ABD, İran'ın nükleer ve balistik füze programları üzerindeki baskısını artırıyor

ABD, 27 kişi ve kuruluşa yeni yaptırım ve ihraç kontrolü önlemleri getirirken Avrupa ülkelerini de BM yaptırımlarını uygulamaya çağırdı

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo dün Hazine Bakanı, Ticaret Bakanı, Savunma Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve ABD'nin BM Daimi Temsilcisi’nin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo dün Hazine Bakanı, Ticaret Bakanı, Savunma Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve ABD'nin BM Daimi Temsilcisi’nin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

ABD, İran'ın nükleer ve balistik füze programları üzerindeki baskısını artırıyor

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo dün Hazine Bakanı, Ticaret Bakanı, Savunma Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve ABD'nin BM Daimi Temsilcisi’nin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Pompeo dün Hazine Bakanı, Ticaret Bakanı, Savunma Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı ve ABD'nin BM Daimi Temsilcisi’nin katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi (Reuters)

ABD dün itibarıyla, İran'a baskı uygulama stratejisini iki katına çıkardı. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın davranışlarını değiştirmesini sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler’in (BM) uyguladığı silah ambargosunun süresiz olarak devam etmesini sağlamak için İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına yönelik yaptırımlar da dahil olmak üzere yeni bir Başkanlık Kararnamesi imzaladığını açıkladı. Trump, Avrupa ülkelerini de bu kararnameye uymaya çağırdı.
Trump yaptığı açıklamada, “ABD, İran'a karşı uluslararası yaptırımları yeniden canlandırdı” ifadelerini kullandı. Başkanlık Kararnamesi’nin İran'ın nükleer, balistik füze ve konvansiyonel silahlara arayışlarını kısıtladığını söyleyen Trump, “Yönetimim, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına ya da yeni balistik füze ve konvansiyonel silahlarla dünyanın geri kalanını tehlikeye atmasına asla izin vermeyecektir” diye konuştu.
ABD, geçtiğimiz Cumartesi akşamından itibaren, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerinin çoğunluğunun, Ekim ayı ortalarında sona erecek olan İran'a yönelik silah ambargosunun süresini uzatmak amacıyla Washington tarafından BMGK’ya sunulan tasarıyı reddetmelerinin ardından, nükleer anlaşmada yer alan snapback mekanizmasını etkinleştirdi. BM yaptırımlarını eski haline getirmek için çalışmalara başlayan ABD, mekanizmanın etkinleştirilmesi kuralları çerçevesinde bir aylık sürenin dolmasıyla İran’a yönelik eski BM yaptırımlarını yürürlüğe koydu.
Trump, Başkanlık Kararnamesi İran'a yönelik konvansiyonel silah tedariki, satışı ya da transferine katkıda bulunan ve bu silahlarla ilgili İran'a teknik eğitim, mali destek ve diğer her türlü yardımı sağlayan kişi ve kuruluşların ABD'deki mal varlıklarını bloke ettiğini söyledi. Trump, “Bu kararname, İran'a yönelik BM silah ambargosunu uygulamak için kritik önemdedir” yorumunda bulundu.
ABD Başkanı ayrıca yönetiminin, İran'ın silahlanma ağıyla bağlantılı 27 kişi ve kuruluşa yeni yaptırım ve ihraç kontrolü önlemleri getirdiğini ifade etti.
Bununla birlikte Trump Başkanlık Kararnamesi kapsamında İran’ın silahlanma çalışmaları çerçevesinde iş birliği yaptığı gerekçesiyle Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yanı sıra İran Dışişleri Bakanlığı, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı (MODAFL), İran Savunma Sanayisi Örgütü (DIO) ve Direktörü Mehrdad Akhlaghi-Ketabchi'yi yaptırım listesine eklediklerini kaydetti. Ayrıca İran Atom Enerjisi Örgütü (AEOI) ile bağlantılı altı kişi ve üç kuruluşa kitle imha silahlarının yayılması suçlamasıyla cezalandırılmasını içeren Başkanlık Kararnamesi, İran Ticaret Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarla ilişkili beş kişiye yaptırımlar uygulanmasını ve bu kişilere kısıtlamaların yanı sıra ihraç kontrolü önlemleri getirilmesini öngörüyor.
Başkanlık Kararnamesi kapsamında İran'ın sıvı yakıtlı balistik füze geliştirme merkezi olan Shahid Hemmat Industrial Group (SHIG) ile bağlantılı üç kişi ve dört kuruluş da yaptırım listesine eklendi.
Başkanlık Kararnamesi, balistik füzelerin geliştirilmesini kolaylaştırmak için SHIG’e yardım ettikleri ve konvansiyonel silahların transferine ve bulundurulmasına karıştıkları gerekçesiyle AEOI ve İran Füze Örgütü’nü de hedef alıyor.
ABD Başkanı Trump açıklamasına şöyle devam etti:
“İran rejimi, gizli nükleer silahlar arşivi hakkında sürekli yalan söylemiş ve uluslararası denetleyicilerin ilgili yerlere erişimini engelledi. Bu durum nükleer anlaşmanın derin kusurlarını ortaya çıkardı. Yaptırımlar, İran rejimine ve uluslararası toplumda İran'a karşı çıkmayı reddedenlere açık bir mesaj veriyor. Yönetimim, İran'ın nükleer, balistik füze ve konvansiyonel silahlara yönelik çabalarını durdurmak için elimizdeki her aracı kullanacaktır. İran rejimi, İran halkının istediği ve hak ettiği gibi kuvvetli ve refah bir İran istiyorsa, davranışlarını değiştirmelidir.”

