ABD’de, koronavirüse bağlı ölümlerin bu yılın sonuna kadar 300 bine ulaşmasından endişe ediliyor

Miami’de koronavirüs testi olmayı bekleyen 
ABD’liler. (EPA)
Miami’de koronavirüs testi olmayı bekleyen ABD’liler. (EPA)
TT

ABD’de, koronavirüse bağlı ölümlerin bu yılın sonuna kadar 300 bine ulaşmasından endişe ediliyor

Miami’de koronavirüs testi olmayı bekleyen 
ABD’liler. (EPA)
Miami’de koronavirüs testi olmayı bekleyen ABD’liler. (EPA)

Washington Üniversitesi’nden sağlık uzmanları Kovid-19’a bağlı ölümlerin önümüzdeki Aralık ayına kadar 300 bine ulaşmasını bekliyor. Reuters’a göre söz konusu uzmanlar, insanların salgın tehlikesini umursamama halinden geri adım atmaları ve özellikle de maske takarak koruyucu tedbirlere daha sıkı bağlı kalmaları halinde 70 bin kişinin kurtarılabileceğini sözlerine ekledi. Uzmanlar, son zamanlarda salgının devam ettiği Arizona, California, Florida ve Texas gibi eyaletlerdeki bulaş vakalarında azalma olduğunu, özellikle Colorado, Idaho, Kansas, Kentucky, Mississippi, Missouri, Ohio, Oklahoma, Oregon ve Virginia gibi diğer eyaletlerde ise salgının tekrar yayılmasını bekleniyor. Üniversitenin Sağlık Enstitüsü Müdürü Christopher Murray vatandaşların hastalığın zirve yaptığı dönmede koruyucu tedbirlere bağlı kaldığını ancak bugün tüm tedbirleri bırakarak normal yaşama geri döndüklerini söyledi. Johns Hopkins Üniversitesi perşembe günü yaptığı açıklamada ABD’de 24 saat içerisinde 2 binden fazla kişinin öldüğünü duyurdu. Bu, geçen mayıs ayından bu yana kaydedilen en yüksek sayı olarak kayıtlara geçti. Açıklamada ayrıca 58 bin kişinin daha salgına yakalandığına dikkat çekildi.
ABD’li yetkililer, önlemlere uyulmaması halinde hastalığın diğer büyük şehirlere de yayılabileceği konusunda uyardı. Diğer yandan ilaç şirketleri virüse karşı aşı geliştirme çalışmalarına devam ediyor. Başkan Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada düzenlenecek başkanlık seçimlerinden önce virüse karşı etkili bir aşı üretileceği yönünde beklentisi olduğunu söyledi.
Temmuz ayının son iki haftasında hastalıktan etkilenenlerin sayısında artış yaşandı. Bu sebeple California, Texas ve Filorida gibi çeşitli eyaletlerdeki restoranlar ve mağazalar yeniden kapatıldı.
Bazı kesimler, ABD Başkanı Donald Trump’ı, Beyaz Saray veya Cumhuriyetçi yetkililerle Demokrat Parti arasında koronavirüse ilişkin yeni bir federal yardım paketi ile ilgili devam eden müzakereleri kasıtlı olarak engellemekle suçladı. Bunun nedeninin Trump’ın, 3 Kasım’da düzenlenecek olan başkanlık seçimlerinden önce olası bir yardım paketini engelleyerek bu başarısızlıktan yararlanma girişimi olduğunu düşünüyorlar.
Perşembe günü Demokratlarla milyonlarca işsiz ABD’liye hizmet deste olması muhtemel yeni ekonomik destek planı konusunda yapılan görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı. Özellikle cuma günü yayınlanan istihdam raporuna göre ABD işgücü piyasası geçen Haziran’daki 4,8 milyonluk sıçramadan sonra 1,8 milyon istihdamla çok daha az bir artış gösterdi. Bu durum kısmi kapanmanın geri dönüşüyle ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlamanın bir göstergesi olarak yorumlandı. İşsizlik oranı ancak yüzde 10,2’ye geriledi.
Beyaz Saray’daki üst düzey yetkililerden Mark Meadows, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Maliye Bakanı Steven Mnuchin’in hazır bulunduğu toplantının sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada Başkan Trump’ın defalarca kez bu toplantıyı aradığını ancak büyük sorunları çözüme kavuşturamadıklarını söyledi. Pelosi, “görüşmenin tartışmalı geçtiğini çünkü virüs salgınını başından bu yana ciddiye almadıklarını, şu anda da salgının sonuçlarını ciddiye almadıkları için anlaşmanın zor olduğunu” vurguladı.
Başkan Trump dün yapığı açıklamada bu sabaha kadar idari bir emir imzalayacağını ve ekibine de bu yönde hazırlık yapmasını emrettiğini doğruladı. Trump, Twitter’da paylaştığı mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Kurmaylarımı maaşlardaki verginin düşürülmesi, kiracıların zorunlu tahliyeden korunması, işsizlik yardımlarının uzatılması ve öğrenci borçlarını ödeme seçenekleri hakkındaki kararname üzerinde çalışmaya devam edilmesi için yönlendirdim.”
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, aralarında zarar eden küçük işletmelere destek verilmesi ve geçen hafta sona eren ek 600 dolarlık işsizlik yardımlarına yaklaşık 350 dolarlık bir ilave yapılmasını da içeren yeni bir paket üzerinde anlaşmaya çalışıyor.



Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe