İran’dan koronavirüs tedbirlerini ihlal edenlere para cezası

Kamu alanlarında koruyucu maske takmak ile yükümlü tutulan İranlılar (Reuters)
Kamu alanlarında koruyucu maske takmak ile yükümlü tutulan İranlılar (Reuters)
TT

İran’dan koronavirüs tedbirlerini ihlal edenlere para cezası

Kamu alanlarında koruyucu maske takmak ile yükümlü tutulan İranlılar (Reuters)
Kamu alanlarında koruyucu maske takmak ile yükümlü tutulan İranlılar (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, koronavirüs ile mücadele kapsamında belirlenen kuralları ihlal eden kişilere para cezaları uygulanacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı dün, bu cezaların başlangıç olarak başkent Tahran’da yürürlüğe gireceğini, daha sonrasında kapsamının tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişleyebileceğini açıkladı.
İranlıların maskesiz dışarı çıkmalarının yasaklanmasının yanı sıra dün itibariyle, toplu taşıma ve taksileri maske takmadan kullanmalarına yönelik katı bir yasak uygulanmaya başlandı.
Ruhani resmi televizyon kanalında yaptığı açıklamada, ev dışında koruyucu maske kullanmayan kişilere uygulanacak para cezasının sıradan bireyler için 500 bin riyal (100 tl) ulaşacakken, serbest meslek sahiplerine ilk aşamada uyarı verilecek, ikinci aşamada 3 milyon riyal (600 tl) para cezası, dördüncü aşamada 10 milyon (2 bin tl) riyal para cezası uygulanacak, dördüncü aşamada ise dükkan kapatılacak.
Taksi sahipleri için para cezası bir milyon riyal, hasta olduğu halde iş yerine gelen ve hasta olduğunu açıklamayan kişilere 2 milyon riyal (400 tl) para cezası verilecek.
Ruhani, hastalığın önlenmesinde ana unsurun vatandaşların genel farkındalığının sağlanması ve sağlık tavsiyelerine riayetin sürdürülmesi olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı koronavirüs hastalarının teşhis edilmesinde kullanılan testlerin sayısının arttırılması için hazır olduklarını, hastalığın hızlı tespit edilmesini sağlayan tıbbi cihazların satın alınması için 100 milyon dolar tahsis edildiğini belirtti.
Para cezalarının uygulanması, vaka oranının her 20-25 saniyede bir yeni vakaya ulaşması ve her 5-7 dakika arasında yeni bir ölümün kaydedilmesi ile vaka sayılarının ve salgına bağlı ölümlerin ciddi artışının ardından geldi.
 



Çin, 2024'teki iddialı büyüme hedefini açıkladı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Çin, 2024'teki iddialı büyüme hedefini açıkladı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Çin'in 2024 için askeri harcamaları, komşularıyla gerginlikleri kızışmaya devam ederken yüzde 7,2 oranında artarak son 5 yıldaki en büyük sıçrama olacak.

Ulusal Halk Kongresi'nde açıklanan Maliye Bakanlığı'nın yıllık raporuna göre Asya devinin savunma bütçesi 1,67 trilyon yuana (yaklaşık 7 trilyon 480 milyar TL) yükselecek.

Çin'in 2023 savunma bütçesi 1,5 trilyon yuan (yaklaşık 6 trilyon 584 milyar TL) olarak belirlenmiş ve bu rakamla ABD'nin ardından dünyanın en yüksek ikinci savunma bütçesi olmuştu. Joe Biden geçen yılın sonlarında askeri harcamalarını artırmak için 858 milyar dolarlık (yaklaşık 27 trilyon 107 milyar TL)  bir savunma bütçe tasarısını imzalamıştı.

Pekin'in savunma bütçesi, Çin'in stratejik hedefleri ve silahlı kuvvetlerinin gelişimiyle ilgili temkinli olan kritik komşuları ve ABD tarafından yakından izleniyor.

Hint alt kıtasında, Çin'in bağımsız Tayvan'a yönelik hızla artan saldırganlığı ve Güney Çin Denizi'ndeki toprak hakkı iddiaları nedeniyle sık sık gerginlik yaşanıyor. Bu iddialar; Malezya, Filipinler ve Vietnam gibi komşuları tarafından düzenli olarak kınanıyor. 

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ordunun "dünya standartlarında bir güç" haline gelmesi için son tarih olarak 2027'yi belirledi ve ordudaki yolsuzluğun kökünü kazımak üzere yükselen baskının üstesinden geldi. Nikkei Asia'ya göre Şi'nin yolsuzluğa karşı açtığı savaşa rağmen 2023'te en az 1,73 milyon yolsuzluk vakası kaydedildi.

Çin Komünist Partisi geçen yıl Savunma Bakanı General Li Şangfu ve Roket Kuvvetleri'nden iki generali herhangi bir açıklama yapmadan görevden almıştı.

Çin, iki milyondan fazla aktif asker ve 510 bin yedek askeriyle aktif görevdeki askeri personel açısından dünyanın en büyük silahlı kuvvetlerine sahip. Ülke 2016'dan bu yana yıllık savunma bütçesinde tek haneli bir artış sürdürüyor.

Bugün süper noter yasama organının yıllık toplantısının açılış oturumunda açıklanan resmi bütçe rakamı, birçok yabancı uzman tarafından Halk Kurtuluş Ordusu'nun harcamalarının sadece küçük bir kısmı diye değerlendiriliyor.

14'üncü Ulusal Halk Kongresi'nin ikinci oturumunun sözcüsü Lou Çincien, Global Times'a yaptığı açıklamada, ABD gibi büyük askeri güçlerle karşılaştırıldığında Çin'in savunma harcamalarının "gerek GSYH'nın yüzdesi olarak gerekse kişi ve asker başına yapılan harcamalar açısından epey düşük" olduğunu söyledi.

Ayrı bir raporda Çin, "'Tayvan'ın bağımsızlığını' amaçlayan ayrılıkçı faaliyetlere ve dış müdahalelere kararlılıkla karşı çıkacağını" söyledi.

Çalışma raporunda ayrıca "Çin'in yeniden birleşme davasını ilerletme konusunda kararlı olacağı" belirtilerek önceki raporlarda yer alan "barışçıl yeniden birleşme" ifadesine yer verilmedi.

Independent Türkçe


Ukrayna, Rusya'nın ilerleyişini nihayet durdurduğunu duyurdu

Ukrayna askerleri (AFP/Arşiv)
Ukrayna askerleri (AFP/Arşiv)
TT

Ukrayna, Rusya'nın ilerleyişini nihayet durdurduğunu duyurdu

Ukrayna askerleri (AFP/Arşiv)
Ukrayna askerleri (AFP/Arşiv)

Ukrayna ordusu, doğu kenti Avdiyivka civarındaki Rus ilerleyişini durdurduğunu açıkladı. Rusya kenti geçen ay ele geçirmişti.

Ukrayna ordu sözcüsü Dmitro Likhovi, Vladimir Putin'e bağlı güçlerin iki köyü daha kontrol altına almasına rağmen Avdiyivka yakınlarındaki ilerleyişlerinin şimdilik durdurulduğunu söyledi.

Ulusal televizyona konuşan sözcü, "Doğrudan Rus saldırısının bu en sıcak bölgesinde durumu istikrara kavuşturmayı başardığımızı ve düşmanın ilerleyişinin durdurulduğunu söylüyoruz" dedi.

Likhovi, Avdiyivka'nın batısındaki köylerin etrafındaki saldırıların yoğunluğunun hızla arttığını belirtti.

Ukraynalı yetkili, pazar günü bölgede en az 30 saldırı rapor edildiğini, Avdiyivka yakınlarındaysa bu sayının 20 olduğunu söyledi.

"Ancak savunmamız dayanıyor. Düşman muazzam çaba harcıyor ama hiçbir ilerleme kaydedemiyor" dedi.

Yetkili, Rusya'nın şimdi daha güneydeki Novomykhailivka köyü çevresine daha fazla kaynak yığdığını ve "Rusya'nın derinliklerinden takviye güçler aktardığını" söyledi.

The Kyiv Independent'ın Likovi'ye dayandırdığı habere göre Novoselivka, Berdychi, Tonenke, Pervomaiske ve Nevelske köyleri yakınlarında asker yığınakları görüldü.

Likovi, Ukrayna ordusunun işini yaptığını ve "düşmana önemli kayıplar verdirdiğini" söyledi.

Moskova'daysa Rusya Savunma Bakanlığı, kuvvetlerinin Avdiyivka yakınlarında "koordineli eylemler sonucunda daha avantajlı pozisyonları işgal etmeyi sürdürdüğünü" söyledi ancak Novomykhailivka yakınlarında herhangi bir saldırıdan bahsetmedi.

Ukrayna'nın Bahmut ve Avdiyivka kentleri için bir yılı aşkın süredir savaşan Rusya, şimdi de Marinka yakınlarındaki Novomykhailivka köyünü ele geçirmek için taarruzunu güçlendiriyor.

Yetkili, köyün halihazırda savaş cephesindeki en sıcak bölgelerden biri olduğunu söyledi.

Saldırıyı izleyen ABD merkezli düşünce kuruluşu Savaş Çalışmaları Enstitüsü'ne (The Institute for the Study of War) göre, "Rus milbloggerlar (askeri blog yazarları) Ukrayna güçlerinin sadece Novomykhailivka'nın batısındaki mevzilerini koruduğunu ve bölgede çatışmaların devam ettiğini" öne sürdü.

Düşünce kuruluşu, Rus güçlerinin 4 Mart'ta Avdiyivka'nın batısına ilerlediğini ve bölgede çatışmaların devam ettiğini de ekledi. Geçen hafta Rusya Savunma Bakanlığı güçlerinin, Avdiyivka civarında yeni köyler ele geçirdiğini açıklamıştı.

Putin'in sabah erken saatlerde gizli bir istilayla Kiev'i "üç gün içinde" ele geçirme hedefinin Şubat 2022'de başarısızlığa uğramasının ardından, birlikleri Ukrayna'nın doğusunun bir bölümünü kontrol altına almaya çalışırken iki yıldan fazla zaman harcadı.

Independent Türkçe


Macron: Ukrayna’nın müttefikleri korkak olmamalı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel (AFP)
TT

Macron: Ukrayna’nın müttefikleri korkak olmamalı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna’nın müttefiklerine ‘durdurulamaz’ hale gelen güçler karşısında ‘korkak olmamaları’ çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Macron, bugün Prag’da yaşayan Fransız gurbetçilere yaptığı konuşmada, savaşın Avrupa topraklarında geri döndüğünü ve ‘durdurulamaz hale gelen güçlerin’ tehditlerini her geçen gün artırdığını söyledi.

