Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?
TT

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Bilim adamları ve uzmanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Çin'in Vuhan kentinde, Aralık 2019'da ortaya çıkmasından bu yana 10 aydan fazla bir süre geçmesi ve henüz bir tedavi veya aşı geliştirilememesi nedeniyle uzun süreli bir hastalığa dönüşüp dönüşmeyeceğini sorgulamaya başladı.

Uzun süreli salgın
Bunu anlamak için uzun süreli salgının bilimsel bir tanımını geliştirmek ve ardından onu yönetme ve tedavi etme yollarını tanımlamak gerekiyor. İngiliz tıp dergisi British Medical Journal (BMJ) 7 Eylül 2020’de, yeni salgınla başa çıkmak için önerilen stratejilerle birlikte "uzun süreli kovid" tanımı, teşhisi ve yönetimi konusunda sanal bir seminere katılan uzman bir ekibin kararlaştırdıklarının özetini yayımladı. Buna göre insanların yaklaşık yüzde 10'u Kovid-19 ile enfekte olduktan sonra uzun süreli bir hastalıktan şikayet ediyor. Bunların birçoğu kapsamlı desteğin ve dinlenmenin yanı sıra semptomatik tedavi ve hareketlilikte kademeli bir artışla kendiliğinden (yavaş da olsa) iyileşiyor.

Tanım
Söz konusu çalışmaya katılan uzmanlardan olan Southampton Üniversitesi'nden Halk Sağlığı Profesörü Dr. Nesrin Elvan, kişisel deneyimlerine de yer verdiği açıklamasında “Uzun süreli Kovid”i semptomların görülmeye başlamasıyla birlikte haftalar veya aylar geçse de iyileşmeyen bir hastalık olarak tanımladı. 
Dr. Elvan, Kovid-19 hastalığından muzdarip çoğu insanda şiddetli yorgunluk, öksürük, nefes darlığı, kas ve vücut ağrısı, göğüste ağırlık veya baskı hissi, ciltte döküntü, çarpıntı, ateş, baş ağrısı, ishal ve karıncalanma hissi gibi çok çeşitli semptomlar görüldüğünü belirtti.

Hastalığın dalgalı olması
“Uzun süreli Kovid” hastalığının en önemli ve en yaygın özelliği, iyileşme hissi yaşatması ile hastalığın semptomlarının geri dönmesi arasında dalgalı bir durum olması. Dr. Elvan bu dalgalanmaları sadece Kovid-19 hastası için değil, ona eşlik eden ve iyileşmesini bekleyenler için de sürekli bir hayal kırıklığı yaşatan bir döngü olarak tanımlıyor.
Diğer taraftan, Liverpool Tropikal Tıp Okulu’nun Küresel Sağlık için Kanıt Sentezi Merkezi'nin Direktörü olarak görev yapan, ayrıca Cochrane Bulaşıcı Hastalıklar Grubu'nda koordinasyon editörü ve Kovid-19 alanında kişisel deneyime sahip olan Profesör Paul Garner, Uzun Süreli Kovid’e ilişkin tanımlamasında hastalığın bulaşan kişilerde ilk iki ayda sürekli tekrarlanan ataklara neden olduğunu söyledi. Garner, sonraki dört ayda atakların azalarak sürekli yorgunluk durumunun ortaya çıktığını, bu durumda hastaya yardım etmenin zor olduğunu belirterek Uzun Süreli Kovid’i “Çok ilginç bir hastalık” olarak tanımladı. 
Londra Imperial College'den Profesör ve Kardiyolog Danışmanı olan Dr. Nicholas Peters da hastalığı şiddetli geçirenlerde bir dereceye kadar iyileşme sağlandıktan sonra virüsün bazı şiddetli etkilerinin devam ettiğini, buna karşılık başından itibaren nispeten hafif etkilenenlerde ise hastalığın etkilerinin sürdüğünü vurguladı.

