Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda
TT

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, harcama limitlerinde ve borçların yapılandırılmasında oyun oynandığını ifade ederken anlaşmalarla alakalı, “Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar” diye konuştu.
Fenerbahçe Üniversitesi'nin yeni dönem tanıtım gününe Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yöneticiler katıldı. Tanıtımın ardından basın mensuplarına ilk olarak Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük açıklamalarda bulundu. 24 Kasım 2016 yılında üniversitenin kuruluşunu yerine getirdiklerini belirten Küçük, “Daha sonra gelişen dönemlerde kiralık bina aradık ve burayı kiraladık. Kontenjan olarak 960 almıştık. Haziran 2018 de başkanlık seçimi yapıldığı için yeni gelen yönetim üniversitenin 1 sene ötelenmesine karar verdi ve 1 senelik süre içerisinde Medicana ile işbirliği yaparak geçen sene ilk öğretim hayatına başladık. Bu sene ikinci öğretim yılımız bu sene 1200 kontenjanımız var. Bütün yükseköğretim yaşına gelen öğrencilere Fenerbahçe Üniversitesi'ni tavsiye ediyorum” dedi.
Küçük'ün konuşmasının ardından ilk olarak Fenerbahçe Üniversitesi ile alakalı konulara değinen Koç, “Üniversitemizin tanıtım günlerine geldik. Vefa beyin ifade ettiği gibi 2018 yılında biz göreve geldiğimizde bizden önceki yönetimin arzusu eğitimi başlatmaktı. Ancak bizim aldığımız tabloda böyle bir şeyin olması söz konusu değildi. Çünkü Fenerbahçe Üniversitesi'nin vermesi gereken eğitim düzeyi kalitesinin üstte olması lazımdı. Bizim bunu 2018 yılına yetiştirmemiz mümkün değildi. Dolayısıyla ben ve yönetimin ilk icraatlarından biri bu oldu. YÖK Başkanı ile görüştük ve süre uzatımı istedik, anlayışla karşıladılar. Bizim bu işte 3 seçeneğimiz vardı. Ya bu işten çıkmak, ya 1 sene ertelemek, ya da devretmekti. Biz iş birliği modelini tercih ettik. Medicana grubunu tercih edene kadar muhtelif alternatifleri değerlendirdik. Aradan geçen süre zarfında ne kadar iyi tercih yaptığımızı gördük. Kulüpler ciddi mali sıkıntı içinde. Bunların başında en ağır sıkıntıyı yaşayan Fenerbahçe var. Hiçbir büyük kulübün kendi başına üniversite yapma imkanı söz konusu değil. Geçmiş yönetimin almış olduğu bu imtiyazdır. 2. yılımız olacak üniversitede. Bana göre bir vakıf üniversitesi için 280-290 talebeyle başlamak büyük bir başarıdır. 400 talebeye tam burs vereceğiz. Buranın cazibesini de arttıracak bu durum. Bir üniversitede en önemli şey hocaların kalitesidir. İkincisi ise buraya alacağınız talebelerin kalitesidir. Öncelikle mali açıdan uzun bir süreç bu. Burası iyi bir üniversite olacak ise en az 4-5 yıl büyük mali yüklere katlanmak durumunda. Medicana ile bu işe girerken bunun uzun bir yol olduğunu görüyordu. Biz kendimiz üniversite kurmuş bir grup olarak ne kadar zaman ve maddi imkanlar olduğunu bilen biri olarak bu doğrultuda çalıştık. YÖK'e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bizlere kontenjanlar açtı ve imkanlar verdi. İnşallah bizde onların beklentilerini orta ve uzun vadede yerine getiririz. İlk eğitim yılı açısından geldiğimiz nokta son derece memnuniyet verici. Burada bizim yüzde 2'lik burs hakkımız var. Tam yüzde yüz bursu Fenerbahçe'nin vereceği talebeler de olacak. Biz Fenerbahçe olarak spor tesislerimizi üniversitenin emrine verdik. Önemli olan buranın kaliteli öğrenciler yetiştirmesi. İnşallah bir kısmı kulübümüze, camiamıza hizmet eder. Ama en önemlisi ülkemize hizmet etmesi. Çok yakında bugün ekilen tohumlar meyve verecek” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe olduğu için imkan tanımıyorlar”
