Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda
TT

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, harcama limitlerinde ve borçların yapılandırılmasında oyun oynandığını ifade ederken anlaşmalarla alakalı, “Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar” diye konuştu.
Fenerbahçe Üniversitesi'nin yeni dönem tanıtım gününe Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yöneticiler katıldı. Tanıtımın ardından basın mensuplarına ilk olarak Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük açıklamalarda bulundu. 24 Kasım 2016 yılında üniversitenin kuruluşunu yerine getirdiklerini belirten Küçük, “Daha sonra gelişen dönemlerde kiralık bina aradık ve burayı kiraladık. Kontenjan olarak 960 almıştık. Haziran 2018 de başkanlık seçimi yapıldığı için yeni gelen yönetim üniversitenin 1 sene ötelenmesine karar verdi ve 1 senelik süre içerisinde Medicana ile işbirliği yaparak geçen sene ilk öğretim hayatına başladık. Bu sene ikinci öğretim yılımız bu sene 1200 kontenjanımız var. Bütün yükseköğretim yaşına gelen öğrencilere Fenerbahçe Üniversitesi'ni tavsiye ediyorum” dedi.
Küçük'ün konuşmasının ardından ilk olarak Fenerbahçe Üniversitesi ile alakalı konulara değinen Koç, “Üniversitemizin tanıtım günlerine geldik. Vefa beyin ifade ettiği gibi 2018 yılında biz göreve geldiğimizde bizden önceki yönetimin arzusu eğitimi başlatmaktı. Ancak bizim aldığımız tabloda böyle bir şeyin olması söz konusu değildi. Çünkü Fenerbahçe Üniversitesi'nin vermesi gereken eğitim düzeyi kalitesinin üstte olması lazımdı. Bizim bunu 2018 yılına yetiştirmemiz mümkün değildi. Dolayısıyla ben ve yönetimin ilk icraatlarından biri bu oldu. YÖK Başkanı ile görüştük ve süre uzatımı istedik, anlayışla karşıladılar. Bizim bu işte 3 seçeneğimiz vardı. Ya bu işten çıkmak, ya 1 sene ertelemek, ya da devretmekti. Biz iş birliği modelini tercih ettik. Medicana grubunu tercih edene kadar muhtelif alternatifleri değerlendirdik. Aradan geçen süre zarfında ne kadar iyi tercih yaptığımızı gördük. Kulüpler ciddi mali sıkıntı içinde. Bunların başında en ağır sıkıntıyı yaşayan Fenerbahçe var. Hiçbir büyük kulübün kendi başına üniversite yapma imkanı söz konusu değil. Geçmiş yönetimin almış olduğu bu imtiyazdır. 2. yılımız olacak üniversitede. Bana göre bir vakıf üniversitesi için 280-290 talebeyle başlamak büyük bir başarıdır. 400 talebeye tam burs vereceğiz. Buranın cazibesini de arttıracak bu durum. Bir üniversitede en önemli şey hocaların kalitesidir. İkincisi ise buraya alacağınız talebelerin kalitesidir. Öncelikle mali açıdan uzun bir süreç bu. Burası iyi bir üniversite olacak ise en az 4-5 yıl büyük mali yüklere katlanmak durumunda. Medicana ile bu işe girerken bunun uzun bir yol olduğunu görüyordu. Biz kendimiz üniversite kurmuş bir grup olarak ne kadar zaman ve maddi imkanlar olduğunu bilen biri olarak bu doğrultuda çalıştık. YÖK'e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bizlere kontenjanlar açtı ve imkanlar verdi. İnşallah bizde onların beklentilerini orta ve uzun vadede yerine getiririz. İlk eğitim yılı açısından geldiğimiz nokta son derece memnuniyet verici. Burada bizim yüzde 2'lik burs hakkımız var. Tam yüzde yüz bursu Fenerbahçe'nin vereceği talebeler de olacak. Biz Fenerbahçe olarak spor tesislerimizi üniversitenin emrine verdik. Önemli olan buranın kaliteli öğrenciler yetiştirmesi. İnşallah bir kısmı kulübümüze, camiamıza hizmet eder. Ama en önemlisi ülkemize hizmet etmesi. Çok yakında bugün ekilen tohumlar meyve verecek” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe olduğu için imkan tanımıyorlar”
