Fransa iki devletli çözüm fikrini terk mi ediyor?

Filistin hükümeti ABD seçimlerinden sonra baskının hafifleyeceğine inanıyor

Batı Şeria'daki yeni Ravabi şehrinde dalgalanan Filistin bayrakları (Reuters)
Batı Şeria'daki yeni Ravabi şehrinde dalgalanan Filistin bayrakları (Reuters)
TT

Fransa iki devletli çözüm fikrini terk mi ediyor?

Batı Şeria'daki yeni Ravabi şehrinde dalgalanan Filistin bayrakları (Reuters)
Batı Şeria'daki yeni Ravabi şehrinde dalgalanan Filistin bayrakları (Reuters)

Fransa İsrail Büyükelçisi Eric Danon’un “Tek devlet mi yoksa Kudüs’le ya da Kudüssüz iki devlet mi? Biz en iyi tercihin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bu, başka bir konuda anlaşamayacağımız anlamına mı geliyor? Hayır kesinlikle! Filistinliler ve İsrailliler arasında mutabık kalınan her çözümü kabul edebiliriz” açıklaması Fransa’nın Filistin politikası değişti mi sorularını akla getirdi.
Üst düzey bir Filistin yetkilisinin Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre Filistin yönetiminin  Paris’in “iki devletli çözüm” politikasından vazgeçip geçmediğini öğrenmek için Fransa’dan bilgi alacak.
Kaynağın belirttiğine göre, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın İsrail-Filistin çatışmasının “iki devletli çözüm” dışında başka bir çözümün olmadığa dair görüşünde değişiklik yapması mümkün görünmüyor. Buna göre Filistin, İsrail devletinin yanında, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet olacak.
Tek bir devlet kurma hakkında ise kaynak, bunun mümkün olmadığını ve böyle bir önerinin Filistin hükümeti ve diğer Filistinli gruplar için masada bulunmadığını söyledi. Çünkü tarihi Filistin halkına eşit haklar tanınması gerekiyor ancak bu fikir,  İsrail tarafından kabul görmeyecektir. Tek bir devlet olma durumunda Batı Şeria ve Gazze’deki herkes İsrail vatandaşlarının sahip olduğu tüm haklara sahip olmaları gerekecektir.
Filistin,  çözüm konusundaki görüşlerini Fransa İsrail Büyükelçisi Eric Danon’a atfedilen sözlerden sonra vurgulama ihtiyacı hissetti. Buna göre Paris, Filistin-İsrail çatışmasına ilişkin konumunu güncelliyor. Paris'teki diplomatik kaynaklar, Fransa'nın iki devletli çözümden farklı bir çözüm olasılığını dışlamadığını ortaya koydu. Marib gazetesine göre, Çarşamba günü Fransa İsrail Büyükelçisi Eric Danon'un Avrupa ile İsrail arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesini teşvik eden bir araştırma merkezi olan "Net" örgütünün düzenlediği oturumda "Filistinliler adına müzakere etmeyeceğiz. Bu ikili bir mesele ve biz sadece yapmamız gerektiğini söylemek için buradayız. Yapmamız gererken yeni durumu dikkate almak ve müzakere masasına dönmek. Bu sorunun sonunun ne olacağını kimse bilmiyor. Tek devlet mi yoksa Kudüs’le ya da Kudüssüz iki devlet mi? Biz en iyi tercihin iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. Bu, başka bir konuda anlaşamayacağımız anlamına mı geliyor? Hayır kesinlikle! Filistinliler ve İsrailliler arasında mutabık kalınan her çözümü kabul edebiliriz”  dedi.
Büyükelçi Danon, “Altı ay önce kimse İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in bir barış anlaşması imzalayacağını hayal etmemişti. ABD, İran ve Türkiye'nin duruşuyla Ortadoğu tamamen değişti, çünkü İsrail yeni bir bölgesel güç haline geldi. Filistinliler uluslararası ve Arap devletleri arenasındaki zayıf konumlarını hesaba katmalılar" şeklinde konuştu. Danon daha önce de buna benzer şeyler söylemişti ancak bu Paris’te kişisel bir görüş olarak değerlendirilmişti. Fransız diplomatlar ise Fransız diplomasisinin tüm ağırlığını iki devletli çözüme vermekte güçlük çektiğini çünkü bu durumun sahada gerçekçi olmadığını düşünüyor.
Marib gazetesine yaptıkları açıklamada, “Büyükelçinin söyledikleri açık. İsrailliler ve Filistinliler çözüme ulaşırsa, 50 yıl önce belirlenen kriterlere uymadığı gerekçesiyle bunu reddetmeyeceğiz. Önemli olan bir an önce müzakerelere devam etmektir. Ayrıca Filistinliler daha önce hiç bu kadar zayıf olmamıştı. Her şeylerini kaybedebilirler” dedi.
Tek devlet fikri, daha önce de Fransa’nın son zamanlarda yaptığı açıklamalarda dillendirilmişti. Fransızlar iki devletli çözümün zor ve imkansız olduğunu düşünerek bu çözümü ima etmeye başladılar. Ancak Filistin hükümeti her zaman reddetmeye devam etti.
Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Saib Ureykat, Filistinlilerin tek bir devletin kurulmasını birçok kez reddettiğini, zira böyle bir devletin apartheid rejim olacağını pek çok kez söyledi.

“Amerika-İsrail baskısının seçimlerden sonra buharlaşacak"
Öte yandan Filistin Hükümeti toplantısında konuşan Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, “Şu an Amerikan seçimleri nedeniyle gerçekleşen Amerika-İsrail baskısının seçimlerden sonra buharlaşacak. Bazı Arap kardeşlere tarihten ders almalarını söylüyorum. Bu insanlar kendi sözlerine ve vaatlerine uymuyorlar. Bunlara kanmayın. Sadece Filistin davası için değil, kendiniz için de “ dedi.
Filistin hükümeti üzerindeki büyük baskıyı kabul eden İştiyye, mali kuşatma, baskı gibi zor koşullarda yaşadıklarını kabul ederek “Ama bizler kuşatmayı ve krizi daha önce aştığımız gibi güçlü insanlarız ve bu kez bölünmeyi sona erdirerek seçimlere gidiyoruz ve güçlü bir şekilde ortaya çıkıyoruz. Tamamen bağımsızlığa ulaşıncaya kadar kararlılığımız sürecek” açıklamasında bulundu.



Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
TT

Irak: Sudani, Dohuk'ta Kürdistan Bölgesi Başkanı'nın evine düzenlenen saldırıyı kınadı

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es Sudani (DPA)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani, bugün, Duhok vilayetinde Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin evine düzenlenen saldırıyı kınadı.

Başbakanlık Basın Ofisi, Irak Haber Ajansında yer alan açıklamasında, “Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani, bugün Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı telefon görüşmesinde, Irak ve bölgedeki son gelişmeleri, ulusal düzeydeki güvenlik konularını ve güvenlik ile istikrarı sağlama yollarını ele aldı” denildi.

Sudanlı, «Duhok vilayetinde Barzani’nin evine yönelik acımasız saldırıyı kınadığını ve reddettiğini» ifade ederek, «vatansever tutumunu ve tüm Iraklılar arasındaki birliği güçlendirmeye gösterdiği özeni» övdü.

Açıklamada ayrıca, “Başbakan, olayın tüm yönlerini araştırmak, failleri tespit etmek ve aleyhlerine gerekli tüm yasal işlemleri başlatmak üzere, federal hükümet ve bölge hükümetinin ilgili güvenlik kurumlarından oluşan ortak bir güvenlik ve teknik ekibin kurulmasını emretti” denildi.

Başbakan, hükümetin "herhangi bir kanunsuz, bölgesel veya uluslararası oluşumun Irak'ı bölgedeki devam eden çatışmaya sürüklemesini engelleme" konusundaki kararlılığını vurgularken, "kapsamlı ulusal sorumluluk çerçevesinde ve her düzeyde Irak'ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını güvence altına almak için her türlü bütünleşik çabayı göstereceğini" ifade etti.


Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.