ABD’li üst düzey yetkililerin ortak basın toplantısı
ABD Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen ve Savunma Bakanı Mark Esper, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mark O’Brien ve ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın da katıldığı ortak basın toplantısında Mike Pompeo, Trump yönetiminin, ‘dünyanın önde gelen terör sponsoru ve antisemitizm kaynağı İran'a karşı gerekli adımları atarak Ortadoğu ve tüm dünyada ölüm ve kaos yaymasını’ önlemek için ne gerekiyorsa yapacağını söyledi.
Almanya, İngiltere ve Fransa'yı İran'a karşı BM yaptırımlarını uygulamaya çağıran Pompeo, “ABD, İran’ın dünyayı bir nükleer silahla tehdit ettiği günü beklemek yerine, sorumlu bir şekilde harekete geçerek bir kez daha küresel liderliğinin geleneklerini takip edecek” ifadelerini kullandı. Bu yeni adımın, ‘İran'ın nükleer tehditlerinin yanı sıra balistik füzelerin ve konvansiyonel silahların yayılmasının önlenmesi için önemli’ olduğuna işaret eden Pompeo, “İran, bu bölgelerin her birinde dünya için eşi-benzeri görülmemiş bir tehdit oluşturuyor. İran rejimi, nükleer programını uluslararası topluma şantaj yapmak, bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit etmek için kullanıyor. İran ayrıca Ortadoğu'daki en büyük balistik füze gücüne sahiptir. Yemen'de Husi milisleri, Lübnan ve Suriye'de Hizbullah teröristleri gibi devlet dışı aktörlere hem füze hem de füze üretim teknolojisi ihraç etti” şeklinde konuştu.
ABD ve müttefiklerinin geçtiğimiz yıl birçok kez Husilere giden İran silahlarını durdurduklarını söyleyen Pompeo, “  Bu, rejimin Ortadoğu'da istikrarı bozmak ve bölge genelinde mezhepçi şiddeti ve terörü kışkırtmak için konvansiyonel silah cephaneliğini kullanmaya devam ettiğini gösteriyor” dedi.
Savunma Bakanı Mark Esper ise Ortadoğu'daki ABD kuvvetlerinin ‘alarm durumunda’ olduğunu ve herhangi bir tehdide karşı müttefik güçler ile irtibat halinde olduklarını söyledi. Esper, “Her türlü tehdide karşı hazırız.  İran'ın normal bir ülke olmasını ve bölgede tehdit olarak görülmemesini istiyoruz” dedi.
Öte yandan ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross yaptığı açıklamada, İran rejimi ile ‘dünyayı tehdit eden’ nükleer ve balistik füze programlarında işbirliği yapan 5 kişinin Ticaret Bakanlığı’nın yaptırım listesine eklediğini söyledi. Ross, bu kişilerin rejimin nükleer malzeme edinmesinde yardımcı olma, nükleer programını uygulama yolları arayışı için uluslararası seyahatler yapma ve bu programı geliştirmek için İranlı uluslararası ajanlarla birlikte çalışarak birçok toplantı düzenleme gibi faaliyetlerde bulunarak, tüm yaptırımları ihlal ettiklerini belirtti.
Ortak basın toplantısındaki bir diğer üst düzey yetkili olan ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft “İran'a ve faaliyetlerine direnen tek ülkeyiz” ifadelerini kullandı. Nükleer anlaşmaya taraf ülkelerin hepsinin İran'a yaptırım uygulayamadığını söyleyen Craft, “Görevlerimizden geri adım atmayacağız ve dünyayı, Ortadoğu’yu ve Avrupa'yı koruyacağız” diye konuştu.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mark O’Brien ise BMGK’yı, ‘dünyayı İran'dan koruma ve silah ambargosunu uzatma konusundaki başarısızlığı’ sebebiyle ‘görevlerini yerine getiremediğini’ söyleyerek, eleştirdi.
ABD yönetiminin İran'a ve dünyadaki tehditlerine karşı yaptırımlar uyguladığını ve önlemler aldığını vurgulayan O’Brien, Obama yönetiminin aksine İran’a nükleer ve balistik füze programları ve konvansiyonel silahlar konusunda yardım eden 27 kişi ve kuruluşa yaptırımlar uygulandığını kaydetti.
Diğer yandan ABD'nin Venezuela ve İran Özel Temsilcisi Elliott Abrams, “ABD, İran'ın Kuzey Kore ile işbirliğinden endişe ediyor ve bunu durdurmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır” açıklamasında bulundu.
Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre ABD’li yetkililerin düzenlediği ortak basın toplantısı, Trump yönetiminin kınamasına rağmen İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in ABD’nin önde gelen araştırma merkezlerinden biri olan New York merkezli Dış İlişkiler Konseyi'nde video konferans yoluyla katıldığı etkinlikle aynı zamana denk geldi.
Etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan İran Dışişleri Bakanı Zarif, ABD’nin attığı son adımın, ülkesi üzerinde ‘büyük bir etkisi’ olmayacağını söyledi.  ABD'nin İran'a mümkün olan tüm baskıları uyguladığını vurgulayan Zarif, “ABD, halkımızın bu yaptırımlar karşısında diz çökmesini bekliyordu, fakat başarısız oldu” dedi.
ABD başkanlık seçimlerini kim kazanırsa kazansın, İran'ın anlaşmayı yeniden müzakere etmeye niyeti olmadığının altını çizen Zarif, “Öncelikle ABD, herhangi bir şart koşmadan yeniden anlaşmaya taraf olma konusunda güvenilir olduğunu göstermelidir” diye konuştu.
Zarif, ABD'li yetkililere İran ile ABD arasında tüm tutukluların takas edilmesi için bir anlaşma yapma önerisini yineledi.

