Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?
TT

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Bilim adamları ve uzmanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Çin'in Vuhan kentinde, Aralık 2019'da ortaya çıkmasından bu yana 10 aydan fazla bir süre geçmesi ve henüz bir tedavi veya aşı geliştirilememesi nedeniyle uzun süreli bir hastalığa dönüşüp dönüşmeyeceğini sorgulamaya başladı.

Uzun süreli salgın
Bunu anlamak için uzun süreli salgının bilimsel bir tanımını geliştirmek ve ardından onu yönetme ve tedavi etme yollarını tanımlamak gerekiyor. İngiliz tıp dergisi British Medical Journal (BMJ) 7 Eylül 2020’de, yeni salgınla başa çıkmak için önerilen stratejilerle birlikte "uzun süreli kovid" tanımı, teşhisi ve yönetimi konusunda sanal bir seminere katılan uzman bir ekibin kararlaştırdıklarının özetini yayımladı. Buna göre insanların yaklaşık yüzde 10'u Kovid-19 ile enfekte olduktan sonra uzun süreli bir hastalıktan şikayet ediyor. Bunların birçoğu kapsamlı desteğin ve dinlenmenin yanı sıra semptomatik tedavi ve hareketlilikte kademeli bir artışla kendiliğinden (yavaş da olsa) iyileşiyor.

Tanım
Söz konusu çalışmaya katılan uzmanlardan olan Southampton Üniversitesi'nden Halk Sağlığı Profesörü Dr. Nesrin Elvan, kişisel deneyimlerine de yer verdiği açıklamasında “Uzun süreli Kovid”i semptomların görülmeye başlamasıyla birlikte haftalar veya aylar geçse de iyileşmeyen bir hastalık olarak tanımladı. 
Dr. Elvan, Kovid-19 hastalığından muzdarip çoğu insanda şiddetli yorgunluk, öksürük, nefes darlığı, kas ve vücut ağrısı, göğüste ağırlık veya baskı hissi, ciltte döküntü, çarpıntı, ateş, baş ağrısı, ishal ve karıncalanma hissi gibi çok çeşitli semptomlar görüldüğünü belirtti.

Hastalığın dalgalı olması
“Uzun süreli Kovid” hastalığının en önemli ve en yaygın özelliği, iyileşme hissi yaşatması ile hastalığın semptomlarının geri dönmesi arasında dalgalı bir durum olması. Dr. Elvan bu dalgalanmaları sadece Kovid-19 hastası için değil, ona eşlik eden ve iyileşmesini bekleyenler için de sürekli bir hayal kırıklığı yaşatan bir döngü olarak tanımlıyor.
Diğer taraftan, Liverpool Tropikal Tıp Okulu’nun Küresel Sağlık için Kanıt Sentezi Merkezi'nin Direktörü olarak görev yapan, ayrıca Cochrane Bulaşıcı Hastalıklar Grubu'nda koordinasyon editörü ve Kovid-19 alanında kişisel deneyime sahip olan Profesör Paul Garner, Uzun Süreli Kovid’e ilişkin tanımlamasında hastalığın bulaşan kişilerde ilk iki ayda sürekli tekrarlanan ataklara neden olduğunu söyledi. Garner, sonraki dört ayda atakların azalarak sürekli yorgunluk durumunun ortaya çıktığını, bu durumda hastaya yardım etmenin zor olduğunu belirterek Uzun Süreli Kovid’i “Çok ilginç bir hastalık” olarak tanımladı. 
Londra Imperial College'den Profesör ve Kardiyolog Danışmanı olan Dr. Nicholas Peters da hastalığı şiddetli geçirenlerde bir dereceye kadar iyileşme sağlandıktan sonra virüsün bazı şiddetli etkilerinin devam ettiğini, buna karşılık başından itibaren nispeten hafif etkilenenlerde ise hastalığın etkilerinin sürdüğünü vurguladı.

Semptomlara dair yeni bir çalışma
King's College London'da Genetik Epidemiyoloji Profesörü ve “BMJ” dergisinde (BMJ2020; 370) yayınlanan Kovid Semptomları Çalışması’nı (Covid Symptom Study) yürüten Profesör Tim Spector, semptomlarla ilgili yakın zamanda yapılan söz konusu çalışmada yer alan ekibinin, hastalığın klinik tahmini için bir araç olarak kullanılabilecek Kovid-19’a dair 6 grup semptom belirlediğini aktardı.
Bunlardan ikisi, hastalığın seyrinde neler olabileceğini erken tahmin etmenin olası bir yolunu gösteren “Uzun Süreli Kovid” semptomlarıyla ilişkilendirildi. İlk haftada sürekli öksürük, boğuk ses, baş ağrısı, ishal, iştahsızlık ve nefes darlığı çekenlerin uzun süreli semptomlar geliştirme olasılığının iki ila üç kat fazla olduğu kaydedildi. Çalışmada ulaşılan veriler, uzun süreli koronavirüsün erkeklere göre kadınlar arasında iki kat daha yaygın olduğunu ve virüsle enfekte olanların yaş ortalamasının "Kısa Süreli Kovid" denebilecek olanlara göre yaklaşık dört yaş daha büyük olduğunu gösterdi. Ayrıca çalışmada hastalığın farklı yaş gruplarına göre farklı semptomlara neden olduğu ve bu nedenle gençlerde 65 yaş üstü kişilere göre farklı göstergeler olabileceği tespit edildi. Doktorlar, söz konusu sonuçlar sayesinde semptomları gruplara ayırabilecek ve bu bilgiler ışığında hastalık üzerinde çalışabilecekler. Bu durum, yüksek riskli gruplar için erken müdahalelerin yapılmasına yardımcı olacağı için son derece önemli olarak görülüyor.
Çalışmanın sonuçları, yorgunluğun üç haftadan sonra semptom geliştiren kişilerde en yaygın görülen özellik olduğunu ve üç haftadan uzun süren belirtiler gösteren kişilerin yaklaşık yüzde 80'inin ilk günlerini iyi geçirdiklerini, ardından kötüleştiklerini gösterdi.

Semptom grupları
Çalışmanın uygulaması, Health Technology ZOE ile iş birliği içinde King's College London tarafından geliştirildi. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç'ten 4 milyondan fazla kişide kaydedilen 6 grup semptom şu şekilde belirlendi:
1. Ateşsiz grip benzeri semptomlar: Ateşsiz - baş ağrısı, koku kaybı, kas ağrısı, öksürük, boğazda iltihaplanma, göğüs ağrısı.
2. Ateşin de görüldüğü grip benzeri semptomlar: Ateşle birlikte - baş ağrısı, koku alma kaybı, öksürük, boğazda iltihap, ses kısıklığı, iştahsızlık.
3. Gastrointestinal-baş ağrısı: Baş ağrısı, koku alma duyusu kaybı, iştahsızlık, ishal, boğaz tıkanıklığı, göğüs ağrısı ve öksürüğün olmaması.
4. Şiddetli birinci seviye yorgunluk: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, öksürük, ateş, ses kısıklığı, göğüs ağrısı, yorgunluk.
5. Şiddetli ikinci seviye bilinç bulanıklığı: Baş ağrısı, koku kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğazda iltihap, göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı.
6. Şiddetli üçüncü seviye, karın ve solunum yolları: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğaz ve göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı, nefes almada zorluk, ishal, karın ağrısı.

Gruplardaki farklılıklar
Araştırmacılar, ilk gruptakilerin yüzde 1,5'inin ve ikinci gruptakilerin yüzde 4,4'ünün solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiler. Üçüncü gruptakiler daha güçlü gastrointestinal semptomlar gösterirken yüzde 3,7 oranında solunum desteğine ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte, yakınlarının hastane ziyaret oranı üçüncü grupta (yüzde 23,6) ilk iki gruba (yüzde 16,0 ve yüzde 17,5) göre daha yüksek.
Grup 4, 5 ve 6'da solunum desteğine ihtiyaç yüzde 8,6, yüzde 9,9 ve yüzde 19,8 ile sıralanıyor. Bu gruplarda hastalık daha şiddetli semptomlar gösteriyor. Altıncı gruptaki hastaların yaklaşık yarısının (yüzde 45), ilk gruptaki hastaların ise sadece yüzde 16'sının hastaneye kaldırıldığı kaydediliyor.
Çalışmada, grup 4, 5 veya 6 semptomları olan kişilerin daha yaşlı ve daha fazla risk taşıdığı, aşırı kilolu olma olasılığının daha yüksek olduğu, grup 1, 2 veya 3’teki semptomları gösterenlerin diyabet veya akciğer hastalığı gibi önceden var olan rahatsızlıklara sahip olduğu tespit edildi.
Çalışmanın başındaki isim olan Tim Spector şu bilgileri verdi:
“Çalışmanın sonuçları Kovid-19’a karşı sahip olduğumuz en güçlü araç niteliğinde. Vakaların erken tahmin edilerek hastanın hangi grupta yer aldığını ve solunum desteği için hastanede yoğun bakıma ihtiyaç duyup duymadığını anlamak veya sadece oksijen ve kan şekeri seviyelerini izlemek gibi destek ve erken müdahale olanağı bulunup bulunmadığını anlamamızı sağlıyor.”
Spector çalışmanın ayrıca evde basit bakım hizmetleri sunarak hastaneye gelişleri azaltmaya ve hayat kurtarmaya da yardımcı olacağını vurguladı.

"Uzun Süreli Kovid" ile başa çıkmak için önerilen stratejiler
Oxford Üniversitesi Birinci Basamak Sağlık Bilimleri Nuffield Bölümü’nde Temel Sağlık Hizmetleri Profesörü Dr. Trisha Greenhalgh ve uzun süreli Kovid-19 kliniğinde çalışan solunum sistemi danışmanı olan Dr. Dr Matthew J Knight birinci basamakta Kovid-19 ile başa çıkmak için bir protokol hazırladı. Kısa süre önce British Medical Journal'da (BMJ 2020; 370: m3026) yayımlanan liste, tüm doktorların kullanımına sunuldu.
Kovid-19 ile akut enfeksiyondan sonraki durum, atakların iyileşmesi geciken ve normal bir hastanede tedavi edilenlerin kapsamlı bir klinik değerlendirmesini gerektiren çok sistemli bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Söz konusu hastalar genelde kan pıhtılaşması komplikasyonları gösterenler, belirsiz bir klinik tabloya sahip olanlar ve yorgunluk ve nefes darlığından şikayet edenler olarak 3 gruba ayrılıyor. Ayrıca üçüncü gruptakilerin yoğun bakıma alınan Kovid-19 hastaları için özel bir rehabilitasyona ihtiyaç duydukları belirtiliyor.
Bu aşamanın başllıca gereklilikleri ise şöyle sıralanıyor:
-Doktorların hastayı dinlemesi, semptomlarının nasıl değiştiğine ve dalgalandığına dair durumu belgelemesi, uzman merkeze sevk edilmesi gerektiğini düşündüren semptomlar konusunda onları uyarması gibi klinik becerilere sahip olduklarından emin olmak. Çalışmaya göre "Uzun Süreli kovid” kliniklerine sevk edilen birçok hasta her ne kadar yavaş iyileşiyor olsa da bazılarının acil olarak birinci basamaktan sevk edilme ihtiyacı bulunmuyor. İyileşme kademeli olacağından eğer bu durum gerçekleşmezse, özel testler ve yakın izleme için bir sevk yapılması söz konusu olacak.
-Kovid-19’a yakalanan bir kişi, yaşam tarzına hakim olmalı, yorgunluğuna veya diğer semptomlara neyin sebep olduğunu öğrenmeli ve virüsün üstesinden gelmek için bu sebeplerden kaçınmaya çalışmalıdır. Virüsü kabullenmek ve mücadele etmek bu durumu biraz daha kolaylaştırabilir.
-Daha geniş ölçekte, uzun süreli koronavirüs vakaları, Kovid-19 istatistiklerine dahil edilmeli.
-Uzun süreli koronavirüsün doğrulanan test sonuçları ve ölümlerle aynı şekilde tanımlanması ve ölçülmesi gerekli.
-Kalıcı semptomları olan hastaların nasıl iyileştirilebileceği konusunda daha iyi rehberlik geliştirmek için uzmanları birlikte çalışmaya davet etmek zorunlu. Burada disiplinler arası hızlı bir iletişim isteniyor.
-Toplum sağlığı alanında istişareler gerçekleştirmeye devam edilmesi önemini koruyor.



Miley Cyrus adını değiştirdi

Cyrus, geçen ay "aşk hikayesi" diye tanımladığı yeni albümü hakkında ipucu vermişti (AFP)
Cyrus, geçen ay "aşk hikayesi" diye tanımladığı yeni albümü hakkında ipucu vermişti (AFP)
TT

Miley Cyrus adını değiştirdi

Cyrus, geçen ay "aşk hikayesi" diye tanımladığı yeni albümü hakkında ipucu vermişti (AFP)
Cyrus, geçen ay "aşk hikayesi" diye tanımladığı yeni albümü hakkında ipucu vermişti (AFP)

Yeni müzik çalışmalarının yolda olduğuna dair ipuçları veren Miley Cyrus, görünüşe göre sahne adını değiştirdi.

33 yaşındaki sanatçı, pazartesi günü Instagram'da kırmızı tonların hakim olduğu bir fotoğrafını paylaşarak gönderisine tek kelimelik bir not düştü:

MILEY.

Tam adını Google'da aradığınızda ise arama motoru özel bir düzeltme öneriyor:

Şunu mu demek istediniz... sadece: miley

Bu değişiklik, hayranların geçen mayısta yayımlanan Something Beautiful'dan sonra sanatçının 10. stüdyo albümünü beklerken yaşandı.

Cyrus, geçen ay Wonderland dergisi için Bıçak Sırtı (Blade Runner) ve Kill Bill yıldızı Daryl Hannah'yla yaptığı söyleşide yeni albümü hakkında ipuçları vermişti.
 

scdfergt
Miley Cyrus, Instagram'da yeni tek isimli dönemini duyurdu ve gönderiye sadece "MILEY" yazdı (miley/Instagram)
csdfvghy
Google artık Cyrus'ın tam adını ararken sadece "Miley"yi öneriyor (Google)
cdfrgtbhy
Miley'nin Instagram hesabı (miley/Instagram)

Cyrus, oyuncuya "Bu albüm bir aşk hikayesi ama aşk hikayeleri asla tek boyutlu olmaz. Her zaman katmanlıdır" dedi.

Albümün başından sonuna uzanan romantik bir damar kesinlikle var çünkü tüm albümlerim gibi bu da hayatımın hangi noktasında olduğumu yansıtıyor. Ancak bu albüm benim için özellikle anlamlı çünkü bu duygu hayatımın farklı dönemlerinde de benimle kaldı. Bu, daha önce pek deneyimlemediğim bir şeydi. Son üç albümümde huzurlu bir aşk teması ön plana çıktı. Yalnızca başka biriyle paylaştığım sevgi değil, kendime karşı hissetmeyi öğrendiğim sevgi de. Bu muhtemelen en büyük evrim oldu. Kendinizle olan ilişkiniz değiştiğinde, etrafınızdaki her ilişki de değişir. Bence bu albüm her ikisini de eşit derecede kutluyor.

Bu gelişme, Cyrus'ın vaftiz annesi Dolly Parton'ın ölümünün üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden yaşandı.

Şarkıcı, Tennessee'nin Nashville kentinde 80 yaşında hayatını kaybetti. Ailesi, hangi tür olduğu açıklanmayan bir kanserle "kısa süreli bir mücadele" verdiğini belirtti.

Haberin ardından Cyrus, country müziğinin efsanevi ismi için Instagram'da duygusal bir anma mesajı paylaşarak şunları yazmıştı:

Dolly Teyzemi kaybetmenin yarattığı duygular, paylaşmayı doğru bulduğum sınırların ötesinde. En özel ve kutsal anlarımız yalnızca bize aitti; sahne arkasında, ihtişamın ardında ve kalplerimizin arasında kalmaya devam edecekler. Bildiğim şey şu ki, Dolly bunu hissetmemi, bunun hakkında bir şarkı yazmamı ve sonra yola devam edip güçlü olmamı isterdi. Yanımda bir melek var. Her vardı. Son konuşmalarımızdan biri müzik ve dönüşüm hakkındaydı. Onu her zaman seveceğim ve onu gururlandırmak istiyorum.

Sözlerini şöyle tamamladı:

Onu derinden özleyecek ailesi, arkadaşları ve tüm dünya için kalbim parçalanıyor. Bu hepimizin kaybı ve onu en güzel şeylerde göreceğiz.

Independent Türkçe


Usta yönetmenle Paul Mescal'ın arasını Gladyatör 2 fiyaskosu mu açtı?

30 yaşındaki İrlandalı aktör Paul Mescal, Gladyatör 2'de Lucilla ve Maximus'un gizli oğlu Lucius Verus rolündeydi (Paramount Pictures, DreamWorks Pictures)
30 yaşındaki İrlandalı aktör Paul Mescal, Gladyatör 2'de Lucilla ve Maximus'un gizli oğlu Lucius Verus rolündeydi (Paramount Pictures, DreamWorks Pictures)
TT

Usta yönetmenle Paul Mescal'ın arasını Gladyatör 2 fiyaskosu mu açtı?

