Körfez İşbirliği Konseyi: İran'ın BAE'ye yönelik tehditleri bölge için tehlikeli çağrışımlar içeriyor

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref
Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref
TT

Körfez İşbirliği Konseyi: İran'ın BAE'ye yönelik tehditleri bölge için tehlikeli çağrışımlar içeriyor

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref
Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacref

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK), dün (pazar) yaptığı açıklamada, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik tehditlerinin "bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik tehlikeli çağrışımlar içerdiğini" belirterek Tahran'ı ülkelerin bağımsızlığına saygı duymaya ve iç işlerine müdahale etmemeye çağırdı.
KİK Genel Sekreteri Dr. Nayef el- Hacraf, yaptığı açıklamada, "İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve bazı İranlı yetkililerin Arap Körfezi bölgesinin güvenliği ve istikrarı üzerinde tehlikeli yankıları olan ve diplomatik normlara aykırı olan Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yönelik tehditlerini" kınadığını ifade etti.
Dr. Hacref, İran'ı “Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması’nın ve uluslararası hukukun temel ilkelerine ve devletlerin egemenliğine saygı ve iyi komşuluk politikasına dayalı ilkelerine bağlı kalmaya” çağırarak iç işlerine müdahale etmemesini ve anlaşmazlıkların tehdit veya güç kullanarak değil, barışçıl yollarla çözülmesini talep etti.
Hacref açıklamasında “Körfez İşbirliği Konseyi’nin, BAE’nin egemenliğine, güvenliğine ve istikrarına yönelik her türlü tehdide karşı ortak savunma ilkesine dayalı olarak BAE'nin yanında yer aldığını" vurguladı. Ayrıca, "Körfez İşbirliği Konseyi'nin güvenlik ve istikrarı bölünmezdir" diyerek "tehdit dilinin bölgede ve tüm dünyada güvenlik ve istikrara hizmet etmediğini" ifade etti.



Diego Garcia saldırısının ardından Londra, Hürmüz Boğazı'nı koruma rolünü genişletiyor

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 18 Mart'ta Avam Kamarası'na hitap etti (DPA)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 18 Mart'ta Avam Kamarası'na hitap etti (DPA)
TT

Diego Garcia saldırısının ardından Londra, Hürmüz Boğazı'nı koruma rolünü genişletiyor

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 18 Mart'ta Avam Kamarası'na hitap etti (DPA)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 18 Mart'ta Avam Kamarası'na hitap etti (DPA)

Birleşik Krallık, İran savaşı bağlamında askeri rolünü genişleterek, ABD'nin iki İngiliz üssünden Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri hedef alan İran tesislerine yönelik saldırılar düzenlemesine izin verdi.

Bu açıklama, İran'ın Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia'da bulunan İngiltere-ABD ortak askeri üssünü iki balistik füzeyle hedef almasının ardından geldi ve bu, benzeri görülmemiş bir gerilim tırmanışıydı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir İngiliz yetkilisi, İran'ın Diego Garcia'yı hedef alma girişiminin başarısız olduğunu vurguladı. Wall Street Journal, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, füzelerin hiçbirinin hedefine isabet etmediğini bildirdi, ancak fırlatma, Tahran'ın daha önce inanıldığından daha uzun menzilli füze yeteneklerine sahip olduğunu gösteriyor.


Katar Savunma Bakanlığı: Teknik arıza nedeniyle bir helikopter düştü

Katar Savunma Bakanlığı: Teknik arıza nedeniyle bir helikopter düştü
TT

Katar Savunma Bakanlığı: Teknik arıza nedeniyle bir helikopter düştü

Katar Savunma Bakanlığı: Teknik arıza nedeniyle bir helikopter düştü

Katar Savunma Bakanlığı bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, Katar'a ait bir helikopterin "rutin bir görev" sırasında teknik arıza nedeniyle kendi karasularına düştüğünü bildirdi.

Bakanlık, mürettebat ve yolcuların arama çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.


Suudi Arabistan, İran büyükelçiliğindeki askeri ataşe ve 4 diplomatın 24 saat içinde ülkeyi terk etmesini istedi

TT

Suudi Arabistan, İran büyükelçiliğindeki askeri ataşe ve 4 diplomatın 24 saat içinde ülkeyi terk etmesini istedi

Suudi Arabistan, İran askeri ataşesini, yardımcısını ve büyükelçilik personelinin diğer üç üyesini istenmeyen kişi ilan ederek 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi.

Bu karar, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan bir açıklamada yer aldı. Açıklamada Krallık, İran'ın kendisine, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine ve diğer bazı Arap ve İslam ülkelerine yönelik açık saldırılarını şiddetle kınadığını yineledi.

Açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan'ı, egemenliğini, sivil hedeflerini, sivillerini, ekonomik çıkarlarını ve ülkedeki diplomatik merkezlerini hedef almaya devam etmesinin, ilgili tüm uluslararası sözleşmelerin, iyi komşuluk ilkelerinin, devletlerin egemenliğine saygının, Pekin Anlaşması'nın ve Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararının açık bir ihlali olduğu belirtildi. Ayrıca, İran tarafının sürekli olarak dile getirdiği İslam kardeşliği ve İslam dininin değer ve ilkeleriyle de çeliştiği, bu söylemlerin eylemlere yansımadığı ifade edildi.

Dışişleri Bakanlığı, 9 Mart'ta yayınladığı ve İran'ın devam eden saldırılarının daha fazla gerilimi işaret ettiğini, hem şimdi hem de gelecekte ilişkiler üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını belirten açıklamasına atıfta bulundu. Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca egemenliğini korumak, güvenliğini sağlamak ve topraklarını, hava sahasını, vatandaşlarını, sakinlerini, kaynaklarını ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri almaktan çekinmeyeceğini teyit etti.