Lübnan Cumhurbaşkanı Avn vaatlerine bağlı olduğunu vurguladı

Mişel Avn, 21 Ekim’de açıklamada bulundu. (Dalati ve Nahra)
Mişel Avn, 21 Ekim’de açıklamada bulundu. (Dalati ve Nahra)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn vaatlerine bağlı olduğunu vurguladı

Mişel Avn, 21 Ekim’de açıklamada bulundu. (Dalati ve Nahra)
Mişel Avn, 21 Ekim’de açıklamada bulundu. (Dalati ve Nahra)

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ‘hükümeti kurmak için görevlendirme ve ardından hükümeti kurma sürecinde reformları engellemeye çalışanlara karşı anayasanın kendisine verdiği yetkiler doğrultusunda sorumluluklarını üstlenmeye devam edeceğini’ söyledi. “Sözümü tutmaya devam edeceğim” diyen Avn “hükümeti kurmakla görevlendirmede reform projeleri ve uluslararası kurtarma girişimleri üzerindeki etkilerini dikkatlice düşünmek gerektiğini” belirttiği açıklamasında “Çünkü mevcut kötüleşen durum artık devam edemez. Vatandaşların omuzlarına yük yüklenemez” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı, Lübnanlılara hitaben televizyondan yaptığı konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Açık sözlülük, beni insanların acılarını içimde yaşadığımı size söylemeye yöneltiyor. Öfkelerini anlıyorum. Ancak gerçek şu ki Lübnan’ı on yıllardır yöneten ve halen aynı yaklaşımda kalan bazılarının hiçbir gerçekliği olmayan görkemli sloganlar attığını belirtmek zorundayım. Bu sloganlar, Lübnan halkının şimdiki ve gelecekteki güvenlerini sağlayacak niteliksel bir başarı olarak görmedikleri anestezik vaatler gibiydi.”
Reformun, yetkililerin ve politikacıların tekrar ettiği bir slogan olarak kaldığını ve bunun aksini yaptıklarını belirten Avn sözlerine şöyle devam etti:
“Bunu istiyorlar ama anlamlı bir reform çalışması getirmiyorlar. Bunun yerine otoriter ve kişisel çıkarlarını mükemmellik ve özveri ile güvence altına alıyorlar. Ta ki Lübnan’daki yolsuzluk, mükemmel organize bir kurumsal yolsuzluk haline gelene kadar…”
Avn, bugün yeni bir başbakan görevlendirmek için istişarelerin başlamasıyla birlikte (bu ismin Saad Hariri olması bekleniyor) sarf ettiği sözlerle Hariri’yi yolsuzlukla mücadele ve reform sürecini başlatmaktan sorumlu tutmaya çalışıyor gibiydi. Öyle ki Cumhurbaşkanı, “Hükümeti kuracak kişi, yolsuzluk bataklığını kurutma sorumluluğunun ve reformları hayata geçirecek sorumluluğun altından kalacak mı?” diye sordu.
Mişel Avn, istişarelerin başlamasından bir gün önce milletvekillerine yönelik şunları söyledi:
“Umuyorum ki görevlendirme sürecinde hükümeti kurmanın reform projeleri ve uluslararası kurtarma girişimleri üzerindeki etkilerini dikkatlice düşünürsünüz. Çünkü mevcut kötüleşen durum bugünden sonra artık devam edemez.”
Kötüleşen ekonomik durumu daha fazla vatandaşın sırtına yükleme lüksüne sahip olmadıklarının altını çizen Avn ayrıca “Bugün benim, önce hükümeti kurma görevi için isim belirleme, ardından da kabineyi oluşturmada yer almam gerek” dedi.
Lübnan Cumhurbaşkanı açıklamasının devamında şunları söyledi:
“İlk günlerde, derin bir uykudan uyandıktan sonra denizimizde gaz sondajına ilişkin kararnameleri hayata geçirdim. Gaz doğal bir zenginliktir ve bozulan ekonomik koşullarımız için kurtarıcı etkilere sahiptir. Geriye kalan reform projeleri nerede? Baabda Sarayı’ndaki toplantıda tüm blok ve partilerin başkanlarına sunulan ve büyük bir kısmı onaylanan ancak ortaya hiçbir şey koyulmayan 47’inci madde nerede? Sorumluluk almaktan ve reform projelerini onaylamaktan neden kaçıldı? Bu eylemsizlik kimin çıkarına? Aynı politikaları benimseyerek yozlaşan durumu düzeltmek mümkün mü? Çalınan paranın geri kazanılmasına ilişkin reform yasalarının önerileri, bir kamu hizmeti ve mali suçlar mahkemesinde bulunanların finansal sorumluluklarına dair soruşturmalar nerede?”
“Yardım programlarının, Fransız ekonomik kurtarma girişiminin, Uluslararası Para Fonu ile görüşmelerin ve Uluslararası Destek Grubu’nun kurtarma operasyonuna katkılarının neresindeyiz?” diyen Mişel Avn konuya dair şu soruyu yöneltti:
“Şu, sıralamada sonuncu ama bir o kadar da önemli bir sorudur: Mevcut çöküşün nedenlerini bulmayı, aktörler, müdahaleciler ve katılımcılar da dahil olmak üzere sorumluları belirlemeyi amaçlayan bir hükümet kararı olarak, Lübnan Merkez Bankası’nın cezai olarak soruşturulmasında ne aşamadayız?”
Mişel Avn, herhangi bir yetkilinin suskunluğunun ve denetim sürecindeki iş birliği eksikliğinin “yalnızca yıkım ve yolsuzlukta ortaklığını gösterdiğini’ vurguladı. Bu tecrübenin başarılması halinde ‘bakanlıklar, meclisler, fonlar, heyetler, komiteler ve istisnasız tüm karma şirketler için geçerli olacağına, ‘yolsuzluğun ortadan kaldırılmasına olanak tanıyacak şekilde sorumlulukların tanımlanmasına ve gerekli reformların başlatılmasına izin vereceğine’ dikkat çekti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.