Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda
TT

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Ali Koç: Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, harcama limitlerinde ve borçların yapılandırılmasında oyun oynandığını ifade ederken anlaşmalarla alakalı, “Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar” diye konuştu.
Fenerbahçe Üniversitesi'nin yeni dönem tanıtım gününe Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yöneticiler katıldı. Tanıtımın ardından basın mensuplarına ilk olarak Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük açıklamalarda bulundu. 24 Kasım 2016 yılında üniversitenin kuruluşunu yerine getirdiklerini belirten Küçük, “Daha sonra gelişen dönemlerde kiralık bina aradık ve burayı kiraladık. Kontenjan olarak 960 almıştık. Haziran 2018 de başkanlık seçimi yapıldığı için yeni gelen yönetim üniversitenin 1 sene ötelenmesine karar verdi ve 1 senelik süre içerisinde Medicana ile işbirliği yaparak geçen sene ilk öğretim hayatına başladık. Bu sene ikinci öğretim yılımız bu sene 1200 kontenjanımız var. Bütün yükseköğretim yaşına gelen öğrencilere Fenerbahçe Üniversitesi'ni tavsiye ediyorum” dedi.
Küçük'ün konuşmasının ardından ilk olarak Fenerbahçe Üniversitesi ile alakalı konulara değinen Koç, “Üniversitemizin tanıtım günlerine geldik. Vefa beyin ifade ettiği gibi 2018 yılında biz göreve geldiğimizde bizden önceki yönetimin arzusu eğitimi başlatmaktı. Ancak bizim aldığımız tabloda böyle bir şeyin olması söz konusu değildi. Çünkü Fenerbahçe Üniversitesi'nin vermesi gereken eğitim düzeyi kalitesinin üstte olması lazımdı. Bizim bunu 2018 yılına yetiştirmemiz mümkün değildi. Dolayısıyla ben ve yönetimin ilk icraatlarından biri bu oldu. YÖK Başkanı ile görüştük ve süre uzatımı istedik, anlayışla karşıladılar. Bizim bu işte 3 seçeneğimiz vardı. Ya bu işten çıkmak, ya 1 sene ertelemek, ya da devretmekti. Biz iş birliği modelini tercih ettik. Medicana grubunu tercih edene kadar muhtelif alternatifleri değerlendirdik. Aradan geçen süre zarfında ne kadar iyi tercih yaptığımızı gördük. Kulüpler ciddi mali sıkıntı içinde. Bunların başında en ağır sıkıntıyı yaşayan Fenerbahçe var. Hiçbir büyük kulübün kendi başına üniversite yapma imkanı söz konusu değil. Geçmiş yönetimin almış olduğu bu imtiyazdır. 2. yılımız olacak üniversitede. Bana göre bir vakıf üniversitesi için 280-290 talebeyle başlamak büyük bir başarıdır. 400 talebeye tam burs vereceğiz. Buranın cazibesini de arttıracak bu durum. Bir üniversitede en önemli şey hocaların kalitesidir. İkincisi ise buraya alacağınız talebelerin kalitesidir. Öncelikle mali açıdan uzun bir süreç bu. Burası iyi bir üniversite olacak ise en az 4-5 yıl büyük mali yüklere katlanmak durumunda. Medicana ile bu işe girerken bunun uzun bir yol olduğunu görüyordu. Biz kendimiz üniversite kurmuş bir grup olarak ne kadar zaman ve maddi imkanlar olduğunu bilen biri olarak bu doğrultuda çalıştık. YÖK'e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bizlere kontenjanlar açtı ve imkanlar verdi. İnşallah bizde onların beklentilerini orta ve uzun vadede yerine getiririz. İlk eğitim yılı açısından geldiğimiz nokta son derece memnuniyet verici. Burada bizim yüzde 2'lik burs hakkımız var. Tam yüzde yüz bursu Fenerbahçe'nin vereceği talebeler de olacak. Biz Fenerbahçe olarak spor tesislerimizi üniversitenin emrine verdik. Önemli olan buranın kaliteli öğrenciler yetiştirmesi. İnşallah bir kısmı kulübümüze, camiamıza hizmet eder. Ama en önemlisi ülkemize hizmet etmesi. Çok yakında bugün ekilen tohumlar meyve verecek” ifadelerini kullandı.

“Fenerbahçe olduğu için imkan tanımıyorlar”
Harcama limitleri ve yapılandırmalar hakkında konuşan Ali Koç, “Bu sürdürülebilir bir ortam değil. İçinde bulunduğumuz duruma sadece Fenerbahçe olarak bakmamak lazım. Türk futbolu birkaç kulüp dışında bitmiş, batak durumda. Büyük kulüpler özellikle sıkıntıda ve bu öyle bir noktaya geldi ki birkaç kişinin söylediği 'deniz bitti' tarifini hak eden durumdayız. 2018 ocak ayında ilk toplantıda bunu dile getirdiğimde birkaç kişi bahsediyordu ama şimdi herkes bundan bahsetmekte. UEFA'nın geliştirmiş olduğu FFP netice vermedi ve bizlerde taahhütler doğrultusunda yerli FFP geliştirdik. Buradaki amaç kulüplerin rekabet edebilmesidir. Gerektiği zamanda müdahale etmektir. Ama bu kulüpler bir senede bu hale gelmediyse bunun çözümü de bir sezondan bir sezona olmaz. Bunu 11 yaşındaki çocuğa bile anlatsanız anlar. Fenerbahçe finansal açıdan baktığımızda 92 milyon Euro maaş bütçesini 64'e indirdi. Yeni borç almadık. Belli bankaların borcunu indirmişiz. Aşağı yukarı 40 milyon Euro. Bunu yaparken kulübümüzün ürettiği gelirin yüzde 80'i de kulübe girmeden bankalara gittiği ortamda bu yönetim gelmiş , kendi imkanlarıyla bu gemiyi bir yere kadar yüzdürmüş. Şimdi bizim 64 milyondan 1 sezonda 18 milyona düşmemiz bekleniyor. Bunun hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını herkes net bir şekilde görür. Hal böyleyken böyle bir beklenti içinde olunması bizlerde farklı düşüncelere itiyor. Ama bugün bir kuruş borcu olmayan, sporcularına borcu olmayan kulüpler var. Mesela onların bakıyorsunuz 150 almış, 70 almış nasıl olabilir bu. Adam 200 milyonluk transfer geliri sağlıyor ama hesaplamada bunun 3 te 1'i yazılıyor banka borcu ödemek için ama kulübün banka borcu yok. O da cezalandırılmış oluyor. Bu sistem sürdürebilir sistem değil. Mart ayı itibariyle tüm kulüplerin imza attığı 1 kulübün soğuk baktığı bir paket var. Ama ne hikmetse bunlar pek kaale alınmıyor. TFF istişare ettik dediği zaman çok yüzeysel yapıyor ve geçen seneki sistemi uygulayacağım diyor. Geçen seneden bu yana pandemi oldu ve ne kadar kombine bilet satacağız belli değil. Yayıncı kuruluş teklifler yapıyor ve teklifler vermesi gereken bedelin altında. Stat gelirlerin ne olacağı belli değil. Hal böyle iken bu sistemi uygulamak gerçeklik dışı. Bu tutumu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu sadece bizi etkilemiyor. Neresinden bakarsanız rakamlar tutarlı değil. Fenerbahçeyi sıkıntıya sokan ikinci konu yapılandırma. Bu limitleri yapılandırma durumu belirliyor. Yapılandırma yapan kulüplerin ana parası hesaptan çıkartılıyor, biz yapmadığımız için ekleniyor. 2 sene sonra yapılandırma yapmış kulüpler ana paralarını ödemeye başlayınca eksi çıkacak. O zaman ne yapacaksınız dediğimizde 'o zaman bakarız' diyorlar. Biz niye imzalamadık? Yapamayacağımız için imzalamadık. Bunun ağır cezaları var. Yoksa biz istemez miyiz borcu yapılandıralım 250 milyon nakit alalım. Bankacılarında bir yere kadar söz hakkı var. Onlara da belli sınırlar çiziliyor. 5 senede bu durum dönmez. 10 senede bu durum ödenebilir. Başından böyle yapılmadı diye sorduğumuzda bize öyle dediler diyorlar. İçinde bulunduğumuz finansal durum sıkıntılı ama büyük kulüpler 10 yıllık süreçte bu borçları ödeyebilecek ekonomiye sahip. Bu bir sektör ve bu sektörün oyuncularıyız biz. Nasıl diğer sektörlerde yapılandırmalar yapılıyorsa burada da yapılmalı. Burada yapılacak doğru bir yapılandırma 2-3 sene ana para faiz ödemesiz 10 yıllık bir süreçte sıcak para vererek bu iş döner. Bankacılarda bunu biliyorlar ama ne hikmetse başından bu kurguyu doğru yapamıyoruz. Biz daha hiç anlaşmadık, bırakın anlaşmayı döviz borcunu bile TL'ye çevirmeye imkan vermiyorlar. Fenerbahçe olduğu için mi imkan tanımıyorlar. Dolayısıyla biz çalıştık bazı bankalarla ve uygulanabilir modeli de geliştirdik. Bizler sonuçta bu paraları cebimize atmıyoruz. Burada bir yönetim gelmiş ben bankacı olsam Fenerbahçe yönetimini pamuklara saklar korurdum. Adamlar borçlarını düşürmüşler ve tehlikenin farkındalar diye ama aynı gemide değilmişiz gibi garip durumla karşı karşıyayız. Siz bir lokantasınız ve borcunuz var. Bu borcu ödemek için müşteri çekmeniz lazım. Bunu yeniden yapılandırıyorsunuz ama gıda, sebze alamazsın müşterilerden gelir sağla diyorsun. Durum aynen böyle. 