Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu bölgesel bir organizasyona dönüştürmeye yönelik anlaşma

Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na üye ülkelerin bakanları geçtiğimiz yıl Kahire’deki düzenlenen ilk toplantıda (Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı)
Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na üye ülkelerin bakanları geçtiğimiz yıl Kahire’deki düzenlenen ilk toplantıda (Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı)
TT

Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu bölgesel bir organizasyona dönüştürmeye yönelik anlaşma

Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na üye ülkelerin bakanları geçtiğimiz yıl Kahire’deki düzenlenen ilk toplantıda (Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı)
Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na üye ülkelerin bakanları geçtiğimiz yıl Kahire’deki düzenlenen ilk toplantıda (Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı)

Akdeniz’e kıyısı olan Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, İtalya ve Ürdün’ün temsilcileri, Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun bölgesel bir organizasyona dönüştürülmesine yönelik bir anlaşmayı bugün Kahire’de imzaladı.
Mısır Petrol Bakanlığı Sözcüsü Hamdi Abdulaziz, “Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun bölgesel bir organizasyona dönüştürülmesi, ülkelerin bölgedeki gazdan yararlanmasını artıracak” dedi.
Organizasyon, bölgesel bir gaz pazarı yaratmayı, altyapı maliyetini rasyonelleştirmeyi ve rekabetçi fiyatlar sunmayı hedefleyecek.
Mısır Petrol Ve Madeni Kaynaklar Bakanı Tarık El Molla, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamada Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nu ‘başarılı bölgesel ekonomik işbirliği için bir model’ olarak nitelendirerek, “Forumun faaliyetleri görülmemiş bir ivmeye tanık oldu. Birçok ülke ve ekonomik birimin dikkatini çekerek birçoğunun bu toplantılara katılma isteğini artırdı” ifadelerini kullanmıştı.
Ocak 2019’da kurulan ve merkezi Kahire’de bulunan Doğu Akdeniz Gaz Forumu, bölge ülkelerinin ortak çıkarlarına ulaşmak için doğal gaz kullanımıyla ilgili politikaları koordine etmeyi amaçlıyor.



Libya: Hafter büyük bir askeri tatbikat başlattı ve askerlerin kararlılığını övdü

Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
TT

Libya: Hafter büyük bir askeri tatbikat başlattı ve askerlerin kararlılığını övdü

Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)

Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) kara, deniz ve hava unsurlarının tamamı, dün öğleden sonra başlayan Der’ul Kerame 2 tatbikatına katıldı. Tatbikatın, Arap ve uluslararası diplomatik temsilcilerin de katılımıyla gerçekleştirildiği bildirildi.

LUO Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, tatbikatı LUO Genel Komutanı’nın izniyle başlattı. Planlanan programa uygun şekilde başlayan tatbikatın, Genelkurmay Başkanlığı ve Halid Hafter yönetimindeki koordinasyonla yürütüldüğü belirtildi.

Tatbikat kapsamında yürütülen faaliyetlerin, dört gün önce başladığı ve devam ettiği ifade edildi. Tatbikatı havadan takip eden Halife Hafter’in, LUO askerlerinin eğitim sırasındaki performansını ve disiplinini övdüğü aktarıldı.

scdfrg
LUO Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, 309. Tümen ile tatbikata katılan birimlerin operasyon odalarını ve konuşlanma noktalarını denetledi. (LUO Genel Komutanlığı)

Der’ul Kerame 2 tatbikatı kapsamında, Libya’nın Rasu’l Ulbe bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetler öncesinde LUO Genelkurmay Başkanı Halid Hafter, dün sabah erken saatlerde sahada incelemelerde bulundu. Hafter’in, tatbikata katılan birliklerin yürüttüğü piyade, tank ve bina baskını eğitimlerinin seyrini yerinde takip ettiği bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Halid Hafter’in 309. Tümen Komutanlığı ile tatbikata katılan birlik ve tugayların komutanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdiği ifade edildi. Hafter’in, LUO personelinin sergilediği ‘ileri seviye performansı’ takdir ettiği, modern ve gelişmiş bir silahlı kuvvet inşasının ise sürekli eğitim, disiplin ve askeri yeterliliğin artırılmasına dayandığını vurguladığı kaydedildi.

sdfrgtyh
Askeri tatbikattan bir görüntü (LUO Genel Komutanlığı)

LUO, hava savunma ve kara sistemlerinin geliştirilmesi başta olmak üzere askeri envanterini modernize etmeye devam ediyor. Ordunun, uluslararası ortaklarla geniş kapsamlı silahlanma ve eğitim anlaşmaları yaparak operasyonel hazırlığını artırdığı belirtiliyor. Modernizasyon sürecinin öne çıkan unsurlarından birinin, kara birliklerinin Rus yapımı BTR-82A araçları ve Spartak ile güçlendirilmesi olduğu, ayrıca ana muharebe tanklarının da geliştirildiği ifade ediliyor.

Rasu’l Ulbe bölgesinde geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana hazırlıkları süren tatbikata yaklaşık 25 bin asker ve subayın katıldığı bildirildi. Tatbikatın ‘LUO tarihindeki en büyük tatbikat’ olarak nitelendirildiği aktarıldı.

Tatbikatın icra edildiği Rasu’l Ulbe bölgesinin, ülkenin kuzeydoğusunda, Derne kentine bağlı el-Aziyat yerleşiminin güneyinde bulunduğu belirtildi.

Saddam Hafter’in 4 Mayıs’ta tatbikata katılan tugay ve birlik komutanlarıyla bir araya gelerek hazırlık seviyesini değerlendirdiği, genel planlama çerçevesinin, organizasyon yapısının ve birlikler arası koordinasyon mekanizmasının gözden geçirildiği kaydedildi.

xasdfer
Helikopterle yapılan tatbikatlar (LUO Genel Komutanlığı)

Saddam Hafter, açıklamasında tüm hazırlık aşamalarının yüksek düzeyde disiplin ve hazırlıkla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, tatbikatın planlanan programa uygun şekilde icra edilmesinin önemine dikkat çekti. Hafter, bunun LUO’nun görevlerini etkin biçimde yerine getirme kapasitesini ve operasyonel kabiliyetini ortaya koyduğunu ifade etti.

LUO’nun üst düzey komutanlardan Tümgeneral Ömer Meraci el-Magrahi ise yaptığı açıklamada, Rasu’l Ulbe’deki tatbikatın yalnızca bir güç gösterisi olmadığını, aksine hazır olma durumunu ortaya koyan net bir mesaj niteliği taşıdığını söyledi.

El-Magrahi, tatbikatın disiplin ve sessizce inşa edilen bir gücün sahadaki karşılığı olduğunu belirterek, devletin zayıf olduğu yönünde beklenti içinde olanlara ordunun hazır ve güçlü olduğu mesajını verdiklerini ifade etti. Rasu’l Ulbe bölgesinin, modern Libya ordusunun tarihinde önemli bir yer tutmaya devam edeceğini de dile getirdi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh, Bingazi’de Halife Hafter ile bir görüşme gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL), Tetteh’in Hafter’e Libya’daki siyasi, güvenlik ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verdiğini ve ‘yapılandırılmış diyalog’ sürecinde kaydedilen ilerlemeyi aktardığını açıkladı. Diyalog kapsamında dört ayrı çalışma ekseninin nihai önerilerini tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

rb
LUO Genelkurmay Başkanı Halid Hafter, ‘modern ve gelişmiş silahlı kuvvetlerin oluşturulmasının, askeri eğitim düzeyinin yükseltilmesine dayandığını’ vurguladı (LUO Genel Komutanlığı)

Ayrıca, ‘küçük masa’ formatı kapsamında yürütülen istişarelere ilişkin bir brifing de sunuldu. Bu görüşmelerin, BM’nin yol haritasında yer alan ilk iki aşama konusunda uzlaşmayı engelleyen sorunların aşılmasını hedeflediği belirtildi. Söz konusu aşamalar, Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun tamamlanması ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerine ilişkin yasal çerçevenin yeniden düzenlenmesini içeriyor.

UNSMIL, Halife Hafter’in, Libya’daki siyasi süreci ilerletmeyi amaçlayan BM çabalarına LUO adına destek verdiğini yinelediğini açıkladı. Açıklamada, bu desteğin Libya’nın birliğinin korunması, kurumsal bölünmenin sona erdirilmesi ve devlet inşa sürecinin desteklenmesi amacıyla yürütülen siyasi girişimlere yönelik olduğu ifade edildi.


Boş oy pusulaları olgusu... Hamas’ın yeni lider seçimi neden tıkanıyor?

