Irak’ta aktivist kaçırıldı gösteriler alevlendi

Kaçırılan aktivist Sacid el Iraki (Facebook)
Kaçırılan aktivist Sacid el Iraki (Facebook)
TT

Irak’ta aktivist kaçırıldı gösteriler alevlendi

Kaçırılan aktivist Sacid el Iraki (Facebook)
Kaçırılan aktivist Sacid el Iraki (Facebook)

Irak’ın güneyindeki Zikar vilayetinin kent merkezi Nasıriye’de yeniden gösteriler düzenlendi. Nasıriye geçtiğimiz yıl Ekim ayında Irak’ta protesto hareketlerinin ana kalelerinden biri olup önümüzdeki ay gösterilerin birinci yılı vesilesiyle yeniden hareketlilik yaşayabilir. Nasıriye’de kimliği belirsiz silahlı bir grubun sivil aktivist Sacid el-Iraki’yi kaçırması ve arkadaşını yaralamasıyla yaşanan gerilim sebebiyle yeni gösteriler düzenleniyor.
Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, hükümetin, göstericiler sırasında güvenlik güçleri tarafından 500'den fazla kişinin öldürüldüğü ve yaklaşık 25 bin kişinin yaralandığı protesto hareketinin kurbanlarını anmak için başkent Bağdat ve Nasiriye'de  anıt yapma niyetini açıkladı.
Aktivistlere göre, Nasıriye şehri dün, göstericilerin Fırat Nehri üzerindeki iki yakayı birbirine bağlayan köprüleri kesmelerinin yanı sıra yerel yetkililere ve polise kaçırılan aktivistin serbest bırakılması için baskı yaptı.
Nasıriye’deki bazı göstericiler, başkent Bağdat’ta ABD hava güçleri tarafından öldürülen İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleyman ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis aşiret üyelerini, kaçırılma olayının arkasında olmakla suçluyor. Zikar polisi isi herhangi bir partiyi ve aşireti suçlamıyor.
Polis Amiri Tuğgeneral Hazım el Vaaili konuyla ilgili dün yaptığı açıklamada, sivil aktivistin kaçırılmasına neden olan faillerin yakalanması adına tüm güvenlik birimlerinin alarm durumuna geçtiğini söyledi. Amir, “Elimizdeki bilgiler, meydana gelen adam kaçırma olayının, tedavi gören ve hastaneden ayrılan Sacid el-Iraki'ye refakat eden kişilerden birinin yaralanmasına neden olduğunu gösteriyor” dedi.
Nasıriye kentinden akademisyen ve aktivist Abdulvahhab el-Hamdani Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Sacid el Iraki’nin Nasıriye’nin en önde gelen aktivistlerinden biri olduğunu, radikal İslami partilere yönelik sert eleştiriler yönelttiğini ve daha önce suikast tehditleri aldığını ancak buna rağmen durmadığını belirtti. Hamdani açıklamasında, Sacid’in  bir arkadaşıyla birlikte Nasıriye’nin merkezindeki el Hububi Meydanı’nda daha önce vurulan bir arkadaşının yanına gittiğisırada kaçırıldığını ve yanındaki arkadaşının ise yaralandığını ifade etti.
Yetkili olayın Nasıriye’nin kuzeyinde meydana geldiğini ve burada İbrahimi aşiretinin bulunduğunu vurguladı. Kabileye mensup kişilerin Sacid’in kaçırılma olayının arkasında olan isimler olduğu düşünülüyor. Polis unsurlarının ise Sacid el-Iraki’nin serbest bırakılması için kaçıran kimselerle görüşme yaptığından bahsediliyor.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.