Berlin’deki Libya konulu ikinci konferansta ‘kalıcı bir siyasi çözüme’ ulaşılması ve dış müdahalenin durdurulması çağrısı yapıldı

Mısır Dışişleri Bakanı Şukri: Olası siyasi çözüm, hiç kimsenin baskısı altında kalmadan halkın münhasır ulusal vizyonuna dayanmalıdır

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres
TT

Berlin’deki Libya konulu ikinci konferansta ‘kalıcı bir siyasi çözüme’ ulaşılması ve dış müdahalenin durdurulması çağrısı yapıldı

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres

Birleşmiş Milletler (BM) ve Almanya hükümeti tarafından dün düzenlenen Libya konulu ikinci Berlin Konferansı’na katılanlar, bölgesel ve uluslararası tarafları, Libya'da barış ve istikrarı sağlamak için ‘fırsatı değerlendirmeye’ ve Libyalıların ‘kalıcı bir siyasi çözüme’ ulaşmalarına yardımcı olmak için ‘birlikte çalışmaya’ çağırdılar. Bununla birlikte BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ‘skandal’ olarak nitelediği silah ambargosuna yönelik ihlallerin sona ermesi de dahil olmak üzere Libya’daki tüm yabancı askeri müdahalelerin ‘derhal durdurulması’ gerektiğini vurguladılar.
Dün, BM 75’inci Genel Kurulu'nun oturum aralarında ve BM Genel Sekreteri Guterres ve Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın başkanlığında, daha önce yapılan Libya konulu Berlin Konferansı’na katılan ülkelerin, bölgesel kuruluşların, Libya'ya komşu ülkelerin üst düzey temsilcilerinin ve dışişleri bakanlarının katılımıyla sanal ortamda bir konferans gerçekleştirildi.
Konferansın ardından katılımcılar, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 2510 sayılı karar ile onaylanan ve Ocak 2020'de düzenlenen Libya konulu Berlin Konferansı’nın çıktılarına bağlı olduklarını bir kez daha vurgulayarak, BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams’a, BM’nin desteğiyle Libya’nın önderliğindeki siyasi süreci sürdürme çabalarından dolayı teşekkür ettiler. Ayrıca BM Genel Sekreteri’nden, BM Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) başına yeni bir özel temsilci atamasını talep eden 2542 sayılı kararın çıkarılmasından ve görev için bir koordinatörün atanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Son haftalarda Libya'da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik kaydedilen olumlu gelişmelerin yarattığı fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan katılımcılar,  bölgesel kuruluşların barış çabalarına katkıda bulunmaya yönelik devam eden çabalarından duydukları memnuniyeti ifade ederken özellikle Afrika Birliği'nin (AfB) Addis Ababa'da Libya Ulusal Uzlaşı Konferansı’nın düzenlenmesi planının yanı sıra Montrö (İsviçre), Bouznika (Fas) ve Kahire (Mısır) toplantıları da dahil olmak üzere BM öncülüğündeki süreç çerçevesinde gerçekleştirilen uluslararası girişimlere övgüde bulundular.
Katılımcılar ayrıca, ‘çatışan tarafların 21 Ağustos'ta ilan edilen ateşkes çağrılarına dayanan Libya’daki iç görüşmelerinin yeniden başlatılmasının yanı sıra Montrö istişarelerinin bir sonraki toplantısının bu ayın sonlarında yapılacak olmasını’ memnuniyetle karşıladılar. Katılımcılar, Libyalı tüm tarafları, ‘sorumlu davranmaya ve ülkeyi demokratik meşruiyeti yeniden tesis edecek seçimlere götüren kapsamlı bir siyasi çözüm üzerinde fikir birliğine varmaya’ çağırdılar.
Bununla birlikte ‘Libya’daki yabancı askeri müdahalelerin derhal durdurulması gerekliliğini’ vurgulayan katılımcılar, ‘BM’nin uyguladığı silah ambargosuna yönelik tekrar eden ihlallerin derhal durdurulması gerektiği konusunda genel bir fikir birliği olduğunu’ söylediler. Hurgada’daki (Mısır) görüşmelerde kaydedilen son gelişmeleri ve 5 + 5 formatındaki ortak askeri komitenin gerçekleştirdiği görüşmeleri takdir ettiklerini belirten katılımcılar,  ayrıca, Sirte ve çevresinde askerden arındırılmış bir bölgenin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi ve buranın Montrö'de görüşülen hazırlık dönemi çerçevesinde devlet kurumlarının genel merkezi haline getirilmesine izin verilmesi çağrısında bulundular.
Libya’nın zayıflayan ekonomisinin halkın içinde bulunduğu hayat şartları üzerinde olumsuz etkisi olduğunun altını çizen katılımcılar, ülkenin petrol ihracatının yeniden başlamasının sağlanması için petrole üretimi üzerinde uygulanan ablukanın tamamen ve koşulsuz bir şekilde kaldırılmasını sağlamanın önemini vurguladılar. Ayrıca, ‘petrol gelirlerinin ülkenin tüm bölgelerine adil ve şeffaf bir şekilde dağıtılmasına’ ilişkin devam eden görüşmeleri de memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden katılımcılar, Libyalı yetkilileri, ‘ülkedeki mali kurumların yeniden birleşmesi de dahil olmak üzere ekonomik reformlarda ilerleme kaydetmeye’ çağırdılar.
Öte yandan konferansa katılan BM Genel Sekreteri Guterres, Libya’daki krizi çözmenin ‘BM’nin en önemli önceliği olmaya devam ettiğini’ söyledi. Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac ve Tobruk Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih’in açıklamalarını ve Libya krizini çözmenin yollarını tartışmak için yapılan toplantıları memnuniyetle karşıladığını bir kez daha yineleyen Guterres, Libyalıları ‘kalıcı ateşkesin sağlanması için çalışmaya devam etmeye’ ve barış çabalarını desteklemeye çağırdı. Bu yılın başlarında düzenlenen Libya konulu Berlin Konferansı’nda verilen sözlere uyulmasını ve ‘silah ambargosunun tam ve koşulsuz uygulanmasını’ isteyen Guterres, ambargonun ihlal edilmesinin, bir skandal olduğunu ve ambargoyu ihlal tarafların barışa olan bağlılıklarına ilişkin akıllarda soru işaretleri oluşturduğunu söyledi. Ülkedeki petrol üretimi ve ihracatına uygulanan ablukanın derhal, kalıcı ve koşulsuz bir şekilde kaldırılması çağrısında bulunan Guterres, ayrıca ülke çapındaki insan kaçakçılığı ağlarının da derhal ortadan kaldırılmasını talep etti.
Diğer yandan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Libya'daki olası siyasi çözümün, ‘kimsenin baskısı olmaksızın, Libya halkının münhasır ulusal vizyonuna dayanması gerektiğini’ vurguladı.
Dün gerçekleşen bakanlar toplantısında konuşan Şukri, “Mısır, Libya krizinin patlak vermesinden bu yana tüm taraflara özenle ve içtenlikle el uzatmaktan vazgeçmedi. Fas’ın Suheyrat kentinde yapılan anlaşmadan Berlin Konferansı'na kadar Libya'da güvenliği ve istikrarı yeniden tesis etmek için yapılan tüm ciddi çabaları destekledi. Mısır, görüşleri yakınlaştırmak için tüm Libyalı taraflarla temaslarını sürdürdü. Bu yüzden bugün ülkelerin Berlin Konferansı’nın tavsiyelerini ve sonuçlarını, istisnasız olarak uygulamasını, herkesten Libyalı tarafları Berlin Konferansı’nda ve BMGK’da verdikleri sözleri tutmalarını sağlayacak somut eylemlerde bulunmalarını talep ediyorum.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise düzenlediği basın toplantısında ‘ihtiyati bir iyimserlik için bir takım nedenler olduğunu’ belirterek, bunlar arasında özellikle ‘çatışan tarafların askeri mantıktan siyasi mantığa geçmeye başladıklarına dair göstergelerin’ olduğuna dikkati çekti.
Cezayir Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum da, Cezayir'in Libya’nın birliğini, bütünlüğünü ve egemenliğini garanti eden ve Libya halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma özlemlerini karşılayan siyasi bir çözümü desteklediğini vurguladı.
Bukadum ayrıca Cezayir’in tüm taraflara yaptığı başta silah ambargosunu delmemeye, BMGK kararlarına ve Berlin Konferansı’nın sonuçlarına saygı göstermeye ve bunların uygulanmasında sorumluluklarını üstlenmeye yönelik acil çağrısını da yeniledi.



Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, bugün, Duhok vilayetinde Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin evine düzenlenen saldırıyı kınadı.

Başbakanlık Basın Ofisi, Irak Haber Ajansında yer alan açıklamasında, “Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani, bugün Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Irak ve bölgedeki son gelişmeleri, ulusal düzeydeki güvenlik konularını ve güvenlik ile istikrarı sağlama yollarını ele aldı” denildi.

Sudanlı, «Duhok vilayetinde Barzani’nin evine yönelik acımasız saldırıyı kınadığını ve reddettiğini» ifade ederek, «vatansever tutumunu ve tüm Iraklılar arasındaki birliği güçlendirmeye gösterdiği özeni» övdü.

Açıklamada ayrıca, “Başbakan, olayın tüm yönlerini araştırmak, failleri tespit etmek ve aleyhlerine gerekli tüm yasal işlemleri başlatmak üzere, federal hükümet ve bölge hükümetinin ilgili güvenlik kurumlarından oluşan ortak bir güvenlik ve teknik ekibin kurulmasını emretti” denildi.

Başbakan, hükümetin "herhangi bir kanunsuz, bölgesel veya uluslararası oluşumun Irak'ı bölgedeki devam eden çatışmaya sürüklemesini engelleme" konusundaki kararlılığını vurgularken, "kapsamlı ulusal sorumluluk çerçevesinde ve her düzeyde Irak'ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını güvence altına almak için her türlü bütünleşik çabayı göstereceğini" ifade etti.


Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.