İran’da korona salgınında yeni rekor kaydedildi

Tahran’ın güneyinde Kum şehrinde dün koronavirüs kostümü giyen bir İranlı çocuk (Mehr)
Tahran’ın güneyinde Kum şehrinde dün koronavirüs kostümü giyen bir İranlı çocuk (Mehr)
TT

İran’da korona salgınında yeni rekor kaydedildi

Tahran’ın güneyinde Kum şehrinde dün koronavirüs kostümü giyen bir İranlı çocuk (Mehr)
Tahran’ın güneyinde Kum şehrinde dün koronavirüs kostümü giyen bir İranlı çocuk (Mehr)

İran Sağlık Bakanlığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarının yükselmesine ilişkin uyarıda bulundu. Ülkede Şubat ayında salgının ortaya çıkmasından bu yana kaydedilen en yüksek vaka sayısı kaydedilerek son 24 saatte 3 bin 712 kişiye Kovid-19 teşhisi konuldu.
İran Sağlık Bakanı Said Nemeki, üçüncü koronavirüs dalgının başlaması ile ilgili olarak ISNA'nın haberine göre şu ifadeleri kullandı:
“Meslektaşlarımızın yardımı ile salgının ikinci dalgasını sınırlandırıp büyük oranda kontrol altına alabildik. Ne yazık ki önlemlere uyulmaması sebebiyle salgının tekrar yükselmesine tanık oluyoruz.”
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari tarafından düzenlenen günlük basın konferansında, son 24 saatte, 3 bin 712 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısının 429 bin 193 kişiye yükseldiği belirtildi. Lari, 178 kişinin daha hayatını kaybetmesi ile toplam ölüm sayısının ise 24 bin 656 kişiye ulaştığını açıkladı.
Fransız haber ajansının (AFP) aktardığına göre, ülkede kaydedilen bir önceki rekor günlük vaka sayısı 4 Haziran tarihinde 3 bin 574 kişi olarak kayda geçmişti.
İran haber ajanslarıın aktardığına göre, Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüse yönelik paylaştığı verilerde bin 817 kişinin daha hastaneye yatırıldı. Yoğun bakım ünitelerinde bulunan ve sağlık durumu kritik olan hasta sayısının 3 bin 922 kişi olduğu belirtilirken iyileşenlerin sayısı 362 bin olarak açıklandı.
Sağlık Bakanlığı 31 şehrin 24’ünü “kırmızı alarm” durumunda tuttu. Tahran “kırmızı alarm” durumunda olan şehirler listesinin başında yer alırken 5 şehir daha “turuncu alarm” durumunda sınıflandırıldı.
İran’da hükümetin sağlık protokollerine uyulması şartı ile Eylül ayı başlarında izin verdiği Aşura tatilinin sona ermesinden yaklaşık iki hafta sonra koronavirüs salgınının üçüncü dalgasının etkileri görülmeye başlandı. Geçen hafta vaka ve virüse bağlı ölüm sayılarında yükselme kaydedildi.
Günlük vaka sayısında bir rekor kaydedilmeden önce İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de dahil olmak üzere İranlı yetkililer özellikle maske takılması gibi koruyucu önlemlere uyma oranında düşüş görülmesine yönelik bir dizi uyarıda bulundular.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Lari “Ne yazık ki, ülkemizde sağlık protokollerine riayet etme ve maske takma oranı düşüyor, aynı zamanda çoğu şehirde hastalığa yakalandığı doğrulanan ve hastaneye yatırılması gereken hastaların sayısında bir artış olduğunu görüyoruz” diyerek salı günü uyarıları tekrarladı.
Lari “Koronavirüsün üstesinden gelinmesi için halkın sağlık görevlileri ile işbirliği yapması gerekiyor.” dedi. Lari ayrıca İran’ın toplum sağlığının korunması için her zamankinden daha büyük bir dayanışmaya ihtiyaç duyulan bir aşamaya geçtiğini ve maske kullanılmasının toplumsal bir görev olduğunu söyledi.
En kötü henüz gelmedi
Tahran'daki Koronavirüsle Mücadele Komitesi Başkanı Ali Rıza Zali ise, ülkenin koronavirüs ile mücadelesinde en kötünün henüz gelmediğini ancak hastaneye yatırılan vaka sayılarının arttığını belirtti.
Zali, Tahran’da kabul edilebilir vaka sınırını geçen istatiklere işaret eden bir sınıflandırma olduğuna dikkat çekerek hala “kırmızı alarm” durumunda olunduğunu belirtti.
İLNA haber ajansının aktardığına göre, Zali, İstatisiktikler salgında üçüncü dalgaya girdiğimizi gösteriyor diyerek üçüncü dalgının birinci ve ikinci daha hızlı ilerlediğini söyledi. Zali, özellikle başkent Tahran’da bir kez daha kısıtlamaların uygulanmasını talep etti.
Başkentin tecrit altına alınması reddedildi. İran koronavirüs verilerindeki ilk düşüşün ardından salgının yayılmasını engellemek için iki haftalık bir süreliğine uygulanan tedbirleri hafifletti. 11 Nisan’da ekonomi alanındaki çalışmalar yeniden başlatıldı. Uzmanlar bu adımın, vaka sayılarında son zamanlarda görülen artışa neden olduğunu düşünüyorlar.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, hükümetin karantina önlemlerini hafifletmesinin vatandaşların salgını önemsememelerine neden olduğunu ve bunun da vaka ve ölüm sayılarında artışa yol açtığını söylüyorlar.
Koronavirüsle Mücadele Komitesi Başkanı Ali Rıza Zali, Sağlık Bakanlığı’nın 16 milyon grip aşısı ithal etmeye çalıştığını belirtti.



ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.


Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC