Suudi Arabistanlı efsane basketbolcu Muhsin el-Muvelled, Guiness Rekorlar Kitabına adını yazdırdı

Muhsin el-Muvelled Guiness Rekorlar’ı belgesini tutuyor
Muhsin el-Muvelled Guiness Rekorlar’ı belgesini tutuyor
TT

Suudi Arabistanlı efsane basketbolcu Muhsin el-Muvelled, Guiness Rekorlar Kitabına adını yazdırdı

Muhsin el-Muvelled Guiness Rekorlar’ı belgesini tutuyor
Muhsin el-Muvelled Guiness Rekorlar’ı belgesini tutuyor

Suudi Arabistanlı efsane basketbolcu Abdul Muhsin el-Muvelled “dünyanın en yaşlı profesyonel basketbol oyuncusu” unvanını kazanarak Guiness Rekorlar Kitabı’na adını yazdırdı. Guiness Rekorlar Kitabının dünya rekorlarını izleme komitesi Muhsin’in 1979 ve 2015 yılları arasındaki performansını ele alarak “dünyanın en yaşlı profesyonel basketbol oyuncusu” unvanını kazandığını belirtti.
Bu karar, 74 yaşındaki Mısırlı İzzeddin Behader’in dünyanın en yaşlı profesyonel futbol oyuncusu olarak ilan edildiği açıklamadan birkaç hafta sonra geldi.
Efsane oyuncu Muhsin, 1963 yılında Suudi Arabistan’daki Medine şehrinde dünyaya geldi ve 36 yıl boyunca çeşitli takımlarda basketbol macerasını sürdürdü. Bu 36 yıl boyunca yerel, Körfez ve Arap spor camiası başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde onlarca ödül aldı. Muhsin, hafızalara kazınan bir maçta takımına 82 sayı kaydetmişti.
Basketbol macerasına Suudi Arabistan Birinci Ligi’nde başlayan Muhsin, gençler kategorisinde ise Medine bölgesinde üç şampiyonluk, olimpiyat grubunda ise bir şampiyonluk kazandı.
Muhsin’in ödül dolabında 15 premier lig ödülü, 14 şampiyonluk, 3 elit oyuncu, 4 Körfez ödülü ve Lübnan’da düzenlenen Arap şampiyonluk maçında üçüncülük ödülü var.
1986 yılında 20 yaşındayken ilk defa Suudi Arabistan Milli Takımına seçilen Muhsin, 2005 yılında basketbol hayatına ülkesinde devam etmeye karar verdi.
6 kez “En İyi Suudi Arabistanlı Basketbolcu” unvanını kazanan Abdul Muhsin el-Muvelled, basketbola katkılarından dolayı Asya Basketbol Birliği ödülünü elde etti. 2013 yılında Körfez turnuvasında en yaşlı oyuncu sıfatıyla Umman Federasyonu, 2014 yılında ise aynı nedenle Rabat’ta Arap Federasyonu tarafından ödüle layık görüldü.
Muhsin el-Muvelled, Riyad’da Arap Polis Şampiyonluğu’nda örnek oyuncu ödülünü aldı.
El-Muvelled “Basketbol önceden daha farklıydı, daha fazla takım oyunu vardı. Spor tesisleri çok fazla değişti. Şu an olduğu gibi yetkili bir medya yoktu. Umarım ki bugünkü nesil sahip oldukları bu harika avantajlardan faydalanır. Bir Suudi, bir Arap olarak Guiness Rekorlar Kitabında bu unvana layık görüldüğüm için gururluyum. Bu benim, Krallık ve ailem için tarihi bir an. Allah’a bana sağlık ve zindelik verdiği için şükrediyorum, çünkü tüm bu dönem boyunca spor yapmaya devam ettim” dedi.



Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
TT

Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)

Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü Jesse Marsch, Güney Afrika karşısında alınan 1-0’lık tarihi galibiyetle Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselmelerinin ardından belirli bir rakibi tercih etmediklerini söyledi.

Kanada, son 16 turunda Fas ile Hollanda futbol takımı arasındaki eşleşmenin galibiyle karşılaşacak.

Marsch, olası rakiplerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Belirli bir rakibi tercih etmiyoruz, asıl hedefimiz büyük takımlarla oynayabileceğimizi kanıtlamak. Hollanda ve Fas dünya futbolunun önemli ekipleri. Fas 2022 Dünya Kupası’nda dördüncü oldu ve son altı yılda büyük bir gelişim gösterdi. Hollanda ise Avrupa’nın köklü ve geleneksel güçlü takımlarından biri.”

Son 32 turunda Güney Afrika karşısında alınan galibiyeti de değerlendiren Marsch, maçın zorluk derecesine dikkat çekti:

“Zor maçtı. Güney Afrika’nın bizi çok zorlayacağını biliyorduk. Topa daha fazla sahip olduk ama fırsatları iyi değerlendiremedik.”

“Organizasyonumuz sayesinde hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Erken golü bulamadık ama rakibe de ciddi bir tehlike fırsatı vermedik.”

Marsch, savunma performansından memnun olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Defansif olarak çok dengeliydik, açık vermedik. Erken gol atmak istiyorduk ama en önemlisi kazanmaktı ve bunu başardık.”


2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)

Japonya millî futbol takımı teknik direktörü Hajime Moriyasu’nun takımıyla Dünya Kupası’nda ileri turlara ulaşma hedefi, “öğretmen ve öğrenci” karşılaşması olarak nitelendirilen önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Japonya, bugün Houston’da oynanacak son 32 turu maçında Brezilya ile karşılaşacak.

Brezilya millî futbol takımı, Japon futbolunun modern kimliğinin şekillenmesinde en fazla etkisi olan ülkelerden biri olarak görülüyor.

Japonya, Kuzey Amerika’da düzenlenen turnuvaya tarihinde ilk kez finale ulaşma hedefiyle katılırken, son dört yılda Almanya, İspanya ve İngiltere karşısında sergilediği dikkat çekici performanslar, takımın büyük başarılar elde edebileceği yönündeki umutları artırdı.

Ancak Houston’daki karşılaşma, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle sıradan bir rakipten çok daha fazlasını ifade ediyor.

1993’te başlayan Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J1 League), yalnızca Brezilya futbolundan ilham almakla kalmadı, aynı zamanda çok sayıda Brezilyalı oyuncuyu da ülkeye çekti.

Efsane futbolcu Zico, emeklilik sonrası Kashima Antlers’a transfer olarak Japon futbolunun gelişimine katkı sağlarken, Bismarck ve Élber gibi isimler de Brezilyalı oyuncuların Japonya’ya transfer sürecinin öncülerinden oldu.

1990’ların sonunda, 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosundan yedi oyuncu — aralarında kaptan Dunga’nın da bulunduğu isimler — Japon kulüplerinde forma giymiş ya da o dönemde Japonya’da oynuyordu.

Eski Brezilyalı futbolcu Cesar Sampaio, 1998 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda yer alırken aynı zamanda Yokohama Flügels forması giydiğini belirterek, Japon futbolunun gelişimini yakından gördüğünü söyledi.

Sampaio, “Japon futbolunu takip etmeyen biri çok şaşırır. Ben ise şaşkın değilim. Her yıl adım adım gelişiyorlar. Disiplinleri her zaman etkileyiciydi. Şimdi Daizen Maeda ve Ayase Ueda gibi kaliteli oyunculara sahipler. Güçlü bir kadroları var ve grup aşamasında iyi oynadılar. Brezilya maçı en büyük test olacak” ifadelerini kullandı.

Japonya daha önce Brezilya karşısında galibiyetler elde etti, ancak bu hiçbir zaman Dünya Kupası’nda gerçekleşmedi.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda alınan 1-0’lık sürpriz galibiyet “Miami Mucizesi” olarak anılırken, en yakın sonuç ise geçen yıl Tokyo’da oynanan hazırlık maçında elde edilen 3-2’lik Japonya galibiyeti oldu.

İki takım Dünya Kupası’nda yalnızca bir kez karşılaştı. 2006 turnuvasında, Brezilya’nın Japon futboluna katkılarında önemli rol oynayan Zico’nun teknik direktör olduğu maçta Japonya, Dortmund’da 4-1 kaybederek turnuvaya veda etti.

O dönemde Japonya kadrosunda, Brezilya doğumlu üç oyuncudan biri olan Alessandro Santos da yer alıyordu. Savunmacı Marcos Tulio Tanaka ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Japonya ile son 16 turuna kadar yükselmişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Tanaka yaptığı açıklamada, Japonya–Brezilya maçlarının büyük önem taşıdığını belirterek, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki etkisinin J1 League’in kuruluşundan beri sürdüğünü belirtti.

Tanaka, “İlk geldiğimde Japonya ile Brezilya’nın Dünya Kupası’nda eşit seviyeye gelmesinin ne zaman mümkün olacağını düşünürdüm. Bu, beklediğimden daha erken geldi. Bu turnuvada aradaki fark, fiziksel kapasite dahil birçok açıdan azaldı. Bu, Japonya için Dünya Kupası’nda Brezilya’yı yenmek adına eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.


Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
TT

Kanada, Güney Afrika karşısında 90+2’de attığı golle son 16 turuna yükselen ilk takım oldu

Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)
Stephen Eustachio golü kutlarken (AP)

Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Kanada, Güney Afrika karşısında uzatma dakikalarında bulduğu golle sahadan galip ayrıldı.

Maçın tek golü 90+2. dakikada Stephen Eustáquio’dan geldi. Bu sonuçla Kanada, tarihinde ilk kez son 16 turuna yükselerek önemli bir başarıya imza attı.

Kanada, çeyrek final yolunda salı günü Monterrey’de oynanacak Fas–Hollanda eşleşmesinin galibiyle karşı karşıya gelecek.