Harcama limitleri ve yapılandırmalar hakkında konuşan Ali Koç, “Bu sürdürülebilir bir ortam değil. İçinde bulunduğumuz duruma sadece Fenerbahçe olarak bakmamak lazım. Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda. Büyük kulüpler özellikle sıkıntıda ve bu öyle bir noktaya geldi ki birkaç kişinin söylediği 'deniz bitti' tarifini hak eden durumdayız. 2018 ocak ayında ilk toplantıda bunu dile getirdiğimde birkaç kişi bahsediyordu ama şimdi herkes bundan bahsetmekte. UEFA'nın geliştirmiş olduğu FFP netice vermedi ve bizlerde taahhütler doğrultusunda yerli FFP geliştirdik. Buradaki amaç kulüplerin rekabet edebilmesidir. Gerektiği zamanda müdahale etmektir. Ama bu kulüpler bir senede bu hale gelmediyse bunun çözümü de bir sezondan bir sezona olmaz. Bunu 11 yaşındaki çocuğa bile anlatsanız anlar. Fenerbahçe finansal açıdan baktığımızda 92 milyon Euro maaş bütçesini 64'e indirdi. Yeni borç almadık. Belli bankaların borcunu indirmişiz. Aşağı yukarı 40 milyon Euro. Bunu yaparken kulübümüzün ürettiği gelirin yüzde 80'i de kulübe girmeden bankalara gittiği ortamda bu yönetim gelmiş , kendi imkanlarıyla bu gemiyi bir yere kadar yüzdürmüş. Şimdi bizim 64 milyondan 1 sezonda 18 milyona düşmemiz bekleniyor. Bunun hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını herkes net bir şekilde görür. Hal böyleyken böyle bir beklenti içinde olunması bizlerde farklı düşüncelere itiyor. Ama bugün bir kuruş borcu olmayan, sporcularına borcu olmayan kulüpler var. Mesela onların bakıyorsunuz 150 almış, 70 almış nasıl olabilir bu. Adam 200 milyonluk transfer geliri sağlıyor ama hesaplamada bunun 3 te 1'i yazılıyor banka borcu ödemek için ama kulübün banka borcu yok. O da cezalandırılmış oluyor. Bu sistem sürdürebilir sistem değil. Mart ayı itibariyle tüm kulüplerin imza attığı 1 kulübün soğuk baktığı bir paket var. Ama ne hikmetse bunlar pek kaale alınmıyor. TFF istişare ettik dediği zaman çok yüzeysel yapıyor ve geçen seneki sistemi uygulayacağım diyor. Geçen seneden bu yana pandemi oldu ve ne kadar kombine bilet satacağız belli değil. Yayıncı kuruluş teklifler yapıyor ve teklifler vermesi gereken bedelin altında. Stat gelirlerin ne olacağı belli değil. Hal böyle iken bu sistemi uygulamak gerçeklik dışı. Bu tutumu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu sadece bizi etkilemiyor. Neresinden bakarsanız rakamlar tutarlı değil. Fenerbahçeyi sıkıntıya sokan ikinci konu yapılandırma. Bu limitleri yapılandırma durumu belirliyor. Yapılandırma yapan kulüplerin ana parası hesaptan çıkartılıyor, biz yapmadığımız için ekleniyor. 2 sene sonra yapılandırma yapmış kulüpler ana paralarını ödemeye başlayınca eksi çıkacak. O zaman ne yapacaksınız dediğimizde 'o zaman bakarız' diyorlar. Biz niye imzalamadık? Yapamayacağımız için imzalamadık. Bunun ağır cezaları var. Yoksa biz istemez miyiz borcu yapılandıralım 250 milyon nakit alalım. Bankacılarında bir yere kadar söz hakkı var. Onlara da belli sınırlar çiziliyor. 5 senede bu durum dönmez. 10 senede bu durum ödenebilir. Başından böyle yapılmadı diye sorduğumuzda bize öyle dediler diyorlar. İçinde bulunduğumuz finansal durum sıkıntılı ama büyük kulüpler 10 yıllık süreçte bu borçları ödeyebilecek ekonomiye sahip. Bu bir sektör ve bu sektörün oyuncularıyız biz. Nasıl diğer sektörlerde yapılandırmalar yapılıyorsa burada da yapılmalı. Burada yapılacak doğru bir yapılandırma 2-3 sene ana para faiz ödemesiz 10 yıllık bir süreçte sıcak para vererek bu iş döner. Bankacılarda bunu biliyorlar ama ne hikmetse başından bu kurguyu doğru yapamıyoruz. Biz daha hiç anlaşmadık, bırakın anlaşmayı döviz borcunu bile TL'ye çevirmeye imkan vermiyorlar. Fenerbahçe olduğu için mi imkan tanımıyorlar. Dolayısıyla biz çalıştık bazı bankalarla ve uygulanabilir modeli de geliştirdik. Bizler sonuçta bu paraları cebimize atmıyoruz. Burada bir yönetim gelmiş ben bankacı olsam Fenerbahçe yönetimini pamuklara saklar korurdum. Adamlar borçlarını düşürmüşler ve tehlikenin farkındalar diye ama aynı gemide değilmişiz gibi garip durumla karşı karşıyayız. Siz bir lokantasınız ve borcunuz var. Bu borcu ödemek için müşteri çekmeniz lazım. Bunu yeniden yapılandırıyorsunuz ama gıda, sebze alamazsın müşterilerden gelir sağla diyorsun. Durum aynen böyle. 