Harcama limitleri ve yapılandırmalar hakkında konuşan Ali Koç, “Bu sürdürülebilir bir ortam değil. İçinde bulunduğumuz duruma sadece Fenerbahçe olarak bakmamak lazım. Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda. Büyük kulüpler özellikle sıkıntıda ve bu öyle bir noktaya geldi ki birkaç kişinin söylediği 'deniz bitti' tarifini hak eden durumdayız. 2018 ocak ayında ilk toplantıda bunu dile getirdiğimde birkaç kişi bahsediyordu ama şimdi herkes bundan bahsetmekte. UEFA'nın geliştirmiş olduğu FFP netice vermedi ve bizlerde taahhütler doğrultusunda yerli FFP geliştirdik. Buradaki amaç kulüplerin rekabet edebilmesidir. Gerektiği zamanda müdahale etmektir. Ama bu kulüpler bir senede bu hale gelmediyse bunun çözümü de bir sezondan bir sezona olmaz. Bunu 11 yaşındaki çocuğa bile anlatsanız anlar. Fenerbahçe finansal açıdan baktığımızda 92 milyon Euro maaş bütçesini 64'e indirdi. Yeni borç almadık. Belli bankaların borcunu indirmişiz. Aşağı yukarı 40 milyon Euro. Bunu yaparken kulübümüzün ürettiği gelirin yüzde 80'i de kulübe girmeden bankalara gittiği ortamda bu yönetim gelmiş , kendi imkanlarıyla bu gemiyi bir yere kadar yüzdürmüş. Şimdi bizim 64 milyondan 1 sezonda 18 milyona düşmemiz bekleniyor. Bunun hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını herkes net bir şekilde görür. Hal böyleyken böyle bir beklenti içinde olunması bizlerde farklı düşüncelere itiyor. Ama bugün bir kuruş borcu olmayan, sporcularına borcu olmayan kulüpler var. Mesela onların bakıyorsunuz 150 almış, 70 almış nasıl olabilir bu. Adam 200 milyonluk transfer geliri sağlıyor ama hesaplamada bunun 3 te 1'i yazılıyor banka borcu ödemek için ama kulübün banka borcu yok. O da cezalandırılmış oluyor. Bu sistem sürdürebilir sistem değil. Mart ayı itibariyle tüm kulüplerin imza attığı 1 kulübün soğuk baktığı bir paket var. Ama ne hikmetse bunlar pek kaale alınmıyor. TFF istişare ettik dediği zaman çok yüzeysel yapıyor ve geçen seneki sistemi uygulayacağım diyor. Geçen seneden bu yana pandemi oldu ve ne kadar kombine bilet satacağız belli değil. Yayıncı kuruluş teklifler yapıyor ve teklifler vermesi gereken bedelin altında. Stat gelirlerin ne olacağı belli değil. Hal böyle iken bu sistemi uygulamak gerçeklik dışı. Bu tutumu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu sadece bizi etkilemiyor. Neresinden bakarsanız rakamlar tutarlı değil. Fenerbahçeyi sıkıntıya sokan ikinci konu yapılandırma. Bu limitleri yapılandırma durumu belirliyor. Yapılandırma yapan kulüplerin ana parası hesaptan çıkartılıyor, biz yapmadığımız için ekleniyor. 2 sene sonra yapılandırma yapmış kulüpler ana paralarını ödemeye başlayınca eksi çıkacak. O zaman ne yapacaksınız dediğimizde 'o zaman bakarız' diyorlar. Biz niye imzalamadık? Yapamayacağımız için imzalamadık. Bunun ağır cezaları var. Yoksa biz istemez miyiz borcu yapılandıralım 250 milyon nakit alalım. Bankacılarında bir yere kadar söz hakkı var. Onlara da belli sınırlar çiziliyor. 5 senede bu durum dönmez. 10 senede bu durum ödenebilir. Başından böyle yapılmadı diye sorduğumuzda bize öyle dediler diyorlar. İçinde bulunduğumuz finansal durum sıkıntılı ama büyük kulüpler 10 yıllık süreçte bu borçları ödeyebilecek ekonomiye sahip. Bu bir sektör ve bu sektörün oyuncularıyız biz. Nasıl diğer sektörlerde yapılandırmalar yapılıyorsa burada da yapılmalı. Burada yapılacak doğru bir yapılandırma 2-3 sene ana para faiz ödemesiz 10 yıllık bir süreçte sıcak para vererek bu iş döner. Bankacılarda bunu biliyorlar ama ne hikmetse başından bu kurguyu doğru yapamıyoruz. Biz daha hiç anlaşmadık, bırakın anlaşmayı döviz borcunu bile TL'ye çevirmeye imkan vermiyorlar. Fenerbahçe olduğu için mi imkan tanımıyorlar. Dolayısıyla biz çalıştık bazı bankalarla ve uygulanabilir modeli de geliştirdik. Bizler sonuçta bu paraları cebimize atmıyoruz. Burada bir yönetim gelmiş ben bankacı olsam Fenerbahçe yönetimini pamuklara saklar korurdum. Adamlar borçlarını düşürmüşler ve tehlikenin farkındalar diye ama aynı gemide değilmişiz gibi garip durumla karşı karşıyayız. Siz bir lokantasınız ve borcunuz var. Bu borcu ödemek için müşteri çekmeniz lazım. Bunu yeniden yapılandırıyorsunuz ama gıda, sebze alamazsın müşterilerden gelir sağla diyorsun. Durum aynen böyle. 