Charles'ın ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmadaki gizli mesajlar

Kral Charles, ABD Kongresi'nde konuşmasını yaptıktan sonra tebrikleri kabul ederken (Reuters)
Kral Charles, ABD Kongresi'nde konuşmasını yaptıktan sonra tebrikleri kabul ederken (Reuters)

İnci Mecdi

İngiltere Kralı III. Charles, salı günü ABD Kongresi'nde dünyadaki kaotik uluslararası manzaraya ilişkin pek çok mesaj barındıran bir kraliyet konuşması yaptı. Bu konuşma, 2022 yılında ölen annesi Kraliçe II. Elizabeth’in 1991 yılında yaptığı konuşmasından bu yana bir İngiliz hükümdarının Whitehall’da gerçekleştirdiği ikinci konuşma olma özelliği taşıyordu.

Kral Charles, yaklaşık 28 dakika süren konuşması boyunca kraliyet konuşmalarının doğasına uygun olarak tam bir tarafsızlık sergiledi ve ev sahibi Başkan Donald Trump'ın politikalarına yönelik her türlü eleştiriden kaçındı. Bununla birlikte konuşmanın unsurları, mevcut Amerikan yönetiminin dayandığı ilkelerle çelişen mesajlar taşır gibiydi. Bu gizli mesajlardan biri, İngiliz Kralı'nın dünya genelinde barışa çağrı yaparken Hristiyan inancından ‘Birleşik Krallık ile ABD arasındaki ortak değerler’ olarak söz etmesiydi.

Ahlaki bir referans olarak Hristiyanlık

İfadelerini ve Hristiyan inancına ilişkin sözlerini dikkatle seçer gibi görünen Kral Charles, özellikle dinlerarası ilişkilere ve anlayışın güçlendirilmesine değindi.

Kral Charles, Louisianalı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'a hitaben şunları söyledi:

"Sayın Başkan, buradaki pek çok kişi ve benim için kişisel olarak Hristiyan inancı, bize yalnızca bireysel değil toplumumuzun bireyleri olarak birlikte yol gösteren sağlam bir dayanak ve günlük bir ilham kaynağı oluşturuyor.”

Kral Charles, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayatımın büyük bir bölümünü dinler arası ilişkilere ve anlayışın güçlendirilmesine adadıktan sonra, ışığın karanlığa galip geleceğine dair bu inancın sayısız kez doğrulandığını gördüm. Bu inanç aracılığıyla, farklı dinlerin mensuplarının birbirini daha iyi tanımasıyla gelişen derin saygı duygusu bana ilham vermektedir. Bu nedenle umudum ve duam şudur ki; bu zorlu zamanlarda uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışarak sabanları kılıca dönüştürmeyi durdurmayı başaralım.”

Hristiyanların Paskalya Bayramı’nı kutlamaya devam ettiğine dikkati çeken Kral Charles, bu dönemi ‘umudumu her zamankinden daha fazla pekiştiren bir dönem’ olarak nitelendirerek şunları söyledi:

“İki halkın da özünde, cömertliği ve merhameti yüceltmeyi, barışı yaymayı, tarafsız bir anlayışı derinleştirmeyi ve tüm dinlerin mensupları ve herhangi bir inancı olmayan insanları takdir etme görevi olduğuna inanıyorum.”

Başkan Donald Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth gibi ABD yönetiminin üyelerinin bir bölümü, muhafazakâr siyasi tabanlarına hitap ederken ve eylemlerini meşrulaştırırken dinî söylemi sıkça kullandı. Bu ayın başlarında Trump, Tanrı'nın ABD’nin İran'a karşı başlattığı askeri operasyonu desteklediğini ileri sürdü. Trump, dini söylemini siyasi seferberlik ve kutuplaşma aracı olarak kullanırken Kral Charles konuşmasında Hristiyanlığı dini bir ahlaki referans olarak benimseyen kültürel ve medeniyet boyutlu bir çerçevede ele aldı. Böylece kraliyet konuşması, dinin siyasette kullanımının yeniden biçimlendirilmesini temsil etti.