64'ten 18'e inmeniz lazım diyorlar. Yeni transferi bırak elimizdeki oyuncuları sağlayamıyorsunuz. TFF'nin işi gerçekçi bir model uygulaması bankalarla beraber. Ama kulüpler çarçur eder, bütçelere uymazsa o zaman kefil olalım biz. O zaman bir geçmiş sıkıntı üreten insanlara kefil olmak durumunda kalalım. Bu borcu oluşturan kimselerin sorunu yok, sıkıntı yeni yönetimde oluyor. Dolayısıyla aklı selimin bu süreçte galip geleceğini ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burada bir oyun oynanıyor”
Limit ve yapılandırma konularıyla bir oyun oynandığını belirten Koç, “Burada bir oyun oynanıyor. Oyunun parçaları kim, hedefleri kim ufak ufak çıkmaya başladı. Bu sadece Fenerbahçe'nin sorunu değil 6-7 kulüp daha rahatsız. Ama dikkat edin TFF bir açıklama yapıyor açıklama yapmadan 2-3 kulübü arıyor soru soruyor. Onlar da normal diyor. Sanki tek anormal gören Fenerbahçe. Sonra kendileri açıklama yapıyorlar kararlıyız diye. Gördük kaç tane konuda kararlıydılar, geri adım attılar. Fenerbahçe olarak 64'ten 18'e inemeyiz. Dolayısıyla orta yol bulunmak zorunda. Modelin de içinde sıkıntılar var. Sıkıntılar oluştuğu zaman çözeriz diyorlar. Diğer kulüpler bizden daha çok yaygara çıkartacak 2 sene sonra ana paralar ödemeye başlayınca. Olmayacak bir şeyin altına niye imza atalım. Ne yapmamız isteniyor anlamış değilim. Varsa TFF'nin yöntemi göstersin bize. Önemli olan benim total bütçemi nereden nereye çektiğim. Sen daha benim kimi alıp satacağımı bilmiyorsun ki. Çok transfer yapıyorsunuz diyorlar. 14 oyuncunun kontratı bitmiş yapmayalım mı transfer. Bu işte çok garip yaklaşım var. 15 Ağustos'ta ligleri başlatacağız dediler. Hangi adam bunu düşünebilir ama bunu da düşündüler. Allah'tan 11 Eylül oldu. Anlam veremiyorum bazı şeylere. Fenerbahçe'yi böyle yalnızlığa itip yöneteceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bir orta yol bulunsun. Finansal açıdan biz elimizdeki imkanlarla yaparız. Bizim artık desteğe ihtiyacımız var. Ama bunları yakaladık gösterelim bunlara derseler iş bambaşka boyutlara gider. Fenerbahçe taraftarına ve derneklerine çok teşekkür ediyorum. Kulüp hareket etmeden camiaya destek çıktılar. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü bir kez daha gördük. İçinde bulunduğumuz ruh hali Türk futboluna yarar sağlamaz. Daha sürdürülebilir bir modele geçmek zorundayız. Taraftarımız kombineyi açıklayın diyorlar maça gitmesek bile olur diyorlar. Talimat geldi kombine yapmayın diye. Taraftar maça gitmeyecek. Ona göre maddeyi koydurursun. Taraftar katkıda bulunmak istiyor. Formalarımıza müthiş bir ilgi var. İş adamları bizleri desteklemek istiyor. Öyle bir zamanki en küçük taraftardan en büyük iş adamına kadar kenetlenmesi gerekiyor. Bu sistem hileye hurdaya götürür işi. Bu sistem 1900 bilmem kaç liralık anlaşmalara iter, gerekirse biz de yaparız ama biz yaparsak herkes ağzını açar. Bu iş insanları hileye itiyor. Bu iş böyle gitmez. Taraftarımıza dikkat etmesini söylüyorum. Bizi yalnızlığa itmeye çalışıyorlar. Bu şekilde tepki koyan kulüplere hallederiz diyorlar, bizi arayan kimse yok. Burada oyun oynanıyor. Hadi bakalım nereye gidecek göreceğiz” şeklinde konuştu.
Başkan Ali Koç konuşmasının son bölümünde adı İtalyan kulüpleri ile anılan Vedat Muriqi'ye herhangi bir teklif olmadığını belirtti.