Macron, “Tarihe ve onun gerektirdiği cesarete ayak uydurmalıyız” ifadelerini de kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı, geçtiğimiz hafta Batılı güçlerin Ukrayna’ya gönderilmesi ihtimaline ilişkin tartışmalı açıklamalarda bulunmuştu.

Görsel kaldırıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Çekya Devlet Başkanı Petr Pavel (AFP)

WHO: Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki yetersiz beslenme durumu daha da kötüleşti

BM, Gazze’deki kıtlığın neredeyse kaçınılmaz hale geldiği konusunda uyardı (AFP)
BM, Gazze’deki kıtlığın neredeyse kaçınılmaz hale geldiği konusunda uyardı (AFP)
TT

WHO: Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki yetersiz beslenme durumu daha da kötüleşti

BM, Gazze’deki kıtlığın neredeyse kaçınılmaz hale geldiği konusunda uyardı (AFP)
BM, Gazze’deki kıtlığın neredeyse kaçınılmaz hale geldiği konusunda uyardı (AFP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki yetersiz beslenme durumunun ‘daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre WHO’nun Gazze ve Batı Şeria Temsilcisi Richard Peppercorn, “Durum özellikle Gazze’nin kuzeyinde daha da kötüleşiyor” dedi.

Peppercorn, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde iki yaşın altındaki her altı çocuktan birinin akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu ekledi.

WHO tarafından dün yapılan açıklamada, örgütten heyetin hafta sonunda ziyaret ettiği, Gazze’nin kuzeyindeki iki hastanede ciddi gıda, yakıt ve ilaç kıtlığı olması nedeniyle çocukların açlıktan öldüğü konusunda uyardı.

WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hafta sonu Avda ve Kemal Advan hastanelerine yaptığı ziyaretlerin Ekim başından bu yana ilk ziyaretler olduğunu vurguladı.

Ghebreyesus sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada tablonun kasvetli olduğuna dikkat çekerek, Avda Hastanesi’ndeki durumun korkunç olduğunu vurguladı.

WHO Genel Direktörü, Gazze’nin kuzeyinde çocuk bölümü bulunan tek hastane olan Kemal Advan Hastanesi’nin hastalarla dolup taştığını bildirdi.

Öte yandan Gazze Sağlık Bakanlığı, yardımların kesildiği Gazze’nin kuzeyinde yetersiz beslenme nedeniyle en az 16 çocuğun öldüğünü duyurdu.


Mısır, Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi'yle uluslararası nükleer enerji haritasında yerini aldı

Mısır'ın ilk nükleer enerji santrali Dabaa (Mısır Nükleer Güç Santralleri Kurumu)
Mısır'ın ilk nükleer enerji santrali Dabaa (Mısır Nükleer Güç Santralleri Kurumu)
TT

Mısır, Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi'yle uluslararası nükleer enerji haritasında yerini aldı

Mısır'ın ilk nükleer enerji santrali Dabaa (Mısır Nükleer Güç Santralleri Kurumu)
Mısır'ın ilk nükleer enerji santrali Dabaa (Mısır Nükleer Güç Santralleri Kurumu)

Marcelle Nasr

Dünya şu sıralar İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğini hedef alan tehditleri nedeniyle enerji tedarik piyasasında yaşanan çalkantılara tanık oluyor. Ortadoğu'dan ithal edilen doğalgaz fiyatları, bölgeden doğalgaz ihraç eden ülkelerin sevkiyatlarını Ümit Burnu üzerinden yapmaya yönelmesinin ardından yükseldi. Buna iklim değişikliğinin etkilerinin artmasının yanında Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’nın doğalgaz ihracatının durması ve Moskova'ya uygulanan yaptırımlar eşlik ediyor.

Dabaa’yı canlandırmak

Yerel açıdan enerji, Mısır ekonomisini küresel enerji piyasasındaki dalgalanmalardan korumaya yönelik yatırımlar için cazip bir ortam sağlayan önemli alanlardan biridir. Mısır, 1956 yılından beri kurduğu bir hayali gerçekleştirmek için 2014 yılından bu yana ülkenin en önemli ulusal projelerinden biri olarak kabul edilen Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi'ni tamamlamak için gerekli çalışmaları yaparak enerji alanındaki egemenliğini güçlendirmek üzere harekete geçti. Dabaa’da inşa edilen nükleer enerji reaktörleri, dünyada kullanılan nükleer teknolojinin en üst seviyesi olarak kabul edilen üçüncü nesil gelişmiş modellerden oluşuyor.

Rusya-Mısır ortak projesi olan Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi, Akdeniz kıyısındaki Mersa Matruh şehrinde yer alıyor. Buradaki tesis, 4,8 gigawatt kapasiteli dört nükleer reaktörden oluşuyor.

