Devlet erkanı 10 Kasım’da Anıtkabir’i ziyaret etti

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)
TT

Devlet erkanı 10 Kasım’da Anıtkabir’i ziyaret etti

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki devlet erkanı, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 82’nci yıl dönümü nedeniyle Anıtkabir’i ziyaret etti.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 82’nci yılında Anıtkabir'de düzenlenen törenle anıldı. Anıtkabir'deki tören, saat 08.45'te devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan ay yıldızlı çelengi, Atatürk'ün mozolesine bıraktı. Atatürk'ün 82 yıl önce vefat ettiği saat olan 09.05'te saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Saygı duruşu sırasında gönderdeki Türk bayrağı yarıya indirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki devlet erkanı, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anıtkabir Özel Defterine şunları yazdı:
"Vefatının 82’nci seneyi devriyesinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle anıyoruz. Milletimizin varlık yokluk mücadelesini zaferle taçlandıran, bizlere bağımsız ve özgür bir ülke bırakan Gazi Mustafa Kemal ve kahraman silah arkadaşları milletimizce hayırla yad edilecektir. Şehitlerimizin fedakarlıkları üzerine kurulan cumhuriyetimizi ilelebet yaşatacak, gelecek kuşaklara daha müreffeh, güçlü, itibarlı bir ülke bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz. Ruhun şad olsun.”



Uzayan Ukrayna savaşı Putin’in “güçlü lider” imajını sarstı mı?

Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
TT

Uzayan Ukrayna savaşı Putin’in “güçlü lider” imajını sarstı mı?

Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)
Putin ve Trump arasında geçen yıl yürütülen müzakerelerde Ukrayna savaşıyla ilgili ateşkes hakkında anlaşmaya varılamamıştı (Reuters)

Dört yıldır süren Ukrayna savaşı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "güçlü lider" imajını sarsmaya başlıyor.

Putin, Sovyetler Birliği'nin II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin kutlandığı Zafer Günü vesilesiyle 8-9 Mayıs'ta Ukrayna'da ateşkes ilan etmişti.

Wall Street Journal'ın analizinde Ukrayna ordusunun, başkent Moskova dahil Rusya'nın çeşitli bölgelerine saldırılarını sürdürdüğü bir ortamda Putin'in "kutlayacak bir zaferinin olmadığı" yorumu yapılıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, bu hafta başında Ukrayna'ya ait 300 drone'un Moskova semalarında vurulduğunu bildirmişti. Bazı insansız hava araçlarının çeşitli binalara isabet ettiği aktarılmıştı.

ABD ve Avrupa basınında çıkan haberlerde, Kremlin'de suikast ve darbe endişeleri nedeniyle Putin'in etrafındaki güvenlik önlemlerinin son dönemde ciddi şekilde artırıldığı da yazılmıştı.

Avrupalı istihbarat ajanslarının raporlarına dayandırılan iddialara göre Putin, bazen haftalarca özel korunaklı sığınaklarda kalıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Zafer Günü etkinliklerinde güvenlik gerekçesiyle internet ve telekomünikasyon hizmetlerine kısıtlamalar getirileceğini de duyurmuştu.

Diğer yandan analizde, 2012'den beri iktidardaki liderin, "Rus takvimindeki en kutsal gün olan 9 Mayıs'ı merkezine alan yeni bir devlet dini oluşturduğu" yorumu paylaşılıyor.

Diğer yandan Putin'in Ukrayna'ya yönelik askeri harekatının bu ocak ayı itibarıyla Sovyetler Birliği'nin Nazilere karşı savaşından daha uzun sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Eskiden Putin'in konuşmalarını yazan, artık Rusya dışında yaşayan muhalif siyasetçi Abbas Gallyamov, şunları söylüyor:

Geçen her gün, dedelerimizin anısına layık olmadığımız hissi daha da pekişiyor. Putin bu ‘ecdat kültünü' yarattı, şimdiyse bu ona geri tepiyor.

Telegram'daki savaş yanlısı bazı hesaplarda da "Dedelerimiz şimdiye kadar Berlin'e çoktan ulaşmıştı" paylaşımlarıyla Kremlin'e tepki gösteriliyor.

Ukrayna'nın Rus petrol tesisleri ve rafinerilerine son dönemdeki saldırıları da savaşın gidişatını değiştirdi. Analize göre Ukrayna'nın elindeki drone ve füze kapasitesiyle Rus topraklarının yüzde 70'i sürekli saldırı tehdidi altında.

Eski televizyon yıldızı ve fenomen Viktorya Bonya'nın Putin'e yönelik eleştirileri de ses getirmişti. Monako'da yaşayan Bonya, milyonlarca kez görüntülenen Instagram videosunda, çevresindeki bürokratlar gerçekleri söylemediği için Putin'in ülkenin sorunlarından bihaber olduğunu belirtmişti. Kremlin ise geçen ay paylaşılan videodaki eleştirileri "dikkate aldıklarını" bildirmişti.