64'ten 18'e inmeniz lazım diyorlar. Yeni transferi bırak elimizdeki oyuncuları sağlayamıyorsunuz. TFF'nin işi gerçekçi bir model uygulaması bankalarla beraber. Ama kulüpler çarçur eder, bütçelere uymazsa o zaman kefil olalım biz. O zaman bir geçmiş sıkıntı üreten insanlara kefil olmak durumunda kalalım. Bu borcu oluşturan kimselerin sorunu yok, sıkıntı yeni yönetimde oluyor. Dolayısıyla aklı selimin bu süreçte galip geleceğini ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burada bir oyun oynanıyor”
Limit ve yapılandırma konularıyla bir oyun oynandığını belirten Koç, “Burada bir oyun oynanıyor. Oyunun parçaları kim, hedefleri kim ufak ufak çıkmaya başladı. Bu sadece Fenerbahçe'nin sorunu değil 6-7 kulüp daha rahatsız. Ama dikkat edin TFF bir açıklama yapıyor açıklama yapmadan 2-3 kulübü arıyor soru soruyor. Onlar da normal diyor. Sanki tek anormal gören Fenerbahçe. Sonra kendileri açıklama yapıyorlar kararlıyız diye. Gördük kaç tane konuda kararlıydılar, geri adım attılar. Fenerbahçe olarak 64'ten 18'e inemeyiz. Dolayısıyla orta yol bulunmak zorunda. Modelin de içinde sıkıntılar var. Sıkıntılar oluştuğu zaman çözeriz diyorlar. Diğer kulüpler bizden daha çok yaygara çıkartacak 2 sene sonra ana paralar ödemeye başlayınca. Olmayacak bir şeyin altına niye imza atalım. Ne yapmamız isteniyor anlamış değilim. Varsa TFF'nin yöntemi göstersin bize. Önemli olan benim total bütçemi nereden nereye çektiğim. Sen daha benim kimi alıp satacağımı bilmiyorsun ki. Çok transfer yapıyorsunuz diyorlar. 14 oyuncunun kontratı bitmiş yapmayalım mı transfer. Bu işte çok garip yaklaşım var. 15 Ağustos'ta ligleri başlatacağız dediler. Hangi adam bunu düşünebilir ama bunu da düşündüler. Allah'tan 11 Eylül oldu. Anlam veremiyorum bazı şeylere. Fenerbahçe'yi böyle yalnızlığa itip yöneteceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bir orta yol bulunsun. Finansal açıdan biz elimizdeki imkanlarla yaparız. Bizim artık desteğe ihtiyacımız var. Ama bunları yakaladık gösterelim bunlara derseler iş bambaşka boyutlara gider. Fenerbahçe taraftarına ve derneklerine çok teşekkür ediyorum. Kulüp hareket etmeden camiaya destek çıktılar. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü bir kez daha gördük. İçinde bulunduğumuz ruh hali Türk futboluna yarar sağlamaz. Daha sürdürülebilir bir modele geçmek zorundayız. Taraftarımız kombineyi açıklayın diyorlar maça gitmesek bile olur diyorlar. Talimat geldi kombine yapmayın diye. Taraftar maça gitmeyecek. Ona göre maddeyi koydurursun. Taraftar katkıda bulunmak istiyor. Formalarımıza müthiş bir ilgi var. İş adamları bizleri desteklemek istiyor. Öyle bir zamanki en küçük taraftardan en büyük iş adamına kadar kenetlenmesi gerekiyor. Bu sistem hileye hurdaya götürür işi. Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar. Bu iş insanları hileye itiyor. Bu iş böyle gitmez. Taraftarımıza dikkat etmesini söylüyorum. Bizi yalnızlığa itmeye çalışıyorlar. Bu şekilde tepki koyan kulüplere hallederiz diyorlar, bizi arayan kimse yok. Burada oyun oynanıyor. Hadi bakalım nereye gidecek göreceğiz” şeklinde konuştu.
Başkan Ali Koç konuşmasının son bölümünde adı İtalyan kulüpleri ile anılan Vedat Muriqi'ye herhangi bir teklif olmadığını belirtti.