NBA süperstarı, Çin deviyle "ömür boyu ortaklık anlaşması" imzaladı

Stephen Curry, 2025'te Çin turuna çıkarak genç basketbolculara ders vermişti (AP)
Stephen Curry, 2025'te Çin turuna çıkarak genç basketbolculara ders vermişti (AP)
TT

NBA süperstarı, Çin deviyle "ömür boyu ortaklık anlaşması" imzaladı

Stephen Curry, 2025'te Çin turuna çıkarak genç basketbolculara ders vermişti (AP)
Stephen Curry, 2025'te Çin turuna çıkarak genç basketbolculara ders vermişti (AP)

13 yıl boyunca Under Armour'ın ayakkabılarını giyen Stephen Curry, kasımdan beri süren sponsorsuzluk durumunu Çin şirketiyle sonlandırdı. 

NBA süperstarı, kendi markası Curry Brand'in Li-Ning çatısına girmesini onaylayan anlaşmayı imzaladı.

Golden ​State Warriors'a 4 şampiyonluk kazandıran yıldız, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Bu, ömür boyu sürecek bir ortaklık. Curry Brand'in geleceği, kökleri gerçekten spor ve yenilikte yatan bir şirket tarafından desteklenecek. Güvendiğim spor ayakkabılarla birlikte kaliteli ürünler yaratmaya adanmış, en üst düzeyde performans sunmaya devam edecek bir ortak. Curry Brand'in geleceği Li-Ning'le birlikte.

ESPN, Li-Ning'in takım arkadaşı Jimmy Butler III ve NBA efsanesi Dwyane Wade için yaptığı ayakkabılardan etkilenen Curry'nin 10 yıllık bir anlaşma imzaladığını bildirdi. 

Li-Ning'in hem ABD'de hem de Çin'de Curry Brand mağazaları açacağı aktarıldı. 

ESPN'e göre, Çin'de geniş bir hayran kitlesine sahip olan Curry, kadın ve erkek sporcuları markasına dahil edebilecek. 

Basketbol ürünlerinin yanı sıra gündelik kıyafetler ve bir golf koleksiyonu da Curry Brand çatısı altında satılacak.

CNN, Çin şirketlerinin Nike ve Adidas gibi dev markalarla küresel rekabeti artırdığına dikkat çekiyor.

Ancak Li-Ning'in geçen yıl yaptığı 4,3 milyar dolarlık cironun yüzde 98'inden fazlası Çin pazarından sağlandı.

1989'da kurulan Çin devi, halihazırda 63 yaşında olan eski jimnastikçi Li ⁠Ning'in adını taşıyor. 

Li Ning, 1984'teki Los Angeles Olimpiyatları'nda ülkesine üç altın madalya kazandırmıştı. 

Independent Türkçe, CNN, Reuters


Mevsimsel alerji semptomlarını hafifleten 4 gıda

Mevsimsel alerji, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi rahatsız edici semptomlara neden oluyor (Utah Üniversitesi)
Mevsimsel alerji, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi rahatsız edici semptomlara neden oluyor (Utah Üniversitesi)
TT

Mevsimsel alerji semptomlarını hafifleten 4 gıda

Mevsimsel alerji, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi rahatsız edici semptomlara neden oluyor (Utah Üniversitesi)
Mevsimsel alerji, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi rahatsız edici semptomlara neden oluyor (Utah Üniversitesi)

Yaz mevsiminde görülen mevsimsel alerji, sıcak ve nemli havalarda ağaç polenleri, artan toz ve küf gibi alerjenlerin çevrede yaygınlaşması nedeniyle bazı kişiler için sorun olabiliyor. Birçok kişi alerjiyi ilkbahar mevsimi ile ilişkilendirse de belirli gruplarda semptomlar yaz aylarında da devam edebiliyor veya daha belirgin hale gelebiliyor. Bu alerjik reaksiyon hapşırma, burun tıkanıklığı ve gözlerde tahriş gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

Bu semptomların şiddeti, alerjinin türüne ve çevredeki koşullara bağlı olarak kişiden kişiye değişiyor. Dolayısıyla günlük hayat konforunu korumak için bunlarla başa çıkmak ve önlem almak büyük önem taşıyor.

ABD’li beslenme uzmanı Annessa Chumbley, Şarku’l Avsat’ın sağlık dergisi Prevention’dan aktardığı açıklamasında, alerji durumlarında vücudun polen gibi zararsız maddeleri bir tehditmiş gibi algıladığını ve bu durumun bilinen rahatsız edici semptomlara neden olan histamin salınımına yol açtığını söyledi.

Temel tedavi tıbbi olarak reçete edilen ilaçlara ve hava temizleyiciler gibi araçların kullanımına dayansa da Chumbley, yaşam tarzı ve beslenmenin bağışıklığı destekleyerek, iltihapları azaltarak ve vücudun histamine tepkisini düzenleyerek semptomları hafifletmeye katkıda bulunabileceğini belirtti. Chumbley ayrıca, bu gıdaların tıbbi tedavinin yerini tutmadığını ve onun alternatifi olmadığını vurguladı.

Bu bağlamda, alerji semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilecek 4 gıda üzerinde duruldu.

Bunlardan biri, anti-inflamatuar özellikleriyle bilinen ‘kurkumin’ bileşiğini içeren zerdeçal. Zerdeçal, burun yollarındaki iltihaplanmayı azaltmaya ve histamin salınımını sınırlamaya yardımcı olabilir. Ayrıca, üzerine bir tutam karabiber eklemek, vücut tarafından emilimini artırabilir.

Portakal da doğal bir anti-histaminik görevi gören C vitamini için önemli bir kaynak. Portakal, gözlerdeki kızarıklık ve tahrişi azaltmaya yardımcı olabileceği gibi, vücutta bulunan histamini parçalayarak etkisini hafifletiyor.

Kırmızı soğan ise, histamin salınımını önlemeye ve dolayısıyla özellikle solunum sistemi ile ilişkili alerji semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilecek ‘quercetin’ adlı bir antioksidan içeriyor. Bu antioksidan elma, yaban mersini, üzüm ve kırmızı lahanada da bulunur.

Buna karşın sardalya, iltihap önleyici omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynaktır. Bu yağ asitleri, hücre zarlarının stabilitesini desteklemeye yardımcı olur ve böylece alerjenlere maruz kalındığında histamin salınımı olasılığını azaltır.

Alerji mevsimi boyunca, bazı beslenme tarifleri, içerdikleri anti-inflamatuar bileşenler ve bağışıklık sistemine faydalı besinler sayesinde vücudu desteklemeye ve semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.

Bu seçenekler arasında, dondurulmuş mango, taze rendelenmiş zerdeçal, portakal kabuğu ve portakal suyu ile hazırlanan sağlıklı bir içecek olan portakal ve zerdeçallı smoothie yer alıyor.

Buna protein, kalsiyum ve faydalı bakteriler açısından zengin bir fermente içecek olan kefir eklenir, böylece vücudun alerjik tepkisini yatıştırmaya yardımcı olabilecek C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin bir karışım elde edilir.


Türkiye’nin yeni jenerasyonu Dünya Kupası’nda İz Bırakmak İstiyor

Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
TT

Türkiye’nin yeni jenerasyonu Dünya Kupası’nda İz Bırakmak İstiyor

Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)
Arda Güler, Türkiye'nin Dünya Kupası umutlarının merkezindeki isimlerden biri. (DPA)

Türkiye, 24 yıl aradan sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkarken, kadrosundaki genç ve yetenekli oyuncularla dikkat çekiyor. Bu yeni neslin başında, Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler yer alırken, takım 2002 Dünya Kupası’nda elde edilen tarihi yarı final başarısının izinden gitmeyi hedefliyor. Ancak istikrarsız performans ve büyük maçlarda yaşanan zorluklar hâlâ soru işaretleri yaratıyor.

Teknik direktör Vincenzo Montella yönetimindeki Türkiye, elemelerde elde ettiği zorlu galibiyetlerle yeniden umut verdi. EURO 2024’te sergilenen etkileyici performansın ardından yükselen beklentilerde, Arda Güler takımın en önemli yüzlerinden biri olarak öne çıktı. Türk futbolseverlerin önemli bir bölümü, mevcut kadronun son yılların en güçlü milli takım jenerasyonu olduğuna inanıyor.

Kadronun dikkat çeken isimleri arasında Juventus forması giyen Kenan Yıldız ve Avrupa’nın çeşitli liglerinde oynayan birçok oyuncu bulunuyor. Bu tablo, Türkiye’nin Şenol Güneş yönetiminde 2002 Dünya Kupası’nda elde ettiği üçüncülük başarısının üzerine yeni bir hikâye inşa edebileceği yönündeki beklentileri artırıyor.

Bununla birlikte, eleme süreci takımın bazı kronik sorunlarını da ortaya koydu. Türkiye’nin geçen eylül ayında Konya’da Avrupa şampiyonu İspanya’ya 6-0 mağlup olması, dünya futbolunun elit ekipleriyle arasındaki farkı gözler önüne seren önemli bir uyarı niteliği taşıdı. Hücum hattındaki yeteneklere rağmen, bu sonuç takımın üst düzey rakipler karşısındaki kırılganlığını bir kez daha gündeme getirdi.

Bu ağır yenilgi, Türk Milli Takımı’nın yıllardır taşıdığı bir algıyı da güçlendirdi. Ay-yıldızlı ekip, en iyi gününde güçlü rakipleri mağlup edebilse de, zaman zaman moral çöküntüsü ve savunma zaafları nedeniyle beklenmedik düşüşler yaşayabiliyor.

Montella ise son dönemde takıma daha fazla taktik disiplin ve oyun istikrarı kazandırmaya çalışıyor. Türkiye, EURO 2024’te zaman zaman yüksek tempolu baskısı ve teknik kalitesiyle taraftarları etkilerken, bazı maçlarda bireysel yeteneklerin belirleyici rolü ve şans faktörünün de etkisi hissedildi.

2026 Dünya Kupası’nda D Grubu’nda mücadele edecek Türkiye; ev sahibi ülkelerden ABD’nin yanı sıra Paraguay ve Avustralya ile karşı karşıya gelecek. Milli takım turnuva boyunca Arizona eyaletindeki Mesa kentinde kamp yapacak.

Türkiye’nin turnuvadaki umutları büyük ölçüde Arda Güler’in yaratıcılığına bağlı olacak. Real Madrid’deki hızlı yükselişiyle ülkenin en önemli spor yeteneklerinden biri hâline gelen genç yıldızın, milli takım için yeni bir dönemin lideri olması bekleniyor.

Arda Güler ve takım arkadaşlarının büyük bölümü, Türkiye’nin 2002’de Dünya Kupası yarı finaline yükseldiği dönemde henüz dünyaya gelmemişti. Ancak bu yeni jenerasyonun kendi tarihini yazıp yazamayacağı, Türk futbolunun uzun yıllardır mücadele ettiği istikrarsızlık sorununu ne ölçüde aşabileceğine bağlı olacak.