Şimdiye kadar bilinmeyen kitlesel yok oluş, dinozorların Dünya'ya hükmetmesini sağlamış

Dünya tarihindeki bir kitlesel yok oluş dinozorlara yaşam şansı tanıdı, bir diğeriyse onları yok etti (Unsplash)
Dünya tarihindeki bir kitlesel yok oluş dinozorlara yaşam şansı tanıdı, bir diğeriyse onları yok etti (Unsplash)
TT

Şimdiye kadar bilinmeyen kitlesel yok oluş, dinozorların Dünya'ya hükmetmesini sağlamış

Dünya tarihindeki bir kitlesel yok oluş dinozorlara yaşam şansı tanıdı, bir diğeriyse onları yok etti (Unsplash)
Dünya tarihindeki bir kitlesel yok oluş dinozorlara yaşam şansı tanıdı, bir diğeriyse onları yok etti (Unsplash)

66 milyon yıl önce Dünya'ya çarpan ve tüm yaşamın yaklaşık 4'te üçünü yok eden ünlü göktaşı, dinozorları da ölüme mahkum etmişti.
Ancak bu olay, canlı organizmaların 3,5 milyar yıl önce evrimleşmesinden bu yana gezegenin yaşadığı 5 kitlesel yok oluştan yalnızca biriydi ve üstelik en kötüsü de değildi.
Şimdiyse bilim insanları, fosil kayıtlarında yeni bir kitlesel yok oluşun kanıtlarını bulduğu açıkladı. Onlara göre yeni keşfedilen yok oluş, dinozorların dünyaya 200 milyon yıl boyunca hükmetmesini sağladı.
CNN'nin haberine göre söz konusu yok oluş, 232 ila 234 milyon yıl önce gerçekleşti ve Carnian Pluvial Olayı diye adlandırıldı.
Vuhan'daki Çin Yerbilimleri Üniversitesi'nde jeolog ve çalışmanın yazarı Jacopo Dal Corso, "Paleontologlar şimdiye kadar, yaşam tarihinin son 500 milyon yılında 5 'büyük' ​​kitlesel yok oluş tespit etmişti” dedi ve ekledi:
"Bunların çoğunun Dünya'nın ve yaşamın evrimi üzerinde derin bir etkisi oldu. Şimdiyse başka bir büyük yok oluşu belirledik. Üstelik karada ve okyanuslarda yaşamın yeniden serpilmesinde önemli bir role sahip olduğu ve modern ekosistemlerin kökenlerine işaret ettiği anlaşılıyor."
Araştırmacılar, yok oluşun büyük olasılıkla büyük volkanik patlamalardan kaynaklandığını söyledi. Söz konusu patlamaların Kanada'nın batısında yaşandığı ve büyük miktarda volkanik bazaltın dökülmesiyle Kuzey Amerika'nın batı kıyılarını oluşturduğu düşünülüyor.
Dal Carso, "Patlamalar o kadar büyüktü ki karbondioksit gibi sera gazlarını büyük miktarlarda saldı ve ani küresel ısınmaya sebebiyet verdi” ifadelerini kullandı.
Patlamaların neden olduğu iklim değişikliğinin okyanusta ve karada büyük bir biyo-çeşitlilik kaybına neden olduğu belirtildi. Ancak yok oluştan hemen sonra bayrağı yeni gruplar devraldı ve daha modern ekosistemler oluşturdu.
İklimdeki değişimler, bitki yaşamının serpilmesini ve bugün "iğneli” diye bildiğimiz yaprak dökmeyen ağaçlardan oluşan ormanların büyümesini sağladı.
Üstelik sadece dinozorlar değil, ilk kaplumbağalar, timsahlar, kertenkeleler ve ilk memeliler de dahil olmak üzere birçok modern hayvan da bu dönemde ortaya çıktı.
Öte yandan, Scientific Advances isimli hakemli bilimsel dergide yayımlanan çalışmaya göre, Carnian Pluvial Olayı okyanus yaşamını derinden etkiledi ve buradaki yaşamın yüzde 33'ünü yok etti.
Ancak yok oluştan sonra okyanus kimyasında derin değişimler yaşandı ve bugünkü mercan resiflerinin yanı sıra modern plankton gruplarının çoğunun ortaya çıkışını müjdeledi.
Isınan iklim aynı zamanda artan yağışla ve 1 milyon yıl süren nemli bir periyotla da ilişkilendiriliyor. Ancak Bristol Üniversitesi'nden paleontoloji profesörü ve çalışmanın yazarı Mike Benton, "Dinozorlara şans veren, nemli bölümden sonraki ani kurak koşullar. Dinozorların bu hadiseden yaklaşık 20 milyon yıl önce ortaya çıktığını artık biliyoruz ama Carnian Pluvial Olayı vuku bulana kadar pek nadir ve önemsizdiler" diyor.
Benton, karasal yaşamın ne ölçüde zarar gördüğüne ilişkin henüz bir rakam veremediklerini söylüyor. Ancak olayın, dünya çapında çok farklı ekolojilere sahip bitki ve hayvanları etkilediği ve kısa sürede önemli ölçüde tür kaybına neden olduğu düşünülüyor.
 
Independent Türkçe, CNN



Apple'dan yapay zeka hamlesi: "Nutkunuz tutulacak" diyen şirketi aldılar

13 Şubat 2023'te Washington, DC'de çekilmiş bir Apple AirTag fotoğrafı. 2026'da çıkacağı söylenen yeni yapay zeka cihazı, AirTag'le aşağı yukarı aynı boyutta olacak (Brendan Smialowski/ AFP)
13 Şubat 2023'te Washington, DC'de çekilmiş bir Apple AirTag fotoğrafı. 2026'da çıkacağı söylenen yeni yapay zeka cihazı, AirTag'le aşağı yukarı aynı boyutta olacak (Brendan Smialowski/ AFP)
TT

Apple'dan yapay zeka hamlesi: "Nutkunuz tutulacak" diyen şirketi aldılar

13 Şubat 2023'te Washington, DC'de çekilmiş bir Apple AirTag fotoğrafı. 2026'da çıkacağı söylenen yeni yapay zeka cihazı, AirTag'le aşağı yukarı aynı boyutta olacak (Brendan Smialowski/ AFP)
13 Şubat 2023'te Washington, DC'de çekilmiş bir Apple AirTag fotoğrafı. 2026'da çıkacağı söylenen yeni yapay zeka cihazı, AirTag'le aşağı yukarı aynı boyutta olacak (Brendan Smialowski/ AFP)

Apple, yapay zeka sohbet botlarıyla sessizce, yüz ifadeleri kullanarak iletişim kuran bir teknoloji geliştiren yapay zeka girişimini satın aldı.

Tel Aviv merkezli Q.ai'ı satın almak için yapılan 2 milyar dolarlık anlaşma, 2014'te Beats'in 3 milyar dolara alınmasından sonra Apple tarihindeki en büyük ikinci satın alım.

Cupertino merkezli şirketin, Google, Meta ve OpenAI gibi teknoloji sektöründeki rakiplerine gelişmiş yapay zeka ürünleriyle yetişmek için büyük bir hamle yapmaya hazırlandığı bir dönemde bu işlem gerçekleşti.

Bu planlar arasında gelecek ay piyasaya sürülmesi planlanan yenilenmiş Siri asistanı ve Google'ın pazar lideri yapay zeka modeli Gemini'ın Apple Foundation Models'a entegre edilmesi yer alıyor.

Apple'ın ayrıca birden fazla kamera, mikrofon ve hoparlör içeren ancak ekranı olmayan, yeni bir giyilebilir yapay zeka cihazı üzerinde çalıştığı bildiriliyor.

Yapay zeka rozetinin AirTag cihazıyla aynı boyutta olduğu ve kullanıcının vücuduna takılacak şekilde tasarlandığı söyleniyor.

4 yaşındaki Q.ai hakkında kamuya açık pek bilgi yok fakat patentlere göre teknolojisi, "yüz derisinin mikro hareketleri" aracılığıyla insanların yapay zekayla iletişim kurmasına olanak tanıyor.

Şirket 2022'de kurulduğunda, Baş Teknoloji Direktörü Yonatan Wexler bir sosyal medya gönderisinde bu teknolojinin ne olduğuna dair ipucu vermişti. Wexler "Ürünümüz hakkında henüz bir şey söyleyemem" diye yazmıştı. 

Ama nutkunuzun tutulacağına eminim.