Maradona davasında savunma, bağımlılık uzmanı ile psikiyatristin beraatini istedi

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
TT

Maradona davasında savunma, bağımlılık uzmanı ile psikiyatristin beraatini istedi

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)
Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’yı tasvir eden bir duvar resmi (Reuters)

Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona’nın ölümüne ilişkin davada, sağlık ekibinin ihmali olduğu iddiasıyla yargılanan sanıkların savunmaları salı günü son aşamaya girdi. Avukatlar, bağımlılık tedavisi uzmanı psikolog Carlos Díaz ile psikiyatrist Agustina Cosachov’un beraatini istedi.

Nisan ayında başlayan davada, Maradona’nın tedavi sürecinde görev alan sağlık ekibi, Kasım 2020’deki ölümünde ihmallerinin bulunduğu iddiasıyla yargılanıyor. Maradona, beyin ameliyatının ardından evde nekahat dönemindeyken 60 yaşında hayatını kaybetmişti.

Maradona’nın hayatının son ayında tedavi sürecine katılan 34 yaşındaki Díaz, futbolcunun alkol ve psikoaktif madde kullanımını bırakmasına yardımcı olmakla görevlendirilmişti.

Savcılık ve davaya müdahil olan taraflar, yedi sanıktan altısına hapis cezası verilmesini talep ederken Díaz hakkındaki suçlamalar konusunda görüş ayrılığı yaşandı. Savcılık, Díaz için beş yıl hapis cezası isterken iki taraf da bu talebi destekledi. Maradona’nın çocuklarından birinin avukatı ise 12 yıl hapis cezası talep etti. Buna karşılık iki taraf, psikoloğun tamamen beraat etmesi gerektiğini savundu.

