Kuveyt İçişleri Bakanı, kişisel verilerin sızdırılması meselesi ile ilgili acil bir soruşturma talebinde bulunarak güvenoyu oturumunu bekliyor

Kuveyt İçişleri Bakanı, kişisel verilerin sızdırılması meselesi ile ilgili acil bir soruşturma talebinde bulunarak güvenoyu oturumunu bekliyor
TT

Kuveyt İçişleri Bakanı, kişisel verilerin sızdırılması meselesi ile ilgili acil bir soruşturma talebinde bulunarak güvenoyu oturumunu bekliyor

Kuveyt İçişleri Bakanı, kişisel verilerin sızdırılması meselesi ile ilgili acil bir soruşturma talebinde bulunarak güvenoyu oturumunu bekliyor

Kuveyt Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Enes Halid es-Salih, bakanlığının vatandaşların üzerinde casusluk yapmakla suçlanmasına ilişkin acil ve hızlı bir soruşturma yürütüleceğine dair taahhütte bulundu. Bu, geçtiğimiz salı günü bakan hakkında yapılan gensoru oturumu sırasında Meclis’in gündemine taşınan bir konuydu ve söz konusu oturum önümüzdeki çarşamba günü İçişleri Bakanı için güven oylaması yapılması talebiyle sona ermişti.
Sosyal medyada sızdırılan belgelerde, aralarında parlamenterlerin ve basın mensuplarının da bulunduğu önde gelen isimlerin hesaplarına yönelik kayıt ve casusluk faaliyetlerini ortaya çıkardı ve bu da Kuveyt’te büyük bir öfke dalgasına yol açtı.
İçişleri Bakanı Enes es-Salih dün yaptığı açıklamada “Vatandaşların hesaplarının gizlice gözetlenmesi anayasayı ciddi bir şekilde ihlal etmek demektir. Sonuçları 48 saat içerisinde teslim edilecek acil bir soruşturma talebinde bulundum” dedi.
Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Enes es-Salih Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Vatandaşların sosyal medya hesaplarını gizlice dinlemek ve gözetlemek anayasayı ciddi bir şekilde ihlal etmektir. İçişleri Bakanı makamında bulunduğum süre boyunca böyle bir şey olmasına razı olmayacağım” ifadelerini kullandı.
Enes “2018 kayıtlarına ilişkin 48 saat içerisinde sonuçları teslim edilecek acil bir soruşturma talebinde bulundum. Buna karıştığı tespit edilen herkesi durdurma ve hesap vermesini sağlama konusunda tereddüt etmeyeceğim ve sızıntılar için bağımsız soruşturma komiteleri var” dedi.
Meclisin ve halkın öfkesi arasında, Başsavcılık’tan Kamu Avukatı Müsteşar Muhammed ed-Daic, sosyal medyadaki bir dizi şüpheli sahte hesap hakkında Başsavcıya şikayette bulunarak bu hesapların, Başsavcılık’taki mevcut çalışmaları esnasında ve önceki yıllarda Ceza Mahkemesi başkanlığını yürüttüğü sıralarda ulusal güvenliğe zarar veren suçlarla mücadeledeki yaklaşımı yüzünden itibarını zedelemeye çalıştığını vurguladı.
Daic “Arkasında adaletten kaçan şüpheli kişilerin olduğu bu hesaplar, Başsavcılık’taki mevcut çalışmalarımız ve önceki yıllarda Ceza Mahkemesi başkanlığı görevini yürüttüğümüz sıralarda ulusal güvenliğe zarar veren suçlarla mücadeledeki yaklaşımımız yüzünden itibarımızı zedeleyecek iftiralarda bulunmaya çalışıyor” dedi.
Daic şikayetinde tüm devlet kurumlarına saldırmak için kasıtlı ve sistematik bir plan olduğunu vurguladı. Daic sahte hesapların arkasındaki grubun gözünü devletten intikam alma, temellerini sarsma ve hukuki, sosyal ve siyasi sistemini baltalama hevesinin bürüdüğünü söyledi.
Daic, her türlü meşru yolu kullanarak bu şüpheli hesaplara karşı konulması, bu hesapları yöneten kişilerin kimliklerinin açığa çıkarılması, kim olurlarsa olsunlar ve nerede olurlarsa olsunlar onlara ulaşıncaya dek peşlerinin bırakılmaması, cezalandırılmaları ve herkese ibret olmaları için Ceza Mahkemesi’ne çıkarılmaları gerektiğini belirtti.
Geçtiğimiz salı günü Ulusal Meclis’te İçişleri Bakanı hakkında gensoru görüşmesi gerçekleştirilmişti. Bakan hakkındaki gensoru önergesi Milletvekili Şuayb el-Muizari tarafından sunulmuştu. Oturum hararetli tartışmalara tanık olmuştu. Milletvekili Muizari İçişleri Bakanı hakkındaki gensoru oturumunda “Bazı İçişleri Bakanlığı yetkilileri hükümete saldıran sahte hesapları yönetiyor” ifadelerini kullanarak bakanı “bakanlığı kişisel çıkarlarına göre çalıştırmakla” suçlamıştı.
10 milletvekili, İçişleri Bakanı Enes Halid es-Salih için güvenoyu talebinde bulunmuştu. Önümüzdeki çarşamba günü yapılacak olan güven oylamasına ayrılan özel oturumdan önce bakana baskı yapılması bekleniyor.
Milletvekili Şuayb el-Muizari dün Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Bakan Enes es-Salih’in “Kuveyt halkını gizlice dinleyen ve haklarında bilgi toplamaya çalışan kişileri” daha önceden bildiğini söyleyerek başbakandan es-Salih’i derhal görevden almasını talep etti.
Muizari “Saygıdeğer Başbakan; İçişleri Bakanı, bazı güvenlik organlarında Kuveyt halkını gizlice dinleyen ve onlara karşı casusluk yapan yozlaşmış kişilerin davranışlarını çok iyi bilmektedir. Halka ve anayasaya saygı göstermek için bu bakanı derhal görevden alıp sorgulamak bir vatan görevidir” dedi.
Ulusal Meclis’teki Milletvekili Samir es-Suveyt, Başbakan’a uyarı göndererek “Şeyh Sabah El Halid, ne siz ne de bir başkası sızdırılmış belgelerden çıkan şeylerin sadece İçişleri Bakanı’nın devrilmesinin çıtası olacağına inanıyor. Korkunç bir anayasal, kanuni ve ahlaki ihlalle karşı karşıyayız. Ülkeyi uçuruma sürüklüyorsunuz. Bu saçmalığa ve ülkenin, güvenlik kurumlarının ve organlarının vatandaşla hiçbir ilgisi olmayan boş çatışmalar ile kaplanmasına seyirci kalmayacağız.
Milletvekili Abdullah Fahad da İçişleri Bakanı’nın güveninin geri çekilmesi çağrısında bulunarak “Sosyal medya sitelerinde dolaşan videolar ve yayınlanan şeyler, İçişleri Bakanı’nın görevden alınmasını gerektiren ciddi bir mesele. Bu da kendisinden güvenin geri çekilmesini bir görev ve hak haline getiriyor” dedi.



Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
TT

Körfez ülkeleri İran hücrelerinin peşinde

Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)
Bahreyn'deki bir terör hücresinin üyeleri (BNA)

Şarku’l Avsat tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Körfez ülkelerindeki güvenlik güçleri şu ana kadar 4 Körfez ülkesinde (Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri) İran ve müttefiklerine, özellikle de «Hizbullah»a bağlı 9 hücreyi ortaya çıkardı.

İlk hücre 3 Mart 2026 tarihinde Katar'da ortaya çıkarılırken, sonuncusu ise geçen aynı ayın 30'unda ortaya çıktı. Bu, dokuz hücrenin sadece 27 gün içinde ele geçirildiği anlamına geliyor; yani Körfez ülkeleri geçen ay her 3 günde bir İran'a bağlı bir güvenlik hücresini ortaya çıkardı.

İzleme raporuna göre, yakalanan ve dokuz hücreleri çökertilen kişilerin sayısı yaklaşık 74 kişi. Körfez ülkelerinin resmi verilerine göre bu kişiler «Kuveyt, Lübnan, İran ve Bahreyn» uyruklu. Resmi verilere ve itiraflara göre hedefleri, devletin egemenliğini zedelemek ve güvenliği tehlikeye atmak amacıyla yurt dışındaki terörist unsurlarla iletişim kurmak, terör planları ve eylemlerini gerçekleştirmek için para toplamak, simge ve liderleri hedef alan suikast planları yapmak, yüksek çıkarları zedelemek ve ulusal ekonomiyi sarsmaktı.


İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
TT

İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)

İran'ın uluslararası enerji ve deniz ulaşım güvenliğini tehdit etmesi ve Körfez ülkeleri ile bölgesel sulardaki petrol tankerlerine yönelik gerginliği tırmandırmasına karşılık, Körfez hava savunma güçleri onlarca füze ve insansız hava aracını (İHA) önlemeyi başardı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, son birkaç saat içinde dört İHA’nın önlendiğini ve imha edildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan, Arap İçişleri Bakanları Konseyi toplantısı sırasında İran’ın Krallık’a, Arap ülkelerine ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınadı.

Katar Savunma Bakanlığı, ülkenin İran’dan atılan üç seyir füzesinin hedefi olduğunu bildirdi. Hava savunma sistemleri iki füzeyi önlerken, üçüncüsü ülkenin ekonomik sularında bir petrol tankerini vurdu.


Muhammed bin Zayid ve Trump, bölgesel gelişmeleri ve bunların küresel güvenlik üzerindeki etkilerini görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Trump, bölgesel gelişmeleri ve bunların küresel güvenlik üzerindeki etkilerini görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, gerginliğin tırmanması ve bunun küresel piyasaların istikrarı ile uluslararası deniz taşımacılığı güvenliği üzerindeki etkileri bağlamında, bölgedeki gelişmeleri ve bunların bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barış üzerindeki yansımalarını ele aldı.

Görüşme sırasında taraflar, mevcut gerginliğin çeşitli boyutlarını ele aldılar ve bunun dünya ekonomisi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri konusunda görüş alışverişinde bulundular.

Taraflar ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve bölgedeki bazı ülkelere yönelik, sivilleri, hayati öneme sahip tesisleri ve altyapıyı hedef alan ve – vurgulandığı üzere – devletlerin egemenliğini ve uluslararası hukuku ihlal eden, bölgedeki güvenlik ve istikrarı doğrudan tehdit eden, İran kaynaklı saldırıların sürmesini ele aldılar.

BAE Savunma Bakanlığı, hava savunma güçlerinin dün İran'dan fırlatılan 5 balistik füzeyi ve 35 insansız hava aracını (İHA), son dönemde ülkeyi hedef alan aralıksız saldırıların devamı olarak önlediğini duyurdu.

Bakanlık, bu saldırıların başlamasından aonra toplam 438 balistik füze, 19 seyir füzesi ve 2 bin 12 İHA’nın önlendiğini açıkladı; bu da saldırıların artışını ve yoğunlaşmasını gösteren bir veri.

Bu saldırılar sonucunda, ulusal görevlerini yerine getirirken 2 silahlı kuvvetler mensubu ile Fas uyruklu bir sivil şehit öldu; ayrıca çeşitli uyruklardan 9 sivil hayatını kaybetti ve 190 kişi hafif, orta ve ağır derecede yaralandı.

Bakanlık, herhangi bir tehditle başa çıkmak ve devletin güvenliğini sarsacak her şeye kararlılıkla karşı koymak için en üst düzeyde hazırlıklı olduğunu, böylece egemenliğin korunmasını, istikrarın sağlanmasını ve ulusal çıkarların gözetilmesini garanti altına aldığını vurguladı.