Q.ai'ın internet sitesindeki tek metinde şöyle yazıyor: 

Gürültüyle dolu bir dünyada, yeni bir tür sessizlik yaratıyoruz. Sihir. Gerçekleşti.

Patent belgelerine göre girişimin sessiz iletişim teknolojisi kulaklıklara veya akıllı gözlüklere entegre edilebileceği gibi diğer giyilebilir cihazlarda da kullanılma potansiyeli taşıyor.

ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI da eski iPhone tasarımcısı Jony Ive'ın liderliğindeki bir girişimi satın almasıyla yapay zeka destekli bir giyilebilir cihaz üzerinde çalışıyor.

Ürünle ilgili çok az ayrıntı paylaşılsa da CEO Sam Altman, bunun "dünyanın şimdiye kadar gördüğü en havalı teknoloji" olacağını iddia ediyor.

Cihazın 2026'da piyasaya sürülmesi beklenirken, Apple'ın yapay zeka rozeti 2027'den önce çıkmayacak gibi görünüyor.

Independent Türkçe


OpenAI ilk cihazını 2026'da tanıtacak

OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketin ilk cihazının son derece sade bir tasarıma sahip olacağını söylüyor (Reuters)
OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketin ilk cihazının son derece sade bir tasarıma sahip olacağını söylüyor (Reuters)
TT

OpenAI ilk cihazını 2026'da tanıtacak

OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketin ilk cihazının son derece sade bir tasarıma sahip olacağını söylüyor (Reuters)
OpenAI CEO'su Sam Altman, şirketin ilk cihazının son derece sade bir tasarıma sahip olacağını söylüyor (Reuters)

OpenAI, bu yılın ikinci yarısında ilk cihazını tanıtmaya hazırlanıyor. 

ChatGPT'nin yaratıcısı yapay zeka alanında öncü rol oynarken, bu zamana kadar herhangi bir donanım çıkarmadı. 

Ancak OpenAI CEO'su Sam Altman, geçen mayısta iPhone'un tasarımcısı Jony Ive'ın şirketini satın almalarından sonra bir cihaz yapabileceklerinin sinyalini vermişti.

Bu yapay zeka cihazının ne olduğu ve ne zaman çıkacağına dair spekülasyonlar sürerken, şirketin politika sorumlusu Chris Lehane'den açıklama geldi.

19 Ocak Pazartesi günü Axios House Davos'ta konuşan Lehane, teknolojiyi 2026'nın ikinci yarısında tanıtma planlarının "yolunda ilerlediğini" söyledi.

Lehane "2026'nın ikinci yarısı gibi bir dönemi hedefliyoruz" dedi ancak aygıtın bu yıl piyasaya sürülmesinin kesin olmadığını belirtti.

Bunun "en olası" tarih olduğunu ve "sürecin nasıl ilerlediğine bakacaklarını" da ekledi.

Lehane bu açıklamasıyla teknoloji dünyasında merak uyandırsa da cihazın kendisi hakkında ipucu vermedi.

Ive'la işbirliği içinde geliştirilen cihazın ne olacağına dair pek çok tahmin var.

Altman daha önce yaptığı bir açıklamada bunun, mevcut mobil teknolojiden radikal bir kopuşu temsil edeceğinin sinyalini vermişti.

OpenAI CEO'su donanımı "huzurlu" diye tanımlamış ve kullanıcıların sadeliği karşısında "şoke olacağını" söylemişti.

Bazıları yapay zeka cihazının, ekransız, küçük ve giyilebilir olacağını ve büyük ölçüde konuşma ve sesle kontrol edileceğini öne sürüyor. Örneğin broş, kulaklık veya tamamen yeni bir tür aygıt olabileceği düşünülüyor.

İnternetteki yaygın teorilerden biri de bunun bir kalem olacağı yönünde. Sosyal medyada dolaşan spekülasyonlara göre cepte taşınabilecek bu cihaz, kullanıcının çevresini algılamak için kamera ve mikrofon içerecek. 

Her ne kadar henüz kesin bir şey söylenemese de genel kanı, OpenAI'ın ses temelli ve ekransız bir tasarım tercih edeceği yönünde. Ekranı olan cihazların akıllı telefon ve saatler gibi ürünlerle rekabet etmesinin zorluğundan dolayı böyle bir tercih yapıldığı düşünülüyor.