Semptomlara dair yeni bir çalışma
King's College London'da Genetik Epidemiyoloji Profesörü ve “BMJ” dergisinde (BMJ2020; 370) yayınlanan Kovid Semptomları Çalışması’nı (Covid Symptom Study) yürüten Profesör Tim Spector, semptomlarla ilgili yakın zamanda yapılan söz konusu çalışmada yer alan ekibinin, hastalığın klinik tahmini için bir araç olarak kullanılabilecek Kovid-19’a dair 6 grup semptom belirlediğini aktardı.
Bunlardan ikisi, hastalığın seyrinde neler olabileceğini erken tahmin etmenin olası bir yolunu gösteren “Uzun Süreli Kovid” semptomlarıyla ilişkilendirildi. İlk haftada sürekli öksürük, boğuk ses, baş ağrısı, ishal, iştahsızlık ve nefes darlığı çekenlerin uzun süreli semptomlar geliştirme olasılığının iki ila üç kat fazla olduğu kaydedildi. Çalışmada ulaşılan veriler, uzun süreli koronavirüsün erkeklere göre kadınlar arasında iki kat daha yaygın olduğunu ve virüsle enfekte olanların yaş ortalamasının "Kısa Süreli Kovid" denebilecek olanlara göre yaklaşık dört yaş daha büyük olduğunu gösterdi. Ayrıca çalışmada hastalığın farklı yaş gruplarına göre farklı semptomlara neden olduğu ve bu nedenle gençlerde 65 yaş üstü kişilere göre farklı göstergeler olabileceği tespit edildi. Doktorlar, söz konusu sonuçlar sayesinde semptomları gruplara ayırabilecek ve bu bilgiler ışığında hastalık üzerinde çalışabilecekler. Bu durum, yüksek riskli gruplar için erken müdahalelerin yapılmasına yardımcı olacağı için son derece önemli olarak görülüyor.
Çalışmanın sonuçları, yorgunluğun üç haftadan sonra semptom geliştiren kişilerde en yaygın görülen özellik olduğunu ve üç haftadan uzun süren belirtiler gösteren kişilerin yaklaşık yüzde 80'inin ilk günlerini iyi geçirdiklerini, ardından kötüleştiklerini gösterdi.

Semptom grupları
Çalışmanın uygulaması, Health Technology ZOE ile iş birliği içinde King's College London tarafından geliştirildi. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç'ten 4 milyondan fazla kişide kaydedilen 6 grup semptom şu şekilde belirlendi:
1. Ateşsiz grip benzeri semptomlar: Ateşsiz - baş ağrısı, koku kaybı, kas ağrısı, öksürük, boğazda iltihaplanma, göğüs ağrısı.
2. Ateşin de görüldüğü grip benzeri semptomlar: Ateşle birlikte - baş ağrısı, koku alma kaybı, öksürük, boğazda iltihap, ses kısıklığı, iştahsızlık.
3. Gastrointestinal-baş ağrısı: Baş ağrısı, koku alma duyusu kaybı, iştahsızlık, ishal, boğaz tıkanıklığı, göğüs ağrısı ve öksürüğün olmaması.
4. Şiddetli birinci seviye yorgunluk: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, öksürük, ateş, ses kısıklığı, göğüs ağrısı, yorgunluk.
5. Şiddetli ikinci seviye bilinç bulanıklığı: Baş ağrısı, koku kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğazda iltihap, göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı.
6. Şiddetli üçüncü seviye, karın ve solunum yolları: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğaz ve göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı, nefes almada zorluk, ishal, karın ağrısı.