64'ten 18'e inmeniz lazım diyorlar. Yeni transferi bırak elimizdeki oyuncuları sağlayamıyorsunuz. TFF'nin işi gerçekçi bir model uygulaması bankalarla beraber. Ama kulüpler çarçur eder, bütçelere uymazsa o zaman kefil olalım biz. O zaman bir geçmiş sıkıntı üreten insanlara kefil olmak durumunda kalalım. Bu borcu oluşturan kimselerin sorunu yok, sıkıntı yeni yönetimde oluyor. Dolayısıyla aklı selimin bu süreçte galip geleceğini ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burada bir oyun oynanıyor”
Limit ve yapılandırma konularıyla bir oyun oynandığını belirten Koç, “Burada bir oyun oynanıyor. Oyunun parçaları kim, hedefleri kim ufak ufak çıkmaya başladı. Bu sadece Fenerbahçe'nin sorunu değil 6-7 kulüp daha rahatsız. Ama dikkat edin TFF bir açıklama yapıyor açıklama yapmadan 2-3 kulübü arıyor soru soruyor. Onlar da normal diyor. Sanki tek anormal gören Fenerbahçe. Sonra kendileri açıklama yapıyorlar kararlıyız diye. Gördük kaç tane konuda kararlıydılar, geri adım attılar. Fenerbahçe olarak 64'ten 18'e inemeyiz. Dolayısıyla orta yol bulunmak zorunda. Modelin de içinde sıkıntılar var. Sıkıntılar oluştuğu zaman çözeriz diyorlar. Diğer kulüpler bizden daha çok yaygara çıkartacak 2 sene sonra ana paralar ödemeye başlayınca. Olmayacak bir şeyin altına niye imza atalım. Ne yapmamız isteniyor anlamış değilim. Varsa TFF'nin yöntemi göstersin bize. Önemli olan benim total bütçemi nereden nereye çektiğim. Sen daha benim kimi alıp satacağımı bilmiyorsun ki. Çok transfer yapıyorsunuz diyorlar. 14 oyuncunun kontratı bitmiş yapmayalım mı transfer. Bu işte çok garip yaklaşım var. 15 Ağustos'ta ligleri başlatacağız dediler. Hangi adam bunu düşünebilir ama bunu da düşündüler. Allah'tan 11 Eylül oldu. Anlam veremiyorum bazı şeylere. Fenerbahçe'yi böyle yalnızlığa itip yöneteceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bir orta yol bulunsun. Finansal açıdan biz elimizdeki imkanlarla yaparız. Bizim artık desteğe ihtiyacımız var. Ama bunları yakaladık gösterelim bunlara derseler iş bambaşka boyutlara gider. Fenerbahçe taraftarına ve derneklerine çok teşekkür ediyorum. Kulüp hareket etmeden camiaya destek çıktılar. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü bir kez daha gördük. İçinde bulunduğumuz ruh hali Türk futboluna yarar sağlamaz. Daha sürdürülebilir bir modele geçmek zorundayız. Taraftarımız kombineyi açıklayın diyorlar maça gitmesek bile olur diyorlar. Talimat geldi kombine yapmayın diye. Taraftar maça gitmeyecek. Ona göre maddeyi koydurursun. Taraftar katkıda bulunmak istiyor. Formalarımıza müthiş bir ilgi var. İş adamları bizleri desteklemek istiyor. Öyle bir zamanki en küçük taraftardan en büyük iş adamına kadar kenetlenmesi gerekiyor. Bu sistem hileye hurdaya götürür işi. Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar. Bu iş insanları hileye itiyor. Bu iş böyle gitmez. Taraftarımıza dikkat etmesini söylüyorum. Bizi yalnızlığa itmeye çalışıyorlar. Bu şekilde tepki koyan kulüplere hallederiz diyorlar, bizi arayan kimse yok. Burada oyun oynanıyor. Hadi bakalım nereye gidecek göreceğiz” şeklinde konuştu.
Başkan Ali Koç konuşmasının son bölümünde adı İtalyan kulüpleri ile anılan Vedat Muriqi'ye herhangi bir teklif olmadığını belirtti.



Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi zaferine çılgınlar gibi sevindi

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
TT

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi zaferine çılgınlar gibi sevindi

Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)
Prens William, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde gol atmasının ardından coşkuyla sevindi (AP)

Prens William, tutkuyla desteklediği Aston Villa'nın Avrupa'da 44 yıllık kupa hasretini bitirmesini tribünden büyük bir coşkuyla kutladı.

Galler Prensi, Aston Villa'nın Avrupa Ligi finalinde Alman ekibi Freiburg'u 3-0 mağlup ettiği karşılaşmayı İstanbul'daki Beşiktaş Park'ta tribünden takip etti.

Aston Villa'nın kısa aralıklarla attığı iki harika golle maçın kontrolünü ele geçirmesinin ardından William'ın büyük sevinç yaşadığı görüldü.

Youri Tielemans, 41. dakikada Morgan Rogers'ın ortasına yaptığı şık voleyle perdeyi açtı. İlk yarının uzatma dakikalarındaysa Emi Buendia'nın klas plasesi farkı ikiye çıkardı.

frgty6u7
Aston Villa, Avrupa Ligi şampiyonu oldu (AP)

Morgan Rogers, 1 saat geride kalmadan attığı golle skoru 3-0 yaptı ve maçın fişini çekti. Teknik direktör Unai Emery böylece kulübe 30 yıl sonra ilk kupasını kazandırdı.

Hayatı boyunca Aston Villa taraftarı olan ve sık sık maçlara giden William, karşılaşmanın ardından X hesabından takımı kutlayan bir paylaşım yaparak zaferin tadını çıkardı.

William, "Muhteşem bir gece!! Tüm oyuncuları, teknik ekibi, çalışanları ve kulüple bağlantılı herkesi çokça tebrik ederim. Avrupa kupası sevincinin üzerinden tam 44 yıl geçti" ifadelerini kullandı.
 

rgtyu7ı
William maç sonrası takımı X üzerinden kutladı (AP)​​​​

 

Prens ayrıca, "Sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen ama takımımızın çok önemli parçalarından biri olan ve bu başarının temellerini atan Boubacar Kamara'ya da özel bir teşekkür. Yaşasın Villa!" dedi.

sdfvgth
Galler Prensi, Aston Villa maçlarının düzenli takipçilerinden biri (AP)

Aston Villa kaptanı John McGinn ise William'ın maç öncesinde soyunma odasında bulunduğunu açıkladı ve kulübün kraliyet üyesi destekçisine övgüler yağdırdı.

McGinn, "Çok klas biri. Maçtan önce soyunma odasındaydı. Zaten çok büyük bir Villa taraftarı olduğu için bu maçı kaçırması mümkün değildi" dedi.

sadfrgt
John McGinn, William'ın desteğini övdü (Reuters)

İskoç futbolcu sözlerini şöyle sürdürdü:

Desteğini görmek harika. Sonuçta normal biri ama tabii ki desteğini almak çok güzel. Umarım bu devam eder. Belki bu gece bizimle bir şeyler içer, gecenin sonunda da kredi kartını çıkarır!

dfergt
William, Aston Villa'nın İstanbul'daki zaferini kutluyor (AP)

Geçen hafta spor yorumcusu Clive Tyldesley de William'ın Aston Villa'ya içten gelen tutkusunu doğrulamış ve Premier Lig ekibine bağlılığının "tamamen doğal" olduğunu söylemişti.

