Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda
TT

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, harcama limitlerinde ve borçların yapılandırılmasında oyun oynandığını ifade ederken anlaşmalarla alakalı, “Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar” diye konuştu.
Fenerbahçe Üniversitesi'nin yeni dönem tanıtım gününe Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yöneticiler katıldı. Tanıtımın ardından basın mensuplarına ilk olarak Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük açıklamalarda bulundu. 24 Kasım 2016 yılında üniversitenin kuruluşunu yerine getirdiklerini belirten Küçük, “Daha sonra gelişen dönemlerde kiralık bina aradık ve burayı kiraladık. Kontenjan olarak 960 almıştık. Haziran 2018 de başkanlık seçimi yapıldığı için yeni gelen yönetim üniversitenin 1 sene ötelenmesine karar verdi ve 1 senelik süre içerisinde Medicana ile işbirliği yaparak geçen sene ilk öğretim hayatına başladık. Bu sene ikinci öğretim yılımız bu sene 1200 kontenjanımız var. Bütün yükseköğretim yaşına gelen öğrencilere Fenerbahçe Üniversitesi'ni tavsiye ediyorum” dedi.
Küçük'ün konuşmasının ardından ilk olarak Fenerbahçe Üniversitesi ile alakalı konulara değinen Koç, “Üniversitemizin tanıtım günlerine geldik. Vefa beyin ifade ettiği gibi 2018 yılında biz göreve geldiğimizde bizden önceki yönetimin arzusu eğitimi başlatmaktı. Ancak bizim aldığımız tabloda böyle bir şeyin olması söz konusu değildi. Çünkü Fenerbahçe Üniversitesi'nin vermesi gereken eğitim düzeyi kalitesinin üstte olması lazımdı. Bizim bunu 2018 yılına yetiştirmemiz mümkün değildi. Dolayısıyla ben ve yönetimin ilk icraatlarından biri bu oldu. YÖK Başkanı ile görüştük ve süre uzatımı istedik, anlayışla karşıladılar. Bizim bu işte 3 seçeneğimiz vardı. Ya bu işten çıkmak, ya 1 sene ertelemek, ya da devretmekti. Biz iş birliği modelini tercih ettik. Medicana grubunu tercih edene kadar muhtelif alternatifleri değerlendirdik. Aradan geçen süre zarfında ne kadar iyi tercih yaptığımızı gördük. Kulüpler ciddi mali sıkıntı içinde. Bunların başında en ağır sıkıntıyı yaşayan Fenerbahçe var. Hiçbir büyük kulübün kendi başına üniversite yapma imkanı söz konusu değil. Geçmiş yönetimin almış olduğu bu imtiyazdır. 2. yılımız olacak üniversitede. Bana göre bir vakıf üniversitesi için 280-290 talebeyle başlamak büyük bir başarıdır. 400 talebeye tam burs vereceğiz. Buranın cazibesini de arttıracak bu durum. Bir üniversitede en önemli şey hocaların kalitesidir. İkincisi ise buraya alacağınız talebelerin kalitesidir. Öncelikle mali açıdan uzun bir süreç bu. Burası iyi bir üniversite olacak ise en az 4-5 yıl büyük mali yüklere katlanmak durumunda. Medicana ile bu işe girerken bunun uzun bir yol olduğunu görüyordu. Biz kendimiz üniversite kurmuş bir grup olarak ne kadar zaman ve maddi imkanlar olduğunu bilen biri olarak bu doğrultuda çalıştık. YÖK'e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bizlere kontenjanlar açtı ve imkanlar verdi. İnşallah bizde onların beklentilerini orta ve uzun vadede yerine getiririz. İlk eğitim yılı açısından geldiğimiz nokta son derece memnuniyet verici. Burada bizim yüzde 2'lik burs hakkımız var. Tam yüzde yüz bursu Fenerbahçe'nin vereceği talebeler de olacak. Biz Fenerbahçe olarak spor tesislerimizi üniversitenin emrine verdik. Önemli olan buranın kaliteli öğrenciler yetiştirmesi. İnşallah bir kısmı kulübümüze, camiamıza hizmet eder. Ama en önemlisi ülkemize hizmet etmesi. Çok yakında bugün ekilen tohumlar meyve verecek” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe olduğu için imkan tanımıyorlar”
