G20 yolsuzlukla mücadele toplantısında artan yolsuzluk tehditlerine vurgu

Video konferans aracılığıyla düzenlenen G20 yolsuzlukla mücadele toplantısı (SPA)
Video konferans aracılığıyla düzenlenen G20 yolsuzlukla mücadele toplantısı (SPA)
TT

G20 yolsuzlukla mücadele toplantısında artan yolsuzluk tehditlerine vurgu

Video konferans aracılığıyla düzenlenen G20 yolsuzlukla mücadele toplantısı (SPA)
Video konferans aracılığıyla düzenlenen G20 yolsuzlukla mücadele toplantısı (SPA)

Suudi Arabistan Kontrol ve Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu Başkanı Mazen el-Kahmus, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ile rüşvet İle mücadele konusunda bir anlaşmaya varmak üzere ilk adımların atıldığını bildirdi.
Kahmus, dün video konferans aracılığıyla bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen G20 yolsuzlukla mücadele toplantısında, söz konusu anlaşmaya dair atılan adımın Suudi hükümetinin yolsuzluğun tüm tezahürleriyle mücadele etme konusundaki gerçek siyasi iradesini gösterdiğini dile getirdi.
Bu adımın ayrıca sınır ötesi meselelerin ele alınmasında uluslararası toplum genelinde işbirliğini güçlendirmeye yönelik tam taahhüdü ifade ettiğini belirten Kahmus, “Bu bakış açısıyla bilge liderliğimiz, yolsuzluğa karşı küresel savaşta örnek alınacak tutarlı bir şekilde bunu sürdürdü” dedi.
Toplantıda bakanlar, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı yolsuzlukla mücadeleye yönelik koordineli çabalar ve yolsuzlukla mücadele çalışma grubunun bu yıl gündeminde yer alan diğer önemli konuları ele aldı.
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid el-Samaani ise, ülkesindeki yargı otoritesinin yolsuzluğa karşı küresel savaşın ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, ayrıca varlıkları kurtarma ve onları hak sahiplerine iade etme sürecinde önemli bir rol oynadığını dile getirdi.
Suudi Arabistan’ın G20 ülkelerini yargının bağımsızlığını korumak, bütünlüğünü artırmak ve tarafsızlığını sağlamak için gerekli önlemleri almaya çağırdığını belirten Bakan, dünyanın en büyük ekonomileri olan G20 ülkelerinin, yurtdışından varlık kurtarma ile ilgili zorlukların üstesinden gelmek için pratik çözümler geliştirebilecek en yetenekli ülkeler olduğuna işaret etti.
Başsavcısı eş- Şeyh Suud el- Mucib de, sınır ötesi yolsuzluk davalarında dünya ülkeleri arasındaki ortak soruşturmaların sınırlı kullanımına itiraz etmek için çözüm bulunmaya çağırdı.
Mucib, yolsuzlukla mücadele çalışma grubunun ilk bakanlar toplantısında yaptığı konuşmada, kolluk kuvvetleri, soruşturma ve ceza kovuşturma kurumları arasındaki gayri resmi işbirliğinin hala umulan küresel düzeyin altında olduğunu vurgulayarak, bu konuda işbirliği için herhangi bir küresel veya uluslararası platforma katılmayan dünya çapında 100’den fazla ülke olduğunu bildirdi.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf da, yolsuzlukla mücadeleyle ilgilenen kolluk kuvvetleri için küresel bir operasyon ağının kurulmasına ilişkin Suudi Arabistan tarafından başlatılan uluslararası işbirliğini güçlendirme girişimini övdü.
Toplantının kapanış konuşmasında, koronavirüs salgınının bir sonucu olarak dünyanın eşi görülmemiş bir ekonomik ve sosyal kırılganlıktan geçtiği bir dönemde artan yolsuzluk tehditleri vurgulandı.
Bu tehditlerin ekonomik büyüme, sürdürülebilir kalkınma, yatırım ve yeniliğin kalitesi ve hükümetler ile halklar arasındaki karşılıklı güven üzerindeki tehlikeli etkisine dikkat çekildi.
Bunun yanı sıra G20 ülkelerinin, yabancı kamu görevlilerine rüşvet dahil olmak üzere rüşveti suç saymak için uygulanabilir ulusal yasaya tabi olacağı belirtildi.



Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Pezeşkiyan’ın açıklamaları gerçeklerle çelişiyor. İran'ın saldırıları uydurma bahanelerle devam etti

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare  (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'dan bir kare (SPA)

Suudi Arabistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İran'ın Suudi Arabistan’a, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine ve diğer bazı Arap, Müslüman ve dost ülkeye yönelik ‘hiçbir koşulda kabul edilemez ve haklı gösterilemez’ olarak nitelendirilen elim saldırıları kategorik olarak bir kez daha kınandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın, güvenliğini ve egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayan sakinlerin güvenliğini korumak ve saldırıları caydırmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını tam olarak kullandığı teyit etti.