Gruplardaki farklılıklar
Araştırmacılar, ilk gruptakilerin yüzde 1,5'inin ve ikinci gruptakilerin yüzde 4,4'ünün solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiler. Üçüncü gruptakiler daha güçlü gastrointestinal semptomlar gösterirken yüzde 3,7 oranında solunum desteğine ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte, yakınlarının hastane ziyaret oranı üçüncü grupta (yüzde 23,6) ilk iki gruba (yüzde 16,0 ve yüzde 17,5) göre daha yüksek.
Grup 4, 5 ve 6'da solunum desteğine ihtiyaç yüzde 8,6, yüzde 9,9 ve yüzde 19,8 ile sıralanıyor. Bu gruplarda hastalık daha şiddetli semptomlar gösteriyor. Altıncı gruptaki hastaların yaklaşık yarısının (yüzde 45), ilk gruptaki hastaların ise sadece yüzde 16'sının hastaneye kaldırıldığı kaydediliyor.
Çalışmada, grup 4, 5 veya 6 semptomları olan kişilerin daha yaşlı ve daha fazla risk taşıdığı, aşırı kilolu olma olasılığının daha yüksek olduğu, grup 1, 2 veya 3’teki semptomları gösterenlerin diyabet veya akciğer hastalığı gibi önceden var olan rahatsızlıklara sahip olduğu tespit edildi.
Çalışmanın başındaki isim olan Tim Spector şu bilgileri verdi:
“Çalışmanın sonuçları Kovid-19’a karşı sahip olduğumuz en güçlü araç niteliğinde. Vakaların erken tahmin edilerek hastanın hangi grupta yer aldığını ve solunum desteği için hastanede yoğun bakıma ihtiyaç duyup duymadığını anlamak veya sadece oksijen ve kan şekeri seviyelerini izlemek gibi destek ve erken müdahale olanağı bulunup bulunmadığını anlamamızı sağlıyor.”
Spector çalışmanın ayrıca evde basit bakım hizmetleri sunarak hastaneye gelişleri azaltmaya ve hayat kurtarmaya da yardımcı olacağını vurguladı.

"Uzun Süreli Kovid" ile başa çıkmak için önerilen stratejiler
Oxford Üniversitesi Birinci Basamak Sağlık Bilimleri Nuffield Bölümü’nde Temel Sağlık Hizmetleri Profesörü Dr. Trisha Greenhalgh ve uzun süreli Kovid-19 kliniğinde çalışan solunum sistemi danışmanı olan Dr. Dr Matthew J Knight birinci basamakta Kovid-19 ile başa çıkmak için bir protokol hazırladı. Kısa süre önce British Medical Journal'da (BMJ 2020; 370: m3026) yayımlanan liste, tüm doktorların kullanımına sunuldu.
Kovid-19 ile akut enfeksiyondan sonraki durum, atakların iyileşmesi geciken ve normal bir hastanede tedavi edilenlerin kapsamlı bir klinik değerlendirmesini gerektiren çok sistemli bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Söz konusu hastalar genelde kan pıhtılaşması komplikasyonları gösterenler, belirsiz bir klinik tabloya sahip olanlar ve yorgunluk ve nefes darlığından şikayet edenler olarak 3 gruba ayrılıyor. Ayrıca üçüncü gruptakilerin yoğun bakıma alınan Kovid-19 hastaları için özel bir rehabilitasyona ihtiyaç duydukları belirtiliyor.
Bu aşamanın başllıca gereklilikleri ise şöyle sıralanıyor:
-Doktorların hastayı dinlemesi, semptomlarının nasıl değiştiğine ve dalgalandığına dair durumu belgelemesi, uzman merkeze sevk edilmesi gerektiğini düşündüren semptomlar konusunda onları uyarması gibi klinik becerilere sahip olduklarından emin olmak. Çalışmaya göre "Uzun Süreli kovid” kliniklerine sevk edilen birçok hasta her ne kadar yavaş iyileşiyor olsa da bazılarının acil olarak birinci basamaktan sevk edilme ihtiyacı bulunmuyor. İyileşme kademeli olacağından eğer bu durum gerçekleşmezse, özel testler ve yakın izleme için bir sevk yapılması söz konusu olacak.
-Kovid-19’a yakalanan bir kişi, yaşam tarzına hakim olmalı, yorgunluğuna veya diğer semptomlara neyin sebep olduğunu öğrenmeli ve virüsün üstesinden gelmek için bu sebeplerden kaçınmaya çalışmalıdır. Virüsü kabullenmek ve mücadele etmek bu durumu biraz daha kolaylaştırabilir.
-Daha geniş ölçekte, uzun süreli koronavirüs vakaları, Kovid-19 istatistiklerine dahil edilmeli.
-Uzun süreli koronavirüsün doğrulanan test sonuçları ve ölümlerle aynı şekilde tanımlanması ve ölçülmesi gerekli.
-Kalıcı semptomları olan hastaların nasıl iyileştirilebileceği konusunda daha iyi rehberlik geliştirmek için uzmanları birlikte çalışmaya davet etmek zorunlu. Burada disiplinler arası hızlı bir iletişim isteniyor.
-Toplum sağlığı alanında istişareler gerçekleştirmeye devam edilmesi önemini koruyor.