(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Boş oy pusulaları olgusu... Hamas’ın yeni lider seçimi neden tıkanıyor?

(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’ın siyasi bürosunun yeni başkanının kim olacağına ilişkin kararın netleşmesini birçok kişi beklerken, hareket geçtiğimiz cumartesi günü sürpriz bir açıklama yaparak ilk turda sonuç alınamadığını ve ikinci tura gidileceğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın, Gazze içi ve dışındaki Hamas kaynaklarına yönelttiği, lider seçiminin neden tıkandığına ilişkin sorulara yanıt veren kaynaklar, birbirinden bağımsız olarak farklı gerekçeler aktardı. Bu gerekçeler arasında, bazı delegelerin herhangi bir adaya destek vermediklerini göstermek için ‘boş oy’ kullanmaları öne çıktı. Yarışın, Gazze’de Hamas Siyasi Büro Başkanı olan Halil el-Hayye ile yurtdışındaki siyasi büro başkanı Halid Meşal arasında geçtiği belirtildi.

Hamas, 1987’deki kuruluşundan bu yana en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor. 7 Ekim 2023 saldırısının ardından başlayan İsrail saldırılarının, hareketin farklı kollarını ve kademelerini vurduğu, bunun da çeşitli örgütsel ve mali krizlere yol açtığı ifade ediliyor.

İsrail, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’yi Temmuz 2024’te Tahran’da, Yahya Sinvar’ı ise aynı yıl ekim ayında Gazze’de öldürmüştü.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işleyişi ‘liderlik konseyi’ tarafından yürütülüyor. Yıl başında ise mevcut siyasi büro döneminin kalan süresinde (2025’te sona ermesi planlanırken bir yıl uzatılmıştı) hareketi yönetecek yeni bir başkan seçmek için yeni bir süreç başlatıldı. Bu sürecin, yıl sonunda ya da gelecek yılın başında yapılması beklenen genel seçimlere kadar devam etmesi planlanıyor.

El-Hayye ve Meşal’in önünde iki seçenek var

Hamas’tan üç kaynak Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Halil el-Hayye veya Halid Meşal lehine sonucun netleşmemesi durumunda tüzük ve iç düzenlemelerin iki seçeneğe işaret ettiğini belirtti: ya daha az oy alan adayın daha yüksek oy alan adayın karşısından çekilmesi ya da ilk turdan itibaren 20 gün içinde ikinci tura gidilmesi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı’nın seçimi, 71 üyeden oluşan Şura Meclisi tarafından gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 10 yıl önce 50 üyeden oluşan meclis, daha sonra hareketin iç tüzük ve yönetmeliklerinde yapılan değişikliklerle genişletilerek bugünkü yapısına ulaştı.

FERBTHYJ
israil hapishanelerinden serbest bırakılan mahkûmların evlerine dönüşünü kutlamak için Batı Şeria’da Hamas bayrakları sallayan Filistinliler, Ocak 2025 (Reuters)

Yurtdışındaki iki kaynak, oy pusulalarının önemli bir kısmının boş bırakıldığını (yani herhangi bir isim işaretlenmeden kullanıldığını) ve bunun da herhangi bir adayın ilk turda sonuç elde etmesini engellediğini aktardı.

Hareketin üst düzey isimleri olan bu iki kaynak, bunun Hamas Siyasi Büro Başkanlığı düzeyinde ilk kez karşılaştıkları bir durum olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan biri, ‘boş oy’ olgusunun iki adaydan duyulan memnuniyetsizliğe ya da bazı konularda izlenen politikalara yönelik bir protesto niteliği taşıyor olabileceğini ve genç bir liderliğe yönelme eğilimini yansıtabileceğini ifade etti. Diğer kaynak ise bunun mutlaka adaylara yönelik bir protesto anlamına gelmediğini, daha çok bazı politikaların reddedilmesi, geçici bir başkan seçimi fikrinin ertelenmesi ya da genel seçimlere kadar mevcut liderlik konseyinin görevine devam etmesi yönünde bir tercih olabileceğini değerlendirdi.