Bakanlık açıklamasında, ‘sivil hedefleri, havaalanları ve petrol tesislerine saldırmanın, yalnızca güvenliği ve istikrarı tehdit etme kararlılığını gösterdiği ve uluslararası sözleşmeler ile uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği’ belirtildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, komşu ülkelere saldırı planları olmadığı ve bu yönde bir kararın Geçici Liderlik Konseyi tarafından alındığının açıklığa kavuşturduğu açıklamasına ilişkin olarak Suudi Arabistan, İran tarafının bu açıklamayı İran Cumhurbaşkanı'nın konuşması sırasında veya sonrasında uygulamaya koymadığını ve hiçbir gerçeğe dayanmayan zayıf argümanlara dayanarak saldırılarına devam ettiğini teyit ediyor. Suudi Arabistan, savaşa katılmak için savaş uçakları ve yakıt ikmal uçakları gönderdiği yönündeki iddialar da dahil olmak üzere bu iddiaların doğru olmadığını zaten açıklamıştı. Oysa bu uçaklar, Suudi Arabistan’ın ve KİK ülkelerinin hava sahasını İran'ın füzeleri ve insansız hava araçlarından (İHA) korumak ve izlemek için hava devriyesi görevi gerçekleştiriyor.”

Suudi Arabistan, İran'ın saldırılarına devam etmesinin gerilimi daha fazla tırmandıracağını vurgulayarak, bunun mevcut ve gelecekteki ilişkiler üzerinde derin bir etki yaratacağını belirtti.

Açıklama şu şekilde sona erdi:

“İran'ın bizlere yönelik mevcut eylemlerinin, daha fazla tırmanıştan kaçınmaya yönelik bir bilgelik ve kendi çıkarları tarafından yönlendirilmediğini vurgulamak isteriz. Böyle bir tırmanışta en büyük kaybeden İran olacaktır.”


Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
TT

Avustralya, diplomatik personelinin ailelerinden BAE'yi terk etmelerini istedi

İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)
İran saldırısının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Cebel Ali limanından yükselen dumanlar (Arşiv-Reuters)

İran'ın Körfez ülkelerini bombalamasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasının ardından Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelinin aile üyeleri ve refakatçilerinden ülkeyi terk etmelerini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, küresel enerji fiyatlarının yükselmesine, iş dünyasının aksamasına ve hava trafiğinin engellenmesine yol açan ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarını sona erdirmek için müzakere arayışında olmadığını söyledi.

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, bölgedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini belirtti. X platformunda yaptığı paylaşımda, "Seyahat tavsiyelerimiz bu eğilimi yansıtacak şekilde güncellendi. Avustralyalılara BAE'ye seyahat etmemelerini tavsiye etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Wong, şu ana kadar bin 700'den fazla Avustralyalının BAE'den ticari uçuşlarla eve döndüğünü belirtti.

Çatışmanın on gün önce başladığında Ortadoğu'da yaklaşık 115 bin Avustralyalı bulunuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin yakın müttefiki olan Avustralya, çatışmanın tırmanması durumunda Ortadoğu'ya asker göndermeyeceğini, ancak İran'ın insansız hava araçları (İHA) ve füzelerinden ülkeleri koruma konusunda yardım taleplerini değerlendirdiğini ifade etti.


Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
TT

Suudi Arabistan: El-Harc, el-Cevf ve Çöl bölgesinde 3 balistik füze ve 4 İHA imha edildi

Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)
Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, Riyad'ın 80 kilometre güneydoğusundaki el-Harc Valiliği'nde bulunan Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan 2 balistik füzenin, ülkenin güneydoğusundaki Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen üç insansız hava aracının (İHA) ve Krallığın kuzeyindeki el-Cevf bölgesinin doğusunda bulunan dördüncü bir İHA’nın engellenerek imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, dün el-Harc'da bir bakım ve temizlik şirketine ait konut alanına mermi düşmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, Hint ve Bangladeş uyruklu 12 kişi ise yaralandı. Olayda ayrıca maddi hasar meydana geldi.

Sivil Savunma, sivilleri hedef alan saldırı girişimlerinin uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, bu tür durumlarda benimsenen prosedürlerin uygulandığını belirtti.

Savunma Bakanlığı sözcüsü dün akşam yaptığı açıklamada, Şeybe petrol sahasına doğru ilerleyen iki İHA’nın ve Prens Sultan Hava Üssü'ne doğru fırlatılan bir balistik füzenin imha edildiğini, ayrıca Riyad'ın kuzeyinde düşürülen iki İHA'nın hedef alma girişiminin de engellendiğini duyurdu.