Harcama limitleri ve yapılandırmalar hakkında konuşan Ali Koç, “Bu sürdürülebilir bir ortam değil. İçinde bulunduğumuz duruma sadece Fenerbahçe olarak bakmamak lazım. Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda. Büyük kulüpler özellikle sıkıntıda ve bu öyle bir noktaya geldi ki birkaç kişinin söylediği 'deniz bitti' tarifini hak eden durumdayız. 2018 ocak ayında ilk toplantıda bunu dile getirdiğimde birkaç kişi bahsediyordu ama şimdi herkes bundan bahsetmekte. UEFA'nın geliştirmiş olduğu FFP netice vermedi ve bizlerde taahhütler doğrultusunda yerli FFP geliştirdik. Buradaki amaç kulüplerin rekabet edebilmesidir. Gerektiği zamanda müdahale etmektir. Ama bu kulüpler bir senede bu hale gelmediyse bunun çözümü de bir sezondan bir sezona olmaz. Bunu 11 yaşındaki çocuğa bile anlatsanız anlar. Fenerbahçe finansal açıdan baktığımızda 92 milyon Euro maaş bütçesini 64'e indirdi. Yeni borç almadık. Belli bankaların borcunu indirmişiz. Aşağı yukarı 40 milyon Euro. Bunu yaparken kulübümüzün ürettiği gelirin yüzde 80'i de kulübe girmeden bankalara gittiği ortamda bu yönetim gelmiş , kendi imkanlarıyla bu gemiyi bir yere kadar yüzdürmüş. Şimdi bizim 64 milyondan 1 sezonda 18 milyona düşmemiz bekleniyor. Bunun hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını herkes net bir şekilde görür. Hal böyleyken böyle bir beklenti içinde olunması bizlerde farklı düşüncelere itiyor. Ama bugün bir kuruş borcu olmayan, sporcularına borcu olmayan kulüpler var. Mesela onların bakıyorsunuz 150 almış, 70 almış nasıl olabilir bu. Adam 200 milyonluk transfer geliri sağlıyor ama hesaplamada bunun 3 te 1'i yazılıyor banka borcu ödemek için ama kulübün banka borcu yok. O da cezalandırılmış oluyor. Bu sistem sürdürebilir sistem değil. Mart ayı itibariyle tüm kulüplerin imza attığı 1 kulübün soğuk baktığı bir paket var. Ama ne hikmetse bunlar pek kaale alınmıyor. TFF istişare ettik dediği zaman çok yüzeysel yapıyor ve geçen seneki sistemi uygulayacağım diyor. Geçen seneden bu yana pandemi oldu ve ne kadar kombine bilet satacağız belli değil. Yayıncı kuruluş teklifler yapıyor ve teklifler vermesi gereken bedelin altında. Stat gelirlerin ne olacağı belli değil. Hal böyle iken bu sistemi uygulamak gerçeklik dışı. Bu tutumu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu sadece bizi etkilemiyor. Neresinden bakarsanız rakamlar tutarlı değil. Fenerbahçeyi sıkıntıya sokan ikinci konu yapılandırma. Bu limitleri yapılandırma durumu belirliyor. Yapılandırma yapan kulüplerin ana parası hesaptan çıkartılıyor, biz yapmadığımız için ekleniyor. 2 sene sonra yapılandırma yapmış kulüpler ana paralarını ödemeye başlayınca eksi çıkacak. O zaman ne yapacaksınız dediğimizde 'o zaman bakarız' diyorlar. Biz niye imzalamadık? Yapamayacağımız için imzalamadık. Bunun ağır cezaları var. Yoksa biz istemez miyiz borcu yapılandıralım 250 milyon nakit alalım. Bankacılarında bir yere kadar söz hakkı var. Onlara da belli sınırlar çiziliyor. 5 senede bu durum dönmez. 10 senede bu durum ödenebilir. Başından böyle yapılmadı diye sorduğumuzda bize öyle dediler diyorlar. İçinde bulunduğumuz finansal durum sıkıntılı ama büyük kulüpler 10 yıllık süreçte bu borçları ödeyebilecek ekonomiye sahip. Bu bir sektör ve bu sektörün oyuncularıyız biz. Nasıl diğer sektörlerde yapılandırmalar yapılıyorsa burada da yapılmalı. Burada yapılacak doğru bir yapılandırma 2-3 sene ana para faiz ödemesiz 10 yıllık bir süreçte sıcak para vererek bu iş döner. Bankacılarda bunu biliyorlar ama ne hikmetse başından bu kurguyu doğru yapamıyoruz. Biz daha hiç anlaşmadık, bırakın anlaşmayı döviz borcunu bile TL'ye çevirmeye imkan vermiyorlar. Fenerbahçe olduğu için mi imkan tanımıyorlar. Dolayısıyla biz çalıştık bazı bankalarla ve uygulanabilir modeli de geliştirdik. Bizler sonuçta bu paraları cebimize atmıyoruz. Burada bir yönetim gelmiş ben bankacı olsam Fenerbahçe yönetimini pamuklara saklar korurdum. Adamlar borçlarını düşürmüşler ve tehlikenin farkındalar diye ama aynı gemide değilmişiz gibi garip durumla karşı karşıyayız. Siz bir lokantasınız ve borcunuz var. Bu borcu ödemek için müşteri çekmeniz lazım. Bunu yeniden yapılandırıyorsunuz ama gıda, sebze alamazsın müşterilerden gelir sağla diyorsun. Durum aynen böyle. 64'ten 18'e inmeniz lazım diyorlar. Yeni transferi bırak elimizdeki oyuncuları sağlayamıyorsunuz. TFF'nin işi gerçekçi bir model uygulaması bankalarla beraber. Ama kulüpler çarçur eder, bütçelere uymazsa o zaman kefil olalım biz. O zaman bir geçmiş sıkıntı üreten insanlara kefil olmak durumunda kalalım. Bu borcu oluşturan kimselerin sorunu yok, sıkıntı yeni yönetimde oluyor. Dolayısıyla aklı selimin bu süreçte galip geleceğini ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burada bir oyun oynanıyor”
Limit ve yapılandırma konularıyla bir oyun oynandığını belirten Koç, “Burada bir oyun oynanıyor. Oyunun parçaları kim, hedefleri kim ufak ufak çıkmaya başladı. Bu sadece Fenerbahçe'nin sorunu değil 6-7 kulüp daha rahatsız. Ama dikkat edin TFF bir açıklama yapıyor açıklama yapmadan 2-3 kulübü arıyor soru soruyor. Onlar da normal diyor. Sanki tek anormal gören Fenerbahçe. Sonra kendileri açıklama yapıyorlar kararlıyız diye. Gördük kaç tane konuda kararlıydılar, geri adım attılar. Fenerbahçe olarak 64'ten 18'e inemeyiz. Dolayısıyla orta yol bulunmak zorunda. Modelin de içinde sıkıntılar var. Sıkıntılar oluştuğu zaman çözeriz diyorlar. Diğer kulüpler bizden daha çok yaygara çıkartacak 2 sene sonra ana paralar ödemeye başlayınca. Olmayacak bir şeyin altına niye imza atalım. Ne yapmamız isteniyor anlamış değilim. Varsa TFF'nin yöntemi göstersin bize. Önemli olan benim total bütçemi nereden nereye çektiğim. Sen daha benim kimi alıp satacağımı bilmiyorsun ki. Çok transfer yapıyorsunuz diyorlar. 14 oyuncunun kontratı bitmiş yapmayalım mı transfer. Bu işte çok garip yaklaşım var. 15 Ağustos'ta ligleri başlatacağız dediler. Hangi adam bunu düşünebilir ama bunu da düşündüler. Allah'tan 11 Eylül oldu. Anlam veremiyorum bazı şeylere. Fenerbahçe'yi böyle yalnızlığa itip yöneteceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bir orta yol bulunsun. Finansal açıdan biz elimizdeki imkanlarla yaparız. Bizim artık desteğe ihtiyacımız var. Ama bunları yakaladık gösterelim bunlara derseler iş bambaşka boyutlara gider. Fenerbahçe taraftarına ve derneklerine çok teşekkür ediyorum. Kulüp hareket etmeden camiaya destek çıktılar. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü bir kez daha gördük. İçinde bulunduğumuz ruh hali Türk futboluna yarar sağlamaz. Daha sürdürülebilir bir modele geçmek zorundayız. Taraftarımız kombineyi açıklayın diyorlar maça gitmesek bile olur diyorlar. Talimat geldi kombine yapmayın diye. Taraftar maça gitmeyecek. Ona göre maddeyi koydurursun. Taraftar katkıda bulunmak istiyor. Formalarımıza müthiş bir ilgi var. İş adamları bizleri desteklemek istiyor. Öyle bir zamanki en küçük taraftardan en büyük iş adamına kadar kenetlenmesi gerekiyor. Bu sistem hileye hurdaya götürür işi. Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar. Bu iş insanları hileye itiyor. Bu iş böyle gitmez. Taraftarımıza dikkat etmesini söylüyorum. Bizi yalnızlığa itmeye çalışıyorlar. Bu şekilde tepki koyan kulüplere hallederiz diyorlar, bizi arayan kimse yok. Burada oyun oynanıyor. Hadi bakalım nereye gidecek göreceğiz” şeklinde konuştu.
Başkan Ali Koç konuşmasının son bölümünde adı İtalyan kulüpleri ile anılan Vedat Muriqi'ye herhangi bir teklif olmadığını belirtti.



