Avrupa İlaç Ajansı (EMA) İcra Direktörü Guido Rasi dün yaptığı açıklamalar ile Kovid-19’a karşı yakın bir zamanda aşı bulunacağına dair umutları söndürdü. Rasi yaptığı açıklamada “Aşının bu yılın sonuna kadar bulunacağından söz edilmesi sadece bir hayal ve herkesin virüse karşı aşılanması en iyi şartlarda neredeyse bir yıl sürecek” dedi.
Bu açıklamalar, aşının kullanılmasına yönelik nihai onay vermekle görevli olan kuruluşun icra direktöründen geldi. Öte yandan Avrupa, günlük vaka sayılarında yeni bir rekorun kırıldığı ve Kovid-19 kaynaklı ölü sayılarının yükseldiği bir yeni güne uyandı. Verilere göre ölü sayısı geçen bahar döneminde salgının ilk dalgasında kaydedilen sayılara yaklaştı. Avrupa’da geceleri sokağa çıkma yasağı getirilmesi, kafelerin ve restoranların erken kapatılması ve bazı mahallelerde ve bölgelerde kısmi izolasyon uygulanması gibi alınan son tedbirler, bu yılın başında Avrupa’da yayılmaya başlayan ve o günden beri eşi görülmemiş bir oranda yayılan virüsü kontrol altına almaya yetmedi. Bu yüzden Avrupa hükümetleri şu an ülkenin tamamen tecrit altına alınmasına yönelik yeni bir planın son dokunuşlarını yapıyor.
Rasi “Hükümetler vatandaşları aşılamak için planlar oluşturma konusunda acele etmezse aşılama kampanyaları 5 ya da 6 ay daha uzar. Bu gecikme de bize pahalıya patlar. Tıpkı ikinci dalgaya zamanında hazırlanmadığımız için şu an başımıza gelenler gibi” dedi.
İlk aşıların piyasaya sürülme tarihine ilişkin beklentilerinden söz eden Rasi “Şu ana kadar ilaç şirketlerinden bize deneylerin son aşamasına ilişkin klinik veriler gelmedi. Şayet bir sürpriz olmazsa ilk aşılar için gerekli onayın önümüzdeki şubat ayının başlangıcında çıkarılmasını umuyoruz. Ancak bu, aşıyı geliştiren firmaların tüm verilerini yürürlükteki kural ve koşullara uygun olarak gelecek ayın sonuna kadar tamamlamasına bağlı. Tüm Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının aşılanması için en az 500 milyon doz gerekiyor ve böyle bir miktarın gelecek yılın sonuna kadar üretilmesi mümkün değil. Virüsü yeneceğimizden hiçbir şüphem yok ancak şu an aşıların etkinliğinin yanı sıra hükümetlerin vatandaşlarını aşılamak için oluşturacağı planların etkinliğine ve aşı olmaya ikna etmedeki başarılarına bağlı olan sürü bağışıklığına ne zaman ulaşabileceğimizi bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
EMA İcra Direktörü Çin ve Rusya’da geliştirilen aşıların Batı ülkelerinde geliştirilenlerden önce Avrupa pazarlarına girme ihtimalinin olmadığını söyleyerek “Bu aşıların Avrupa ülkelerinde piyasaya sürülmesi için EMA tarafından onay alması gerekiyor ve aşıların Avrupa’da geliştirilip üretilen aşılardan önce şartlarımızı yerine getirebileceğinden şüpheliyim” açıklamasında bulundu.
Buna paralel olarak Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) Avrupa ülkelerinde aşının dağıtımı için ulusal bir plan olmaması karşısında endişesini dile getirdi. ECDC bunun, aşıların virüsün yayılmasını durdurma gücü ve bilinmesi en az 6 ay süren etkinlik derecesi gibi birçok soruya hızlı ve kesin cevaplar vermesi açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı.
Protestoların büyümesi
Diğer taraftan Avrupa Komisyonu dün yaptığı açıklamada, hükümetlerin salgının hızlı ve kitlesel yayılımını durdurmak ve kontrol altına almak için getirdiği kısıtlamalara karşı yapılan halk protestolarının dairesinin genişlemesine karşı endişelerini dile getirdi. Zira bu protestoların birçoğu yağmalama ve şiddet eylemlerine dönüştü ve radikal gruplar gösterileri suistimal etmeye başladı.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü dün yaptığı açıklamada AB İçişleri Bakanları Konseyi’nin önümüzdeki hafta bu gelişmeleri tartışmak ve üye ülkeler arasında olayları kontrol altına almak için gösterilen çabaları koordine etmek üzere toplanacağını belirtti.
