Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ruhani'den ortak bildiri

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ruhani'den ortak bildiri
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ruhani'den ortak bildiri

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ruhani'den ortak bildiri

Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 6. Toplantısı kapsamında videokonferans yöntemiyle gerçekleşen toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani görüşmelerinin ardından ortak bildiri yayımladı.
Toplantıda iki ülke arasındaki bölgesel gelişmelerin ve korona virüs salgınının gözden geçirildiğinin ifade edildiği bildiride, iki ülke cumhurbaşkanlarının heyetler arası görüşmelerde bulundukları, bu görüşmelerde ikili iş birliğinin yanı sıra önemli bölgesel ve uluslararası konuların ele alındığı belirtildi.
Bildiride, “İki ülke ilişkilerini, bölgesel gelişmeleri ve korona virüs (Covid-19) salgınının etkilerini gözden geçiren Taraflar, güçlü siyasi iradelerinden beslenen iyi komşuluk ilişkilerini daha da geliştirme konusundaki kararlılıklarını yinelemiş ve ikili ilişkilere dair kararların ortak çıkarlar temelinde etkin bir şekilde uygulanması yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir, COVID-19 salgınına ilişkin olarak vatandaşlarına gerekli tıbbi hizmetlerin, ilaçların, malzemelerin sunulmasında daha hazırlıklı olunmasını teminen salgınla mücadelede daha yakın istişare ve işbirliğinin önemini vurgulamışlardır” ifadelerine yer verildi.

Ticarette birliktelik
İki ülke arasındaki işbirliğinin daha da derinleştirilmesi amacıyla, ikili ve bölgesel konularda her seviyede yakın siyasi diyaloğun ve ikili ilişkilerin farklı veçhelerini kapsayan mekanizmalar çerçevesinde istişarelerin sürdürülmesinin önemine vurgu yapılan bildiride şu ifadelere yer verildi:
“İkili ticaret hacminde Covid-19 dahil olumsuz küresel koşullarından kaynaklanan azalma eğiliminin tersine çevrilmesini teminen ortak çabaları yoğunlaştırma, bu çerçevede Karma Ekonomik Komisyon, Kara Ulaştırması Ortak Komisyonu gibi mekanizmalardan tam olarak istifade etme ve yeni ekonomik işbirliği alanları geliştirilmesi yönündeki taahhütlerini yinelemişlerdir. Ekonomik işbirliğinin daha da ilerletilmesi, ikili ticaret hacminin artırılması, Covid-19'un oluşturduğu ekonomik sınamaların aşılması amacıyla, 28. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nı, salgının oluşturduğu şartlar göz önünde bulundurulmak suretiyle mümkün olan en kısa zamanda gerçekleştirme isteklerini ifade etmişlerdir.
Tercihli Ticaret Anlaşması'ndan ortak çıkarlar temelinde tam olarak yararlanılmasının, anlaşmanın kapsamının genişletilmesinin ve her iki ülke işadamları için yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemini vurgulamışlardır. Halklar arası temasların daha fazla teşvikini teminen, Covid-19'un oluşturduğu risklerin bertaraf edilmesinin akabinde turizm ve kültür alanlarında işbirliğinin daha da güçlendirilmesinde mutabık kalmışlardır. Enerji sektörünün önemine vurgu yaparak, ortak fayda temelinde bu alanda işbirliğinin sürdürülmesinin önemini teyit etmişledir.”

Teröre karşı ortak hareket
PKK/PJAK ve bölgedeki tüm terör örgütlerinin Türkiye'nin ve İran'ın güvenliğine karşı ortak tehdit teşkil ettiğinin belirtildiği bildiride “Ortak sınırlarda bulunan PKK/PJAK ve diğer terör örgütlerinin unsurlarının eylemlerine karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından tam olarak istifade etmenin ve terörizme ve örgütlü suça karşı sonuç odaklı işbirliği amacıyla, ortak operasyonlar dahil, eşgüdüm içinde adım atmanın her iki ülkenin sorumluluğunda olduğunu vurgulamışlardır. Bölgesel güvenliği ve istikrarı artıran çok taraflı diplomasinin müstesna bir başarısı olan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararı ile onaylanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) muhafazasının önemini yeniden vurgulamışlar ve KOEP'in muhafazası için BMGK'da ahiren ortaya konan geniş tabanlı desteği memnuniyetle karşılamışlardır” ifadeleri kullanıldı.

