Hindistan'da bir günde 74 binden fazla vaka tespit edildi

Gönüllü sağlık çalışanları halka korona testleri gerçekleştiriyor (DPA)
Gönüllü sağlık çalışanları halka korona testleri gerçekleştiriyor (DPA)
TT

Hindistan'da bir günde 74 binden fazla vaka tespit edildi

Gönüllü sağlık çalışanları halka korona testleri gerçekleştiriyor (DPA)
Gönüllü sağlık çalışanları halka korona testleri gerçekleştiriyor (DPA)

Hindistan Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 74 bin 442 yeni koronavirüs vakasının tespit edildiğini, 903 kişinin ise virüs nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.
Reuters haber ajansına göre, son açıklanan rakamlarla birlikte Hindistan'da toplam vaka sayısı 6 milyon 623 bin 815'e, ölü sayısı ise 102 bin 685'e yükseldi.
Hindistan, ABD ve Brezilya'dan sonra dünyada koronavirüsten en çok etkilenen üçüncü ülke.
Artan vaka sayısına rağmen geçen hafta Hintli yetkililer bazı kısıtlamaları hafifleterek, eyalet görevlilerinin okul ve sinema salonlarını açmasına izin verdi.



Washington–Tahran hattında kritik 14 gün: Lübnan denklem dışı

Washington–Tahran hattında kritik 14 gün: Lübnan denklem dışı
TT

Washington–Tahran hattında kritik 14 gün: Lübnan denklem dışı

Washington–Tahran hattında kritik 14 gün: Lübnan denklem dışı

Bölge, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonları iki haftalığına askıya alma kararına ilişkin geri sayımın başlamasıyla “nefeslerin tutulduğu” bir döneme giriyor. Söz konusu anlaşma, İsrail tarafından “şartlı” olarak desteklenirken, ateşkesin kapsamı dışında Lübnan sahasının tutulması dikkat çekiyor.

Tarafların heyetleri cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak görüşmelere hazırlanırken, Tahran ateşkesin çerçevesini ve “yeni angajman kurallarını” belirleyen unsurları ortaya koydu. Bu kapsamda ateşkesin uygulanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması öne çıkıyor. Bu adımlar, Trump tarafından da olumlu karşılanırken, ABD Başkanı “deniz ulaşımının kolaylaştırılması” ve “yeniden inşa sürecine destek” sözü verdi.

Sahada ise İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik devam eden hava saldırıları, bölgesel müzakere süreci ile yerel düzeyde süren askeri tırmanış arasında keskin bir ayrım çizgisi oluşturuyor. Bu durum, “iki haftalık anlaşmanın” kırılgan istikrarı ne ölçüde kalıcı hale getirebileceğine dair ciddi bir sınav anlamına geliyor.


Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif bugün, ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşı durdurmak için hükümetinin arabuluculuğu sonucunda ABD, İran ve müttefik ülkeler ile grupların Lübnan dahil olmak üzere ‘her yerde’ ateşkes üzerinde anlaştığını açıkladı.

Şerif, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve müttefiklerinin, Lübnan ve diğer yerler dahil olmak üzere her yerde derhal ateşkes üzerinde anlaştığını duyurmaktan memnuniyet duyarım” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın cuma günü her iki ülkeden heyetleri ağırlayarak ‘nihai bir anlaşmaya’ varmayı amaçlayan müzakereler yürüteceğini de açıklayan Pakistan Başbakanı, “İslamabad görüşmelerinin sürdürülebilir bir barış sağlamayı başarmasını umuyoruz ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı diliyoruz" dedi.

Savaş, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği ve İran'ın dini lideri Ali Hamaney’in de öldüğü saldırılarla başladı. Bunun üzerine Tahran, Körfez ülkeleri ve İsrail'e misilleme saldırıları düzenledi.

Savaş, 2 Mart'ta Tahran destekli bir grubun İsrail'e roket saldırısı düzenlemesinin ardından Lübnan'a sıçradı. İsrail ise buna Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları düzenleyerek ve ülkenin güneyine asker göndererek karşılık verdi.


Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün akşam sona eren süre sınırının dolmasıyla “İran Savaşı” yeni bir döneme girdi. Bu süreçte bir yandan diyaloga geri dönülmesi için arabuluculuk çabaları sürerken, diğer yandan yoğun saldırılar devam etti. Bu gelişmeler, Tahran'ın doğrudan müzakereleri askıya alması ve İsrail'in İran'daki köprüleri ve demiryollarını bombalamaya başlamasıyla birlikte yaşandı.

Trump, 11 gün önce belirlediği sürenin dolmasına az bir müddet kala, bir anlaşmaya varılamaması ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nın açılmaması halinde doğacak sonuçlara ilişkin bazı uyarılarda bulunarak, köprüler ve enerji santralleri de dahil olmak üzere İran'ın altyapısına geniş çaplı saldırılar düzenleyeceğini ve İran'ın ‘daha önce hiç görmediği bir saldırı’ ile karşı karşıya kalacağını söyledi. Trump, “Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak” diye ekledi. ABD Başkanı ayrıca, Tahran ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören bir anlaşmaya varılamaması halinde İran'ın enerji santrallerini vuracağını ve Hark Adası'nı ele geçireceğini tehdit etti.

Öte yandan ABD basını, Tahran'ın Washington ile doğrudan temasları kesip müzakere çabalarını askıya aldığını, ancak aracılar aracılığıyla mesaj alışverişine devam ettiğini bildirdi. Reuters'a konuşan İranlı bir kaynak, Washington'un Tahran'dan ‘baskı altında teslim olmasını’ talep ettiği sürece Tahran'ın esneklik göstermeyeceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin enerji santrallerini ve köprüleri hedef alması halinde, bölgenin sınırlarını aşan bir yanıtla karşılaşacağı uyarısında bulundu.

İsrail ordusu, İran Silahlı Kuvvetleri’nin silah ve teçhizat nakliyesi için kullandığını iddia ettiği, başkent Tahran ve diğer dört şehirdeki sekiz köprüyü hedef aldığını duyurdu. Saldırılarda Kaşan'daki bir demiryolu köprüsü, Meşhed'deki bir tren istasyonu ve Tebriz yakınlarındaki bir otoyol köprüsü de hedef alındı.

ABD güçleri, İran'ın ana petrol ihracat terminali bulunan ve Trump'ın açıkça ele geçirme niyetini ima ettiği Hark Adası'ndaki hedefleri vurdu.