30 yaşındaki İrlandalı aktör Paul Mescal, Gladyatör 2'de Lucilla ve Maximus'un gizli oğlu Lucius Verus rolündeydi (Paramount Pictures, DreamWorks Pictures)
30 yaşındaki İrlandalı aktör Paul Mescal, Gladyatör 2'de Lucilla ve Maximus'un gizli oğlu Lucius Verus rolündeydi (Paramount Pictures, DreamWorks Pictures)

Ridley Scott ve Paul Mescal arasında gerginlik yaşandığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

Oscar adayı yönetmenin, Euphoria'yla tanınan Jacob Elordi'yi başrole taşıyan son filmi Köpek ve Yıldızlar (The Dog Stars) vizyona girdi. 

Filmin gösterime girmesiyle hayranlar, çekimler başlamadan projeden ayrılan Paul Mescal başrolde kalsaydı nasıl bir yapım ortaya çıkacağını tartışmaya başladı.

Ödüllü dizi Normal People'la çıkış yakalayan Mescal'ın, kıyamet sonrası macera filminde Gladyatör 2 (Gladiator II) yönetmeni Scott'la yeniden çalışması planlanıyordu. Ancak Mescal'ın çekim takvimi projeyle uyuşmadı.

Puck yazarı Matt Belloni ise Mescal'ın projeden ani ayrılışının arkasında başka bir neden bulunduğunu öne sürdü. Haberde, Scott'ın Gladyatör 2'nin gişede beklentilerin altında kalmasından Mescal'ı sorumlu tuttuğu iddia edildi. Yönetmenin ayrıca oyuncuyu yeterince "eril" bulmadığı ve bu nedenle rolü son anda bir diğer Oscar adayı Jacob Elordi'ye verdiği öne sürüldü.

Ridley Scott cephesinden yalanlama

Scott'ın temsilcisi, Entertainment Weekly'ye yaptığı açıklamada sözkonusu iddiaları kesin bir dille yalanladı. 

Temsilci "Bu iddia kesinlikle doğru değil" dedikten sonra şöyle devam etti:

Ridley, Paul'u çok seviyor ve Gladyatör 2'deki harika işbirliğinin ardından Köpek ve Yıldızlar'da da onunla çalışacağı için heyecan duyuyordu. Ne yazık ki Paul'un başka bir film için katılması gereken provalar, Ridley'nin filminde rol almasına engel oldu.

Temsilci ayrıca, "Ridley, Paul'la çalışma fırsatını kaçırdığı için üzülse de rolün hakkını veren Jacob'la çalışmış olmaktan son derece memnun" dedi.

Mescal'ın Köpek ve Yıldızlar'dan ayrılması daha önce, Sam Mendes'in Beatles üyelerini konu alan 4 filmlik serisinde Paul McCartney'yi canlandıracak olmasına bağlanmıştı.

Scott da 2024'te Amerika Yönetmenler Birliği'nin bir etkinliğinde, Mescal'ın Mendes'in Beatles filmlerinde rol alacağını ağzından kaçırmış ve bu nedenle oyuncuyla Köpek ve Yıldızlar'da muhtemelen çalışamayacaklarını söylemişti. Scott o dönemde, "Paul'un takvimi dolu, sırada Beatles projesi var. Bu yüzden onu azat etmek zorunda kalabilirim" demişti.

Gladyatör 2 dünya çapında 462 milyon dolar hasılat elde etse de yapım bütçesinin 300 milyon doları aştığı, ayrıca film için yüksek miktarda pazarlama harcaması yapıldığı bildirilmişti.

Bağımsız projelerle rüştünü ispatladıktan sonra ilk kez bu ölçekte bir yapımda başrol üstlenen Mescal'ın performansı eleştirmenleri ikiye bölse de Scott, oyuncusuna duyduğu güveni her fırsatta dile getirmişti.

88 yaşındaki Scott, filmin vizyona girmesinden önce yaptığı açıklamada, "İşim gereği sürekli beni çileden çıkaran şüphecilerle uğraşıyorum. Ancak Formula 1 aracını pistte defalarca kullanmış biri olarak virajları nasıl alacağımı çok iyi biliyorum" demişti.

Yönetmen ayrıca Mescal'ın performansının, ilk filmle Oscar kazanan Russell Crowe'unkiyle "boy ölçüşebilecek düzeyde" olduğunu söylemişti.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, World of Reel, LadBible, Puck


Matthew Perry'nin hayatı Netflix belgeseliyle ekrana taşınıyor

Matthew Perry'nin Friends'de canlandırdığı Chandler Bing, Courteney Cox'un hayat verdiği Monica Geller karakteriyle 7. sezonun sonunda evlenmişti (NBC)
Matthew Perry'nin Friends'de canlandırdığı Chandler Bing, Courteney Cox'un hayat verdiği Monica Geller karakteriyle 7. sezonun sonunda evlenmişti (NBC)
TT

Matthew Perry'nin hayatı Netflix belgeseliyle ekrana taşınıyor

Matthew Perry'nin Friends'de canlandırdığı Chandler Bing, Courteney Cox'un hayat verdiği Monica Geller karakteriyle 7. sezonun sonunda evlenmişti (NBC)
Matthew Perry'nin Friends'de canlandırdığı Chandler Bing, Courteney Cox'un hayat verdiği Monica Geller karakteriyle 7. sezonun sonunda evlenmişti (NBC)

Friends yıldızı Matthew Perry'nin hayatını, kariyerini ve verdiği kişisel mücadeleleri anlatan üç bölümlük The One About Matthew Perry adlı belgesel, 27 Ekim'de Netflix'te yayımlanacak.

Belgeselde, Perry ailesinin özel arşivinden daha önce yayımlanmamış fotoğraf ve videolar da bulunuyor. Yapımın ana anlatıcılığını oyuncunun kız kardeşi Mia Perry Bowick üstleniyor.

Netflix'e göre belgesel, Perry'nin yükselen bir komedi yıldızıyken tüm dünyanın "en sevdiği Friends karakteri" olarak bağrına bastığı bir isme dönüşmesini anlatıyor. Yapım aynı zamanda oyuncunun özel hayatında verdiği mücadelelere dair samimi ayrıntıları gün yüzüne çıkarırken, dürüstlüğü ve yarattığı farkındalıkla geride bıraktığı mirası da onurlandırıyor.

Friends oyuncularının belgeselde yer alıp almayacağı henüz bilinmiyor. Ancak Netflix, yapımda Perry'nin hayatı boyunca yanında olan yakın arkadaşlarının ve birlikte üretim yaptığı çalışma arkadaşlarının anlatımlarına yer verildiğini belirtiyor.

Çocuk Programlarının Karanlık Yüzü'yle (Quiet on Set: The Dark Side of Kids TV) tanınan Mary Robertson, projenin yönetmenliğini ve yönetici yapımcılığını üstleniyor. 

Mia Perry Bowick, belgeselle ilgili duygularını şu sözlerle anlattı:

Bu anıları ve Matthew'yu hayatının tüm karmaşasıyla sevmenin nasıl bir his olduğunu paylaşmaya hazır hissetmem zaman aldı. Onu sadece Chandler olarak ya da sadece bağımlılıkla mücadele eden biri olarak değil, tüm yönleriyle görmesini istedim. Kız kardeşi olarak, bugün olduğum kişiyi, olmak istediğim insanı ve hayatımı adadığım işi o şekillendirdi. Matthew'nun kocaman bir kalbi ve cömert bir ruhu vardı. En karanlık anlarında bile sizi güldürür, sevildiğinizi hissettirirdi. Umarım bu belgesel, onu seven herkesin Matthew'nun gerçekte nasıl biri olduğunu ve geride bıraktığı mirası daha iyi anlamasını sağlar.

Yönetmen Robertson ise, "Matthew Perry çağımızın komedi dehalarından biriydi" diyerek ekledi: 

Rol aldığı çok sayıda film, dizi ve tiyatro yapımının yanı sıra unutulmaz Chandler Bing karakteriyle de milyonlarca insanı güldürdü, insanları birbirine yakınlaştırdı ve kendilerini daha az yalnız hissetmelerini sağladı. Ayrıca bağımlılıkla mücadelesini açıkça anlatarak bu konudaki farkındalığın artmasına önemli katkıda bulundu. Ancak kamuoyunun bildikleri, onun hikayesinin yalnızca bir kısmından ibaretti. Bu belgeseli yapmaya karar vermemizin nedeni de tam olarak buydu: Matthew'yu tanıyan ve seven insanlara, kamuoyunun tanıdığı ismin ardındaki gerçek Matthew'yu anlatma fırsatı vermek.

Matthew Perry, Ekim 2023'te evindeki jakuzide 54 yaşında hayatını kaybetmişti. Adli tıp raporunda ölümün başlıca nedeni "ketaminin akut etkileri" diye belirlenirken, boğulmanın da ölüme katkıda bulunan etkenlerden biri olduğu açıklanmıştı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter