Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?
TT

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Kovid-19 uzun süreli bir hastalığa mı dönüşecek?

Bilim adamları ve uzmanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Çin'in Vuhan kentinde, Aralık 2019'da ortaya çıkmasından bu yana 10 aydan fazla bir süre geçmesi ve henüz bir tedavi veya aşı geliştirilememesi nedeniyle uzun süreli bir hastalığa dönüşüp dönüşmeyeceğini sorgulamaya başladı.

Uzun süreli salgın
Bunu anlamak için uzun süreli salgının bilimsel bir tanımını geliştirmek ve ardından onu yönetme ve tedavi etme yollarını tanımlamak gerekiyor. İngiliz tıp dergisi British Medical Journal (BMJ) 7 Eylül 2020’de, yeni salgınla başa çıkmak için önerilen stratejilerle birlikte "uzun süreli kovid" tanımı, teşhisi ve yönetimi konusunda sanal bir seminere katılan uzman bir ekibin kararlaştırdıklarının özetini yayımladı. Buna göre insanların yaklaşık yüzde 10'u Kovid-19 ile enfekte olduktan sonra uzun süreli bir hastalıktan şikayet ediyor. Bunların birçoğu kapsamlı desteğin ve dinlenmenin yanı sıra semptomatik tedavi ve hareketlilikte kademeli bir artışla kendiliğinden (yavaş da olsa) iyileşiyor.

Tanım
Söz konusu çalışmaya katılan uzmanlardan olan Southampton Üniversitesi'nden Halk Sağlığı Profesörü Dr. Nesrin Elvan, kişisel deneyimlerine de yer verdiği açıklamasında “Uzun süreli Kovid”i semptomların görülmeye başlamasıyla birlikte haftalar veya aylar geçse de iyileşmeyen bir hastalık olarak tanımladı. 
Dr. Elvan, Kovid-19 hastalığından muzdarip çoğu insanda şiddetli yorgunluk, öksürük, nefes darlığı, kas ve vücut ağrısı, göğüste ağırlık veya baskı hissi, ciltte döküntü, çarpıntı, ateş, baş ağrısı, ishal ve karıncalanma hissi gibi çok çeşitli semptomlar görüldüğünü belirtti.

Hastalığın dalgalı olması
“Uzun süreli Kovid” hastalığının en önemli ve en yaygın özelliği, iyileşme hissi yaşatması ile hastalığın semptomlarının geri dönmesi arasında dalgalı bir durum olması. Dr. Elvan bu dalgalanmaları sadece Kovid-19 hastası için değil, ona eşlik eden ve iyileşmesini bekleyenler için de sürekli bir hayal kırıklığı yaşatan bir döngü olarak tanımlıyor.
Diğer taraftan, Liverpool Tropikal Tıp Okulu’nun Küresel Sağlık için Kanıt Sentezi Merkezi'nin Direktörü olarak görev yapan, ayrıca Cochrane Bulaşıcı Hastalıklar Grubu'nda koordinasyon editörü ve Kovid-19 alanında kişisel deneyime sahip olan Profesör Paul Garner, Uzun Süreli Kovid’e ilişkin tanımlamasında hastalığın bulaşan kişilerde ilk iki ayda sürekli tekrarlanan ataklara neden olduğunu söyledi. Garner, sonraki dört ayda atakların azalarak sürekli yorgunluk durumunun ortaya çıktığını, bu durumda hastaya yardım etmenin zor olduğunu belirterek Uzun Süreli Kovid’i “Çok ilginç bir hastalık” olarak tanımladı. 
Londra Imperial College'den Profesör ve Kardiyolog Danışmanı olan Dr. Nicholas Peters da hastalığı şiddetli geçirenlerde bir dereceye kadar iyileşme sağlandıktan sonra virüsün bazı şiddetli etkilerinin devam ettiğini, buna karşılık başından itibaren nispeten hafif etkilenenlerde ise hastalığın etkilerinin sürdüğünü vurguladı.