Rusya-Mısır ortak projesi olan Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi, Akdeniz kıyısındaki Mersa Matruh şehrinde yer alıyor. Buradaki tesis, 4,8 gigawatt kapasiteli dört nükleer reaktörden oluşuyorken işletme ömrü 60 yıl olan reaktörlerin ömrü 80 yıla kadar uzatılabiliyor. Proje, Mısır’ın enerji kaynaklarını çeşitlendirmesinin yanında temiz ve güvenli enerjiye geçişin kolaylaştırılması ve düşük karbonlu kaynaklara bağımlılığın artırılması gibi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunuyor. Nükleer enerji santralleri, karbon oksit, kükürt ve nitrojen gibi çevreye zarar veren gazlar üretmediklerinden geleneksel santrallere göre çevre dostu olarak sınıflandırılıyor.

Geçtiğimiz yıl Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ev sahipliğinde düzenlenen 28. Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı (COP28) sırasında 20'den fazla ülkeye ortak bir bildiriyle dünyanın nükleer enerji kaynaklarını 2020 yılındakine kıyasla üç katına çıkarma çağrısı yapıldı. Böylece 2050 yılına kadar karbon nötrlüğünü sağlamak ve küresel ısınmayı 1,5 santigrat derecede tutmak amacıyla kömür ve gaza olan bağımlılığın azaltılması amaçlandı.

dsevfde
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Akdeniz kıyısındaki Dabaa Nükleer Enerji Santrali’nin dördüncü güç ünitesinin temel atma törenine Moskova'dan video konferans yöntemiyle katıldı, 23 Ocak 2024 (AFP)

Mısır'ın elektrik enerjisi üretimi alanında temiz ve güvenli nükleer enerji geliştirme programının yeniden canlandırılması amacıyla aldığı bu stratejik kararın önemi, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltması nedeniyle güvenli, ucuz ve uzun vadeli enerji arzının sağlanmasına katkıda bulundu.

Mısır, enerji üretim kaynaklarını çeşitlendirmek ve temiz enerji kaynaklarına yönelmek için gerekli çalışmalara başlarken elektrik üretiminin yüzde 85'ini halen fosil yakıtlardan (doğal gaz ve dizel) elde ettiğinden elektrik üretimine yönelik nükleer enerji projelerine özel önem verdi.

Mısır Elektrik ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı geçtiğimiz yılın ortalarında, devlet tarafından sübvanse edilen ve bu yüzden devletin bütçesine büyük bir maliyet getiren elektrik santrallerinde doğal gaz ve dizel yakıt tüketimini azaltmak amacıyla planlı elektrik kesintilerine başvurarak bu maliyetleri azaltma planını devreye soktu.

Dabaa Nükleer Enerji Santrali ile ilgili anlaşmalar Rusya ile yapılan mali anlaşmaya göre finanse edilecek ve 25 milyar dolarlık kredi, ticari faaliyetin ardından 22 yıllık kârla geri ödenecek.

Mısır'ın elektrik üretim kaynaklarından biri olarak nükleer enerjiyi de sistemine dahil etmek üzere attığı bu adımın arkasında bir kilowatt nükleer enerji üretmenin diğer kaynaklara göre düşük maliyetinin yanı sıra ekonomisini küresel petrol fiyatlarından dalgalanmalardan korumayı istemesi yatıyor.

Enerji üretimi kaynaklarının çeşitlendirilmesi

Mısır Bakanlar Kurulu'nun hazırladığı raporda, nükleer enerjinin doğalgaz piyasası gibi fiyat dalgalanmalarından etkilenmediği, doğalgaz piyasasında fiyatların yüzde 100 artması durumunda elektrik enerjisi üretim maliyetinin de artacağı ve doğalgazla çalışan bir elektrik enerjisi üretim tesisinde maliyetlerin yüzde 60-70 civarında yükseleceği, buna karşın doğal uranyumun piyasa fiyatı iki katına çıksa bile nükleer enerji üretimi maliyetinin en fazla yüzde 10’a yakın olacağı belirtildi. Öte yandan Dabaa Nükleer Enerji Santrali ile ilgili anlaşmalar Rusya ile yapılan mali anlaşmaya göre finanse edilecek ve 25 milyar dolarlık kredi, ticari faaliyetin ardından 22 yıllık kârla geri ödenecek. Bununla birlikte projedeki ana yüklenici Rus nükleer enerji şirketi Rosatom olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi son zamanlarda, temiz ve güvenli nükleer enerji üreten reaktörlerin elektrik üretmek amacıyla dördüncü güç ünitesinin temelinin atılması gibi birçok ilerlemeye tanık oldu. Elektrik üretimine yönelik proje hızlı adımlarla ilerlerken Mısır, dünyanın yeşil enerjiye olan mevcut ilgisi bağlamında başka yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları olmasına rağmen nükleer enerji üretim projesini başlattı ve bu projede ilerlemeye devam ediyor.

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Forumu Başkanı Samir Gattas, konuyla ilgili olarak Al-Majalla’ya yaptığı değerlendirmede, elektrik enerjisi üretmek amacıyla temiz ve güvenli nükleer enerji geliştirme programını yeniden canlandırmak için inisiyatif alan Mısır’ın bu alanda aldığı stratejik kararın önemini vurguladı.

Gattas, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mısır, içinde bulunduğu zor ekonomik duruma rağmen Dabaa Nükleer Enerji Santrali’ndeki reaktörlerin üçünün inşasını tamamlarken, dördüncü reaktörün temelini attı. Bunun yanında reaktörlerin güvenlik koşullarını da dikkate alıyor."