Uyumlu siyasi süreç
Ortak çıkarların, küresel ve bölgesel birlikteliğin öneminin vurgulandığı bildiride, “Ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları ele almışlar ve bu bağlamda, evrensel olarak kabul gören ilkelerden, özellikle, uluslararası hukuka tam saygı ve çatışmaların barışçı yollarla çözülmesi ile kuvvet kullanımına veya kuvvet tehdidine başvurmama ilkelerinin, uluslararası ilişkilere hâkim olmaya devam etmesi gerektiği görüşünü paylaşmışlardır. Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgulayarak, Suriye ihtilafının Astana formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir” şeklinde ifadelere yer verildi.

Bölge ülkelerine de dikkat çekildi
Bölgesel ülkelerin de istikrarının ele alındığı bildiri de ayrıca şu ifadeler kullanıldı:
“Irak'ın istikrarının, refahının ve güvenliğinin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için bir gereklilik olduğunun bilinciyle, Irak'ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve egemenliğinin korunmasına yönelik taahhütlerini teyit etmişler ve Irak Hükümeti'ne desteklerini yinelemişlerdir. İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması ihtiyacını yinelemişlerdir. Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine karşı Filistin'e desteklerini ifade etmişlerdir. Afganistan'da sürdürülebilir barışın ve istikrarın, ancak gerçek anlamda Afgan öncülüğünde ve sahipliğinde olacak siyasi çözüme yönelik bir barış süreciyle sağlanabileceğini vurgulamışlar ve böyle bir çözüme desteklerini beyan etmişlerdir.”

Uluslararası iş birliği
Bildiri şu ifadeler ile tamamlandı:
“İki ülkenin birlikte üye olduğu Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA), Gelişen Sekiz Ülke (D-8) gibi uluslararası örgütler çerçevesindeki işbirliğinin önemini vurgulamışlardır. Parlamentolararası Birlik (IPU), Asya Parlamenterler Asamblesi (APA), İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) gibi bölgesel ve uluslararası parlamenter örgütler çerçevesinde ikili işbirliğinin teşvikini teminen iki ülke yasama organları arasındaki etkileşimin kolaylaştırılması yönünde iyi niyetlerini ifade etmişlerdir.”



İran savaşın eşiğinde

Tahran'daki protestolarda öldürülen İranlı güvenlik görevlilerinin dün başkentteki Saadatabad Meydanı'nda düzenlenen cenaze töreninden bir kare (AFP)
Tahran'daki protestolarda öldürülen İranlı güvenlik görevlilerinin dün başkentteki Saadatabad Meydanı'nda düzenlenen cenaze töreninden bir kare (AFP)
TT

İran savaşın eşiğinde

Tahran'daki protestolarda öldürülen İranlı güvenlik görevlilerinin dün başkentteki Saadatabad Meydanı'nda düzenlenen cenaze töreninden bir kare (AFP)
Tahran'daki protestolarda öldürülen İranlı güvenlik görevlilerinin dün başkentteki Saadatabad Meydanı'nda düzenlenen cenaze töreninden bir kare (AFP)

İran, ülkedeki protesto gösterilerini bastırmak için güvenlik önlemlerinin artması ve ABD ile karşılıklı uyarıların yapılması nedeniyle savaşın eşiğine geldi. ABD ordusu, Katar'daki el-Udeyd Hava Üssü de dahil olmak üzere bölgedeki bazı üslerden yüzlerce asker ve personeli geri çekmek gibi önlemler alırken ABD’li yetkililer, bu hamlenin olası gelişmelere karşı önlem amaçlı olduğunu açıkladı.

Öte yandan İranlı yetkililer, krizi yatıştırmak ve açık bir çatışmaya dönüşmesini önlemek için bölge ülkeleriyle temaslara başladı.

İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’in danışmanı Ali Şemhani, el-Udeyd Hava Üssü’nün daha önce hedef alınmasının ‘İran'ın karşılık verme yeteneğini’ kanıtladığını söylerken, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur, DMO birimlerinin ‘yüksek düzeyli alarmda’ olduğunu doğruladı. DMO eski Genel Komutanı Muhsin Rızaî,, bölgenin daha geniş bir çatışmaya sürüklenmemesi konusunda uyarıda bulunurken, DMO Füze Birimi Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, olası bir saldırıya karşı stokların ve hazırlıkların artırıldığını duyurdu.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB), sınırlı etkileri olmasına rağmen diplomatik seçeneklerin halen masada olduğunu vurguladı.

Dün, Tahran ve diğer şehirlerde, ayaklanmalar sırasında hayatını kaybeden onlarca güvenlik görevlisinin cenaze törenleri düzenlenirken bir yandan kurban sayısında önemli bir artış olduğu yönündeki haberlerle gelmeye devam etti. Tahminlere göre ölenlerin sayısı 2 bin ile 20 bin arasında değişiyor.