Díaz’ın avukatı Luciano Zorrilla, savunma konuşmasında müvekkiline yöneltilen suçlamaların niteliği ve Maradona’nın ölümündeki sorumluluğuna ilişkin taraflar arasında uzlaşma bulunmadığını belirtti. Zorrilla, farklı tarafların Díaz’ın rolüne ilişkin birbiriyle çelişen anlatımlar sunduğunu ifade ederek belirsizliğin şüphe doğurduğunu ve şüphenin beraatle sonuçlanması gerektiğini savundu.

Díaz’ın diğer avukatı Diego Olmedo da müvekkilinin doktor, hemşire veya radyoloji uzmanı değil, psikolog olduğunu vurguladı. Olmedo, Díaz’ın Maradona’nın alkol ve uyuşturucu kullanmasını önlemek amacıyla görevlendirildiğini, ancak futbolcunun ölümünden sonra yapılan toksikoloji testlerinde kanında alkol veya uyuşturucuya rastlanmadığını belirtti.

Olmedo, ölümün Carlos Díaz’ın uzmanlık alanını aşan tıbbi sorunlardan kaynaklandığını öne sürerek psikoloğun ölümü önleme imkânına sahip olmadığını savundu.

Maradona, Buenos Aires’in kuzeyindeki Tigre bölgesinde, nekahat dönemi için kiralanan evdeki yatağında ölü bulunmuştu. Ölüm nedeninin, akciğer ödeminin eşlik ettiği kardiyorespiratuvar kriz olduğu açıklanmıştı.

Psikiyatristin avukatı: Müvekkilime gerekli bilgiler verilmedi

Savcılığın sekiz yıl hapis cezası talep ettiği 41 yaşındaki psikiyatrist Agustina Cosachov’un avukatı Vadim Mischanchuk da savunmasında müvekkilinin görev ve sorumluluklarının sınırlarına dikkat çekti. Cosachov’un başından itibaren Maradona’nın psikiyatristi olarak görev yaptığını açıkça belirttiğini söyleyen avukat, müvekkilinin yalnızca uzmanlık alanıyla bağlantılı ilaç tedavisini takip ettiğini ifade etti.

Mischanchuk, Maradona’nın iyileşme sürecindeki tıbbi koordinasyondan sorumlu olan özel sağlık hizmetleri şirketi Swiss Medical’i sert sözlerle eleştirdi. Şirketin temsilcisi Nancy Forlini de davada sanık olarak yargılanıyor. Savcılık, Forlini için 10 yıl hapis cezası talep etmişti.

Avukat, Cosachov’un gelişigüzel hareket etmediğini, aksine tıbbi kayıtların Maradona’nın durumunu son derece titizlikle takip ettiğini gösterdiğini savundu. Bununla birlikte müvekkiline gerekli bilgilerin ulaşmadığını, bazı durumlarda eksik bilgi verildiğini ve şirket çalışanlarıyla hemşireler arasındaki bazı mesajlaşma gruplarının dışında bırakıldığını ileri sürdü.

Mischanchuk, Maradona’nın kalp atışlarının hızlandığı veya tansiyonunun yükseldiği durumlarda Cosachov’a bilgi verilmediğini belirterek psikiyatristin yalnızca kendisine aktarılan bilgiler doğrultusunda hareket edebildiğini söyledi.

Avukata göre Cosachov, olumsuz gelişmelerden haberdar olduğunda gerekli müdahalelerde bulundu. Mischanchuk, buna karşılık Swiss Medical’in süreci kendi bildiği şekilde yönettiğini savundu ve Maradona’nın evindeki tıbbi bilgi akışını “Bermuda Şeytan Üçgeni”ne benzetti.

Savunma konuşmalarının perşembe gününe kadar devam etmesi beklenirken mahkemenin kararını daha sonraki bir tarihte açıklaması öngörülüyor.


A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi

Fotoğraf: TFF
Fotoğraf: TFF
TT

A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi

Fotoğraf: TFF
Fotoğraf: TFF

Türkiye Futbol Federasyonu, bugün (salı )yaptığı açıklamada, İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella’nın yerine Sergen Yalçın’ın dört yıllığına A Millî Futbol Takımı’nın başına getirildiğini duyurdu.

53 yaşındaki eski millî takım orta saha oyuncusu Yalçın, Montella’nın bu ayın başında UEFA Uluslar Ligi’nde yaşanan başarısız sonuçların ardından görevden alınmasının ardından takımın başına geçecek.

Türkiye, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup’ta üst üste aldığı dört mağlubiyetin ardından son sırada yer alıyor. Millî takım ayrıca 2026 Dünya Kupası’na grup aşamasında veda etti.

Türkiye Futbol Federasyonu açıklamasında, “Sergen Yalçın’a yeni görevinde başarılar diliyoruz. Bu kararın ülkemiz ve millî takımımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

zxcvf
Türkiye Millî Takımı’nın yeni teknik direktörü Sergen Yalçın (Reuters)

Türk futbolunun öne çıkan isimlerinden biri olan Yalçın, 1994-2003 yılları arasında A Millî Takım formasıyla 37 karşılaşmada görev yaptı. 1996 ve 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Türkiye kadrosunda yer alan Yalçın, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray formalarını giydi.

Teknik direktörlük kariyerinde Beşiktaş’ı 2020-2021 sezonunda Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğuna taşıyan Yalçın’ın siyah-beyazlı ekipteki ikinci dönemi ise geçen mayıs ayında sona ermişti.


Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)
TT

Infantino, yarın FIFA Konseyi’nde muhalifleriyle karşı karşıya gelecek

Infantino (AFP)
Infantino (AFP)

Gianni Infantino, FIFA’nın Dünya Kupası da dahil olmak üzere organizasyonlarındaki ticari hakların bir bölümünü satma planının rafa kaldırılmasının ardından, yarın (perşembe) ilk kez FIFA Konseyi üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantıda, kendisinin görevden ayrılmasını isteyen futbol yöneticileriyle karşı karşıya gelmesi bekleniyor.

Infantino, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) başkanlarının istifa çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu konfederasyonların temsilcileri, FIFA Konseyi toplantısına katılmak üzere Zürih’te bulunacak.

Toplantıya Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya konfederasyonlarının temsilcileri de katılacak. Gündem maddeleri arasında, Infantino’nun temmuz ayında duyurulmasından yalnızca birkaç gün sonra vazgeçmek zorunda kaldığı “FIFA Forward Enterprise” girişiminin ele alınması da yer alıyor.

Infantino’nun planı kapsamında, FIFA’ya bağlı ticari bir şirketin azınlık hisselerinin özel sektör yatırımcılarına satılması önerilmişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in kardeşi Joshua Kushner tarafından kurulan bir şirket de önde gelen potansiyel yatırımcı olarak gösterilmişti.

37 üyeden oluşan FIFA Konseyi, Infantino’nun yetkilerinin sınırlandırılması konusunu da görüşecek. Futbol dünyasının en etkili isimlerinden bazıları, Infantino’yu görevden ayrılmaya ikna edemedikleri takdirde yetkilerini kısıtlamayı hedefliyor.

56 yaşındaki Infantino, Mart 2027’de yeniden başkan seçilmek için yarışmaya hazırlanıyor. Adaylık başvuruları için son tarih olan 18 Kasım yaklaşırken seçim süreci de hız kazanıyor.

İsviçre Millî Takımı ve Tottenham Hotspur’un eski savunma oyuncusu Ramon Vega, geçen hafta başkanlığa aday olacağını açıkladı. Ancak Vega, adaylığının geçerli olabilmesi için gereken beş ulusal futbol federasyonunun desteğine sahip olup olmadığını henüz doğrulamadı.

