Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?
TT

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Bilim adamları ve uzmanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Çin'in Vuhan kentinde, Aralık 2019'da ortaya çıkmasından bu yana 10 aydan fazla bir süre geçmesi ve henüz bir tedavi veya aşı geliştirilememesi nedeniyle uzun süreli bir hastalığa dönüşüp dönüşmeyeceğini sorgulamaya başladı.

Uzun süreli salgın
Bunu anlamak için uzun süreli salgının bilimsel bir tanımını geliştirmek ve ardından onu yönetme ve tedavi etme yollarını tanımlamak gerekiyor. İngiliz tıp dergisi British Medical Journal (BMJ) 7 Eylül 2020’de, yeni salgınla başa çıkmak için önerilen stratejilerle birlikte "uzun süreli kovid" tanımı, teşhisi ve yönetimi konusunda sanal bir seminere katılan uzman bir ekibin kararlaştırdıklarının özetini yayımladı. Buna göre insanların yaklaşık yüzde 10'u Kovid-19 ile enfekte olduktan sonra uzun süreli bir hastalıktan şikayet ediyor. Bunların birçoğu kapsamlı desteğin ve dinlenmenin yanı sıra semptomatik tedavi ve hareketlilikte kademeli bir artışla kendiliğinden (yavaş da olsa) iyileşiyor.

Tanım
Söz konusu çalışmaya katılan uzmanlardan olan Southampton Üniversitesi'nden Halk Sağlığı Profesörü Dr. Nesrin Elvan, kişisel deneyimlerine de yer verdiği açıklamasında “Uzun süreli Kovid”i semptomların görülmeye başlamasıyla birlikte haftalar veya aylar geçse de iyileşmeyen bir hastalık olarak tanımladı. 
Dr. Elvan, Kovid-19 hastalığından muzdarip çoğu insanda şiddetli yorgunluk, öksürük, nefes darlığı, kas ve vücut ağrısı, göğüste ağırlık veya baskı hissi, ciltte döküntü, çarpıntı, ateş, baş ağrısı, ishal ve karıncalanma hissi gibi çok çeşitli semptomlar görüldüğünü belirtti.

Hastalığın dalgalı olması
“Uzun süreli Kovid” hastalığının en önemli ve en yaygın özelliği, iyileşme hissi yaşatması ile hastalığın semptomlarının geri dönmesi arasında dalgalı bir durum olması. Dr. Elvan bu dalgalanmaları sadece Kovid-19 hastası için değil, ona eşlik eden ve iyileşmesini bekleyenler için de sürekli bir hayal kırıklığı yaşatan bir döngü olarak tanımlıyor.
Diğer taraftan, Liverpool Tropikal Tıp Okulu’nun Küresel Sağlık için Kanıt Sentezi Merkezi'nin Direktörü olarak görev yapan, ayrıca Cochrane Bulaşıcı Hastalıklar Grubu'nda koordinasyon editörü ve Kovid-19 alanında kişisel deneyime sahip olan Profesör Paul Garner, Uzun Süreli Kovid’e ilişkin tanımlamasında hastalığın bulaşan kişilerde ilk iki ayda sürekli tekrarlanan ataklara neden olduğunu söyledi. Garner, sonraki dört ayda atakların azalarak sürekli yorgunluk durumunun ortaya çıktığını, bu durumda hastaya yardım etmenin zor olduğunu belirterek Uzun Süreli Kovid’i “Çok ilginç bir hastalık” olarak tanımladı. 
Londra Imperial College'den Profesör ve Kardiyolog Danışmanı olan Dr. Nicholas Peters da hastalığı şiddetli geçirenlerde bir dereceye kadar iyileşme sağlandıktan sonra virüsün bazı şiddetli etkilerinin devam ettiğini, buna karşılık başından itibaren nispeten hafif etkilenenlerde ise hastalığın etkilerinin sürdüğünü vurguladı.