Trump, Rıza Pehlevi’nin İran'da destek toplayabileceğinden şüpheli

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
TT

Trump, Rıza Pehlevi’nin İran'da destek toplayabileceğinden şüpheli

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran muhalefet lideri Rıza Pehlevi için “çok iyi birine benziyor” dedi, ancak Pehlevi'nin İran içinde destek toplayarak nihayetinde iktidarı ele geçirebileceğinden şüphe duyduğunu ifade etti.

Trump, Oval Ofis'te Reuters’a verdiği röportajda şunları söyledi:

“Çok iyi birine benziyor, ancak ülkesinde nasıl davranacağını bilmiyorum... Henüz o aşamaya gelmedik.”

ABD Başkanı, İran hükümetinin çökme ihtimalinin olduğuna işaret ederek “Halkı onun liderliğini kabul edecek mi bilmiyorum, ama kabul ederse benim için sorun yok” ifadelerini kullandı.

Trump, protesto gösterilerine yönelik müdahalede yüzlerce kişinin öldürüldüğü bildirilen İran'da, protestocuları desteklemek amacıyla defalarca kez ülkeye müdahale etme tehdidinde bulundu. Ancak dün verdiği röportajda, 1979 yılında devrilen İran'ın eski Şah'ının oğlu Pehlevi'ye tam destek vereceğini açıklamaktan kaçındı.

cdf
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters haber ajansına röportaj verirken (Reuters)

Trump, geçen hafta Pehlevi ile görüşme niyetinde olmadığını söyledikten sonra, Pehlevi'nin İran'ı yönetme kabiliyetini sorguladı.

65 yaşındaki Pehlevi, 1979 İslam Devrimi'nde babasının iktidarı devrildiğinden beri İran dışında yaşıyor ve protestoları destekleyen önemli bir sese dönüştü.

İran muhalefeti, Pehlevi'nin destekçileri de dahil olmak üzere rakip gruplar ve ideolojik taraflar arasında bölünmüş durumda. İran içinde organize bir varlığı pek yok gibi görünüyor.

Trump şunları söyledi:

“İran hükümeti ayaklanmalar nedeniyle düşebilir, ancak her rejim başarısız olabilir.”

Rejimin düşüp düşmemesine bakılmaksızın, ilginç bir dönem olacağını da sözlerine ekleyen Trump, 30 dakikalık röportaj boyunca devasa masasının arkasında oturdu. Bir ara, 20 Ocak 2025'te yemin ettiğinden bu yana elde ettiği başarıları içeren kalın bir dosya gösteren ABD Başkanı, kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleriyle ilgili olarak, iktidar partisinin genellikle başkanlık seçimlerinden iki yıl sonra koltuk kaybettiğini belirtti.

Trump, şöyle devam etti:

“Başkanlığı kazandığınızda, ara seçimleri kazanamazsınız, ama ara seçimleri kazanmak için çok çaba göstereceğiz.”

Anlaşmanın önündeki başlıca engel Zelenskiy

Öte yandan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymir Zelenskiy, Ukrayna'daki savaşla ilgili Rusya ile müzakerelerin çıkmaza girmesinden Rusya'yı sorumlu tuttu.

dfgrtyh
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymir Zelenskiy’nin Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri bir görüşme, 28 Şubat 2025 (AFP)

Geçtiğimiz yılın başlarında göreve geldiğinden bu yana, seçim kampanyası sırasında bir günde sona erdirebileceğini söyleyerek övündüğü Rusya’nın Ukrayna'da yürüttüğü savaşı sona erdirmek için çaba gösteren Trump, Zelenskiy'nin dört yıldır süren savaşı sona erdirmenin önündeki en büyük engel olduğunu söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Zelenskiy'yi defalarca kez eleştiren Trump, Ukrayna Devlet Başkanı tarafından daha fazla hayal kırıklığına uğratılmış gibi görünüyor.

Putin'in ‘anlaşma yapmaya hazır’ olduğunu söyleyen Trump, anlaşmanın neden geciktiği sorulduğunda ise “Zelenskiy” yanıtını verdi.

ABD Başkanı, şöyle ekledi:

“Başkan Zelenskiy'nin bunu kabul etmesini sağlamalıyız.”

