Fas’taki Libya mutabakatına Bingazi’den itirazlar yükseliyor

Libyalı tarafların geçen salı günü Bouznika’daki görüşmelerinden bir görüntü (Şarku’l Avsat)
Libyalı tarafların geçen salı günü Bouznika’daki görüşmelerinden bir görüntü (Şarku’l Avsat)
TT

Fas’taki Libya mutabakatına Bingazi’den itirazlar yükseliyor

Libyalı tarafların geçen salı günü Bouznika’daki görüşmelerinden bir görüntü (Şarku’l Avsat)
Libyalı tarafların geçen salı günü Bouznika’daki görüşmelerinden bir görüntü (Şarku’l Avsat)

Libya’nın doğusunu kontrol eden Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve batısında etkin Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, Suheyrat Anlaşması’nın 15’inci maddesi uyarınca egemen kuruluşların liderlik pozisyonlarında bulunanların nasıl seçileceğine dair mekanizmalar ve kriterler hususunda Fas’ta anlaşma imzaladıklarını ilan ettiler. Açıklamanın ertesi günü, Bouznika şehrinin iki ayrı turda ev sahipliği yaptığı toplantının sonuçlarını eleştiren çok sayıda itiraz ortaya çıktı.
Uzlaşıya muhalefet edenlerin çoğu, iki tarafın heyetlerinin, ülkedeki tüm milletvekillerinin ve siyasetçilerin nispi ağırlığını yansıtmadığını ve misyonlarının yalnızca danışma amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak 2015 sonunda Fas’ta imzalanan Suheyrat Anlaşması’nın 15’inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak, daha ileri gidenler de var. Madde, Temsilciler Meclisi’nin üçte ikisinin göreve başlaması veya yedi egemen konumdan herhangi birinin muaf tutulması durumunda oylamaya hazır olma gerekliliğini şart koşuyor. Milletvekillerinin ve her iki konsey mensuplarının çoğunluğu esas olarak bu anlayışlara katılmıyor.
Söz konusu yedi makamı Libya Merkez Bankası Başkanlığı, Denetleme Bürosu Başkanlığı, Yüksek Mahkeme Başkanlığı, Savcı ve İdari Kontrol Kurumu Başkanlığı, Yolsuzlukla Mücadele Kurumu Başkanlığı ve Yüksek Seçim Komisyonu Başkanlığı ve üyeleri oluşturuyor.
Bingazi Üniversitesi’nde Silvium Araştırma Kuruluşu Başkanı Cemal Şaluf, “Bouznika 2’nin sonuçları, birkaç gün önce Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’in yaptığı açıklamaya göre Cenevre’de yapılması gereken siyasi foruma sunulacak. Bu sonuçlar, forum tarafından kabul veya reddedilebilecek önerilerdir” dedi.
Geçen salı günü Fas’ta sona eren Bouznika 2 diyaloğu hususunda ise Şaluf, “Siyasi anlaşmadaki maddenin bir yasama formülü olarak tanınması, sonuçlarının dolaylı olarak tanınmasıdır. Bunların arasında, Deniz Yetki Sınırları Anlaşması ve el-Vatiyye Üssü ile Misrata Limanı’nı Türk askeri üsleri olarak kabul etmek de dahil, Türkiye ile ilan edilen ve edilmeyen mutabakat anlaşmalarının yanı sıra Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Bakanlar Konseyi kararlarının geçerliliği konusundaki tartışmalar da yer alıyor” dedi. Cemal Şaluf, “Bouznika’da şu ana kadar anlaşılan hususlar, Temsilciler Meclisi ve Danışma Konseyi’nin (Yüksek Konsey) çoğunluğu tarafından ayrı ayrı şekilde oylanıncaya kadar sadece iki heyeti temsil etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Bouznika 2’nin sonuçlarını reddeden cephe, Bingazi şehrinde ve diğer bazı ilçelerde yüzlerde gencin, ülkedeki kötüleşen yaşam koşullarını protesto ettiği ‘Libya'yı Yolsuzluktan ve Yolsuzlardan Kurtarın’ hareketini de kapsayacak şekilde genişledi.
Hareket, Libya’daki çatışma taraflarının diyaloğa başvurmasının memnuniyetle karşıladığını söyledi. Ancak Yüksek Yargı Konseyi’nin, Bouznika’nın yargıyla ilgili bulguları şiddetle reddetmesine ilişkin tutumunu da destekliyor.
Hareket, 7 Ekim’de yaptığı açıklamada, yargının ‘hak ve özgürlüklerin koruyucusu ve hükmedilen veya yönetilen insanlar arasında hakkın gerçekleştirilmesinde ve adaletin tesis edilmesinde’ güvenli bir bölge olduğuna dikkat çekti.
Aynı şekilde Milletvekili Ebu Bekir Ahmed Said, “Yaklaşık 5 yıl sonra Bouznika toplantılarına katılan meslektaşlarımız, egemenlik makamlarının belirlenmesiyle ilgili bir madde içeren, 2015 yılında imzalanan siyasi bir anlaşma olduğunu hatırladılar. Geçmiş yıllarda siyasi anlaşmayı kendileri engellediler ve bugün de bunu kendi şartlarına ve standartlarına göre bölmeyi kabul ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Ülkenin batısındaki Tarhuna şehrinde Miletvekili Said, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu yasadışı görüşmelere ilişkin çekincemizle birlikte yıllar gecikse bile yakınlaşmaya doğru atılan her adımı doğru buluyorum” dedi.
Libya’daki pek çok siyasetçi, Bouznika anlaşmasının önündeki en büyük engelin, milletvekillerinin çoğunluğunu bir araya getirmesi olduğunu kaydetti.



İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
TT

İsrail, Filistinli teknokratların Gazze’ye girişini engelliyor

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)
Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria'daki Filistinlilerin mülklerine sık sık saldırı düzenliyor (AFP)

İsrail yönetimi, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan komitedeki Filistinli teknokratların Gazze'ye girişine izin vermiyor.

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla Haaretz'e konuşan Filistinli yetkililer, İsrail yönetiminin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini engellediğini söylüyor.

Komite üyelerinin, Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah kapısından geçerek bölgeye girmek istediği ancak Tel Aviv yönetiminin buna izin vermediği aktarılıyor. İsrail, tüm taleplere rağmen sınır kapısını da henüz açmadı.

Kaynaklar, komite üyelerinin Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya gelip görüşmeleri sürdürdüğünü ifade ediyor.

Mısır yönetimi, ABD'yle ortak çalışarak Filistinli teknokratların ay sonuna kadar Gazze'ye girmesini sağlamak istiyor.  

Gazete, İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'nün (COGAT) yorum taleplerine yanıt vermediğini aktarıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını 14 Ocak'ta duyurmuştu.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nde Witkoff'un yanı sıra Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair, girişimci Marc Rowan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem el-Haşimi, Katarlı diplomat Ali el-Havadi, Mısır Genel İstihbarat Servisi Direktörü Hasan Reşad, Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu elçisi Nickolay Mladenov, İsrailli girişimci Yakir Gabay ve BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag var.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 17 Ocak'ta sosyal medyada yaptığı paylaşımda Trump'ın resmi mektup göndererek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Barış Kurulu'na kurucu üye olarak davet ettiğini de bildirmişti.

Trump, Witkoff, Kushner Blair ve Rowan'ın yanı sıra Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik danışman yardımcısı Robert Gabriel'ın yer aldığı Barış Kurulu ise Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin faaliyetlerini denetleyecek.

Diğer yandan Tel Aviv yönetimi, Türkiye ve Katar'ın bu oluşumlardan çıkarılmasını, bu ülkelerin Gazze'de güvenliği sağlamak üzere konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) katılmasına yönelik planların da iptal edilmesini istiyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında "Gazze Şeridi'nde Türk ya da Katarlı askerlere yer yok” demişti.

New Arab'ın aktardığına göre Netanyahu yönetimi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze'ye girişini, bu gelişmelere karşı bir hamle olarak kullanıyor.

Yahudi yerleşimcilerin saldırıları artıyor

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ve İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet'in verilerine göre Yahudi yerleşimcilerin Batı Şeria'daki saldırıları 2025'te, bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Times of Israel'in derlediği verilere göre radikal sağcı Yahudi yerleşimciler geçen yıl 867 ırkçı suç işledi. Bu rakamın 2024'te 682 olduğu belirtiliyor. Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği Aksa Tufanı operasyonuyla Gazze savaşını başlattığı 2023 yılındaysa 1045 saldırı kaydedilmişti.

2025'teki saldırılarda toplamda 300 ırkçı Yahudi yerleşimcinin yer aldığı aktarılıyor. Bu kişilerin çoğu Batı Şeria'daki 42 yasadışı yerleşim bölgesinde yaşıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te konuşlandırılan askeri birimlerden sorumlu İsrail Merkez Komutanlığı'ndaki (Pikud Merkaz) yetkililerin, şiddet olaylarının azaltılamamasından rahatsızlık duyduğu savunuluyor.  

ndependent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, New Arab


Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.