“FIFA Forward Enterprise” girişimi, dünya futbolundaki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı. UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, Asya Futbol Konfederasyonu Başkanı Şeyh Salman bin İbrahim el-Halife ve CONCACAF Başkanı Victor Montagliani, FIFA yönetiminin başında değişim zamanının geldiğini açıkladı.

Buna karşılık Infantino, görevini sürdürmek için destek toplama girişimlerini yoğunlaştırdı. Geçen hafta Yeşil Burun Adaları’nda Afrikalı futbol yöneticileriyle bir araya geldiğinde ayakta alkışlandı.

Infantino’nun gelecek yıl Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılacak seçimlerde Güney Amerika’nın desteğini de alması bekleniyor. Asya Futbol Konfederasyonu yönetiminin kendisine yönelik eleştirilerine rağmen, aralarında bazı Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda Asya ülkesi Infantino’ya destek verdi.

Reuters’a konuşan konuya yakın kaynaklar, Infantino’nun yerine geçebilecek bir aday bulunması ihtimalinin hâlâ düşük olduğunu belirtti. Bununla birlikte muhalifleri, Infantino’yu daha fazla yalnızlaştırmak ve yetkilerini sınırlandırmak konusunda kararlı.

FIFA Konseyi üyelerinin, “FIFA Forward Enterprise” girişimini değerlendirmenin yanı sıra federasyonun mali rezervlerini ve üye federasyonlara aktarılabilecek kaynakların miktarını da görüşmesi bekleniyor. Disiplin süreçleri, yönetişim çerçevesi ve geçen yıl tartışmalı bir kararla ABD Başkanı Donald Trump’a verilen Barış Ödülü de gündemdeki diğer başlıklar arasında yer alıyor.

Geçen ay UEFA ve CONCACAF, FIFA’dan 211 üye federasyonun her birine 10 milyon dolar ödenmesini talep etti. Bu çağrı, Infantino’nun “FIFA Forward Enterprise” kapsamında sunduğu öneriye karşı bir hamle olarak değerlendirildi. Söz konusu girişim çerçevesinde federasyonlara 20 milyon dolarlık kalkınma finansmanı sağlanması ve ilave 20 milyon dolara kadar kaynak kullanabilmelerine imkân tanınması öngörülüyordu.

Spor alanında daha iyi yönetişim sağlanması için çalışan bir lobi kuruluşu olan Dünya Spor Dürüstlüğü İttifakı’nın kurucusu ve küresel üst yöneticisi Emmanuel Medeiros, FIFA’nın Zürih’te “açık sözlü bir tartışma” yürütmesi gerektiğini söyledi.

Medeiros, “Dünyanın gözü onların üzerinde. Futbol dünyası, Konsey’in bu eşsiz fırsatı değerlendirerek gerçekten bağımsız, kapsamlı ve şeffaf bir yönetişim incelemesi başlatmasını bekliyor. Kesinlikle yeni bir ivme ve dinamik bir yaklaşım görmek istiyoruz” dedi.

Ancak 2016 yılında FIFA Yönetişim Komitesi’ne başkanlık eden ve daha sonra Infantino tarafından görevden alınan avukat ve siyasetçi Miguel Maduro, perşembe günkü toplantıdan kayda değer sonuçlar çıkması halinde şaşıracağını söyledi.

Maduro, “Bir çalışma grubu kurduklarını veya FIFA’nın yönetişim yapısına ilişkin bağımsız bir inceleme başlatacaklarını açıklayabilirler. Ancak FIFA’nın geçmiş performansı göz önüne alındığında, bu girişimlerin inandırıcılığı son derece sınırlı olacaktır” diye konuştu.

Maduro, sözlerini şöyle sürdürd:

“Böyle bir süreç gerçekten bağımsız ve uygulanabilir olmadığı takdirde geçmişte yaşananların tekrarı olabilir. Bu da yalnızca kamuoyu baskısını hafifletmeyi ve mevcut sorunların ele alındığı izlenimini vermeyi amaçlayan göstermelik bir girişimden ibaret kalabilir.”