FED

Trump, Trump Adalet Bakanlığı'nın Powell'ı soruşturmasıyla merkez bankasının geleneksel bağımsızlığına müdahale edeceği endişesiyle ABD Merkez Bankası (Federal Rezerv/FED) başkanlığına aday gösterdiği isimleri reddetme sözü veren Senato'daki Cumhuriyetçileri de eleştirdi.

xsdfer
FED Başkanı Jerome Powell, Washington'daki FED genel merkezinde iki gün süren Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, 10 Aralık 2025 (Reuters)

Bunun söyleyen temsilciler hakkında “Umurumda değil” diyen Trump, “Söyleyecek bir şey yok. Sadık olmalılar" ifadelerini kullandı.

Trump, JPMorgan CEO'su Jamie Dimon'un, FED’e müdahale etmesi halinde bunun enflasyonun yükselmesine yol açabileceği yönündeki eleştirisini de reddetti.

Trump, Dimon için “Ne dediği umurumda değil” şeklinde konuştu.

Venezuela’da başkanlık ve muhalefet

Trump, bugün Beyaz Saray'da Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado ile görüşecek. Bu, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasını emredip bu ayın başlarında ülkenin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana ilk yüz yüze görüşmeleri olacak.

Trump, Machado hakkında “O çok hoş bir kadın... Onu televizyonda gördüm. Sanırım sadece temel konulardan bahsedeceğiz” dedi.

Geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Machado, bu ödülü Trump'a adadı. Ödülünü ona vermeyi teklif etti, ancak Nobel Komitesi ödülün başka bir kişiye devredilemeyeceğini açıkladı.

Maduro iktidarı düşmeden önce başkan yardımcısı olan Venezuela Devlet Başkanı Delcy Rodríguez'in çalışmalarını öven Trump, çarşamba günü onunla ‘harika bir sohbet’ gerçekleştirdiğini ve ‘onunla çalışmanın çok keyifli olduğunu’ söyledi.

Amerikalıların fiyatlar konusundaki endişelerine rağmen, röportajda ABD ekonomisinin gücüne övgüde bulunan Trump, bu mesajı önümüzdeki hafta İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na götüreceğini belirterek “Orada ekonomimizin ne kadar güçlü olduğunu, istihdam rakamlarımızın ne kadar iyi olduğunu ve ne kadar başarılı olduğumuzu vurgulayacağım” dedi.

Diğer taraftan Beyaz Saray Sözcüsü Caroline Leavitt, Trump'ın Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu oturum aralarında İsviçre, Polonya ve Mısır liderleriyle ikili görüşmeler yapacağını söyledi.


Kolombiya Cumhurbaşkanı, 3 Şubat'ta ABD’de Trump ile görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump ve Kolombiya Başkanı Gustavo Petro (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Kolombiya Başkanı Gustavo Petro (AFP)
TT

Kolombiya Cumhurbaşkanı, 3 Şubat'ta ABD’de Trump ile görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump ve Kolombiya Başkanı Gustavo Petro (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Kolombiya Başkanı Gustavo Petro (AFP)

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 3 Şubat'ta ABD'de Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile görüşeceğini açıklayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştiğini vurguladı.

Bakanlarıyla televizyonda yayınlanan bir toplantıda solcu başkan, Trump ile yapılacak görüşme hakkında “3 Şubat'ta olacak. Bu görüşmenin sonuçlarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Petro'nun ABD ziyareti, geçen yıl Trump ile yaşanan sert sözlü çatışmanın ardından gerçekleşiyor. Bu çatışmada Washington, özellikle ABD öncülüğünde solcu Başkan Nicolas Maduro'yu devirmek için Karakas'a düzenlenen saldırının ardından Kolombiya'da askeri harekat düzenleme tehdidinde bulunmuştu.

Washington ve Bogota, onlarca yıldır güvenlik alanında iş birliği yapmakta, ancak Trump'ın ocak ayında ikinci dönemine başlamasından bu yana ilişkiler bozuldu.

Bu yıl görevinden ayrılacak ve bir sonraki dönem aday olamayacak olan 65 yaşındaki solcu başkan, Trump'ın en sert eleştirmenleri arasında yer alıyor ve Cumhuriyetçilerin ana hedefi olan göçmenleri sınır dışı etme politikasına açıkça karşı çıkıyor.

Maduro'nun tutuklanmasının ardından Trump, Kolombiya cumhurbaşkanını uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla suçladı, ancak herhangi bir kanıt sunmadı ve yönetimi Petro ve ailesine mali yaptırımlar uyguladı.

Petro, Washington'un Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı için kullanıldığını iddia ettiği teknelere yönelik ABD askeri harekatının en sert eleştirmenlerinden biriydi. Bu harekat kapsamında düzenlenen hava saldırılarında 100'den fazla kişi hayatını kaybetti ve insan hakları grupları bu saldırıları yargısız infaz olarak nitelendirdi.