Hariri’nin girişimi, Lübnan’da süren hükümeti kurma istişarelerini canlandırdı

Hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib geçen hafta Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Dalati ve Nahra)
Hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib geçen hafta Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Dalati ve Nahra)
TT

Hariri’nin girişimi, Lübnan’da süren hükümeti kurma istişarelerini canlandırdı

Hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib geçen hafta Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Dalati ve Nahra)
Hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib geçen hafta Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Dalati ve Nahra)

Lübnan’ın eski Başbakanı Saad Hariri’nin son girişimi, Şii ikilinin (Hizbullah ve Emel Hareketi) Maliye Bakanlığı’nı korumakta ısrar etmesi sonrasında askıya alınan hükümet kurma istişarelerini canlandırdı.
23 Eylül’de hız kazanan çabalar ve temaslar gizli şekilde devam ederken Hariri’nin girişimi konusunda da siyasi partiler arasında fikir birliği vardı. Girişim kapsamında, hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib’in Maliye Bakanlığı’nı devralması için Şii bir ismi aday göstermesi öneriliyor. Hariri’nin adımıyla birlikte istişareler duvarında son günlerde tıkanıklık yaşanan süreç de canlanmış oldu. Konu hakkında bilgi sahibi olan kaynakların Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalara göre özellikle başta hükümeti kurmakla yetkili isim konusunda olmak üzere siyasi çevrelerde olumlu bir atmosfer hakim. Kaynaklara göre Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’nin üzerinde çalışmaya başladığı çözüm, Mustafa Edib’e ‘Maliye Bakanlığı’nı üstlenmesi için içlerinden birini seçmesi’ amacıyla Şii 10 ismi sunmasıyla başladı. Kaynaklar, son çabaların başarılı olması ve her şeyin yolunda gitmesi halinde hükümetin Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile Mustafa Edib arasındaki görüşme sonrasında bugün yarın kurulabileceğini aktardılar.
Şii ikiliye yakın kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada Hariri’nin girişiminin hükümeti kurma çarklarını yeniden döndürmeye başladığını bildirdiler.
Aynı olumlu atmosfer, Temsilciler Meclisi Başkanı Yardımcısı Eli el-Farazli ve Özgür Yurtsever Hareket’tin iki milletvekili, Mario ve Allan Avn tarafından da dile getirildi.
Farazli, Nebih Berri başkanlığındaki parlamento oturumunun sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada “Hüküette artık karamsarlık yok. Hükümeti kalkındırmak için umut verici bir potansiyel mevcut. Ancak biraz beklemeliyiz” dedi.
Özgür Yurtsever Hareket Milletvekili Mario Avn da sabah saatlerinde, oluşan olumlu atmosfere değinirken hükümetin kurulması hususunda iyimserliğini dile getirdi. Avn, bir radyoya verdiği röportajda hükümet meselesinin ilerleyen saatlerde çözüleceği bilgisini verdi.
Diğer yandan milletvekili Allan Avn da bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, Hariri’nin girişiminin ‘sert duvarda bir delik açtığını’ söylerken “Yeni bir hükümete ulaşmak için bunu genişleteceğine güveniyoruz” dedi.
Gelişmeyle eş zamanlı olarak Cumhurbaşkanı Mişel Avn da özellikle Edib’in hükümet üyelerini kendisinin seçtiğini açıklaması hususunda, Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın ve Hariri’nin tavrına isim vermeksizin yanıt verdi. Avn yaptığı açıklamada, hükümetin kurulmasını başlatmak ve hükümetin kurulmasıyla görevli yetkiliyle uzlaşı halinde oluşum kararnamesini yayınlamakla ilgilendiğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Bilgi Bürosu’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Zaman zaman farklı ifadeler ve tavırlar, hükümeti kurmak için kaçınılmaz olarak takip edilmesi gereken anayasal yolu belirsizleştirebilir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Bilgi Bürosu, Fransız girişimine ve Lübnan’ı karmaşık krizlerinden kurtarmak için gerekli reformları yapacak bir bağımsız uzmanlar hükümeti kurulmasına dayalı olarak, hükümetin oluşumuyla ilgili medyada dolaşan verilere ilişkin birkaç noktayı açıklığa kavuşturmakla ilgilenmektedir. Bu noktaların başında (anayasanın 4’üncü kısmının 53’üncü ve 2’nci fıkrasının 64’üncü maddeleri uyarınca) Cumhurbaşkanı’nın Başbakan ile uzlaşı halinde hükümeti kurma kararnamesini yayınlaması, görevli yetkilinin hükümeti kurmak için parlamento istişarelerini yürütmesi ve Cumhurbaşkanı ile oluşum kararnamesini imzalaması geliyor. Bu durum, herhangi bir içtihat, azaltma veya anayasal yetkilere müdahale olmaksızın, Cumhurbaşkanı’nın hükümetin derhal kurulmasıyla ilgilenmesi ve görevli yetkili ile mutabık kalınarak oluşum kararnamesini yayınlaması anlamına gelir.”
Hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib, Fransa’nın ekonomik, finansal ve parasal reform girişimini uygulamak için çalışacak bir hükümet kurmak istediğini bildirmişti. Tüm Lübnanlıları memnun edecek, ciddi bir hükümetin kurulacağını belirten Edib, ‘kendisine verilen büyük sorumluluk bilinciyle, anayasal çerçevede Cumhurbaşkanı ile istişare ederek bir sonuca ulaşmak ve Lübnanlıların günlük acılarına son vermeye yardımcı olmak amacıyla uzun bir süre sessiz kaldığını’ söyledi.
Hükümeti kurmakla görevli yetkili, hükümetin ‘Arap ve uluslararası toplulukların güveninin yanı sıra içeride de güven kazanabilecek yetkin ve kabiliyetli isimleri’ içermesi gerektiğini kaydetti. Temel ilkelere bağlılığını yineledi. Bu durumun Lübnan’ın ekonomiyi batmaktan kurtarmak için gerekli dış desteği almasına kapı açacağının altını çizen Edib, herkesin Lübnan ve halkının çıkarları için iş birliği yapması ve vatanı kurtarma fırsatını değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.