Kemik kırma

Hamas içinde ve dışında yapılan değerlendirmeler, Halil el-Hayye ile Halid Meşal arasındaki rekabetin, hareket içinde iki farklı eğilimi temsil eden iki kampın yaklaşım farklarını yansıttığı yönünde. Buna göre el-Hayye’nin, Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’na daha yakın olduğu ve İran ile daha güçlü bir yakınlaşmayı savunan çizgiye destek verdiği düşünülüyor. Meşal ise Hamas’ın çizgisinin Tahran’a bağlı olmaktan ziyade daha bağımsız bir hat izlemesini savunan bir eğilimi temsil eden isim olarak görülüyor; özellikle Suriye krizi sürecindeki tutumu ve hareketin bu çatışmanın dışında kalmasını savunması bu çerçevede değerlendiriliyor.

GRTHYJ7
(Sağdan sola) Hamas Liderlik Konseyi üyeleri, Muhammed Derviş, Halil el-Hayye ve Nizar Avadallah, Şubat 2025'te merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ile yaptıkları görüşme sırasında (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze dışından bir kaynak, Meşal ile el-Hayye arasındaki yarışı ‘kemik kırma’ mücadelesi olarak nitelendirirken, Hamas’ın Gazze’deki liderliğinin daha önceki iki seçim döneminden bu yana hareketin en kritik karar mekanizmalarında belirleyici bir ağırlığa sahip olduğunu ifade etti. Aynı kaynak, ortaya çıkan farklı ittifaklara rağmen ‘kardeşlik ruhunun’ korunduğunu da vurguladı.

Gazze içinden bir kaynak ise kimin lider olacağından bağımsız olarak kararların Hamas içinde oy birliğiyle alındığını belirterek, liderin tarihsel rolü veya konumundan ziyade örgütün kolektif iradesinin esas alındığını söyledi.

Önceki seçimlerde neler oldu?

Geçmiş yıllarda Hamas’ın siyasi büro başkanlığı seçimleri, büro ve çeşitli organların tamamını kapsayan daha geniş kapsamlı seçimler çerçevesinde gerçekleştiriliyordu. Bu süreçte, siyasi büro üyeliğine adaylar arasından en yüksek oyu alan isim aynı zamanda başkanlığı da üstleniyordu.

En son kapsamlı seçimlerin 2021 yılında yapıldığı, bu seçimlerde İsmail Heniyye’nin ikinci dönem için siyasi büro başkanlığını kazandığı belirtildi. Heniyye’nin en yakın rakiplerinin sırasıyla Salih el-Aruri ve Muhammed Nazzal olduğu ifade edildi.

BGRYJUT
2 Ocak 2024’te Beyrut’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında öldürülen Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri ve onun yerine geçen merhum lider Yahya Sinvar, 2017 yılında Kahire’de Fetih Hareketi’yle uzlaşma anlaşması imzalanırken (Reuters)

2017’de hareketin ilk kez başkanlığını üstlenen Heniyye, seçim sürecine büyük ölçüde rakipsiz şekilde girmişti. Bu süreçte 2013-2017 yılları arasında Hamas Siyasi Büro Başkanlığı’nı yürüten Halid Meşal’in adaylığının mümkün olmaması, Heniyye’nin önünü açan önemli bir etken olarak değerlendirildi.

Gazze Şeridi düzeyinde yapılan ve mevcut seçimlere benzer nitelikteki son oylamada ise Gazze Siyasi Büro Başkanlığı için Yahya Sinvar ile Nizar Avadallah arasında sert bir yarış yaşandığı belirtildi. Seçimin ikinci tura gitme ihtimali gündeme gelirken, Avadallah’ın daha sonra çekilerek Sinvar lehine adaylıktan vazgeçtiği ifade edildi.


Güney Lübnan’daki Sur ve Nebatiye’ye düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişi hayatını kaybetti

İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Güney Lübnan’daki Sur ve Nebatiye’ye düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişi hayatını kaybetti

İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

Güney Lübnan’da dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada can kaybına dair yeni bilgiler paylaştı. Öte yandan Hizbullah, İsrail güçleriyle çatışmalara girdiğini duyurdu. Tüm bu gelişmeler, taraflar arasında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen yaşandı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Sur’a bağlı Deyr Kanun en-Nehr beldesine düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 10 kişinin yaşamını yitirdiğini, bunlar arasında üç çocuk ve üç kadının bulunduğunu, ayrıca biri çocuk olmak üzere üç kişinin yaralandığını bildirdi.