UAEA 64’üncü Genel Konferansı’nda ABD-Avrupa anlaşmazlığı
Öte yandan Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) 64’üncü Genel Konferansı, ABD ve Avrupa ülkelerinin İran ile 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşma ile ilgili görüşlerini yansıttıkları bir platforma dönüştü. Avrupa ülkeleri, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerine rağmen 2015 yılında imzalanan anlaşmaya bağlılıklarını teyit ederken Washington, Tahran'ı UAEA ile işbirliği yapmayı ertelemekle veya tam olarak işbirliği yapmamakla suçladı.
ABD Enerji Bakanı Dan Brouillette video konferans aracılığıyla yaptığı konuşmada, İran'ın asla bir nükleer silah edinmemesi hedefine ulaşmak için böyle bir işbirliğinin şart olduğuna işaret ederek, Tahran'ın, koruma önlemleri anlaşmasına tam olarak bağlı olduğunu göstermesi için çok şey yapması gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB) adına konuşan Almanya Federal Ekonomi Bakanlığı (BMWi) Enerji Politikası Dışişleri Bakanı Andreas Feicht, Avrupa’nın İran'ın nükleer anlaşmada izin verilen sınırın 10 katı kadar uranyum zenginleştirmesinden duyduğu derin kaygıyı dile getirdi. AB’nin İran’daki Fordo Nükleer Tesisi’nde devam eden uranyum zenginleştirme ve diğer tesislerde santrifüj geliştirme faaliyetlerinin artmasından’ endişe duyduğunu, çünkü bu faaliyetlerin İran'ın uranyum zenginleştirme kabiliyetini büyük ölçüde artırdığını söyledi.
Tüm bu faaliyetlerin ‘nükleer anlaşmayla çelişkili olduğunu ve tehlikeli nükleer silahların yayılmasını sağladığını’ vurgulayan Feicht, İran'ı anlaşmaya aykırı adımlar atmaktan kaçınmaya çağırdı. Feicht, Washington'ın anlaşmadan çekilmesine karşın Avrupa'nın anlaşmayı kurtarmak ve İran’la çalışmaya devam etmek için sarf ettiği çabalardan pişmanlık duymak istemediğini bir kez daha teyit etti.



Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.


Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...
TT

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

İran'ın orta ve güney bölgelerinde gizemli patlamalar meydana geldi. Türkiye savaşı önlemek için dolaylı arabuluculuk teklifinde bulunurken, Washington ve Tahran arasındaki karşılıklı tehdit devam etti.

Devlet televizyonuna göre Bender Abbas şehrinde sekiz katlı bir konutta meydana gelen patlama iki katın yıkılmasına neden oldu.

Ülkenin güneybatısındaki Ahvaz'da meydana gelen bir patlamada ise dört kişi hayatını kaybetti. Tahran'ın güneybatısındaki Parand kasabasında kuraklık nedeniyle bir nehrin kıyısında kuruyan sazların yanması sonucu yoğun dumanlar yükseldi. Kum şehrinde ise sosyal medya kullanıcıları, yükselen siyah duman bulutlarını ve patlama seslerini gösteren videolar paylaştı.

Olaylarla ilgili çeşitli söylentiler dolaşırken, Tesnim haber ajansı Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutanı Ali Reza Tengsiri'nin suikasta uğradığı haberini hemen yalanladı. İki Amerikalı ve İsrailli yetkili de ülkelerinin patlamalarla bağlantısının olmadığını belirtti.

Patlamalar, ABD'nin İran'a karşı bölgede askeri yığınağını sürdürdüğü ve İran askeri yetkililerinin "Tel Aviv'in kalbinde" herhangi bir saldırıya karşılık verecekleri tehdidinde bulunduğu bir dönemde karşılıklı tehditlerin ortasında meydana geldi.

Ankara, bölgede savaşı önlemek ve yeni müzakere turlarını canlandırmak için bölgesel bir iletişim kanalı kurmaya çalışıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, resmi gazetesi aracılığıyla "teslimiyeti" reddettiğini açıklarken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Amerika Birleşik Devletleri ile müzakerelerde "ilerleme" kaydedildiğinden bahsetti.


Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.