NATO

Kral ayrıca, ABD Başkanı'nın sürekli baskı ve saldırısıyla karşı karşıya kalan NATO'nun birliğine ilişkin başka bir mesaj da verdi. Trump, batılı ülkelerden oluşan askeri ittifakı İran'a karşı savaşta ABD'yi yalnız bırakmakla suçlayarak ‘kağıttan kaplan’ benzetmesi yapmıştı. Kral Charles'ın NATO'nun 11 Eylül olaylarının ardından yaptıklarına atıfla verdiği mesajda, “NATO'nun Madde 5'i ilk kez devreye soktuğu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) terörle mücadelede birlik içinde toplandığı o dönemde, halkımızın yüz yılı aşkın süredir yaptığı gibi, iki dünya savaşında, Soğuk Savaş'ta, Afganistan'da ve ortak güvenliğimizi şekillendiren pek çok kritik anda yan yana duran çağrıyı birlikte yanıtladık” ifadelerini kullandı. Kral Charles, Birleşik Krallık ve ABD'nin Ukrayna'yı savunması gerektiğini de açıkça dile getirdi.

Kral aynı zamanda Trump'ın defalarca kez el koymakla tehdit ettiği NATO üyesi Danimarka'ya bağlı Grönland meselesine de ima yüklü bir atıfta bulundu. Bu atıf, ortak rakiplere karşı bölünme yerine birlik mesajı niteliği taşıyordu.

Kral Charles, mesajını şu sözlerle ifade etti:

"Atlantik'in derinliklerinden Kuzey Kutbu'ndaki felaket boyutlarına ulaşan buzul erimelerine uzanan coğrafyada, Amerikan silahlı kuvvetleri ve müttefiklerinin taahhüdü ve uzmanlığı, birbirini savunmaya, vatandaşlarımızı ve çıkarlarımızı korumaya ve ortak düşmanlarımıza karşı Kuzey Amerika ile Avrupa halklarının güvenliğini güvence altına almaya kararlı şekilde NATO'nun kalbinde yer alıyor.”

“Önce Amerika”

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Kral'ın konuşmasında Trump'ın “Önce Amerika” sloganı altında içe dönük politikalarına açık bir göndermenin olması da dikkati çekti.

Kral Charles şunları söyledi:

"Tüm kalbimle diliyorum ki ittifakımız, Avrupa ve Milletler Topluluğu'ndaki ortaklarımızla ve dünyanın dört bir yanında ortak değerlerimizi savunmayı sürdürsün ve içine kapanma çağrılarını görmezden gelelim."

Kral Charles’ın, yüzyıllara uzanan ortak çıkarlar olarak nitelendirdiği, ancak Trump'ın Amerikan toplumunu ve yönetimini yeniden biçimlendirme çabası doğrultusunda Amerikan gelenekleriyle net bir kopuş yaratmaya çalıştığı alanlarda da söylemleri oldu.

İklim değişikliği

Trump iklim politikalarına temkinli yaklaştığı, önceki yönetimi döneminde iklim değişikliğini ‘Çin'in uydurması’ olarak nitelendirdiği ve Paris İklim Anlaşması’ndan çekildiği bir ortamda Kral Charles, toplumların hayati doğal sistemlerin çöküşünü’ ele alması gerektiğini söyleyerek ‘iklim değişikliği’ ifadesini ağzına almadan iklim değişikliği meselesine dikkati çekmiş oldu.

Amerikalı yazar Michael Birnbaum'a göre Kral Charles'ın ABD’nin dünyadaki rolüne dair sunduğu vizyon, göçün toplumları zayıflattığını ileri süren, Kongre'yi devre dışı bırakmak için başkanlık kararnamelerine başvuran, aleyhine karar veren yargıçlara sert eleştirilerde bulunan, iklim değişikliği konusundaki bilimsel uzlaşıyı sorgulayan ve Ukrayna'nın Rusya tarafından kendisine açılan savaşa karşı savunulmasına desteği sona erdirmek istediğini açıklayan Trump'ın vizyonuyla tam anlamıyla çelişiyordu. Öte yandan bu konuşma, Adalet Bakanlığı'nın Trump'ın sık sık hedef aldığı eski FBI Direktörü James Comey hakkında yeni bir iddianame düzenlediği gün yapıldı.