Avrupa güvenlik kaynakları bir süredir, virüsü kontrol altına almak için alınan önlemlere karşı yapılan halk protestolarının artarak şiddet ve yağmalama olaylarına dönüşmesine dair endişelerini dile getiriyor. Kaynaklar aşırılık yanlısı grupların, sağlık krizinden kaynaklanan yaşam ve ekonomik koşullara ilişkin protesto yaparak anlık hareket eden göstericilerin arasına karıştıklarına ve bu gösterileri sabotaj ve siyasi emellerine alet etmek için kullandıklarına dair uyarıda bulundu.
Avrupa Komisyonu dün AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve ECDC yönetimiyle olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. AB üye devletlerinin salgının ikinci dalgasıyla mücadele etmek için gösterdiği çabaların koordinasyonunun sağlanması ve hızlı testler yapılması, vakaların izlenmesi, karantina ve aşılama için ortak bir strateji geliştirilmesi toplantının ana gündemini oluşturuyordu. Stratejik bir tasarının tartışılmasına, önümüzdeki hafta bu hedef doğrultusunda yapılacak Avrupa zirvesinde başlanması bekleniyor.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa merkezli haber ajanslarına verdiği demeçte “Bu salgın ile mücadelenin başarısız olmasının on binlerce kurbanın ve yıkıcı ekonomik etkilerin yol açacağı insanlık trajedisinin yanı sıra siyasi faturası çok ağır olacak. Durum oldukça ciddi ve kötü. Halkın güvenini tekrar kazanmak ve daha sıkı önlemler almaktan kaçınmak için şu an hızlı ve etkili bir şekilde hareket etmeliyiz çünkü üye devletlerin vatandaşların hareketine peş peşe getirdiği kısıtlamaların büyük bir siyasi, toplumsal, ekonomik, psikolojik ve hatta belki de demokratik bedeli var” dedi.
En yüksek yayılma oranlarını kaydederek Avrupa ülkeleri listesinde ilk sıraya yerleşen Belçika’da doğan AB Konseyi Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zaman kısıtlı ve salgının ikinci dalgası ile mücadele kapsamında ortak bir strateji üzerinde uzlaşma sağlamak için önümüzde sadece birkaç gün bulunuyor. Tedbirleri tek bir noktada birleştirmek için önümüzdeki zirvede devlet ve hükümet başkanlarından net bir işaret gelmesine ihtiyacımız var. Zira her ülkenin kendi koşulları, mekanizmaları, uzmanları, danışma kuralları ve merkezi ve bölgesel otorite seviyeleri bulunuyor. Bu da tek bir zaman çizelgesi ve ortak bir strateji oluşturulmasını zorlaştırıyor. Salgınla mücadelede tek ve daha etkili bir strateji geliştirmek üzere bu engelleri aşmak için yalnızca Avrupa zirvesinden gelecek siyasi bir sinyal yeterli.”
ECDC Avrupa ülkeleri için bir genelge yayınlayarak Avrupa’nın içinden ve dışından grupların sosyal medya üzerinden salgınla ilgili yaydığı yalan yanlış haberleri, virüsün tehlikesini küçümseyen görüşleri ve salgının özgürlükleri kısıtlamak için kullanıldığına dair ortalıktan dolaşan komployu destekleyen teorileri çürütmek için bilgilendirme çabalarını yoğunlaştırma çağrısında bulundu.
ECDC, hükümetlere salgına ilişkin gelişmeler, koruyucu tedbirlerin önemi ve bunlara uyulmamasının beraberinde getireceği tehlikeler hakkında vatandaşlarla düzenli bir şekilde iletişim kurması ve vatandaşları bunlara uymaya ikna etmek için net bilgiler ve bilimsel kanıtlar sunmaları çağrısında bulunuyor. ECDC son raporunda “Kovid-19’a karşı verilen savaşın önünde hala aylar var ve virüs tamamen bitmeyip onunla birlikte yaşanması gerekebilir” ifadelerini kullandı.