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Forumu Başkanı Samir Gattas: Doğalgazın Ümit Burnu üzerinden sevkiyatı, sadece tanker yakıtı maliyetini dahi 1 milyon dolar artırırken buna yüksek meblağlardaki sigorta ve işçilik maliyetleri eşlik ediyor. Böylece doğalgaz, Avrupa'ya yüksek fiyatlarla ulaşıyor.

Dünyanın sera gazı emisyonlarını azaltmayı istediğini, fakat çoğu ülkenin temiz ve güvenli nükleer enerji santrallerinin kurulmasına karşı çıktığını belirten Gattas, “Örneğin Almanya, kısa bir süre önce tüm nükleer projelerini rafa kaldırdı. Ancak herkes ya nükleer enerjiye yönelmek ya da kömür gibi fosil enerji kaynaklarına dayanarak çevreyi kirleten alternatiflere dönmek zorunda” ifadelerini kullandı.

En büyük doğalgaz ihracatçısı ülke olarak kabul edilen Katar'ın, doğalgaz sevkiyatını Ümit Burnu üzerinden yapmaya başladığına ve artan enerji krizi ve Kızıldeniz'deki seyrüsefer güvenliğini tehdit eden çalkantılarla birlikte Rusya’nın ihraç ettiği doğalgaza alternatif olarak Ortadoğu'dan ithal edilen doğalgazın fiyatının önemli ölçüde arttığına dikkati çeken Gattas, “Doğalgazın Ümit Burnu üzerinden sevkiyatı, sadece tanker yakıtı maliyetini dahi 1 milyon dolar artırırken buna yüksek meblağlardaki sigorta ve işçilik maliyetleri eşlik ediyor. Dolayısıyla krizin devam etmesi ve bir çözüm bulunamaması halinde doğalgaz Avrupa'ya çok yüksek fiyatlarla ulaşmaya devam edecek. Kriz sadece Gazze'deki savaşla değil, aynı zamanda Husiler ve İran-ABD ilişkileriyle de bağlantılı” yorumunda bulundu.

Mısır'ın daha ucuz ve daha etkin temiz enerji üretmek için birden fazla kaynağı olması ve bunlardan Mısır'a yetecek kadar alternatif enerji üretip ihracat yapılabilmesi nedeniyle tek bir enerji kaynağına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Gattas, “Mısır, enerji kaynaklarına ihtiyaç duyan Akdeniz ülkelerine yakın coğrafyada yer alıyor. Bu yüzden Fas gibi enerji ihraç eden bir ülke haline gelebilir” dedi.

Tarımsal yatırım için en iyi proje

Ekonomist Alaa en-Nehri, Al-Majalla’ya yaptığı açıklamada, Dabaa Nükleer Enerji Santrali Projesi’nin yakın zamana kadar Mısır ve Avrupa'nın tahıl ambarı olan kuzeybatı kıyısını nispeten de olsa geliştirmesini umduğunu ifade etti. Bunun nedeninin bölgenin tarımın ağırlıklı olarak yağmura bağlı olması ve buğday ile arpa yetiştirilmesi için iki kez ek sulamaya ihtiyaç duyulması olduğunu söyleyen Nehri, “Bu yüzden nükleer enerji reaktörlerinden elde edilebilecek enerjiye ihtiyaç duyan ve bölge geneline yayılan çok sayıda deniz suyunu tuzdan arındırma tesisi inşa etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Nehri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Günümüzde, bölge yağış aldığı için rahatlıkla yapılan incir ve zeytin yetiştiriciliğinin geliştirilmesinin yanında bölgedeki verimli toprağın ve uygun iklimsel koşullar nedeniyle tahılda tarımsal yatırım ve kendine yeterliliğin sağlanması amacıyla bölgede nükleer reaktör kurulmasını Mısır'ın acilen ihtiyaç duyduğu en iyi yatırım projesi olarak görüyorum. Böylece tarımsal ürünler çok yüksek kalitede olacağı için yetiştiricilik yaygınlaştırılıp ürünler Avrupa'ya ihraç edilebilir. Bu sayede proje, Mısır'ın döviz sıkıntısı çektiği bir dönemde niteliksel bir sıçrama yaptırarak ülkeye yetecek stratejik öneme sahip ürünlerde kendi kendine yeterliliğe ulaştıracak ve bu ürünlerin dışarıdan ithalatını durduracak dev projelerden biri olarak değerlendirilecek.”

BM Çevre Programı’nın (UNEP) küresel sıcaklıklardaki ortalama artışı 2 santigrat derecenin altında tutmak için dünyanın sera gazı emisyonlarını yüzde 28 oranında, artışı 1,5 santigrat derecenin altında tutmak içinse yüzde 42 oranında azaltması gerektiğine ilişkin son tahminlerinin 2015 yılında Paris'te düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP15) onaylandığına dikkati çeken Nehri, “Her iki hedefe de ulaşmak için, nükleer enerjinin verimli ve temiz bir kaynak olarak rolü vurgulanmadan iklim değişikliğiyle mücadele zor bir görev olmaya devam edecek” dedi.

COP28 öncesi nükleer santrallerin kurulmasının, çeşitli tehlikeleri olması ve Çernobil, Three Mile Island, Fukushima gibi kazalara yol açması nedeniyle hoş karşılanmaması dikkat çekici.

Nükleer yakıt yenilenemeyen bir enerji kaynağı olsa da nükleer santraller, fosil yakıtlarla çalışan enerji üretim tesislerinden farklı olarak çalıştıkları sırada karbondioksit ya da metan gibi sera gazları üretmez. Bu yüzden iklim değişikliğinin yansımalarının üstesinden gelmek için yenilenebilir enerjinin yanı sıra nükleer enerji santrallerine de güvenilebilir.

İklim değişikliğinin etkileriyle mücadele

Al-Majalla’ya konuşan enerji uzmanı Muhammed es-Subki, Dabaa Nükleer Enerji Santrali’nin Mısır’a iklim değişikliğiyle mücadelede temel bir odak noktası olarak kabul edilen temiz ve güvenli enerji üretimi alanında sıçrama yaptıracağını söyledi. COP28'de karbondioksit salınımına yol açan enerji kaynaklarının çevre dostu olmayan teknolojiler olduğu sonucuna varıldığını belirten Subki, “Sonuç olarak nükleer enerji gelecekte güvenilebilecek enerji kaynaklarından biri olarak kabul edildi ve bu da Mısır'ın yönelimiyle paralel bir karar. COP28 öncesi nükleer santrallerin kurulmasının, çeşitli tehlikeleri olması ve Çernobil, Three Mile Island, Fukushima gibi kazalara yol açması nedeniyle hoş karşılanmaması dikkat çekici” ifadelerini kullandı.

Nükleer enerjinin tek karbonlu bir enerji kaynağı olduğuna ve yeni nesil nükleer santrallerin tehlikelerinin oldukça azaltıldığına işaret eden Subki, “Mısır, nükleer sızıntı, radyasyon ve benzer kaza, sorun ya da deprem gibi bazı tehlikelerin hiçbirinin söz konusu olmadığını teyit etti” diye konuştu.

Orta ve uzun vadede nükleer enerjinin maliyetinin, halihazırda dalgalanan yakıt ve enerji fiyatlarıyla rekabet edebilecek seviyede olacağını söyleyen Subki, Mısır'ın Dabaa Nükleer Enerji Santrali için yaklaşık 25 milyar dolarlık kredi aldığını, ancak bu tür projelerin maliyetinin yüksek olmasına rağmen nükleer santrallerin kapasitesi Mısır'ın elektrik ihtiyacının yüzde 15 ila 29'u karşılayabileceğinden bu borcu 10 yıldan kısa sürede absorbe edeceğini vurguladı.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


Ramazan yaklaşırken, Kahire’deki ateşkes görüşmeleri bir ilerleme sağlanmadan sona erdi

İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
TT

Ramazan yaklaşırken, Kahire’deki ateşkes görüşmeleri bir ilerleme sağlanmadan sona erdi

İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)
İsrail’in Han Yunus’ta bir evi hedef alması sonucu ölen Filistinlilerin akrabaları (AFP)

Ramazan ayının başlamasına bir hafta kalırken, Mısır’ın başkenti Kahire’de Hamas ve arabulucular arasında düzenlenen, Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılması amacıyla yapılan görüşmeler başarısızlıkla sonuçlandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre, üst düzey Hamas liderlerinden Basem Naim, hareketin iki gün süren görüşmelerde ateşkes anlaşmasına yönelik öneriyi arabuluculara sunduğunu ve şu anda bu turda bulunmayan İsraillilerin yanıtını beklediğini söyledi.

Naim, “Başbakan Binyamin Netanyahu bir anlaşmaya varmak istemiyor ve top artık ABD’lilerin sahasında” dedi.

İsrail, Kahire görüşmeleri hakkında kamuya açık yorum yapmaktan kaçınıyor.

Bundan kısa bir süre önce Reuters’a konuşan bir kaynak, Hamas’ın Tel Aviv’in hayatta olan tüm rehinelerin listesini verme talebini reddetmesi nedeniyle, İsrail’in görüşmeleri boykot ettiğini bildirdi.

Naim, rehinelerin savaş bölgesine dağılması ve ayrı gruplar tarafından tutulması nedeniyle öncelikle ateşkes olmadan bu talebin imkansız olduğunu söyledi.

Kahire görüşmelerinin, düzinelerce rehinenin serbest bırakılması ve Ramazan öncesinde kıtlığın önlenmesi için Gazze’ye yardım gönderilmesine imkan tanıyacak 40 günlük bir ateşkese ulaşılmasıyla, savaşta ilk uzun vadeli ateşkese varmadan önceki son durak olacağı yönünde umutlar vardı.

Mısırlı güvenlik kaynakları dün yatıkları açıklamada, müzakerelerin İsrail heyeti olmadan devam etmesini sağlamak için İsraillilerle hala temas halinde olduklarını söyledi.

İsrail’in hem en yakın müttefiki, hem de ateşkes görüşmelerinin sponsoru olan Washington, İsrail tarafından onaylanmış bir anlaşmanın halihazırda masada olduğunu ve bunu kabul etmenin Hamas’a bağlı olduğunu bildirdi.

Hamas ise bu görüşü reddederek, bunu görüşmelerin anlaşma sağlanamadan çökmesi durumunda suçu İsrail’den uzaklaştırma girişimi olarak kabul ediyor.

ABD ayrıca İsrail’i, saldırılar nedeniyle 30 binden fazla insanın öldüğü Gazze’deki insani felaketin hafifletilmesi için daha fazla çaba göstermeye çağırıyor.

 


Pentagon belgelerini sızdıran Ulusal Hava Muhafızı suçlamaları kabul etti

Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
TT

Pentagon belgelerini sızdıran Ulusal Hava Muhafızı suçlamaları kabul etti

Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)
Pentagon’dan gizli belgeleri sızdırmakla suçlanan Jack Teixeira (Reuters)

ABD ordusuna ait askeri bilgileri internette ifşa eden Massachusetts Ulusal Hava Muhafızları’nın istihbarat kanadı üyesi Jack Teixeira, federal mahkemede suçunu kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Teixeira, federal savcıların 16 yıl 8 ay hapis cezası talep etmesi ve kendisine yönelik casusluk suçlamalarının düşürülmesi karşılığında, gizli bilgilerin saklanması ve iletilmesiyle ilgili altı suçlamayı kabul etti.

Anlaşma kapsamında, Teixeira’nın 16 yıl 8 aya kadar hapis cezası ve 50 bin dolar para cezasına çarptırılmasının yanı sıra, elinde bulunan tüm gizli materyalleri iade etmesi ve sızdırdığı bilgilerin değerlendirilmesi için istihbarat yetkililerine yardım sağlanması bekleniyor.

Teixeira, bazıları Ukrayna’daki savaşla ilgili olan, gizli ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) ait belgeleri sızdırma suçlamasıyla Nisan ayında Massachusetts’te tutuklandı.

Jack Teixeira iddia makamıyla anlaşmaya varmasaydı, Casusluk Yasası uyarınca ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya kalması bekleniyordu.

Yargıç, kendisine delillere itirazının olup olmadığını sorduğunda, Teixeira olumsuz yanıt verdi.

Belgelerin gizli olduğunu bilip bilmediğine ilişkin başka bir soruya da, “Evet sayın yargıç” yanıtını verdi.

Teixeira, elde edebildiği, bir kısmı Mart 2023 başlarına kadar uzanan belgeleri Discord platformunda yayınladı.

Bazı dosyalar, daha sonra Twitter, 4chan ve Telegram dahil diğer platformlarda da paylaşıldı.

Sızdırılan belgelerde, Rus ve Ukraynalı güçler arasındaki ölüm ve yaralanmalara ilişkin ayrıntılar, ABD istihbarat teşkilatlarının Moskova’daki faaliyetleri ve Ukrayna’ya sağlanan yardımlarla ilgili güncellemeler yer alıyordu.

Ayrıca ABD’nin müttefikleri İsrail ve Güney Kore’yi gözetlediği de ortaya çıktı.

Bu, Edward Snowden’ın 2013 yılında Ulusal Güvenlik Ajansı belgelerini sızdırmasından bu yana türünün en büyük ihlali olarak kabul edildi.

Aynı zamanda, Teixeira ve diğer kıdemsiz çalışanların üst düzey sırlara erişme yeteneği hakkında soru işaretleri yarattı.

Teixeira, Nisan 2023’te televizyon ağlarında canlı yayınlanan bir operasyonda tutuklandı.


Almanya Savunma Bakanı, Alman subaylarının dinlenmesinin "kişisel hatadan" kaynaklandığını belirtti

AA
AA
TT

Almanya Savunma Bakanı, Alman subaylarının dinlenmesinin "kişisel hatadan" kaynaklandığını belirtti

AA
AA

Pistorius, Hava Kuvvetleri subayları arasında Ukrayna'ya destek konusunda yapılan görüşmenin ses kaydının Rusya'da yayımlanmasıyla ilgili elde edilen ara sonuçlara ilişkin açıklama yaptı.

Bu sonuçlara göre, Alman iletişim sistemlerinin tehlikeye atılmadığının tespit edildiğini aktaran Pistorius, görüşmelerde belirli bir gizlilik seviyesine kadar görüşmeler için WebEx platformunu kullandıklarını belirtti.

Pistorius, bu WebEx platformunun herkesin erişebildiği değil, özel kullanım için onaylanmış bir sürüm olduğunu anlattı.

Bakan Pistorius, bunun için ülke dışında sunucuların da kullanılmadığını kaydetti.

Hava Kuvvetleri subayları arasındaki söz konusu telekonferansın dinlenme sebebinin "bireysel kullanım hatasından" kaynaklandığı bilgisini paylaşan Pistorius, "Tüm katılımcılar kurallarda yazdığı gibi güvenli arama prosedürüne uymadı. Mevcut bilgilere göre Singapur'daki katılımcıda veri akışı yaşanmıştır." ifadelerini kullandı.

Pistorius, bu katılımcının güvenli olmayan bir bağlantıdan görüşmeye katıldığını ancak bir Rus casusun, WebEx platformu üzerinden yapılan bu görüşmeye dahil olmadığını kaydetti.

Singapur'da söz konusu dönemde Avrupa ülkelerinden üst düzey askerlerin de katıldığı havacılık fuarı düzenlendiğine işaret eden Pistorius, böyle bir etkinliğin Rus istihbaratı için bulunmaz bir ortam olduğunu ve burada kullanılan otellerde kapsamlı dinleme eylemleri gerçekleştiğini söyledi.

Dinlenmenin sebebinin bulunmasına rağmen bu konudaki soruşturmanın devam edeceği ve tüm cihazların inceleneceği bilgisini paylaşan Pistorius, bu görüşmede WebEx platformu doğru kullanılmış olsa bile WebEx üzerinden tartışılmaması gereken konuların olup olmadığı sorusunu da hukuki olarak inceleyeceklerini ifade etti.

"Subaylarımı Putin'in oyunlarına feda etmem"

Almanya Savunma Bakanı Pistorius, bu konferansa katılan askerler hakkında ön inceleme başlatıldığını da belirterek, bunu sonucuna göre disiplin soruşturmasının da başlatılabileceğini ancak şu anda bir disiplin soruşturması yürütülmediğini vurguladı.

Dolayısıyla bu durumun konferansa katılanlar için bir sonucu olmayacağını belirten Pistorius, “En iyi subaylarımdan hiçbirini Putin'in oyunlarına feda etmeyeceğim.” diye konuştu.

Olayla ilgili partner ülkelerin savunma bakanlarıyla da görüştüğünü aktaran Pistorius, partnerlerin Almanya’ya güvenin devam ettiğini dile getirdi.

"Rusya'dan gelen bu hibrit saldırının bizi ayırmasına izin vermeyeceğiz." diyen Pistorius, olayı kararlılıkla aydınlatacaklarını kaydetti.

Bakan Pistorius, Alman ordusunun iletilişim sistemlerini daha iyi hale getirmeleri gerektiğini vurgulayarak "İletişim sistemlerine saldırılar büyük ölçüde artıyor." dedi.

Başka bir dinleme olayı olup olmadığına ilişkin bir bilgiye sahip olmadığını aktaran Pistorius, ancak bunun bu yöndeki bir ihtimali ortadan kaldırmadığını kaydetti.

Kayıtlar Rusya'da yayımlandı

Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan, Alman subaylarının 30 dakikalık ses kaydını yayımlamıştı.

Ses kaydında üst düzey Alman Hava Kuvvetleri mensupları, siyasi bir karar alınması durumunda, Taurus füzelerinin ne şekilde gönderilebileceğini, bunların Ukrayna tarafından Almanya'nın istihbarat ve teknik desteği olmadan kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyorlardı.

Kayıtta ayrıca Taurus füzelerinin Rusya'nın yasa dışı ilhak ettiği Kırım Yarımadası'na inşa ettiği Kırım Köprüsü'nü teknik olarak imha edip edemeyeceği tartışması da yer alıyordu.

 


Rusya, NATO'nun genişlemesine karşı iki askeri bölge daha oluşturdu

AA
AA
TT

Rusya, NATO'nun genişlemesine karşı iki askeri bölge daha oluşturdu

AA
AA

Şoygu, Savunma Bakanlığı yetkilileriyle toplantıda yaptığı konuşmada, ülke içinde yeni askeri bölgeler oluşturulduğu bilgisini paylaştı.

NATO'nun Rusya sınırları yakınında askeri potansiyel oluşturduğunu, Finlandiya'nın NATO'ya üye olduğunu, İsveç'in de İttifak'a katılacağını hatırlatan Şoygu, "Kuzeybatı ve batı stratejik yönlerindeki birlik gruplarını güçlendirmek için adımlar attık. Silahlı Kuvvetlerde Leningrad ve Moskova askeri bölgeleri olmak üzere iki özel stratejik bölgesel birlik oluşturuldu." ifadelerini kullandı.


İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yönelik saldırılarında 9 kişi öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yönelik saldırılarında 9 kişi öldü

İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail’in Gazze Şeridi’ni hedef almasının ardından dumanlar yükseliyor (AP)

Filistin televizyonu, İsrail’in bugün Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda bulunan El Hoca Caddesi’ndeki yerleşim alanına düzenlediği hava saldırısında yedi kişinin öldüğünü bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre televizyonda yer alan haberde, saldırıda hayatını kaybedenlerin Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildiği bilgisi verildi.

Filistin Şehab Haber Ajansı ise, İsrail’in bugün Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’da bir evi hedef alması sonucu iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Haberde, El-Ghandour ailesinin evinin vurulmasının ardından ölen iki kişinin Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildiği ifade edildi.

Ajansta kısa bir süre önce yer alan bir diğer haberde, Beyt Lahya’nın kuzeyinde Kilani ailesine ait bir evin hedef alındığı ve bunun çok sayıda can kaybına yol açtığı belirtilmişti.

Ajans, İsrail’e ait topçu birliklerinin bu sabah yoğun bombardımanla, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus şehrini hedef aldığını da bildirdi.

Han Yunus, İsrail ordusu ile Filistinli gruplar arasında beş aydan bu yana yaşanan en şiddetli çatışmalardan birine sahne oluyor.

İsrail 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılar sonucu yaşanan can kaybı 30 bin 500’ü aşarken, 70 binden fazla kişi de yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (Wafa) ise, İsrail güçlerinin bugün şafak vakti Batı Şeria’daki Cenin’in batısında bulunan Kafr Dan köyüne baskın düzenleyerek, bazı evlerin çatılarına keskin nişancılar yerleştirdiğini bildirdi.

Wafa, köydeki gençlerle işgalci güçler arasında çatışmaların çıktığını belirterek, İsrail kuvvetlerinin çok sayıda Filistinliyi gözaltına aldığını da ifade etti.