Bakanlık ayrıca, Nebatiye ve Sur’a yönelik saldırılarda dokuz kişinin daha hayatını kaybettiğini, 29 kişinin yaralandığını açıkladı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) tarafından aktarılan bilgilere göre, İsrail hava saldırıları Sur bölgesinde Maşuk, el-Havş, Burc eş-Şemali, Marake, el-Mecadel ve Hanaviye gibi birçok noktayı; Nebatiye’de ise Dibbin ve Kfar Sir bölgelerini hedef aldı.

Güney Lübnan’da İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında bir binanın üst katlarının çöktüğü, çevredeki yapılar ile park halindeki araçların da zarar gördüğü bildirildi.

Maşuk bölgesine yönelik saldırıda bir binanın iki üst katının yıkıldığı, çevredeki binalarda ve araçlarda da hasar oluştuğu aktarıldı. Nebatiye’deki es-Seray mahallesine düzenlenen saldırının ise dükkânlar, eski bir cami ve tarihi konutların bulunduğu bölgede büyük yıkıma yol açtığı, saldırı sonrası yoğun duman yükseldiğinin görüldüğü belirtildi.

İsrail Ordu Sözcüsü’nün dün Güney Lübnan’da, Litani Nehri’nin kuzeyinde yer alan 11 köy ile Batı Bekaa bölgesindeki bir yerleşim için iki kez tahliye uyarısı yaptığı, ardından Hizbullah’ı ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçlayarak saldırılar başlattığı ifade edildi. Ancak söz konusu uyarıların Deyr Kanun en-Nehr beldesini kapsamadığı kaydedildi.

İsrail ordusu ayrı bir açıklamada, Lübnan yönünden gelen bir insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurdu.

Öte yandan Hizbullah tarafından yayımlanan açıklamada, ‘direniş savaşçılarının’ dün saat 22.15’te Hadasa çevresine ilerlemeye çalışan İsrail ordusuna ait bir birliğe orta ve roketatar silahlarla saldırı düzenlediği, bu saldırıda bir Merkava tankının imha edildiği ve çok sayıda askerin yaralandığı iddia edildi.

ftbfgrg
Güney Lübnan’daki Deyr Kanun en-Nehr beldesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerden yükselen dumanı izleyen bir çocuk (AFP)

Hizbullah ayrıca dün, İsrail güçlerine karşı sınır hattındaki birçok noktada saldırılar düzenlediğini ve kuzey İsrail’deki Demir Kubbe batarya mevzilerinin hedef alındığını açıkladı.

Lübnan Sivil Savunma Teşkilatı ise İsrail’e ait bir devriyenin Raşiya el-Fahhar beldesi çevresine sızmasının ardından yedi Lübnan vatandaşının kaybolduğunu bildirdi.

Açıklamada, daha sonra bu kişilerden dördünün serbest bırakıldığı, üçünün ise halen İsrail güçlerinin elinde bulunduğu ifade edildi.

28 Şubat’ta İsrail-ABD’nin İran’a ortak saldırısıyla başlayan Ortadoğu’daki savaş çemberi, Hizbullah’ın İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine karşılık olarak 2 Mart’ta İsrail’e füze fırlatmasının ardından Lübnan’a da yayıldı.

İsrail, buna karşılık Lübnan’da geniş çaplı hava saldırıları düzenlerken, güneydeki sınır bölgelerinde kara harekâtı da başlattı.

Ateşkesin 17 Nisan’da ilan edilmesinin ve 45 gün süreyle uzatılmasının yürürlüğe girmesinin ardından, İsrail güçlerinin Hizbullah unsurlarını hedef aldığını belirttiği saldırılarını ve sınır hattına yakın bölgelerde yıkım operasyonlarını sürdürdüğü bildirildi.

İsrail ordusunun ayrıca günlük olarak tahliye uyarıları yayımladığı, bu uyarıların zaman zaman sınır hattından uzak ve farklı bölgeleri de kapsayacak şekilde genişlediği, bu alanlarda hem yerel halkın hem de başka bölgelerden gelen yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu aktarıldı.

İsrail saldırılarında 2 Mart’tan bu yana 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, ateşkesin ilk döneminden itibaren de onlarca kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

Dün ise İsrail ordusu, Güney Lübnan’da bir askerinin çatışmalarda öldüğünü açıkladı. Böylece son savaşın başlangıcından bu yana İsrail tarafında ölen asker sayısının 21’e yükseldiği ifade edildi.