Fas Kovid-19 aşısı için klinik testlere başlıyor

Fas güvenlik güçleri başkentteki mahallelerden birinde uygulanan karantina tedbirlerini takip ediyor (AFP)
Fas güvenlik güçleri başkentteki mahallelerden birinde uygulanan karantina tedbirlerini takip ediyor (AFP)
TT

Fas Kovid-19 aşısı için klinik testlere başlıyor

Fas güvenlik güçleri başkentteki mahallelerden birinde uygulanan karantina tedbirlerini takip ediyor (AFP)
Fas güvenlik güçleri başkentteki mahallelerden birinde uygulanan karantina tedbirlerini takip ediyor (AFP)

Fas’ın da katılacağı Kovid-19 aşısı klinik testlerinin önümüzdeki hafta başlaması bekleniyor. Koronavirüs aşısının üçüncü aşama testleri tüm askeri hastaneler, Rabat’taki İbn Sina Üniversite Hastanesi ve Kazablanka’daki İbn Rüşd Üniversite Hastanesi’nde yaklaşık 5 bin gönüllünün katılımıyla gerçekleştirilecek.
Fas Sağlık Hakkını Savunma Ağı’na göre, testlerin uygulanacağı söz konusu sağlık kurumları 3 gruba ayrılacak ve bu kurumlar sağlık ekipleri tarafından 40 gün boyunca denetlenecek.
Fas Krallığı, ülkenin aşı ihtiyacını karşılamak, aşı konusunda kendi kendine yeten bir ülke olmak ve bu alanda işbirliği yapmak için amacıyla Çin’le bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre, Çinli ilaç firması Sinopharm’ın laboratuvarı aracılığıyla yapılması planlanan klinik testler sayesinde, yerel endüstrinin Çin tecrübesinden yararlanması sağlanacak. Ayrıca Fas’taki aşı ihtiyacının ulusal düzeyde üretilmesine olanak tanınanacak.
Fas Sağlık Bakanlığı’na göre, söz konusu klinik testlerin başlatılması, ister durumu tehlikeli, kritik ve aktif olsun, isterse de ölümlerle ilgili olsun ülkedeki salgın durumunun tanık olduğu istikrarlı bir yükselişle eş zamanlı olarak geliyor. Fas Sağlık Hakkını Savunma Ağı yaptığı açıklamada, “herhangi bir klinik araştırmaya katılmanın riskleri ve faydaları vardı. Bu nedenle sürecin Fas yasaları ve tüzüklerinin hükümlerinin yanı sıra, anayasal ilkeler, insan hakları, uluslararası hukuka ve bu konuyla ilgili üzerinde mutabakat sağlanmış standartlara bağlı kalınması gerekiyor. Ayrıca, katılımcının güvenliğinin sağlanması için, ön onayının alınması, aşı hakkında bilgilendirilmesi ve hür iradesiyle aldığı karara göre açık rızasının alınması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
Konuyla ilgili olarak, muhalefet kanadındaki Özgünlük ve Çağdaşlık Partisi’nin siyasi ofisi, vatandaşlarla iletişim kurma fırsatı vermek ve Fas halkının bu ölümcül virüs salgınında bağışıklık düzeyini artırmak için kamu medyasının “seçilmiş partilere ve siyasi güçlere daha fazla açılması” çağrısında bulundu. Parti ayrıca, salgın durumu netlik kazanana kadar okul sezonunun 4 hafta ertelenmesi için hükümete çağrı yaptı.
Parti, Milli Mesleki Yüksek Öğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Said Emzazi’nin aileleri uzaktan ve örgün eğitim seçenekleri arasında seçme hakkı tanıyan kararını, “hükümetin sorumluluk üstlenmekten kaçma, kararsızlık ve belirsizlik” olarak nitelendirerek, bu kararın eğitim camiasının paydaşlarıyla, anneler, babalar ve veliler arasında kafa karışıklığı meydana getirdiğine işaret etti. Muhalefet partisi, uzaktan eğitim seçeneğiyle ilgili olarak, başta köylerde yaşayanlar olmak üzere çok sayıda öğrencinin geçtiğimiz eğitim öğretim döneminin sonunda teknik imkansızlıklar ve diğer faktörlere ek olarak kırsal kesimin karşı karşıya olduğu geri kalmışlık sebebiyle okula devam edemediğine dikkat çekti.
Fas Milli Eğitim Bakanı ise, ülkedeki endişe verici salgın durumu ışığında bakanlığın “uzaktan eğitimin” yanı sıra “örgün eğitim” seçeneğini de benimsediğini, bu formülün uzaktan eğitim seçeneğini tercih eden bazı ailelerin sorunlarına çözüm sunduğunu belirterek kararı savundu. Bakan Emzazi dün Temsilciler Meclisi Eğitim Kurulu’nun önünde, bakanlığın çocuklarına uzaktan eğitim vermek veya örgün eğitim imkanlarından yararlanmak isteyen ailelere seçim hakkın tanıdığını ifade etti. Bakan ayrıca, “ailelerin çocuklarını okula göndermesi durumunda, bakanlığın onlara güvenli bir eğitim imkanı sağlamayı garanti ettiğini” belirtti.