Peskov, şubattaki açıklamasında savaşın ve yarattığı ekonomik yükün Rus toplumunu yıprattığına dair eleştirileri reddederek şunları söylemişti:

Hem Rusya hem de Ruslar son 4 yılda gerçekten çok değişti. Toplum, Putin'in etrafında olağanüstü şekilde kenetlendi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Izvestia, CNN


Trump’a suikast girişiminde İran savaşı şüphesi

Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
TT

Trump’a suikast girişiminde İran savaşı şüphesi

Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)
Trump, kendisine suikast girişiminde bulunan Allen'a "kaçık" demişti (AP)

ABD istihbaratına göre Başkan Donald Trump'a suikast girişimi şüphelisi Cole Thomas Allen, saldırıyı İran savaşı nedeniyle düzenlemiş olabilir.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İstihbarat ve Analiz Ofisi'nin 27 Nisan'da hazırladığı ön değerlendirme raporunda, Allen'ın sosyal medyada ABD ve İsrail'in başlattığı İran savaşını eleştiren gönderiler paylaştığı belirtildi.

Reuters'ın incelediği raporda bu gönderilere atıfla İran savaşının, şüphelinin "saldırıyı gerçekleştirme kararında etkili olmuş olabileceği" sonucuna varıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla ajansa konuşan yetkililer, saldırının gerekçesini tespit etmeye çalışan FBI'ın, Allen'ın sosyal medya paylaşımlarını yakından incelediğini söylüyor.

Allen'la bağlantılı Bluesky hesabından yapılan paylaşımlar arasında ABD'nin İran'a düzenlediği askeri operasyonlara, Trump'ın Rusya-Ukrayna savaşına dair tutumuna ve Elon Musk'a yönelik eleştiriler var.

Gönderilerden birinde, 7 Nisan'da İran'a yönelik "Bu gece bir medeniyet yok olacak" tehdidi nedeniyle Trump hakkında azil süreci başlatılması da isteniyor.

Ayrıca Beyaz Saray Muhabirleri Derneği'ndeki yemeğe katılmayı düşünen gazetecilerle ilgili eleştirel gönderiler de var.

Kaynaklar, FBI'ın bu sosyal medya incelemeleriyle olay hakkında yayılan komplo teorilerinin önüne geçmeyi hedeflediğini söylüyor.

Trump, kendisinin de katıldığı 25 Nisan'daki Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde düzenlenen silahlı saldırının ardından yaptığı açıklamada, bir Gizli Servis ajanının yaralandığını ve durumunun iyi olduğunu söylemişti.

ABD Başkanı, saldırının İran savaşıyla bağlantılı olup olmadığı sorusunaysa "Sanmıyorum ama asla bilemezsiniz" yanıtını vermişti.

dfbfg
Allen suçlu bulunması halinde ömür boyu hapis cezası alabilir (Reuters)

Olay yerinde yakalanan Allen, "ABD Başkanı'na suikast girişimi" dahil 4 ayrı suçlamayla karşı karşıya.

Columbia Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, şüphelinin "ağır suç işleme niyetiyle ateşli silah taşımak" ve "şiddet içeren bir suç sırasında ateşli silah kullanmakla" suçlandığını da bildirmişti.

Allen'a daha sonra olayda bir Gizli Servis görevlisine pompalı tüfekle ateş açtığı gerekçesiyle "öldürücü nitelikte silahla federal görevliye saldırı suçlaması" da yöneltilmişti.

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel


5 yıllık anlaşmazlık bitti: Adriyatik'in gözde adası turizme açılıyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

5 yıllık anlaşmazlık bitti: Adriyatik'in gözde adası turizme açılıyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Karadağ'daki bir ada, plaj erişimi konusunda 5 yıldır süren anlaşmazlığın ardından bu yaz turistlere yeniden açılacak.

Budva Rivierası'ndaki Sveti Stefan adası, Karadağ hükümeti ve ada işletmecileri arasında varılan uzlaşmanın ardından temmuzdan itibaren konuklarını tekrar ağırlamaya hazırlanıyor.

Popüler ada, yerel halkın plaj erişimi konusunda 10 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından 2021'de kapanmak zorunda kalmıştı.

Adadaki lüks otel işletmecisi Aman'a göre Sveti Stefan adası 1 Temmuz'dan itibaren yaz sezonu için açılacak.

Euronews'un haberine göre anlaşma uyarınca yerel halk, tesise yakın üç plajdan ikisine ücretsiz erişime sahip olacak, bir plaj ise otel misafirlerinin özel kullanımına ayrılacak.

Yerel halk Sveti Stefan Plajı ve Kral Plajı'na erişebilecekken Kraliçe Plajı, Aman'da konaklayan turistlere özel olacak.

Daha önce, Kral Plajı ve Kraliçe Plajı da dahil çevredeki plajlar sadece Aman misafirlerinin erişimine açıktı.

Karadağ'ın Adriyatik kıyısındaki 15. yüzyıldan kalma surlarla çevrili ada, dar bir kum şeridiyle anakaraya bağlanıyor.

22 Mayıs'tan itibaren konuklar, otelin anakaradaki Villa Miločer rezidansında da "yıl boyunca" konaklayabilecek.

Kraliçe Marija Karađorđević'in eski yazlık villasındaki odaların fiyatları mayısta gecelik 1323 sterlinden (yaklaşık 82 bin TL) başlıyor.

Karadağ Başbakanı Milojko Spajić, X'te yaptığı açıklamada, "Şehir oteli Sveti Stefan bu yaz kapılarını yeniden açıyor! Devletin çıkarlarını koruduk ve Karadağ turizmi için önemli bir adım attık" dedi.

Ayrıca, devletin kârın yüzde 10'unu alacağını ve Sveti Stefan'ın karşısındaki Miločer Parkı'nda ek inşaat çalışmalarına izin verilmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Independent Türkçe