Haaland, Hollywood yıldızına nihayet yanıt verdi

Haaland, ülkesinin 2026 Dünya Kupası'ndaki inanılmaz serüveninde 7 gol attı (Reuters)
Haaland, ülkesinin 2026 Dünya Kupası'ndaki inanılmaz serüveninde 7 gol attı (Reuters)
TT

Haaland, Hollywood yıldızına nihayet yanıt verdi

Haaland, ülkesinin 2026 Dünya Kupası'ndaki inanılmaz serüveninde 7 gol attı (Reuters)
Haaland, ülkesinin 2026 Dünya Kupası'ndaki inanılmaz serüveninde 7 gol attı (Reuters)

Tom Murray ABD Kültür Haberleri Editörü 

Erling Haaland en nihayetinde Örümcek Adam'la tanışacak.

Holland'ın, akşam yemeğine davet etmek için yazdığı Haaland'ın mesajı okuyup yanıt vermediğini açıklamasının ardından Norveçli futbol yıldızı, Marvel süper kahramanını canlandıran aktöre nihayet geri döndü.

Halihazırda Christopher Nolan'ın gişe canavarı uyarlaması The Odyssey'nin tanıtım turunda olan Holland, bu hikayeyi The Tonight Show Starring Jimmy Fallon'da pazartesi günü anlatmıştı.

Holland, Manchester City'nin forvetini geçen ay Monako Grand Prix'sinde yakındaki bir ağırlama salonunda gördükten sonra ona mesaj attığını açıklamıştı: 

Şansımı denemek istedim ve ona mesaj attım. Bunu canlı yayında anlatacağımı hiç düşünmezdim ama işte buradayız!

Fallon'a konuşan aktör "Bu, oyuncuların yaşaması gereken türden, insana haddini bildiren bir deneyim" demişti.

Mesela, 'Ona mesaj atacağım, onu yemeğe çıkaracağım' diyorum. Cevap bile yok. Bir bahane yok, 'Bu akşam meşgulüm, futbol oynuyorum' yok. Tık yok.

Fallon davetin hâlâ geçerli olup olmadığını sorduğunda Holland, İngiltere'nin Norveç'e karşı Dünya Kupası çeyrek final zaferine atıfta bulunarak espri yapmıştı:

Geçen günkü maçtan sonra benimle akşam yemeği yiyeceğini sanmam.

Ancak Holland'ın hikayesini anlattığı bir videoyu The Tonight Show'un paylaşmasının ardından futbol yıldızı nihayet yanıt verdi.

Haaland, gönderiye "Akşam yemeği davetini kabul ediyorum @tomholland2013" diye yorumu yaptı. 

Biraz geç oldu… Mekanı söyle yeter!

Holland, Christopher Nolan'ın destansı filmi The Odyssey'de Telemachus rolünü canlandırıyor (Universal Pictures)​​​​​​​Holland, Christopher Nolan'ın destansı filmi The Odyssey'de Telemachus rolünü canlandırıyor (Universal Pictures)

Daha önce The Assembly'nin Norveç versiyonuna konuk olan Haaland, hikayeyi kendi tarafından anlatmıştı.

Futbolcu, "Açıkçası bu biraz utanç verici" demişti. 

Monako'da Formula 1 yarışındaydık ve o sırada bir mesaj aldım. Pek film izlemiyorum, bu yüzden bu kişilerin kim olduğuna hiçbir fikrim yok.

Biri de akşam yemeğine çıkıp çıkamayacağımızı sordu ama onu hiç görmemiştim, o yüzden cevap verme zahmetine girmedim. Tanımadığım birine cevap vermek istemedim.

Manchester City'nin forveti, Norveç'in 28 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'na katılmasıyla birlikte, bu yaz düzenlenen turnuvanın en çok konuşulan oyunculardan biri oldu.

25 yaşındaki oyuncu, turnuvada ülkesinin İngiltere tarafından sonlandırılan inanılmaz serüveni boyunca 7 gol attı.

Öte yandan Holland'ın ömrü boyunca Spurs taraftarı olduğunu kamuoyuna açıklaması ve Londra'daki Tottenham Hotspur Stadyumu'nda sayısız maça gitmesi, Haaland'la kurabileceği olası bir dostluğu daha da şaşırtıcı hale getiriyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/arts-entertainment


Netflix'in yapay zeka sırrı açığa çıktı

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Netflix'in yapay zeka sırrı açığa çıktı

(Unsplash)
(Unsplash)

Andrew Griffin 

Netflix, yaklaşık 300 film ve dizisinde izleyicilerin haberi olmadan üretken yapay zeka kullandığını itiraf etti.

Şirket, aksi takdirde çekilemeyecek kritik sahnelerin yapay zeka sistemleriyle oluşturulduğunu açıkladı.

Bu açıklama, Netflix'in gelir artışında yavaşlama gösteren ve şirketin kendini yeniden yapılandıramayabileceğine dair endişelere yol açan son mali sonuçlarla birlikte geldi.

Netflix, yaratıcı ortaklarının yapay zeka kullanımının "hızla yaygınlaştığını" ve bu teknolojinin "yaklaşık 300 yapımda, özellikle de post-prodüksiyon aşamasında yoğun olarak" kullanıldığını belirtti. Şirket, "Geleneksel yöntemlere kıyasla daha hızlı ve daha düşük maliyetle daha yüksek kaliteye sahip sonuçlar elde etmek için bu araçlardan giderek daha fazla yararlanıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Şirket, aksi takdirde çekilemeyecek kritik sahnelerin yapay zeka sayesinde projelere dahil edilebildiğini dile getirdi. Netflix, yapay zekanın The American Experiment'ın yanı sıra kalabalıklar, savaş sahneleri ve ortamı tanıtan çekimler gibi "son derece karmaşık sekanslar" içeren diğer yapımlarda da kullanıldığını ifade etti.

Şirket ayrıca "daha kişiselleştirilmiş, sürükleyici ve etkileşimli deneyimler yaratmak" için yapay zeka teknolojisini kullandığını paylaştı. Platformun hangi içerikleri önereceğine karar vermek ve arama işlevini iyileştirmek için büyük dil modellerinin kullanılmasının da bunlar arasında yer aldığını açıkladı.

Hissedarlara gönderilen bir mektupta yapılan duyuru, şirketin yeni teknolojilere uyum sağladığına işaret ederek yatırımcıları cesaretlendirmeyi amaçlıyor gibi görünüyor. Ancak bu duyuru, şirketin kurucularından birinin ortak CEO görevinden ayrılması, Netflix'in önemli satın alımları tamamlamakta zorlanması ve gelir artışındaki düşüşle başa çıkmaya çalışması nedeniyle şirket hakkında endişelerin yükseldiği bir dönemde geldi.

Yatırım şirketi Quilter Cheviot'un teknoloji araştırma başkanı Ben Barringer, "Netflix, kendini yeniden yapılandırma dönemine giriyor" diyor. 

Her birkaç yılda bir çeyrek bazda düşüş dönemleri yaşıyor ve bu seferki de farklı görünmüyor. Zira şirket, sektörü sarsan öncü konumunu korumayı ve geleneksel medya endüstrisinin geri kalanının ikinci sıra için mücadele etmesini hedefliyor.

Reed Hastings'in ayrılması, şüphesiz şirketin prestijini biraz zedeliyor çünkü kendisi geçmişte hem şirketin hem de tüketicilere sunduğu ürünün yeniden yapılandırılmasında kilit rol oynamıştı. Şirket, video podcast'ler ve daha kısa formatlı içerikler gibi yeni içerik türlerini değerlendiriyor ancak burada da izleyici kitlesi için YouTube'la zorlu bir rekabet içinde.

Independent Türkçe,independent.co.uk/tech


God of War'da son dakika değişikliği: Yeni başrol aranıyor

Karaktere bürünmek için sıkı çalışan Hurst, vücuduna 18 kiloluk kas kütlesi kazandırmıştı (Amazon Prime Video)
Karaktere bürünmek için sıkı çalışan Hurst, vücuduna 18 kiloluk kas kütlesi kazandırmıştı (Amazon Prime Video)
TT

God of War'da son dakika değişikliği: Yeni başrol aranıyor

Karaktere bürünmek için sıkı çalışan Hurst, vücuduna 18 kiloluk kas kütlesi kazandırmıştı (Amazon Prime Video)
Karaktere bürünmek için sıkı çalışan Hurst, vücuduna 18 kiloluk kas kütlesi kazandırmıştı (Amazon Prime Video)

Amazon Prime Video'nun merakla beklenen canlı çekim God of War dizisinden kötü haber geldi. 

Deadline, başroldeki Ryan Hurst'ün haziran sonlarında Kanada'nın Vancouver kentinde yapılan çekimler sırasında pazusunda yırtık oluştuğu için yeni Kratos arayışının başladığını bildirdi. 

Ameliyata giren Hurst'ün iyileşmesinin en az 4 ila 6 ay sürmesinin beklendiği, Amerikalı oyuncunun 2027'den önce çekimlere başlamasının çok riskli görüldüğü belirtildi. 

4 bölümün tamamen çekildiği ancak Kratos'un oğlu Atreus'u canlandıran Callum Vinson hızlı büyüdüğü için onun sahnelerinin de çöpe gidebileceği öne sürüldü. 

Variety de Hurst'ün sahnelerinin yeniden çekileceğini ve çekimlerin sonbaharın ortalarında yeniden başlamasının planlandığını aktardı. 

Prime Video, haberler hakkında henüz yorum yapmadı.

50 yaşındaki aktör daha önce video oyunu God of War: Ragnarok'ta İskandinav tanrısı Thor'u seslendirmişti. Savaş tanrısı Kratos ise hem oyun serisinin hem de yeni dizinin merkezindeki karakter.

Hurst'ün televizyon kariyerinde FX'in popüler motosiklet draması Sons of Anarchy'deki Opie performansı ve AMC'nin fenomen dizisi The Walking Dead'de canlandırdığı kötü karakter Beta öne çıkıyor. Oyuncu ayrıca The Abandons, Outsiders ve Bates Motel gibi yapımlarda da yer aldı. 

Sinemada ise Unutulmaz Titanlar (Remember the Titans), Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan) ve Bir Zamanlar Askerdik (We Were Soldiers) gibi filmlerle tanınıyor. Hurst ayrıca Christopher Nolan'ın The Odyssey uyarlamasında da rol alıyor.

Dizide Heimdall'ı Max Parker, Thor'u Ólafur Darri Ólafsson, Odin'i Mandy Patinkin, Mimir'i Alastair Duncan, Brok ve Sindri kardeşleri Danny Woodburn ve Jeff Gulka, Baldur'u ise Ed Skrein canlandırıyor.

Dizi, God of War serisinin son iki oyunundaki hikayeyi temel alacak. Bu oyunlarda Kratos'un 10 yaşındaki oğlu Atreus tanıtılmıştı. 

Merakla beklenen macera Kratos ve Atreus'un, Faye'in küllerini savurmak için çıktığı yolculuğu konu alıyor. Yolculuk boyunca Kratos, oğluna daha iyi bir tanrı olmayı öğretmeye çalışırken; Atreus da babasına daha iyi bir insan olmanın ne anlama geldiğini göstermeye uğraşıyor.

Amazon'un God of War uyarlaması şimdiden uzun bir yapım sürecinden geçti. Diziye ilk onay 2022'de Amazon cephesinden gelmişti. İlk dizi sorumlusu Rafe Judkins, Ekim 2024'te projeden ayrılmış; kısa süre sonra Ronald D. Moore göreve gelmişti. 

Emmy ödüllü yönetmen Frederick E.O. Toye dizinin ilk iki bölümünü yönetecek.

Battlestar Galactica'yla tanınan Moore senarist, yürütücü yapımcı ve dizi sorumlusu görevlerini üstleniyor. Dizi, Sony Pictures Television ve Amazon MGM Studios ortak yapımı. Projede PlayStation Productions'la Tall Ship Productions da yer alıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety