Tunus’taki bekar anneler ‘yemeklerini yiyip ölümlerini bekliyorlar’

Resmi verilere göre Tunus’ta 2019 yılında evlilik dışı 2 bin çocuk dünyaya geldi.

Tunus toplumu bekar anneleri dışlıyor. (Getty)
Tunus toplumu bekar anneleri dışlıyor. (Getty)
TT

Tunus’taki bekar anneler ‘yemeklerini yiyip ölümlerini bekliyorlar’

Tunus toplumu bekar anneleri dışlıyor. (Getty)
Tunus toplumu bekar anneleri dışlıyor. (Getty)

Huda el-Trabelsi
Tunus’ta bekar anneler, kendilerini koruyan yasalar olmasına rağmen erken yaşta anneliğe ya da evlilik dışı çocuk yapmaya tolerans göstermeyen toplumun bakış açısı nedeniyle birçok sıkıntıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Ülkede “Bekar anne” nitelemesi, adetleri ve gelenekleri ihlal eden, şeriata ve yasaya aykırı bir şekilde cinsel ilişki kurup ardından da çocuk dünyaya getirenler için kullanılıyor.
Tunus’taki sivil toplum örgütleri ve kuruluşları, ülkede 2019 yılında evlilik dışı yaklaşık 2 bin çocuğun dünyaya geldiğini duyurdu. Söz konusu veriler, bu alanda faaliyet gösteren derneklere yapılan başvurulara ve kayıt altına alınan resmi bildirimlere dayanıyor.
Sayının çokluğuna rağmen sahada çalışmalar yürütenler ile bekar anneleri ve evlilik dışı dünyaya gelen çocukları korumaya yönelik sektörlerde çalışanlar resmi sayıların gerçeği yansıtmadığı görüşündeler. Zira temelde sadece bildirilen doğum vakaları esas alınıyor ve bekar annelerin büyük bir kısmı deşifre olma korkusu ve toplumun tepkisinden çekinmeleri nedeniyle susmayı tercih ediyorlar.

Yaşam hakkı sona erdi
Birçok bekar anne, hastanede yasal işlemlerin zorluğu, ailelerinin kendilerini terk etmesi ve yanlarında duracak birilerini bulamamaları gibi karşı karşıya kaldıkları sıkıntılara dikkat çekiyor. Bekar anneler doğum yaptıkları andan itibaren ailelerinden ve sosyal çevrelerinden kendilerini rezil etmeye yönelik hakaretlere maruz kalıyorlar.
26 yaşındaki Aide, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
“Doğum yapmak için devlet hastanesine adımımı attığım andan itibaren aşağılanmaya maruz kaldım. Sanki suçlu biriymişim gibi hemşireler tarafından sert bir şekilde aşağılandım. Aynı zamanda aç ve susuz bırakıldım. Ailem maddi ve manevi şiddet uyguladı. Doğum yaptığım andan itibaren herkesin gözünde adeta bir hiçtim. Çocuğum yaşıtları gibi yaşamayı hak etmeyen, gayrimeşru bir çocuk olmuştu.”
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde açıklamalarda bulanan Aida “Çocuğumu derneğe götürdüm. Çünkü ne maddi ne de manevi olarak ona bakacak durumdaydım” ifadesini kullandı. Kırsal bir bölgede yaşayan ailesinden uzaklaşmaya karar verdiğini ve başkentte çok zor şartlarda, bir evde yardımcı olarak çalıştığını belirterek yaşadığı acıları dile getirdi.
Bekar anneler birçok acıyla karşı karşıya kalıyor. Bazıları suçluymuş gibi ailelerine geri dönüyor ve söz söylemeye hakları dahi bulunmuyor. Ailelerinin nazarında bazıları herhangi bir ücret ödenmeyen bir hizmetçiden ibaret.
25 yaşındaki Mona, bu kişilerin ailelerinin gözünde “ucuz bir fiyata ya da bedavaya kendilerini sattığı” sırada yaşama haklarını yitirdiğini söyledi. Mona yaşadığı durumu Tunus’taki bir atasözü ile aktardı:

“Yemeğimi yiyor, ölümümü bekliyorum”
Mona sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Hayatta bir hedefim yok. Sadece ölmek ya da hiç kimseyi tanımadığım uzak bir yere kaçmak istiyorum.”
Bekar annelerin bazıları, ailesinin şerefine leke sürdüğünü ve hapse girmesine sebep olsa bile ölümden başka hiçbir şeyi haketmeyen bir suçlu olduğunu düşünen aile bireylerinden birinin kendisinden intikam alacağından korksa da eve dönmeyi tercih ediyor. Söz konusu durumdaki bir genç kızın yolculuğu başka bir şehirde son buluyor ve tek başına kendisini ve çocuğunu geçindirerek onun tüm sorumluluklarını üstlenmek zorunda kaldığı azap dolu bir hikaye başlıyor. Böylece haklarını tanımayan bir toplumda istismar, tecavüz, sosyal dışlanma ve ötekileştirme gibi birçok soruna  maruz kalıyor.

Utançtan kurtulma
Sosyal Bilimler Uzmanı Naime Fakih, 2005 yılında yüksek lisans tezi için yaptığı ve yaşlılar ile evliliği konu aldığı araştırmasında “bekar annelerin kendilerini korumak ve ailelerinin ve toplumun içerisinde karşı karşıya kaldıkları eziyetten kurtulmak için yaşlılarla evlenmeyi bir sığınak olarak gördüğünü” ortaya koydu.
Fakih duruma dair şunları söyledi:
“Konuştuğumuz bekar annelerin büyük bir kısmı, ebeveynlerinin kendilerini mezara kadar takip edecek utanç ve rezaletten kurtulmak için kızlarını yaşlılarla evlendirmeyi bir çözüm yolu olarak gördüklerini aktardı.”
Tunus, son yıllarda diğer Arap ülkelerinin aksine bekar annelerin çocuklarına annenin kızlık soyadını veren ve onları karşılaştıkları tehlikelerden koruyan kanunlar çıkardı ve yasal düzenlemelere gitti. Ancak Naime Fakih, gösterilen tüm çabalara ve yürütülen çalışmalara rağmen durumun kötü olduğu görüşünde. Fakih sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bekar bir anne toplum içinde kadın kimliğinden ve haklarından soyutlanmış olarak yaşar. O, gayri meşru bir çocukla sonuçlanan, hayatının hatası olarak nitelenen durum yüzünden kendisini hakir gören, iş, sağlık, eğlence ve eğitim alanlarında haklarını çıkıp isteyecek cesaretten yoksun adeta yaşayan bir ölü oluyor. Tunus toplumunun çoğu, cinsel ilişkiye giren ve evlilik dışı çocuk yapan erkeği hatasından dolayı cezalandırmazken bütün suçu kadına yüklüyor. Erkek egemen zihniyet ve yanlış sosyal yetiştirme, erkeğe bu hakkı kadının pahasına veriyor. Günümüzde Tunus’taki bekar annelerin çektiği sıkıntılar gün yüzüne çıkıyor. Uzmanlar olarak toplumdaki bu savunmasız grubun yaşadığı olayları yakından takip ediyoruz.”
Naime Fakih hükümete, sivil toplum kuruluşlarına ve uluslararası örgütlere bekar anneleri destekleme, ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirme ve kendi durumlarına içerleyerek toplumu tehdit eden, kalkınma akışını bozacak istenmeyen davranışlara yönelen bir tehlikeye dönüşmemeleri için onları toplumun aktif unsurlarına dönüştürme çağrısında bulundu.

Radikal İslamcı akım
Diğer taraftan Tunus Demokratik Kadınlar Derneği Ekonomik Haklar Komitesi Koordinatörü Reca ed-Dehmani, Independent Arabia’ya verdiği röportajda “Ne yazık ki radikal İslamcı akımın yayılmasının ardından Tunus’taki tüm haklar geriledi” dedi.
Dehmani, ülkesindeki bekar annelerin yaşadıklarına ilişkin şunları aktardı:
“Dernek olarak diğer derneklerle iş birliği yaparak çocuklarını korumak ve toplumun reddetmesine rağmen onları normal koşullarda büyütmek için bekar anneleri işe alıp hayat boyu takip ediyoruz. Böylece bu kadınları korumaya çalışıyoruz. Elbette her ne kadar evlilik dışı çocuk yapmak kişinin hür iradesine kalmış olsa ve bu kimseyi ilgilendirmese de hiçbir kadını buna teşvik etmiyoruz. Ancak bugün yaşadığımız şey kürtaja kanun tarafından izin verilmesine rağmen sağlık sistemi tarafından reddedilmesi ve haram ve helal doğrultusunda, şeriat ile din nedeniyle kesilen doğum kontrol araçlarının bulunmamasıdır. Tüm bu etkenler bazı kadınları toplum için kabul edilemez koşullarda doğum yapmaya ve gayri meşru cinsel ilişkilerinden hesaba çekilmeyen erkeklere hoşgörü gösterildiği için tüm sorumluluğu tek başlarına üstlenmeye mecbur bırakıyor.”
“Tunus’taki eğitim ve öğretim metotları halen farklı” diyen Dehmani yetkililere bu durumu derhal düzeltme çağrısında bulundu. Eğitimi “toplumu iyileştirmenin, farklı olguları kabul etmenin, insani ve hukuki çerçevede yaşamanın lokomotifi” olarak gören Dehmani sözlerinin sonunda bu konuda başarılı bulduğu Batı toplumunun tecrübesine ilişkin “Evlilik kurumu orada, çocuk doğurmak ve annelik hakkından yararlanmak için tek kurum olarak görülmüyor” dedi.



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.