Birnbaum, Kral Charles'ın en basit konularda bile nadiren uzlaşı sağlayan Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti üyeleri tarafından defalarca kez güçlü alkışlar aldığının altını çizdi. Kral Charles, seçilmiş bir lider olarak değil, devletin canlı bir simgesi olarak konumundan yararlanarak pek çok kişinin birbirine sırtını döndüğü bir dönemde Anglo-Amerikan ilişkilerini yeniden canlandırmaya çalıştı. Bunu o denli yumuşak bir üslupla yaptı ki Trump dahi daha sonra yaptığı açıklamada bunu ‘muhteşem’ olarak nitelendirerek "Demokratları ayağa kaldırmayı başardı, bunu hiç yapamamıştım" dedi.


İsrail, Gazze yardım filosuna ait 20 teknedeki 175 aktivisti durdurdu

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, bu ayın ortasında İspanya’nın Barselona limanında demirlemiş durumda ve Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkmayı bekliyor. (EPA)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, bu ayın ortasında İspanya’nın Barselona limanında demirlemiş durumda ve Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkmayı bekliyor. (EPA)
TT

İsrail, Gazze yardım filosuna ait 20 teknedeki 175 aktivisti durdurdu

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, bu ayın ortasında İspanya’nın Barselona limanında demirlemiş durumda ve Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkmayı bekliyor. (EPA)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, bu ayın ortasında İspanya’nın Barselona limanında demirlemiş durumda ve Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkmayı bekliyor. (EPA)

İsrail Dışişleri Bakanlığı bugün, İsrail Deniz Kuvvetleri’nin nisan ayında Avrupa kıyılarından yola çıkan Gazze’ye yardım filosundaki yaklaşık 175 aktivisti engellediğini ve bu kişilerin şu anda İsrail’e götürüldüğünü açıkladı.

Bakanlık, “20’den fazla gemide bulunan yaklaşık 175 aktivist şu anda İsrail’e doğru barışçıl bir şekilde ilerliyorlar” şeklinde bir açıklama yaptı ve bu paylaşımı, ‘aktivistlerin İsrail gemileri üzerinde eğlenceli bir şekilde vakit geçirdiği’ bir video ile destekledi.

Filonun organizatörleri, Filistin yanlısı aktivistlerden oluşan bu grubun, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukayı kırmayı ve bölgeye yardım göndermeyi amaçladıklarını belirtti. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, İsrail askeri gemilerinin, Yunanistan’ın Girit Adası açıklarında bu teknelere müdahale ederek onları kuşattığı bildirildi.

degrgthth
Güvenlik kamerası görüntülerinde, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere insani yardım taşımak üzere İspanya’nın Barselona limanından yola çıkan ikinci filonun mürettebatı, ellerini havaya kaldırırken görülüyor. İsrail ordusunun gemiyi, Yunanistan açıklarında olduğu tahmin edilen bir noktada durdurduğu iddia ediliyor. (Reuters)

12 Nisan’da ikinci bir filo, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere insani yardım taşımak amacıyla İspanya’nın Barselona kentinden yola çıktı. Bu filo, İsrail’in ablukasını kırmayı hedefliyordu. Küresel Sumud Filosu girişimi, İsrail’in gemilere Gazze Şeridi’nden yüzlerce mil uzaklıkta, Girit Adası açıklarında müdahale ettiğini açıkladı.

Girişim, yayımladığı bir açıklamada, “Bu korsanlık... Bu, Girit Adası yakınlarında denizde insanların yasadışı olarak alıkonulmasıdır ve İsrail’in çok uzaklarda, sınırlarından çok uzakta ve herhangi bir sonuçla karşılaşmadan tamamen cezai bir şekilde hareket edebileceğinin bir kanıtıdır” şeklinde ifadeler kullandı.

İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Danny Danon ise filonun ‘İsrail’e ulaşmadan önce durdurulduğunu’ belirtti.

Daha önce, aynı girişimin geçtiğimiz ekim ayında düzenlediği bir başka filoya İsrail askeri müdahalede bulunmuş, Gazze Şeridi’ne ulaşmaya çalışan filoyu durdurmuş ve İsveçli aktivist Greta Thunberg’in de aralarında bulunduğu 450’den fazla katılımcıyı gözaltına almıştı.

İsrail, Gazze Şeridi’ne yapılan yardımların engellenmediğini savunuyor. Ancak, Filistinliler ve uluslararası yardım kuruluşları, ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen bölgeye ulaşan yardımların halen yetersiz olduğunu ifade ediyor.


İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı
TT

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

İran ablukasının aylarca sürebileceğini ifade eden Trump’tan petrol fiyatları uyarısı

Donald Trump, İran’a yönelik ABD deniz ablukasının aylarca sürebileceğini söyledi; bu açıklama, petrol fiyatlarının dört yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine çıkmasına yol açtı ve artış Perşembe günü de etkisini sürdürdü.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığı habere göre Trump’ın bugün (Perşembe) Brad Cooper’dan (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – US Central Command) İran’a yönelik olası askeri harekât planlarına ilişkin yeni bir brifing alması bekleniyor.

İran ile ABD arasında diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından Trump, Çarşamba günü Vladimir Putin ile telefonda görüştü. Putin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı yeniden başlatması halinde “kötü sonuçlar” doğabileceği uyarısında bulundu.

Petrol yöneticileriyle yaptığı görüşmede Trump, İran limanlarına yönelik ablukayı —Tahran’ın herhangi bir anlaşma öncesinde kaldırılmasını şart koştuğu— bombardımana kıyasla daha etkili bir yöntem olarak savundu.

CENTCOM, Çarşamba günü X platformunda yaptığı açıklamada, ablukayı ihlal etmeye çalışan ticari geminin başarıyla yönlendirilmesinin ardından önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını duyurdu. Açıklamada ayrıca İran rejiminin satamadığı toplam 69 milyon varil petrol taşıyan 41 tanker bulunduğu ve bunun yaklaşık 6 milyar dolar değerinde olduğu belirtildi.

Trump, savaşın ABD’de tüketici maliyetlerini artırması ve müttefikleri tedirgin etmesi nedeniyle, kendi siyasi tabanı dahil geniş kesimlerden gelen savaşı sonlandırma baskısıyla karşı karşıya. Axios’a konuşan Trump, deniz ablukasına ilişkin, “Boğuluyorlar ve bu onlar için daha da kötü olacak” ifadelerini kullandı.

Petrol fiyatları keskin şekilde yükseldi. ABD referans petrolü Brent, Haziran teslimi için yüzde 7’den fazla artarak 126,41 dolara çıkarken, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) yaklaşık yüzde 3 artışla 110,31 dolara ulaştı. Ancak daha sonra kazançların bir kısmı geri verildi.

ABD’li üst düzey yetkililerden JD Vance, İran’la müzakere amacıyla Pakistan’a yapmayı planladığı ziyaretleri geçen hafta iki kez yarıda kesti. İran ise Trump yönetiminin diplomasi konusundaki samimiyetine dair şüphelerini dile getirdi.

ABD’li yetkililer, İsrail saldırılarında çok sayıda üst düzey liderin öldürülmesinin ardından İran adına kimin konuştuğunun belirsiz olduğunu, kararların sertlik yanlısı Devrim Muhafızları mı yoksa diplomatlar tarafından mı alındığını netleştiremediklerini belirtiyor.

İran, Washington’un ablukayı kaldırması ve daha geniş kapsamlı müzakerelere geçilmesi karşılığında Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını hafifletmeyi teklif etti. Ancak Trump yönetimi bu öneriye şüpheyle yaklaşıyor.

İran Meclis Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD’nin deniz ablukasının ülke içinde bölünme yaratmayı ve “İran’ı içeriden çökertmeyi” amaçladığını söyledi.