AB ve Yemen’den ortak insani yardım toplantısı

Yemenli bir çiftçi insani krizlerin yaşandığı bir dönemde mısır hasadı yapıyor (EPA)
Yemenli bir çiftçi insani krizlerin yaşandığı bir dönemde mısır hasadı yapıyor (EPA)
TT

AB ve Yemen’den ortak insani yardım toplantısı

Yemenli bir çiftçi insani krizlerin yaşandığı bir dönemde mısır hasadı yapıyor (EPA)
Yemenli bir çiftçi insani krizlerin yaşandığı bir dönemde mısır hasadı yapıyor (EPA)

Yemen Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Necib el-Avc, ülkesine insani yardımın ulaşımını engelleyen bir dizi sorun olduğunu bildirdi. Bunların başında, Husi milislerinin yardımların ülkeye ulaşmasında çıkardığı engeller bulunuyor. Bunun yanı sıra insani yardım kuruluşlarının denetlenmesiyle ilgili zayıflık ve şeffaflık eksikliği de engellerden diğeri.
Yemen bakanının açıklamaları, Avrupa Birliği’nin Yemen Büyükelçisi Hans Grundberg ile Avrupa Birliği ve İsveç Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 12-13 Kasım’da yapılacak olan bir sonraki Yemen toplantısına ilişkin düzenlemeler konusunda yapılan toplantı sırasında dile getirildi.
Siyasi kaynakların bildirdiğine göre Avc, Yemen Hükümetinin Avrupalı yetkililerle görüşmesi sırasında insani müdahale ve kalkınma sürecini desteklemede önemli ve etkili bir ortak olarak Yemen’e desteğinden dolayı Avrupa ülkelerine minnettar olduğunu belirtti.
Saba Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Yemen Planlama Bakanı, ülkesindeki yardım çalışmalarının karşılaştığı zorluklara değindi. Bunların en önemlisi, Husi milislerinin yardım çalışmalarını engellemede uyguladığı ihlaller ve kısıtlamalar ve ihtiyacı olanlara insani yardım ulaştırması.
Bakan, insani yardımların ulaşmasının önündeki engelleri şöyle sıraladı: Yardımların kişiselleştirilmesiyle ilgili zaaf, yardım kuruluşlarının BM ve diğer uluslararası örgütler tarafından denetlenmemesi ve şeffaflığın olmaması, işletme giderlerinde maliyetin yükselmesi ve bazı kuruluşların üzerinde anlaşmaya varılan müdahale planına ve dönüşüm aşamasının gerekliliklerine ve barış inşası sürecine katkıda bulunmak için yardım çalışmalarını kalkınma ile ilişkilendirme konusundaki başarısızlıkları. Başarısız oldukları bu projeler, özellikle kırsal alanlarda çok sayıda genç için iş fırsatları yaratmak, tarım ve balık gibi ekonomik büyümeyi teşvik etmek ve ayrıca Kovid-19 salgınının ekonomik ve toplumsal yansımalarının üstesinden gelmeye katkıda bulunan projeler olduğunu da sözlerine ekledi.
Avrupa Birliği'nin Yemen büyükelçisinin, Avrupa Birliği ve İsveç Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde üst düzey insani yardım görevlilerinin Yemen'deki bir sonraki toplantısının "birçok önemli konuyu koordine etmenin anahtarı olduğunu, bunların en önemlisi insani yardım çalışmalarını baltalayan ve dolayısıyla projelerin performansını ve uygulama hızlarını etkileyen" bir anahtar olduğunu söylediğini aktardı.
Aynı bağlamda, Yemen Planlama Bakanı, “iş yaratmayı destekleyen ve ekonomik istikrarın sağlanmasına katkıda bulunan kapsamlı bir ekonomik büyüme modeli sağlamak için insani yardım planının nasıl yönetileceği ve finanse edileceği konusunda hükümeti, yerel kurumları ve özel sektörü içerecek şekilde ortaklığı genişletmek için periyodik olarak stratejik bir inceleme yapılmasını” önerdi. Özellikle gıda güvenliğini artırma ve tüm bölgelerde vatandaşlara uygun fiyatlarla temel gıda ürünlerini sağlamaya yönelik tedbirlerde. Ayrıca "yardım dağıtımında ademi merkeziyetçilik ilkesini benimseyerek, yerel ortakların ve bu kuruluşlarda çalışan yerel çalışanların listelerini gözden geçirerek ve yardımın alıcılara tüm valiliklerde ayrım gözetilmeksizin ulaştırılmasını sağlayıp Yemen'deki yardım çalışmalarının kapsamlı bir şekilde düzeltilmesi de önerilerinin arasındaydı.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.