Independent Türkçe, Axios, MSN, Android Central, Reddit


Çin'den "Ay saati": Einstein'ın teorisine yeni kanıt

Kütleçekim kuvveti nedeniyle Ay'da zaman daha hızlı akıyor (NASA)
Kütleçekim kuvveti nedeniyle Ay'da zaman daha hızlı akıyor (NASA)
TT

Çin'den "Ay saati": Einstein'ın teorisine yeni kanıt

Kütleçekim kuvveti nedeniyle Ay'da zaman daha hızlı akıyor (NASA)
Kütleçekim kuvveti nedeniyle Ay'da zaman daha hızlı akıyor (NASA)

Çinli bilim insanları Ay'daki zamanı takip eden bir yazılım geliştirdi. Model, Albert Einstein'ın teorilerine yeni bir kanıt sunuyor.

Einstein'ın görelilik teorisinin gösterdiği üzere kütleçekim veya yerçekimi, uzay-zaman dokusunu büküyor.

Bu nedenle zaman, evrenin her yerinde aynı şekilde işlemiyor. Bir nesnenin hızı ve yakınındaki cisimlerin kütleçekim kuvveti zamanın ilerlemesini etkiliyor. 

Kütleçekim kuvveti arttıkça zaman daha yavaş akarken, nesneyi çeken kuvvet azalınca zaman hızlanıyor. Örneğin bir dağın tepesinde zamanın daha hızlı geçmesinin nedeni de bu.

Ay'ın kütlesi ve buna bağlı olarak kütleçekim kuvveti Dünya'dan daha düşük olduğu için zaman uyduda farklı ilerliyor. Ay'daki bir gözlemci için Dünya merkezli bir saat, her Dünya gününde 58,7 mikrosaniye kaybediyor.

58,7 mikrosaniye önemsiz bir fark gibi görünse de Ay görevlerinde kritik önem taşıyor. Modern uzay araçları GPS'e benzer sistemlerle çalışıyor. Bu sistemler, bir radyo sinyalinin bir uydudan bir alıcıya ulaşması için geçen süreyi ölçerek konumu hesaplıyor. Küçük bir zamanlama hatası, iniş aracının konumunu kilometrelerce saptırabilir.

Bugüne kadar Ay'a kısa süreliğine ve nadir gidildiği için bu durum ciddi bir sorun arz etmedi. Ancak uyduya yapılan ziyaretlerin artması beklendiğinden zamanı daha doğru hesaplayacak araçlara ihtiyaç var. 

Nankin'deki Mor Dağ Gözlemevi ve Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden araştırmacılar, Ay zamanını ölçen, dünyanın kullanıma hazır ilk yazılımını geliştirdi.

Bilim insanları Ay'ın hareketine ilişkin hassas verileri kullanarak uyduyla Dünya arasındaki zaman farkının değişimini izleyerek işe başladı.

Ardından bu hesaplamaları, süreci otomatikleştiren bir yazılım paketine entegre ettiler. Bu sayede kullanıcılar, karmaşık hesaplamaları yapmaya gerek kalmadan iki gökcisminin zamanını doğrudan karşılaştırabiliyor.

Bulguları hakemli dergi Astronomy & Astrophysics'te yayımlanan çalışmaya göre yazılım, bin yıl sonra bile nanosaniye hassasiyetinde doğruluğunu koruyacak.

Bulgular, uzay-zaman dokusunun kütleçekimden etkilendiğini gösteren görelilik teorisini yüksek hassasiyetli ölçümlerle güçlü bir şekilde kanıtlıyor.

Araştırmacılar, bu teoriye dayanak geliştirdikleri Ay Saati Efemerisi (Lunar Time Ephemeris / LTE440) adlı modelin, gerçek uygulamalarda navigasyon sağlamadan önce daha fazla geliştirilmeye ihtiyaç duyduğunu söylüyor. 

Ay, uzay araçları ve insanlarla doldukça bu tür navigasyon araçları da daha önemli olacak. 

NASA, Ay'a 1972'den beri ilk kez düzenlenecek insanlı uçuşun roketini önceki günlerde fırlatma rampasına yerleştirmişti. Artemis II görevi kapsamında atılacak roketin en erken 6 Şubat'ta fırlatılması beklenirken, bu tarih nisana kadar uzayabilir.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, IFLScience, South China Morning Post, Astronomy & Astrophysics, BBC Sky at Night Magazine