Koronavirüsten kurtulanlar bağışıklık hafızası oluşturuyor

Oxford laboratuvarındaki bilim insanı (Reuters)
Oxford laboratuvarındaki bilim insanı (Reuters)
TT

Koronavirüsten kurtulanlar bağışıklık hafızası oluşturuyor

Oxford laboratuvarındaki bilim insanı (Reuters)
Oxford laboratuvarındaki bilim insanı (Reuters)

Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma,  yeni tip koronavirüsten kurtulanların gelecekte enfeksiyonla savaşmak için bir bağışıklık hafızasına sahip olup olmadıkları konusundaki tartışmaya son noktayı koydu.
İnsanların bağışıklık için iki kolu vardır: Bunlardan biri "B hücreleri" olarak bilinen hücreler tarafından üretilen antikorlar, diğeri ise "T hücreleri" olarak bilinen bağışıklık hafıza hücreleridir.
Önceki araştırmalar, koronavirüsün B hücrelerini antikor üretmek için uyardığını gösterirken, gelecekte enfeksiyonla savaşmak için T hücresinin hafızayı uyarıp uyarmayacağı açık değildi. Nature Immunology dergisinin son sayısında yayınlanan yeni çalışma, hastalığa neden olan virüs enfeksiyonunun T hücrelerine güçlü bir yanıt verdiğini gösteriyor.
Çalışmanın baş araştırmacısı olan Oxford Üniversitesi Tıbbi Araştırma Merkezi İnsan İmmünolojisi Bölümü'nden Dr.Tao Dong’un dergide yayınlanan açıklamasında, “T hücrelerinin bağışıklık tepkisini derinlemesine ve geniş bir şekilde inceleyerek, hastalık oranlarındaki değişimin nedenini ve enfeksiyonları nasıl önleyebileceğimizi veya tedavi edebileceğimizi daha iyi anlamaya başlayacağız” ifadelerini kullandı.
Dong, “T hücreleri antikorlardan daha uzun süre dayanabilir ve bu nedenle, bir kişinin geçmişte koronavirüse yakalanıp yakalanmadığını, antikor seviyelerini düşürdükten sonra teşhis etmek için alternatif yollar sunabilirler” dedi.
T hücreleri, hastalıklı hücrelerin yüzeyinde görünen viral proteine çekilir ve T hücrelerine nerede ihtiyaç duyduklarını göstermek için bir nevi bayrak sallar.



Netflix'teki tarihi drama, Outlander'ı bile gölgede bırakıyor

The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
TT

Netflix'teki tarihi drama, Outlander'ı bile gölgede bırakıyor

The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)

Outlander'ın büyük finaline sadece bir hafta kala, dizinin sadık hayranları şimdiden doğacak boşluğu nasıl dolduracaklarını düşünmeye başladı. 

Daily Record'un aktardığına göre, Netflix'te yayımlanan ve pek çok izleyici tarafından kült diziden "bile daha iyi" diye nitelendirilen bir yapım, bu boşluk için mükemmel bir ilaç olabilir.

Game of Thrones'la kıyaslanıyor

Tarihi drama arayan ancak Outlander'a kıyasla biraz daha az "sert" sahneler barındıran bir dizi isteyenler, The Last Kingdom'ı şiddetle tavsiye ediyor. 

Rotten Tomatoes'da yüzde 91 beğeni oranına sahip bu yapım, pek çok kişi tarafından Game of Thrones'la kıyaslanıyor.

Bernard Cornwell'in Sakson Hikayeleri (The Saxon Stories) adlı roman serisinden uyarlanan The Last Kingdom, Kral Büyük Alfred'in dağınık krallıkları birleştirme mücadelesini anlatıyor.

Reddit'te bir kullanıcı, diziyi şu sözlerle önerdi: 

Eğer Orta Çağ İngiltere'sinde geçen, olgun temalara ve harika karakterlere sahip bir dönem dizisi arıyorsanız, The Last Kingdom'ı mutlaka deneyin. Bu dizi bana Game of Thrones'daki Jon Snow'un kendi dizisi çekilmiş gibi hissettiriyor.

Diziyi defalarca izlediğini belirten bir başka hayran ise, "Kral Alfred karakteri bir harikaydı" diyerek oyuncu kadrosunun başarısına dikkat çekti. 