Osimhen, Nijerya'nın Madagaskar ve Gine Bissau maçlarında forma giyemeyecek

Victor Osimhen (DPA)
Victor Osimhen (DPA)
TT

Osimhen, Nijerya'nın Madagaskar ve Gine Bissau maçlarında forma giyemeyecek

Victor Osimhen (DPA)
Victor Osimhen (DPA)

Nijerya Futbol Federasyonu, milli takımın forveti Victor Osimhen'in, 2027 Afrika Uluslar Kupası Elemeleri'nde Madagaskar ve Gine Bissau ile oynayacağı iki maçta forma giyemeyeceğini bugün (pazar) açıkladı. Galatasaray forması giyen Osimhen'in kas sakatlığının ardından tedavi ve rehabilitasyon sürecini sürdürdüğü belirtildi.

Osimhen, yaşadığı kas sakatlığı nedeniyle tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarına devam ediyor. Nijeryalı golcü bu nedenle milli takımın önümüzdeki iki eleme maçında forma giyemeyecek.

Nijerya Futbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, “Victor Osimhen, kas sakatlığının ardından iyileşme sürecini sürdürürken Nijerya'nın 2027 Afrika Uluslar Kupası Elemeleri'nde Madagaskar ve Gine Bissau'ya karşı oynayacağı iki maçta forma giyemeyecek. Victor'a acil şifalar diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Nijerya Milli Takımı'nın en önemli oyuncularından biri olan Osimhen, takımının Afrika Uluslar Kupası'nın bir sonraki edisyonuna katılmak için başlayacağı eleme sürecinde forma giyemeyecek.


Joshua Van, Pantoja'yı bu kez net mağlup ederek UFC kemerini korudu

Joshua Van (AFP)
Joshua Van (AFP)
TT

Joshua Van, Pantoja'yı bu kez net mağlup ederek UFC kemerini korudu

Joshua Van (AFP)
Joshua Van (AFP)

Joshua Van, UFC 331'de Alexandre Pantoja'yı oybirliğiyle alınan hakem kararıyla mağlup ederek UFC sinek sıklet şampiyonluk kemerini korudu.