Semptomlara dair yeni bir çalışma
King's College London'da Genetik Epidemiyoloji Profesörü ve “BMJ” dergisinde (BMJ2020; 370) yayınlanan Kovid Semptomları Çalışması’nı (Covid Symptom Study) yürüten Profesör Tim Spector, semptomlarla ilgili yakın zamanda yapılan söz konusu çalışmada yer alan ekibinin, hastalığın klinik tahmini için bir araç olarak kullanılabilecek Kovid-19’a dair 6 grup semptom belirlediğini aktardı.
Bunlardan ikisi, hastalığın seyrinde neler olabileceğini erken tahmin etmenin olası bir yolunu gösteren “Uzun Süreli Kovid” semptomlarıyla ilişkilendirildi. İlk haftada sürekli öksürük, boğuk ses, baş ağrısı, ishal, iştahsızlık ve nefes darlığı çekenlerin uzun süreli semptomlar geliştirme olasılığının iki ila üç kat fazla olduğu kaydedildi. Çalışmada ulaşılan veriler, uzun süreli koronavirüsün erkeklere göre kadınlar arasında iki kat daha yaygın olduğunu ve virüsle enfekte olanların yaş ortalamasının "Kısa Süreli Kovid" denebilecek olanlara göre yaklaşık dört yaş daha büyük olduğunu gösterdi. Ayrıca çalışmada hastalığın farklı yaş gruplarına göre farklı semptomlara neden olduğu ve bu nedenle gençlerde 65 yaş üstü kişilere göre farklı göstergeler olabileceği tespit edildi. Doktorlar, söz konusu sonuçlar sayesinde semptomları gruplara ayırabilecek ve bu bilgiler ışığında hastalık üzerinde çalışabilecekler. Bu durum, yüksek riskli gruplar için erken müdahalelerin yapılmasına yardımcı olacağı için son derece önemli olarak görülüyor.
Çalışmanın sonuçları, yorgunluğun üç haftadan sonra semptom geliştiren kişilerde en yaygın görülen özellik olduğunu ve üç haftadan uzun süren belirtiler gösteren kişilerin yaklaşık yüzde 80'inin ilk günlerini iyi geçirdiklerini, ardından kötüleştiklerini gösterdi.

Semptom grupları
Çalışmanın uygulaması, Health Technology ZOE ile iş birliği içinde King's College London tarafından geliştirildi. Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç'ten 4 milyondan fazla kişide kaydedilen 6 grup semptom şu şekilde belirlendi:
1. Ateşsiz grip benzeri semptomlar: Ateşsiz - baş ağrısı, koku kaybı, kas ağrısı, öksürük, boğazda iltihaplanma, göğüs ağrısı.
2. Ateşin de görüldüğü grip benzeri semptomlar: Ateşle birlikte - baş ağrısı, koku alma kaybı, öksürük, boğazda iltihap, ses kısıklığı, iştahsızlık.
3. Gastrointestinal-baş ağrısı: Baş ağrısı, koku alma duyusu kaybı, iştahsızlık, ishal, boğaz tıkanıklığı, göğüs ağrısı ve öksürüğün olmaması.
4. Şiddetli birinci seviye yorgunluk: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, öksürük, ateş, ses kısıklığı, göğüs ağrısı, yorgunluk.
5. Şiddetli ikinci seviye bilinç bulanıklığı: Baş ağrısı, koku kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğazda iltihap, göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı.
6. Şiddetli üçüncü seviye, karın ve solunum yolları: Baş ağrısı, koku alma duyusunun kaybı, iştahsızlık, öksürük, ateş, ses kısıklığı, boğaz ve göğüs ağrısı, yorgunluk, bilinç bulanıklığı, kas ağrısı, nefes almada zorluk, ishal, karın ağrısı.