Diğer izleyiciler de yapımın tarihi atmosferinin gerçekçiliğini ve akıcı anlatımını övdü.

The Last Kingdom, bir asilzadenin oğlu olmasına rağmen Danimarkalılar tarafından büyütülen Bebbanburglu Uhtred'in (Alexander Dreymon) hikayesini merkezine alıyor.

Toplam 5 sezon süren The Last Kingdom, 2023'te yayımlanan Yedi Kral Ölmeli (Seven Kings Must Die) adlı filmle epik yolculuğunu tamamlamıştı.

The Last Kingdom ve Outlander, Netflix Türkiye kütüphanesinde izlenebilir.

Independent Türkçe, Express, Daily Record


Matt Damon ve Ben Affleck'e Netflix filmi nedeniyle dava

Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
TT

Matt Damon ve Ben Affleck'e Netflix filmi nedeniyle dava

Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)

Miami polisi, Netflix için çektikleri son suç gerilim filmi The Rip'te onları yanlış bir şekilde "yolsuz" olarak gösterdiği iddiasıyla yapım şirketleri Artists Equity üzerinden Matt Damon ve Ben Affleck'e dava açtı.

Ocak ayında yayımlanan ve Damon'la Affleck'in başrollerini paylaştığı film, "Gerçek olaylardan esinlenilmiştir" ibaresiyle başlıyor. Senarist ve yönetmen Joe Carnahan daha önce, filmin 2016'da Miami Lakes'te gerçekleşen uyuşturucu baskınına dayandığını belirtmişti. Bu baskında Miami-Dade Polis Teşkilatı (şimdiki adıyla Miami-Dade Şerif Teşkilatı), 24 milyon dolardan fazla aklanmış paraya el koymuş ve bu da Miami-Dade tarihindeki en büyük para müsaderesi olmuştu.

Yerel haber kuruluşu 7 News Miami'ye göre yeni davada, 2016'daki baskında yer alan birçok polis memuru, filmin "haksız itibar zedelenmesine" neden olduğunu iddia etti.

2016'daki vakanın baş dedektifi Jonathan Santana yayın organına, "Bir şeyi çekip aldığınızda onu çalarsınız. Biz bir dolar bile çalmadık" diye konuştu.

Santana, 10 yıllık davadaki çalışmaları nedeniyle daha önce övgü aldığını ancak The Rip'in gösterime girmesinden bu yana insanların kendisiyle alay ettiğini, "Neredeyse 'Kaç çuval para çaldın?" diye sorduklarını" söyledi.

Filmde Damon ve Affleck, uyuşturucu baskınını yöneten başlıca polisler rolünde ekranda yeniden bir araya geliyor. Muazzam miktarda nakit parayı keşfettikten sonra, ekip içindeki ittifak ve güven sınanıyor. Teyana Taylor, Sasha Calle, Scott Adkins ve Steven Yeun da filmde yer alıyor.

Dava dilekçesinde ayrıca, The Rip'in polis yolsuzluğunu, kartel anlaşmalarını ve hatta cinayeti tasvir etmek için uydurma olay örgülerine yer verdiği iddia ediliyor. Şikayette, polis memurlarının şüphelileri kandırdığı, kartelle doğrudan temas kurduğu ve ortaya çıkarılan paranın bir kısmını yasadışı yollarla ceplerine indirmeyi düşündüğü anlar da dahil filmden çok sayıda sahneye atıfta bulunuluyor.

Santana'nın avukatı Ignacio Alvarez, "Polis memurlarını yolsuz, müvekkillerimi yolsuz gibi gösterdiler" diye savundu.

Artık itibarları zedelendi.

fvb
The Rip, 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına karışan gerçek hayattaki polis memurlarının itibarlarına zarar vermekle suçlanıyor (Claire Folger/Netflix)

Alvarez sözlerine şöyle devam etti:

Müvekkillerim artık hayatlarının geri kalanında herkes tarafından yolsuz olarak algılanacakları için zarar görecek.

The Independent, yorum için Alvarez ve Artists Equity'yle iletişime geçti.

Bu, The Rip'in ilk tepki çekişi değil. Filmin gösterime girmesinin hemen ardından Hialeah Belediye Başkanı Bryan Calvo, filmin şehrini tehlikeli olarak gösterdiğini ve kolluk kuvvetlerine saygısızlık ettiğini savunmuştu.

Film, Miami Lakes'teki olaylardan esinlenmiş olsa da Miami'nin kuzeybatısında yer alan Hialeah şehrinde geçiyor.

Calvo o dönemde düzenlediği basın toplantısında, "Hialeah'ın uzun zamandır alay konusu olduğunu biliyorum" dedi.

Ama bu artık sona eriyor. Bu film, kolluk kuvvetlerimize bir tokat niteliğinde.

Independent Türkçe


Bilim insanları B12'nin yeni faydasını keşfetti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Bilim insanları B12'nin yeni faydasını keşfetti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

B12 vitamini, sağlıklı kan hücrelerini ve sinir fonksiyonlarını desteklemekten zihni zinde ve odaklanmış tutmaya kadar sayısız faydaya sahip. Şimdiyse bilim insanları bir başka olumlu etki daha keşfetti.

Cornell Üniversitesi araştırmacılarına göre B12, insan vücudunu hızlandırılmış yaşlanma ve hastalıklardan korumaya yardımcı olabilir.

Farelerde B12 eksikliklerini inceleyen son çalışma, vitaminin metabolizma üzerindeki stresle ve bağışıklık sistemini hedef alan istilacılarla savaşabileceğini buldu.

Bulgular, yeterli B12 alamayan yaklaşık 10 milyon Amerikalı için büyük önem taşıyor. İnsanlar, et, tahıllar ve ekmekler gibi takviye edilmiş gıdaları içeren dengeli bir beslenme düzeniyle daha fazla B12 alabilir.

Cornell çalışması, yeterli B12 almanın spor salonunda da ilerleme kaydedilmesini sağlayabileceğini gösterdi.

Okulun Beslenme Bilimleri Bölümü'nden Doçent Martha Field, bir açıklamada, "Düşük B12 seviyesinin daha düşük kas kütlesi ve belki de kas gücüyle ilişkili olduğu görülüyor" dedi.

Bunun nedeni belirsiz olsa da B12 eksikliğinin kas ağrısıyla bağlantısı daha önce kurulmuştu. Kas geliştirmek sadece iyi görünmekle ilgili değil; kas gücü ve kütlesi bizi yaralanmalardan korumaya yardımcı olur ve kemik kaybını yavaşlatabilir.

Harvard Tıp Fakültesi'nden Dr. Howard LeWine, "İyi haber şu ki araştırmalar güç antrenmanının kemik kaybını yavaşlatmada rol oynayabileceğini ve hatta kemik oluşturabileceğini gösteriyor" dedi.

Bu, kemik kütlesindeki yaşa bağlı azalmayı dengelemek için son derece faydalı.

Cornell araştırmacıları, bulgularının doktorların B12 eksikliği olan hastalar için daha kişiselleştirilmiş tedavi programları oluşturmasını sağlamasını umuyor. B12 eksikliği yorgunluk, baş dönmesi ve karıncalanmaya, hatta uzun süreli eksikliklerde hafıza kaybına bile neden olabiliyor.

Uzmanlar, yetişkinlerin günlük beslenmelerinde yaklaşık 2,4 mikrogram B12 vitamini almasını öneriyor. Hamile veya emziren kadınların ise 2,6 mikrograma ihtiyacı var çünkü B12 bebek için de önemli. Yale Halk Sağlığı Okulu'na göre düşük B12 seviyelerinin erken doğum riskini artırdığı bile gösterilmiştir.

Harvard'a göre, bu vitamin açısından en zengin besin midye ve 85 gramında 84 mikrogram B12 bulunuyor. Ancak midye sevmiyorsanız, 85 gram somonda 4,9 mikrogram, 170 gram yağsız sade yoğurtta 1,3 mikrogram ve büyük bir yumurtada 0,6 mikrogram da alabilirsiniz.

Hayvansal ürün tüketmeyenler için, bir kase kahvaltılık gevrekte 6 mikrogram ve bir bardak çikolatalı soya sütünde 1,7 mikrogram bulunuyor.

Takviyeler de bir seçenek ancak hiçbiri ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından denetlenmiyor. B12 hapları bu vitaminden 50-5 bin mikrogram içeriyor.

Independent Türkçe