Semptomlara dair yeni bir çalışma
King's College London'da Genetik Epidemiyoloji Profesörü ve “BMJ” dergisinde (BMJ2020; 370) yayınlanan Kovid Semptomları Çalışması’nı (Covid Symptom Study) yürüten Profesör Tim Spector, semptomlarla ilgili yakın zamanda yapılan söz konusu çalışmada yer alan ekibinin, hastalığın klinik tahmini için bir araç olarak kullanılabilecek Kovid-19’a dair 6 grup semptom belirlediğini aktardı.
Bunlardan ikisi, hastalığın seyrinde neler olabileceğini erken tahmin etmenin olası bir yolunu gösteren “Uzun Süreli Kovid” semptomlarıyla ilişkilendirildi. İlk haftada sürekli öksürük, boğuk ses, baş ağrısı, ishal, iştahsızlık ve nefes darlığı çekenlerin uzun süreli semptomlar geliştirme olasılığının iki ila üç kat fazla olduğu kaydedildi. Çalışmada ulaşılan veriler, uzun süreli koronavirüsün erkeklere göre kadınlar arasında iki kat daha yaygın olduğunu ve virüsle enfekte olanların yaş ortalamasının "Kısa Süreli Kovid" denebilecek olanlara göre yaklaşık dört yaş daha büyük olduğunu gösterdi. Ayrıca çalışmada hastalığın farklı yaş gruplarına göre farklı semptomlara neden olduğu ve bu nedenle gençlerde 65 yaş üstü kişilere göre farklı göstergeler olabileceği tespit edildi. Doktorlar, söz konusu sonuçlar sayesinde semptomları gruplara ayırabilecek ve bu bilgiler ışığında hastalık üzerinde çalışabilecekler. Bu durum, yüksek riskli gruplar için erken müdahalelerin yapılmasına yardımcı olacağı için son derece önemli olarak görülüyor.
Çalışmanın sonuçları, yorgunluğun üç haftadan sonra semptom geliştiren kişilerde en yaygın görülen özellik olduğunu ve üç haftadan uzun süren belirtiler gösteren kişilerin yaklaşık yüzde 80'inin ilk günlerini iyi geçirdiklerini, ardından kötüleştiklerini gösterdi.

Semptom grupları
Çalışmanın uygulaması, Health Technology ZOE ile iş birliği içinde King's College London tarafından geliştirildi. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç'ten 4 milyondan fazla kişide kaydedilen 6 grup semptom şu şekilde belirlendi:
1. Ateşsiz grip benzeri semptomlar: Ateşsiz - baş ağrısı, koku kaybı, kas ağrısı, öksürük, boğazda iltihaplanma, göğüs ağrısı.
2. Ateşin de görüldüğü grip benzeri semptomlar: Ateşle birlikte - baş ağrısı, koku alma kaybı, öksürük, boğazda iltihap, ses kısıklığı, iştahsızlık.
3. Gastrointestinal-baş ağrısı: Baş ağrısı, koku alma duyusu kaybı, iştahsızlık, ishal, boğaz tıkanıklığı, göğüs ağrısı ve öksürüğün olmaması.
4. Şiddetli birinci seviye yorgunluk: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, öksürük, ateş, ses kısıklığı, göğüs ağrısı, yorgunluk.
5. Şiddetli ikinci seviye bilinç bulanıklığı: Baş ağrısı, koku kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğazda iltihap, göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı.
6. Şiddetli üçüncü seviye, karın ve solunum yolları: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğaz ve göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı, nefes almada zorluk, ishal, karın ağrısı.

Gruplardaki farklılıklar
Araştırmacılar, ilk gruptakilerin yüzde 1,5'inin ve ikinci gruptakilerin yüzde 4,4'ünün solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiler. Üçüncü gruptakiler daha güçlü gastrointestinal semptomlar gösterirken yüzde 3,7 oranında solunum desteğine ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte, yakınlarının hastane ziyaret oranı üçüncü grupta (yüzde 23,6) ilk iki gruba (yüzde 16,0 ve yüzde 17,5) göre daha yüksek.
Grup 4, 5 ve 6'da solunum desteğine ihtiyaç yüzde 8,6, yüzde 9,9 ve yüzde 19,8 ile sıralanıyor. Bu gruplarda hastalık daha şiddetli semptomlar gösteriyor. Altıncı gruptaki hastaların yaklaşık yarısının (yüzde 45), ilk gruptaki hastaların ise sadece yüzde 16'sının hastaneye kaldırıldığı kaydediliyor.
Çalışmada, grup 4, 5 veya 6 semptomları olan kişilerin daha yaşlı ve daha fazla risk taşıdığı, aşırı kilolu olma olasılığının daha yüksek olduğu, grup 1, 2 veya 3’teki semptomları gösterenlerin diyabet veya akciğer hastalığı gibi önceden var olan rahatsızlıklara sahip olduğu tespit edildi.
Çalışmanın başındaki isim olan Tim Spector şu bilgileri verdi:
“Çalışmanın sonuçları Kovid-19’a karşı sahip olduğumuz en güçlü araç niteliğinde. Vakaların erken tahmin edilerek hastanın hangi grupta yer aldığını ve solunum desteği için hastanede yoğun bakıma ihtiyaç duyup duymadığını anlamak veya sadece oksijen ve kan şekeri seviyelerini izlemek gibi destek ve erken müdahale olanağı bulunup bulunmadığını anlamamızı sağlıyor.”
Spector çalışmanın ayrıca evde basit bakım hizmetleri sunarak hastaneye gelişleri azaltmaya ve hayat kurtarmaya da yardımcı olacağını vurguladı.

"Uzun Süreli Kovid" ile başa çıkmak için önerilen stratejiler
Oxford Üniversitesi Birinci Basamak Sağlık Bilimleri Nuffield Bölümü’nde Temel Sağlık Hizmetleri Profesörü Dr. Trisha Greenhalgh ve uzun süreli Kovid-19 kliniğinde çalışan solunum sistemi danışmanı olan Dr. Dr Matthew J Knight birinci basamakta Kovid-19 ile başa çıkmak için bir protokol hazırladı. Kısa süre önce British Medical Journal'da (BMJ 2020; 370: m3026) yayımlanan liste, tüm doktorların kullanımına sunuldu.
Kovid-19 ile akut enfeksiyondan sonraki durum, atakların iyileşmesi geciken ve normal bir hastanede tedavi edilenlerin kapsamlı bir klinik değerlendirmesini gerektiren çok sistemli bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Söz konusu hastalar genelde kan pıhtılaşması komplikasyonları gösterenler, belirsiz bir klinik tabloya sahip olanlar ve yorgunluk ve nefes darlığından şikayet edenler olarak 3 gruba ayrılıyor. Ayrıca üçüncü gruptakilerin yoğun bakıma alınan Kovid-19 hastaları için özel bir rehabilitasyona ihtiyaç duydukları belirtiliyor.
Bu aşamanın başllıca gereklilikleri ise şöyle sıralanıyor:
-Doktorların hastayı dinlemesi, semptomlarının nasıl değiştiğine ve dalgalandığına dair durumu belgelemesi, uzman merkeze sevk edilmesi gerektiğini düşündüren semptomlar konusunda onları uyarması gibi klinik becerilere sahip olduklarından emin olmak. Çalışmaya göre "Uzun Süreli kovid” kliniklerine sevk edilen birçok hasta her ne kadar yavaş iyileşiyor olsa da bazılarının acil olarak birinci basamaktan sevk edilme ihtiyacı bulunmuyor. İyileşme kademeli olacağından eğer bu durum gerçekleşmezse, özel testler ve yakın izleme için bir sevk yapılması söz konusu olacak.
-Kovid-19’a yakalanan bir kişi, yaşam tarzına hakim olmalı, yorgunluğuna veya diğer semptomlara neyin sebep olduğunu öğrenmeli ve virüsün üstesinden gelmek için bu sebeplerden kaçınmaya çalışmalıdır. Virüsü kabullenmek ve mücadele etmek bu durumu biraz daha kolaylaştırabilir.
-Daha geniş ölçekte, uzun süreli koronavirüs vakaları, Kovid-19 istatistiklerine dahil edilmeli.
-Uzun süreli koronavirüsün doğrulanan test sonuçları ve ölümlerle aynı şekilde tanımlanması ve ölçülmesi gerekli.
-Kalıcı semptomları olan hastaların nasıl iyileştirilebileceği konusunda daha iyi rehberlik geliştirmek için uzmanları birlikte çalışmaya davet etmek zorunlu. Burada disiplinler arası hızlı bir iletişim isteniyor.
-Toplum sağlığı alanında istişareler gerçekleştirmeye devam edilmesi önemini koruyor.