Los Angeles'ta düzenlenen organizasyonda 24 yaşındaki Myanmar doğumlu Van, Brezilyalı eski şampiyon Pantoja ile ikinci kez karşı karşıya geldi. Van, iki dövüşçünün Aralık 2025'teki ilk karşılaşmasında Pantoja'nın maçın başlamasından yalnızca 26 saniye sonra dirseğinin çıkması üzerine galip gelmişti.

2000'li yıllarda doğan ilk UFC şampiyonu olan Van, mayıs ayında Tatsuro Taira karşısında da kemerini korumuştu. Pantoja karşısındaki ikinci zaferiyle şampiyonluğunu bir kez daha koruyan Van, profesyonel MMA kariyerindeki galibiyet sayısını 18'e yükseltti. Myanmar doğumlu dövüşçünün kariyerinde 2 mağlubiyet bulunuyor.

Van, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, ilk galibiyetinin şans eseri olduğunu söyleyenlere gönderme yaptı.

“Birçok kişi bunun kazara gelen bir galibiyet olduğunu söyledi. Şimdi benden şüphe edin” diyen Van, rövanşta Pantoja'ya karşı üstün bir performans sergiledi.

Karşılaşmaya hızlı başlayan Pantoja, ilk rauntta Van'ı yere indirerek sert yumruk ve diz darbeleriyle etkili oldu. Van ise sert geçen karşılaşmada rakibine güçlü bir dirsek darbesiyle karşılık verdi.

12 yaşında ABD'ye taşınan Van, ikinci rauntta sol yumruğuyla art arda isabetli vuruşlar yaparak Pantoja'yı zorladı. Üçüncü rauntta ise etkili yumruk kombinasyonlarıyla Brezilyalı rakibini sarstı.

Pantoja, dördüncü rauntta yeniden kontrolü ele geçirerek Van'ı yere indirdi. Ancak 36 yaşındaki dövüşçü, rakibini pes ettirmeyi başaramadı.

Son rauntta Van, Pantoja'nın üzerine giderek baskısını artırdı. Sağ eliyle indirdiği sert yumrukla rakibini yere düşüren Van, karşılaşmayı hakemlerin oybirliğiyle verdiği kararla kazanarak kemerini korudu.

Gecenin diğer karşılaşmalarından birinde İskoç dövüşçü Casey O'Neill, Eduarda Moura'yı kol kilidiyle pes ettirerek galibiyete ulaştı.


Türk basını Muhammed Salah’ı Galatasaray karşısındaki hat-trick’i sonrası göklere çıkardı

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)
TT

Türk basını Muhammed Salah’ı Galatasaray karşısındaki hat-trick’i sonrası göklere çıkardı

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah, dün (cumartesi) Türkiye Süper Ligi’nin 6. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 4-0 mağlup ettiği karşılaşmada sergilediği etkileyici performansın ardından Türk medyası tarafından göklere çıkarıldı.  Maçta  üç gol atarak hat-trick yapan Salah takımının dördüncü golünün asistini gerçekleştirdi.

Eski Türk milli takım yıldızı ve spor yorumcusu Nihat Kahveci, Arjantinli Lionel Messi’ye atıfla Salah’ı “Leo Salah” olarak nitelendirdi. Kahveci, karşılaşmanın ardından YouTube’daki Kontra Spor kanalında yaptığı değerlendirmede “Salah hakkında söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Leo Salah... Anlayan anlar. Topu orta sahadan alıyor, rakiplerini geçiyor ve ‘Golü atacak’ diyorsunuz. Sonra da atıyor” ifadelerini kullandı.

Kahveci, “4-0’lık galibiyette yıldızlar ve iyi oyuncular var ancak dünya yıldızları da var. Salah bugün ‘Ben bir dünya yıldızıyım’ dedi. Alkışı hak ediyor. O büyük bir oyuncu” dedi.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da Salah’ın sergilediği üstün performansın ardından Mısırlı yıldızı övdü. Doğan, “Salah bir dünya yıldızı. Aynı zamanda yıldız karakterine de sahip. Karakteri harika, son derece mütevazı bir insan. Salah genç oyuncularımızın gelişimi açısından son derece önemli bir rol model. Salah sadece bir transfer değil, aynı zamanda şehrin vizyonuna katkı ve Trabzonspor’un gençlerine verilmiş bir mesaj. Geldiği günden bu yana kendisinden bekleneni yerine getiriyor. Bunun için kendisine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğan, Salah’ın saha dışındaki etkisine de değinerek “Şu anda tek amacı şehre uyum sağlamak. Neyse ki o da şehri başkalarına tanıtıyor. Saygılı ve çok iyi bir insan” dedi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis de Salah’ın performansından övgüyle söz etti. Reis, “Fabinho ve Muhammed Salah gibi deneyimli oyunculardan oluşan özel bir grubumuz var. İkisi de harika bir performans sergiledi. Kısa bir süre içinde önemli bir iş başardığımızı düşünüyorum” dedi.

Trabzonspor’un Brezilyalı orta saha oyuncusu Fabinho ise Salah’ın takımda bulunmasının önemine dikkat çekti. Fabinho, “Ondan bunu görmeye alışığım. Takıma büyük bir güven veriyor. Büyük maçlar, fark yaratabilecek Salah gibi oyunculara ihtiyaç duyar” ifadelerini kullandı.

Liverpool formasıyla yıllarca Salah’ın takım arkadaşı olan Fabinho sözlerini şöyle sürdürdü: “O çok çalışkan bir oyuncu. Sahada olduğunda takımın tehlike seviyesi artıyor. Takımımızın gücünü temsil ediyor. Onun adına çok mutluyum ve Türkiye ligindeki ilk hat-trick’i için kendisini kutluyorum.”

Türk spor gazetesi Fanatik’te değerlendirmelerde bulunan gazeteci Serkan Akcan ise “Salah, Trabzonspor’un başına gelen en büyük mucizelerden biri. Mısırlı yıldız, derbi niteliğindeki maçların tarihindeki en sıra dışı performanslardan birini sergiledi” ifadelerini kullandı. Salah, ilk yarıyı iki gol ve bir asistle tamamladı.

Akcan, “Salah ülkemize gelmiş en büyük yıldızlardan biri. 9 yıllık Liverpool kariyerinde sadece iki antrenörle (Klopp ve Slot) çalışan Salah, Trabzon’da geçirdiği 2 ayda şimdiden üçüncü teknik direktöre ulaşmış vaziyette. Salah gibi bir istikrar abidesi için bu sayı çok fazla ama görünen o ki; hocalar değişse de değişmeyen Salah’ın performansı oluyor” dedi.

Fanatik gazetesi yazarı Olcay Çakır da “Salah, yalnızca yeteneğiyle değil, enerjisi ve maçı kontrol etme isteğiyle de gecenin adamıydı” değerlendirmesinde bulundu.

Çakır, Salah’ın karşılaşmada “isminin ağırlığını taşıdığını” belirtirken yeni teknik direktör Thomas Reis’in de maçın başından itibaren etkili kararlar almayı başardığını ifade etti.

Kayserispor’un eski teknik direktörü Markus Gisdol da Trabzonspor’un Salah’ın hızından yararlanma biçimine dikkat çekti. Gisdol, takımın maçın başından itibaren Galatasaray savunmasının arkasındaki boşluklardan yararlanmaya odaklandığını belirterek “Dördüncü dakikada Mustafa Eskihellaç’ın pasının ardından Salah’ın attığı gol, maçın taktik hikâyesini daha erken aşamada ortaya koydu” dedi.

Gisdol sözlerini şöyle sürdürdü: “Asıl fark, geçiş oyunlarındaki kaliteydi. 39. dakikada Saviolo, Salah’ın pasıyla skoru 2-0 yaptı. 44. dakikada ise Mısırlı yıldız bir kez daha sahneye çıkarak üçüncü golü attı. İlk yarıyı iki gol ve bir asistle tamamladı.”

Gökhan Karaaslan ise “Trabzonspor Salah’ı buldu ve hücumlarını onun etrafında şekillendirdi. Galatasaray ise Rafael Leão’yu oyuna dahil etmeyi başaramadı” değerlendirmesinde bulundu.