Gruplardaki farklılıklar
Araştırmacılar, ilk gruptakilerin yüzde 1,5'inin ve ikinci gruptakilerin yüzde 4,4'ünün solunum desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiler. Üçüncü gruptakiler daha güçlü gastrointestinal semptomlar gösterirken yüzde 3,7 oranında solunum desteğine ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte, yakınlarının hastane ziyaret oranı üçüncü grupta (yüzde 23,6) ilk iki gruba (yüzde 16,0 ve yüzde 17,5) göre daha yüksek.
Grup 4, 5 ve 6'da solunum desteğine ihtiyaç yüzde 8,6, yüzde 9,9 ve yüzde 19,8 ile sıralanıyor. Bu gruplarda hastalık daha şiddetli semptomlar gösteriyor. Altıncı gruptaki hastaların yaklaşık yarısının (yüzde 45), ilk gruptaki hastaların ise sadece yüzde 16'sının hastaneye kaldırıldığı kaydediliyor.
Çalışmada, grup 4, 5 veya 6 semptomları olan kişilerin daha yaşlı ve daha fazla risk taşıdığı, aşırı kilolu olma olasılığının daha yüksek olduğu, grup 1, 2 veya 3’teki semptomları gösterenlerin diyabet veya akciğer hastalığı gibi önceden var olan rahatsızlıklara sahip olduğu tespit edildi.
Çalışmanın başındaki isim olan Tim Spector şu bilgileri verdi:
“Çalışmanın sonuçları Kovid-19’a karşı sahip olduğumuz en güçlü araç niteliğinde. Vakaların erken tahmin edilerek hastanın hangi grupta yer aldığını ve solunum desteği için hastanede yoğun bakıma ihtiyaç duyup duymadığını anlamak veya sadece oksijen ve kan şekeri seviyelerini izlemek gibi destek ve erken müdahale olanağı bulunup bulunmadığını anlamamızı sağlıyor.”
Spector çalışmanın ayrıca evde basit bakım hizmetleri sunarak hastaneye gelişleri azaltmaya ve hayat kurtarmaya da yardımcı olacağını vurguladı.

"Uzun Süreli Kovid" ile başa çıkmak için önerilen stratejiler
Oxford Üniversitesi Birinci Basamak Sağlık Bilimleri Nuffield Bölümü’nde Temel Sağlık Hizmetleri Profesörü Dr. Trisha Greenhalgh ve uzun süreli Kovid-19 kliniğinde çalışan solunum sistemi danışmanı olan Dr. Dr Matthew J Knight birinci basamakta Kovid-19 ile başa çıkmak için bir protokol hazırladı. Kısa süre önce British Medical Journal'da (BMJ 2020; 370: m3026) yayımlanan liste, tüm doktorların kullanımına sunuldu.
Kovid-19 ile akut enfeksiyondan sonraki durum, atakların iyileşmesi geciken ve normal bir hastanede tedavi edilenlerin kapsamlı bir klinik değerlendirmesini gerektiren çok sistemli bir hastalık olarak kabul ediliyor.
Söz konusu hastalar genelde kan pıhtılaşması komplikasyonları gösterenler, belirsiz bir klinik tabloya sahip olanlar ve yorgunluk ve nefes darlığından şikayet edenler olarak 3 gruba ayrılıyor. Ayrıca üçüncü gruptakilerin yoğun bakıma alınan Kovid-19 hastaları için özel bir rehabilitasyona ihtiyaç duydukları belirtiliyor.
Bu aşamanın başllıca gereklilikleri ise şöyle sıralanıyor:
-Doktorların hastayı dinlemesi, semptomlarının nasıl değiştiğine ve dalgalandığına dair durumu belgelemesi, uzman merkeze sevk edilmesi gerektiğini düşündüren semptomlar konusunda onları uyarması gibi klinik becerilere sahip olduklarından emin olmak. Çalışmaya göre "Uzun Süreli kovid” kliniklerine sevk edilen birçok hasta her ne kadar yavaş iyileşiyor olsa da bazılarının acil olarak birinci basamaktan sevk edilme ihtiyacı bulunmuyor. İyileşme kademeli olacağından eğer bu durum gerçekleşmezse, özel testler ve yakın izleme için bir sevk yapılması söz konusu olacak.
-Kovid-19’a yakalanan bir kişi, yaşam tarzına hakim olmalı, yorgunluğuna veya diğer semptomlara neyin sebep olduğunu öğrenmeli ve virüsün üstesinden gelmek için bu sebeplerden kaçınmaya çalışmalıdır. Virüsü kabullenmek ve mücadele etmek bu durumu biraz daha kolaylaştırabilir.
-Daha geniş ölçekte, uzun süreli koronavirüs vakaları, Kovid-19 istatistiklerine dahil edilmeli.
-Uzun süreli koronavirüsün doğrulanan test sonuçları ve ölümlerle aynı şekilde tanımlanması ve ölçülmesi gerekli.
-Kalıcı semptomları olan hastaların nasıl iyileştirilebileceği konusunda daha iyi rehberlik geliştirmek için uzmanları birlikte çalışmaya davet etmek zorunlu. Burada disiplinler arası hızlı bir iletişim isteniyor.
-Toplum sağlığı alanında istişareler gerçekleştirmeye devam edilmesi önemini koruyor.



Ford yapay zekaya güvenip işten çıkardığı çalışanları geri aldı

(Reuters)
(Reuters)
TT

Ford yapay zekaya güvenip işten çıkardığı çalışanları geri aldı

(Reuters)
(Reuters)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Ford, yapay zekayı benimsemeye yönelik girişken stratejisinin ters tepmesinin ardından yüzlerce insan elemanı yeniden işe aldığını itiraf etti.

Otomatik sistemlerin yaptığı hataları gidermek isteyen ABD'li otomobil üreticisi, şirket içinde "gri sakallılar" diye anılan 350'den fazla deneyimli mühendisi son üç yıl içinde işe aldı.

Bloomberg'ün haberine göre, otomasyon sorunlarının şirkette milyarlarca dolarlık zarara yol açmasının ardından alınan bu personel kalite kontrollerini yönetirken, bazı çalışanlar ise yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesine ve eğitilmesine de yardımcı olacak.

Ford Baş İşletme Görevlisi Kumar Galhotra, "Otomatik kalite sistemlerine giderek daha fazla güveniyorduk ama istenen sonuçları alamıyorduk" diyor.

Teknik uzmanları geri getirdik ve onlar da bir parça üretim hattına ulaşmadan önce arıza noktalarını tespit etmeye başladı.

Ford, üretimi verimli hale getirmek ve kalite kontrol sorunlarını çözmek için yapay zeka destekli denetim sistemlerine giderek daha fazla bel bağlıyor ancak şirket, karmaşık sorunlarda yapay zekanın incelikli bir muhakeme yeteneğinden yoksun olduğunu kabul ediyor.

Ford, deneyimli mühendisleri yeniden işe aldıktan sonra kalite standartlarında belirgin bir iyileşme kaydetti.

Yeni araçların kalitesini ölçen yıllık bir otomotiv kıyaslama çalışması olan J.D. Power İlk Kalite Anketi'nin sonuncusuna göre Ford, ana akım markalar arasında birinci sırada yer alarak 16 yılın ardından ilk kez bu kilometre taşına ulaştı.

Ford, eski modellerinde kalite sorunları yaşamaya ve ABD'de araçlarını en çok geri çağıran otomobil üreticisi olmaya devam etse de şirket yöneticileri, bunu insanları yeniden işe almaktan ziyade, otomasyonla ilgili geçmiş sorunlara bağlıyor.

Şirket, yapay zeka kullanımından vazgeçmeyeceğini ancak bundan sonra bunu insan denetimi ve deneyimiyle birlikte kullanmayı planladığını belirtiyor.

Ford'un araç donanım mühendisliğinden sorumlu başkan yardımcısı Charles Poon, "Yapay zeka harika bir araç ancak eğitiminde kullanılan bilgiler başarısını belirliyor" diyor.

Önceki yıllarda, birçok ürün döngüsü boyunca bizimle birlikte olan en bilgili mühendislerimizin deneyimlerine gerektiği kadar önem vermedik.

Sadece yapay zekayı devreye sokup mevcut tasarım gereksinimlerimizi sisteme yükleyerek yüksek kaliteli bir ürün elde edebileceğimizi düşünerek hata yaptık.

Independent Türkçe, independent.co.uk/tech


Game of Thrones çılgınlığı bitiyor mu?

Gullet Savaşı, George R. R. Martin'in evreninde Ejderhaların Dansı diye bilinen Targaryen iç savaşı sırasındaki en kanlı deniz muharebesi (HBO)
Gullet Savaşı, George R. R. Martin'in evreninde Ejderhaların Dansı diye bilinen Targaryen iç savaşı sırasındaki en kanlı deniz muharebesi (HBO)
TT

Game of Thrones çılgınlığı bitiyor mu?

Gullet Savaşı, George R. R. Martin'in evreninde Ejderhaların Dansı diye bilinen Targaryen iç savaşı sırasındaki en kanlı deniz muharebesi (HBO)
Gullet Savaşı, George R. R. Martin'in evreninde Ejderhaların Dansı diye bilinen Targaryen iç savaşı sırasındaki en kanlı deniz muharebesi (HBO)

House of the Dragon'un son sezonunun izlenme rakamları açıklandı.

Warner Bros. Discovery, 3. sezonun ilk bölümünü ilk üç günde HBO ve HBO Max üzerinden izleyenlerin toplam sayısının 21,5 milyon kişiye ulaştığını duyurdu. 

Aynı süre zarfında 2. sezonun 23,4 milyon seyirciye eriştiği düşünüldüğünde bu yüzde 8'lik bir düşüş anlamına geliyor. 

Deadline, Game of Thrones öncülünün ilk sezonuyla 2. sezonu arasında da izleyici kaybına uğradığını hatırlatıyor. 

İlk sezonun seyircilerle buluştuğu gün 10 milyon kişi diziyi izlerken, 2. sezon 7,8 milyonluk bir açılış yapmıştı. 

Bu durum, Game of Thrones çılgınlığının azalarak bittiği yorumlarını kuvvetlendiriyor.

Variety, Dünya Kupası maçlarının dizinin eskisi kadar ilgi görmemesinde etkili olabileceğini bildiriyor.

Dizi sorumlusu Ryan Condal, geçen ay verdiği bir röportajda, sezonu açan Gullet Savaşı (The Battle of the Gullet) için son derece iddialı bir yorumda bulunarak, bunun "televizyon tarihinde çekilmiş tartışmasız en çılgın bölüm" olduğunu öne sürmüştü.

Rhaenyra Targaryen karakterini canlandıran Emma D'Arcy de "Bu sezon dizi son sürat başlıyor. İki sezondur ilmek ilmek örülen bir savaşın artık tüm şiddetiyle patlak verdiğini izleyeceğiz" sözleriyle beklentiyi yükseltmişti.

3. sezon Aemond Targaryen'in Demir Taht'ta oturduğu, Rhaenyra'nın ise ordusuna yeni ejderhalar katarak güçlendiği bir tabloda başlıyor. Savaşın dengelerini değiştirecek olan Gullet Savaşı'nda, Amiral Sharako Lohar komutasındaki Triarchy filosu, Velaryon ablukasını kırmak için harekete geçerken, Rhaenyra'nın oğlu Jace, ejderhasıyla donanmaya karşı gökyüzündeki yerini alıyor.

George R.R. Martin imzalı Ateş ve Kan'dan (Fire & Blood) uyarlanan ve Game of Thrones'tan 200 yıl öncesini anlatan dizide Gullet Savaşı, kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.

4 sezonda tamamlanması beklenen House of the Dragon'un 8 bölümlük 3. sezonu, Türkiye'de HBO Max ve TV+'ta 22 Haziran'da gösterilmeye başlandı. Her hafta yeni bir bölüm gelecek.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Eski aşçısı da Kylie Jenner'ı dava etti: Düşük yaptım

Kylie Jenner, eski özel aşçısının açtığı yeni bir davayla karşı karşıya (AFP)
Kylie Jenner, eski özel aşçısının açtığı yeni bir davayla karşı karşıya (AFP)
TT

Eski aşçısı da Kylie Jenner'ı dava etti: Düşük yaptım

Kylie Jenner, eski özel aşçısının açtığı yeni bir davayla karşı karşıya (AFP)
Kylie Jenner, eski özel aşçısının açtığı yeni bir davayla karşı karşıya (AFP)

Kylie Jenner'ın eski özel aşçısı şoke edici yeni bir davada, yoğun iş yükünün düşük yapmasında rol oynadığını iddia ediyor.

Los Angeles Times'a göre pazartesi günü Los Angeles Üst Mahkemesi'nde açılan davada 28 yaşındaki Jenner'ın eski özel aşçısının, uzun saatler çalışıp yorucu görevler üstlendikten sonra Şubat 2025'te düşük yaptığı iddia ediliyor. Dava dilekçesinde, işletme yönetim şirketi Tri Star da davalı olarak yer alıyor.

Los Angeles Times, şefin adını açıklamadı. Kadının avukatı Della Shaker, gazeteye şöyle konuştu: 

Ünlü olmak, kimseyi Kaliforniya'nın iş kanunlarından muaf tutmaz. Mahkemede delilleri sunmayı ve gerçeklerin kendilerini göstermesine izin vermeyi dört gözle bekliyoruz.

LA Times'ın incelediği dava dilekçesine göre özel şef, Kasım 2024'te Jenner'ın yanında çalışmak üzere işe alındığını ve ertesi ay, üç aylık hamile olduğundan "sağlığını korumak için makul düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu" amirlerine bildirdiğini söylüyor.

Ancak dava dilekçesine göre Jenner'ın eski aşçısı, yılbaşı gecesi hâlâ "ağır yiyecekleri caddenin karşısına ve yokuş yukarı yardım almadan taşımak zorunda kaldığını" ve bunun ardından "başının döndüğünü, boğulmaya ve nefes nefese kalmaya başladığını, destek istemek zorunda kaldığı güvenlik personelinin müdahale ederek kendisine su verip yardımcı olduğunu" öne sürüyor.

LA Times'a göre eski şef, Jenner'ın çocuğunun şubat başlarında Palm Springs'te düzenlenen doğum günü partisinde çalışırken kendisine "yeterli destek" sağlanmadığını iddia ediyor.

Dilekçede aşçının "yorgunluk ve dayanılmaz fiziksel zorlanma" nedeniyle "duygusal çöküş yaşadığı" ve akşam saatlerinde, "uzun süreli yoğun iş yükünün sonucunda vücudunun her yerinde aşırı fiziksel bitkinlik ve ağırlık hissettiği" savunuluyor.

Dilekçede, ertesi sabah kanama geçiren kadının acil servise gittiği ve burada, "doğmamış çocuğunu kaybettiğini" öğrendiği söyleniyor.

The Independent cevap hakkı için Tri Star ve Jenner'ın temsilcisiyle temasa geçti.

Konuyla ilgili yorum istenen Shaker, The Independent'a şunları söyledi: 

Yasalar; servet, nüfuz veya kamuoyundaki tanınırlığa bakılmaksızın herkese eşit uygulanır. Müvekkilimiz de Kaliforniya'daki her çalışana tanınan aynı korumayı hak ediyor.

Pazartesi günü açılan bu dava, Jenner'ın karşı karşıya kaldığı davaların sonuncusu. Nisanda da temizlikçileri birbirinden ayrı davalar açmıştı.

Eski temizlikçilerinden ilki Angelica Hernandez Vasquez, Jenner'ın Los Angeles'taki evinde diğer çalışanların "düşmanca ve dışlayıcı davranışlarına maruz kaldığını" ve Eylül 2024'ten Ağustos 2025'e kadar "toksik ve istismarcı bir ortamda" çalıştığını iddia ederek dava açmıştı.

Juana Delgado Soto da Jenner aleyhine ayrı bir dava dilekçesi sunarak ırk ayrımcılığı, kötü muamele, ücretlerin ödenmemesi ve kötü muameleyle ayrımcılığın önlenmemesi veya telafi edilmemesi gibi iddialarda bulunmuştu.

Independent Türkçe