Stranger Things'in son sezonundaki hata sessiz sedasız düzeltildi

Stranger Things hayranları, Holly Wheeler'ın bir sahnede Under Armour marka tişört giydiğini fark etti (Netflix)
Stranger Things hayranları, Holly Wheeler'ın bir sahnede Under Armour marka tişört giydiğini fark etti (Netflix)
TT

Stranger Things'in son sezonundaki hata sessiz sedasız düzeltildi

Stranger Things hayranları, Holly Wheeler'ın bir sahnede Under Armour marka tişört giydiğini fark etti (Netflix)
Stranger Things hayranları, Holly Wheeler'ın bir sahnede Under Armour marka tişört giydiğini fark etti (Netflix)

Stranger Things hayranlarının yeni 5. sezon bölümlerinde tarihsel olarak yanlış bir giysiyi fark etmesinin ardından dizinin editörleri hatayı sessiz sedasız düzeltti.

Netflix dizisinin son sezonunun ikinci kısmı 25 Aralık'ta gösterime girdikten sonra izleyiciler, Nell Fisher'ın canlandırdığı Holly Wheeler'ın 7. bölümde Vecna'nın ininde mahsur kaldığı sırada bir Under Armour fanilası giydiğini hemen fark etti.

Under Armour, bölümün geçtiği 1987'den 9 yıl sonra, 1996'da kuruldu.

Hayranların bu anakronik giysi hakkında bir hafta şikayet etmesinin ardından dizinin ortak yaratıcıları, yılbaşı gecesi gösterime giren üçüncü kısım öncesinde popüler spor giyim markasının logosunu çıkardı. Netflix, The Independent'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.

X'te bir hayran "Stranger Things bizde 'Mandela etkisi' yaratmaya çalışıyor. Holly'nin fanilasındaki Under Armour logosunu gerçekten çıkarmışlar" yorumunu yaptı. Bir diğeri de "Stranger Things'in finali öncesinde son bölümü tekrar izliyorum, Holly'nin kolundaki Under Armour logosunu düzeltmişler gibi görünüyor" diye ekledi.

Marka logosu sahneden çıkarılmadan önce izleyiciler sosyal medyada bu kazayla ilgili espriler yapmıştı. Birisi X'te "Upside Down'da Under Armour olduğunu bilmiyordum" diye yazmıştı.

Başka biri "Holly'nin [Stranger Things'in] 5. sezonunda Under Armour giymesi Vecna'dan daha tedirgin edici" diye espri yapmıştı. 

Uzay ve zamanın dokusunu yırtıp geleceğe mi gitti?! Büyük ölçüde dalga geçiyorum ama bir açıklamaya ihtiyacım var.

Bu kurgu fiyaskosu, popüler dizilerin anakronik bir öğeyi çıkarmayı unuttuğu diğer olayları akla getiriyor.

2019'da Game of Thrones'un 8. sezonundaki bir bölümün arka planında Starbucks kahve bardağı görülünce internet alev almıştı. HBO'nun fantastik dizisinde kadehler ve hayvan boynuzları arasında tamamen yersiz duran bu nesneyle ilgili prodüksiyon gafı, o dönem dizi sorumlularını hatalarını kabul eden bir açıklama yapmaya zorlamıştı. Dizinin hataları, daha sonra finalde bir su şişesi görünmesiyle devam etmiş, bazı hayranlar son sezonun yeniden çekilmesini bile talep etmişti.

Stranger Things hayranlarının yeni sezonun 5 bölümünden şikayet etmesinin tek nedeni Under Armour hatası değildi. Birçok kişi finalden önceki bölümlerde hayal kırıklığına uğradığı için popüler bilimkurgu dizisinin yeni sezonu izleyicilerin eleştirileriyle karşılaştı. Pek çok izleyici daha fazla aksiyon ve en az bir sürpriz ölüm bekliyordu ancak bunun yerine hikayeleri sönük buldu.

5. ve son sezonun finalinden önceki kısmı, dizinin 2016'daki prömiyerinden yaklaşık 10 yıl sonra, Noel Günü (Türkiye'de 26 Aralık) gösterime girdi.

Stranger Things'in finali perşembe günü TSİ 04.00'da Netflix'te yayımlandı.

Independent Türkçe


Donald Trump: George Clooney bir yıldız değil

George ve eşi Amal Clooney, çocuklarını büyüttükleri Fransa'dan kısa süre önce vatandaşlık aldı. Aktör bu kararın çocuklarına Hollywood'un dışında, daha normal bir hayat sunma arzusundan kaynaklandığını söylüyor (AP)
George ve eşi Amal Clooney, çocuklarını büyüttükleri Fransa'dan kısa süre önce vatandaşlık aldı. Aktör bu kararın çocuklarına Hollywood'un dışında, daha normal bir hayat sunma arzusundan kaynaklandığını söylüyor (AP)
TT

Donald Trump: George Clooney bir yıldız değil

George ve eşi Amal Clooney, çocuklarını büyüttükleri Fransa'dan kısa süre önce vatandaşlık aldı. Aktör bu kararın çocuklarına Hollywood'un dışında, daha normal bir hayat sunma arzusundan kaynaklandığını söylüyor (AP)
George ve eşi Amal Clooney, çocuklarını büyüttükleri Fransa'dan kısa süre önce vatandaşlık aldı. Aktör bu kararın çocuklarına Hollywood'un dışında, daha normal bir hayat sunma arzusundan kaynaklandığını söylüyor (AP)

Donald Trump çarşamba günü George Clooney'yi yerden yere vurarak aktörü başarısız bir film yıldızı ve "tüm zamanların en kötü siyasi tahmincilerinden biri" olmakla suçladı.

Truth Social'da "Clooney, çok az sayıda ve kesinlikle vasat filmlerinden çok siyasetle gündeme geliyor" diye yazan Trump, Joe Biden'ı 2024 seçimlerinden çekilmeye çağıran aktörün eski ABD Başkanı'na "sırt çevirdiğini" söyledi.

Trump gönderisinde "O hiçbir şekilde bir film yıldızı olmadı, sadece politikadaki sağduyu hakkında sürekli şikayet eden sıradan bir adamdı" diye ekledi.

ABD Başkanı ayrıca Clooney ve insan hakları avukatı eşi Amal Clooney'nin yakın zamanda Fransız vatandaşlığı aldığı haberini de eleştirdi.

Bu yorumlardan kısa süre önce Clooney, bir dergi röportajında Trump'la geçmişteki tanışıklığını anlatmış, CBS ve ABC gibi haber kuruluşlarının Cumhuriyetçi siyasetçiyle davalarında uzlaşmaya gitmesini eleştirmişti.

Jay Kelly'nin yıldızı, Variety'ye "Onu çok iyi tanıyordum" demişti. 

Beni sık sık arardı ve bir keresinde bir omurga cerrahına görünmem için hastaneye gitmeme yardım etmeye çalışmıştı. Onu kulüplerde ve restoranlarda görürdüm. Tam bir şakacıdır. En azından öyleydi. Bütün bunlar değişti.

Clooney, "CBS ve ABC bu davalarda direnip ona 'S**tir git' deselerdi, bugün ülkemiz bu durumda olmazdı" diye eklemişti. 

Gerçek bu.

Clooney ve Trump uzun süredir kamuoyu önünde birbirleri hakkında eleştiri ve yorum yapıyor.

scdfg
Trump, sözünü sakınmayan bir ilerici aktivist ve Demokrat Parti'nin önemli bir destekçisi olan Clooney'yi uzun süredir eleştiriyor (X/@mmpadellan)

İyi Geceler İyi Şanslar (Good Night, And Good Luck) filminin bu yazki sahne uyarlamasında çağdaş medya ve siyaset hakkında keskin yorumlar yapan Clooney, Trump yönetiminin hedefi olmaktan "herkesin" endişe duyduğunu söylemişti.

CNN'den Anderson Cooper'a konuşan oyuncu "Ama biliyorsunuz, hayatınızı endişelenerek geçirirseniz hiçbir şey yapamazsınız" demişti.

"Çocuklarımın gözlerine bakıp, tarihin belirli dönemlerinde nerede durduğumuzu ve ne yaptığımızı söyleyebilmek istiyorum ve bundan yana hiçbir sorunum yok" diye eklemişti.

Trump ise eski dostu Clooney'yi düzenli olarak kötülüyor.

Clooney'nin önceki aylarda 60 Minutes programına verdiği röportaja sinirlenen ABD Başkanı, "başarısız siyasi yorumcu"nun eski Başkan Joe Biden'ı "köpek gibi" terk ettiğini öne sürmüştü.

Biden olayından sonra Trump geçen yıl Clooney'yi "son derece sadakatsiz bir hain" ve "üçüncü sınıf bir sinema oyuncusu" olmakla suçlamıştı.

Ülkedeki en yüksek hasılat yapan film yıldızları arasında yer alan Clooney'nin kariyeri boyunca oynadığı yapımlar 2 milyar dolardan fazla kazanç sağladı.

Aktör üç Altın Küre ve iki Akademi Ödülü'ne sahip.
Independent Türkçe


Bilim insanları diş kaybıyla hafıza gerilemesi arasındaki ilişkiye ışık tuttu

Diş ve beyin arasındaki sinyallerin bozulması hafızayı etkiliyor olabilir (Unsplash)
Diş ve beyin arasındaki sinyallerin bozulması hafızayı etkiliyor olabilir (Unsplash)
TT

Bilim insanları diş kaybıyla hafıza gerilemesi arasındaki ilişkiye ışık tuttu

Diş ve beyin arasındaki sinyallerin bozulması hafızayı etkiliyor olabilir (Unsplash)
Diş ve beyin arasındaki sinyallerin bozulması hafızayı etkiliyor olabilir (Unsplash)

Bilim insanları, diş kaybının beslenmeden bağımsız olarak hafızayı olumsuz etkileyebileceğini buldu.

Ağız sağlığı ve bilişsel beceriler arasındaki ilişki uzun zamandır incelenen bir konu. Ancak araştırmacılar bu bağlantının arkasındaki mekanizmayı tam olarak bilmiyordu.

Hiroşima Üniversitesi'nden Rie Hatakeyama "Diş kaybı yaşlanan popülasyonlarda yaygın görülse de bunun doğrudan nörolojik etkisi belirsizliğini koruyordu" diyor.

Hatakeyama ve ekibi bu nedenle, tek başına diş kaybının etkilerini anlamak üzere bir çalışma yürüttü.

Bulguları hakemli dergi Archives of Oral Biology'de yayımlanan çalışmada yaşlı farelerden oluşan grubun yarısının üst azı dişleri çekildi.

Ardından her gruptaki farelerin yarısı normal, diğer yarısı düşük proteinli diyetle beslendi.

6 ayın ardından fareler davranış testlerine tabi tutuldu ve beyin dokuları analiz edildi. 

Davranış testindeki sonuçlara göre dişleri çekilen fareler hafıza görevlerinde daha kötü performans gösterdi. 

Dahası, dişlerini kaybeden farelerin hafıza gerilemesi, aynı şekilde beslendikleri kontrol gruplarına kıyasla çok daha kötüydü.

 Beyin dokusu analizleri de davranış deneyinin bulgularını destekledi.

Diş kaybı, hipokampusun hafıza oluşumu ve depolanması için hayati önem taşıyan bölgelerinde iltihaplanmaya ve hücre ölümüne neden oldu.

Buna karşılık düşük proteinli diyetin etkileri, örüntü tamamlamada rol oynayan bölgeyle sınırlı kaldı.

Bilim insanları sonuçlara dayanarak bilişsel gerilemenin protein alımından değil, diş kaybından kaynaklandığını belirtiyor.

Olası açıklamalardan biri, dişlerin trigeminal sinir yoluyla beyne bağlanmasına dikkat çekiyor. Çiğneme eylemi bu sinir aracılığıyla, dikkat, öğrenme ve hafızayı yöneten beyin bölgelerine bilgi gönderiyor. 

Diş kaybı da farelerde bu sinyalleri bozarak beyin aktivitesini etkiliyor olabilir.

Bulgular henüz insanlarda doğrulanmadığı için diş kaybının demansla ilişkisi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil.

Ancak araştırmacılar yine de kişinin dişlerine iyi bakmasının, yaşlandığında daha iyi bir bilişsel sağlığa sahip olmasına yardım edebileceğini söylüyor.

Hatakeyama şu ifadeleri kullanıyor: 

Nihai hedefimiz, protetik diş tedavisi yoluyla çiğneme yeteneğinin korunmasının veya geri kazanılmasının, yaşlılarda bilişsel gerilemeyi önlemeye veya geciktirmeye yardımcı olabileceğini insanlarda kanıtlamak.

Independent Türkçe, Study Finds, MedicalXpress, Archives of Oral Biology