İlk ve orta seviyeli okullar düzeyinde, sınıflardaki öğrenci sayısını yarıya indirmeyi, öğrenciler arasında en az bir metrelik mesafe bırakmayı, ilkokul beşinci sınıf üzerindeki öğrenciler için maske kullanımı zorunluluğu getirmeyi, sınıfları sterilize etmeyi, öğrencilerin okula ulaşımında kullanılan taşıtlardaki yolcu sayısını azaltmayı ve diğer tedbirleri de içerecek bir sağlık protokolü hazırlandı. Protokol Eylül ayı başlarında yürürlüğe girecek.
Bakan Emzazi, Fas’ın salgına bağlı vaka ve ölüm oranlarında önemli bir artış kaydettiğine, günde ortalama 30’un üzerinde vefat, bin 500’ün üzerinde vaka kaydettiğine işaret ederek, korkunç virüs salgını sebebiyle bu yıl okulların olağan dışı şekilde açılacağını belirtti. Bakan Emzazi, Fas Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzaktan eğitim ve örgün eğitimin bir arada olduğu entegre bir sistemin uygulanması kararı almasında, “halk sağlığı ve kamu güvenliğinin dikkate alındığını” belirtti. Bakan ayrıca, ailelere seçme özgürlüğü verilmiş olsa da konunun salgın durumunun gelişimine göre değişiklik gösterebileceğini vurguladı. Bakan, yetkililerin salgını kontrol altına almak için “kordon altına aldıkları mahallelerin” bulunduğuna işaret ederek, bu bölgelerde örgün eğitim seçeneğinin geçerli olmayacağını vurguladı. Öte yandan “salgın hastalıktan arınmış” bölgelerde ise eğitim tamamıyla örgün olarak yapılabileceğini ifade etti.
Parlamento’daki Eğitim Kurulu üyelerinden bazı parlamenterler, örgün eğitimin ilk ve orta seviyeli okullar ile üniversiteler için riskli olduğunu belirterek bakanlığına aldığı kararı eleştirirken, Bakan Emzazi okulların açılmasında bir gecikmenin mümkün olamayacağını, zira böyle bir kararın getireceği zararın Kovid-19’dan daha büyük olacağını ifade etti.
Fas Milli Eğitim Bakanlığı, 22 Ağustos 2020 tarihinde endişe verici salgın durumu nedeniyle uzaktan eğitime geçme kararı aldığını açıklamıştı. Ancak ebeveynleri talepte bulunan öğrenciler için aynı zamanda örgün eğitimin de yapılabileceğini kararlaştırmıştı. Bu karar, iki eğitim sistemi arasındaki fırsat eşitliği, uygulama yöntemi ve öğrencilerin virüs kapması halinde sağlıklarını tehlikeye atma gibi konularda tartışmalara yol açtı. Hatta, bu hususta bakanlığı sorumluluk almaktan kaçarak, tüm sorumluluğu ailelerin üzerine yüklemekle suçlayanlar da oldu. Ancak Bakan Emzazi, uhdesinde bulunan bakanlığın hiçbir şekilde sorumluluktan kaçmadığını, bunun yerine karar alma sürecine aileleri de dahil ettiğini ve salgınla yüzleşmek için müşterek sorumluluk üstenilmeye çalışıldığını açık bir biçimde ifade etti. Bakan Emzazi, örgün eğitim seçeneğinin tercih edilmesi durumunda, “öğrenciler için güvenli şartları sağlamının sorumluluğunun bakanlığa ait olduğuna” da vurgu yaptı.
Fas’ta büyük bir kısmı ilk ve orta seviyeli okullarda olmak üzere üniversitelerde okuyan öğrencilerle birlikte toplam öğrenci sayısı yaklaşık 10 milyona ulaşıyor. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı, salgının yayılmasına yardımcı olabilecek aşırı kalabalıktan kaçınmak için üniversitelerin açıldığı tarihlerde, üniversite mahallelerinin kapatılmasına karar verildiğini, bu kararın Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’yla koordineli olarak alındığına işaret etti.
Dün ülkede bin 336 yeni vaka ve 29 ölüm tespit edilirken son bir haftadır ölümler 29-40 bandında seyrediyor.
Bugüne kadar Fas’ta 55 bin 864 kişi Kovid-19’a yakalandı. 984 hasta hayatını kaybetti. 40 Bin 586 hasta ise taburcu edildi.



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.