13 Mayıs Çarşamba günü Windsor Kalesi'nde düzenlenen unvan töreninde konuşan Tyldesley, William'ın kulübe olan bağlılığının "açıkça onun için bir tutku" olduğunu ifade etmişti.

Tyldesley ayrıca Prens'in kulübe desteğinin, "kraliyet ailesiyle ülkenin en popüler sporu arasında gerçek bir bağ" oluşturduğunu söylemişti.

Independent Türkçe


İran eski milli takım kalecisi, Hamaney karşıtı paylaşımı nedeniyle hapse atıldı

Muhammed Reşid Mazaheri (İran Futbol Federasyonu hesabı)
Muhammed Reşid Mazaheri (İran Futbol Federasyonu hesabı)
TT

İran eski milli takım kalecisi, Hamaney karşıtı paylaşımı nedeniyle hapse atıldı

Muhammed Reşid Mazaheri (İran Futbol Federasyonu hesabı)
Muhammed Reşid Mazaheri (İran Futbol Federasyonu hesabı)

İranlı yetkililer, eski milli takım kalecisi Muhammed Reşid Mazaheri’yi, yılın başlarında dönemin dini lideri Ali Hamaney’e yönelik sert eleştiriler içeren bir paylaşım yapması nedeniyle gözaltına aldı. Haberi, eşi Meryem Abdullahi duyurdu.

İran yargısına bağlı “Mizan” haber ajansı da Muhammed Reşid Mazaheri’nin tutuklu olduğunu doğruladı. Ancak ajans, eski kalecinin yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalıştığı için gözaltına alındığını öne sürdü.

Mazaheri, İran Milli Takımı’yla sınırlı sayıda maça çıktı ve 2018 Dünya Kupası kadrosunda yer aldı. Ancak milli takım kariyerinin büyük bölümünde, takımın değişmez birinci kalecisi Ali Rıza Biranvand’ın gölgesinde kaldı.

İran’ın önde gelen kulüplerinde de forma giyen Mazaheri, daha sonra silinen Instagram paylaşımında dini lideri “İran tarihindeki karanlık ve geçici bir dönemden ibaret” sözleriyle hedef aldı.

Söz konusu paylaşım, ocak ayında ülke içinde yaşanan protestoların ardından ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşından önce yapılmıştı.

Ali Hamaney, savaşın ilk günü olan 28 Şubat’ta düzenlenen ABD-İsrail ortak hava saldırısında hayatını kaybetmişti.

İran dışında faaliyet gösteren Farsça yayın yapan “IranWire” haber sitesi ise yetkililerin 25 Şubat’ta Mazaheri’nin evine baskın düzenlediğini aktardı.

Mazaheri’nin eşi Meryem Abdullahi, salı günü Instagram hesabından yaptığı açıklamada eşinin ülkenin kuzeybatısındaki Urmiye kentinde “çok ağır koşullardaki bir hücrede” tutulduğunu söyledi.

Abdullahi paylaşımında, “Reşid her zaman doğru olduğuna inandığı şeyi savundu. Şimdi ise bu cesaretinin bedelini tecrit hücresinde hapis yatarak ödüyor” ifadelerini kullandı.

Buna karşın Mizan, çarşamba günü yayımladığı haberde Mazaheri’nin “cezaevindeki genel koğuşta” tutulduğunu belirtti ancak cezaevinin adını vermedi.

Ajans ayrıca eski kalecinin, “dış görünüşünü değiştirerek ve sınır muhafızlarına rüşvet vererek İran’ın batı sınırından yasa dışı şekilde ülkeyi terk etmeye çalışırken” yakalandığını iddia etti.

İran’da futbol dünyası sıkı denetim altında tutulurken, erkek milli takımı ABD’de düzenlenecek Dünya Kupası finallerinde grup aşamasında mücadele etmeye hazırlanıyor.

İran yönetimi bu ayın başlarında, sürgünde yaşayan ve İslam Cumhuriyeti’nin en sert muhaliflerinden biri olarak bilinen eski milli takım kaptanı Ali Kerimi’ye ait varlıklara da el konulduğunu açıklamıştı.

Öte yandan eski milli futbolcu Vorya Gafuri de 2022 yılında Katar’daki Dünya Kupası sırasında hükümet karşıtı protestolar nedeniyle gözaltına alınmıştı.

İran’daki Kürt azınlığa mensup olan Gafuri, göstericilere yönelik baskıları eleştirdiği için tutuklanmıştı.


City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, sezon sonunda Manchester City'den ayrılacak ve bu büyük gelişme Premier Lig'de köklü bir değişime yol açacak.

İspanyol menajerin ayrılışı, pazar günü Aston Villa'yla oynanacak son Premier Lig maçından sonra gerçekleşecek ve Etihad Stadyumu'nda 10 yıllık hakimiyetin ardından İngiliz futbol tarihinin en çok kupa kazanılan dönemlerinden birine son verecek.

Şimdilik Manchester City, Guardiola'nın gelecek sezon için sözleşmesi bulunduğunu ve menajerliği sürdürmesini umduğunu belirtiyor.

55 yaşındaki teknik direktör, 2016'da göreve geldiğinden beri 17'si büyük olmak üzere toplamda 20 kupa kazandı. Bunlar arasında 6 Premier Lig şampiyonluğu da bulunuyor ve Arsenal'la girdikleri çetin şampiyonluk mücadelesinde galip gelmeleri halinde bu sayı 7'ye çıkabilir.

Ayrıca City'nin Avrupa'daki çıkışını da yöneten Guardiola, 2023'te İstanbul'da Inter Milan'ı mağlup ederek kulübe ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece Barcelona'nın başında geçirdiği efsanevi dönemdeki iki zaferin ardından teknik direktör olarak üçüncü Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

En son kupasıysa geçen hafta sonu geldi; Antoine Semenyo'nun şık vuruşuyla City, FA Cup finalinde Chelsea'yi 1-0 yendi ve bu, Guardiola'nın Etihad'daki 19. kupası ve üçüncü FA Cup zaferi oldu.

Saha dışındaysa Guardiola'nın dönemi, 2009-2018'deki 9 yıllık dönemi kapsayan 100'den fazla Premier Lig mali kural ihlali iddiasıyla 2023'te City'ye dava açılmasının ardından son yıllarda gölgelendi. Bağımsız komisyon tarafından yürütülen bir duruşma Aralık 2024'te sonuçlandı ve sonucun bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Eğer gerçekten ayrılırsa, Guardiola'nın futboldan bir süreliğine uzaklaşması muhtemel. Bu, 2012-2013'te Camp Nou ve Bayern Münih'teki dönemleri arasındaki ara dönemine benzer.

İngiltere'deki dönemi büyük ölçüde Liverpool ve özellikle Jürgen Klopp'la rekabetiyle tanımlandı. Bu rekabetin en bilinen örneklerinden biri, Kırmızılar 97 puan almasına rağmen 2019'da bir puan farkla elde edilen şampiyonluktu.

Guardiola ayrıca 2018 sezonunda 100 puan barajını aşarak yeni bir Premier Lig rekoru kırdı ve İngiliz futbol tarihinde üst üste 4 kez en üst lig şampiyonluğunu kazanan ilk teknik direktör oldu.

FA Cup finali öncesinde, City'deki görev süresinin mükemmelliğin tanımı olup olmadığı sorulduğunda İspanyol teknik adam şunları söyledi:

Evet, elbette, 10 yılda 19 kupa fena değil. Ayrılmamı beklemelerine gerek olmadığını biliyorlar, eğlenceli olduğumu biliyorlar. Yani 19 kupa, 10 yılda 20. şampiyonluk için mücadele etmek, dürüst olmak gerekirse fena değil.

Onun ayrılacağı haberiyle birlikte City'nin yerini doldurması gereken büyük bir boşluk doğuyor. City'nin, Chelsea'yi Konferans Ligi ve Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluklarına taşımasına rağmen Mavilerle sezon ortasında olaylı bir şekilde ayrılan eski yardımcı antrenör Enzo Maresca da dahil birçok adayı değerlendirmesi muhtemel.

Çok sayıda kişi bu görevi Maresca'nın üstlenmesini beklese de Guardiola döneminde City efsanesi olan Bayern Münih teknik direktörü Vincent Kompany de düşünülebilir.

Independent Türkçe