Veliaht Prens Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan modern tarihinde benzeri görülmemiş başarılara imza attı

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman: Suudi Arabistan modern tarihinde benzeri görülmemiş başarılara imza attı

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 2030 Vizyonu politikalarının başarısına dikkat çekerek, ülkesinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkileriyle başa çıkma konusunda en iyi 10 ülke arasında yer aldığını dile getirdi.
Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın ülkenin modern tarihinde eşi görülmemiş başarılara sadece 4 yıldan kısa bir sürede ulaşabildiğini vurguladı.
Muhammed bin Selman, Şura Meclisi’ne hitaben dün yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın dünyanın en büyük ve en önemli ekonomilerinden biri olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı;
“Ekonominin boyutu ve çeşitliliğini ikiye katlamak için ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Bunu başarmaya devam etmek için hükümette petrol dışı gayri safi yurt içi hasılayı (GSYİH) ekonomik planlarımızın başarısının ana göstergesi olarak görüyoruz. Çünkü GSYİH doğal olarak petrol üretim miktarlarındaki dalgalanmalardan etkileniyor. 2016’da Suudi Arabistan’ın petrol dışı GSYİH’si 1.8 trilyon riyal değerindeydi ve bunu hızlı bir şekilde ikiye katlamayı planlamaya başladık. Sonuç olarak, bazı ekonomik zorluklara rağmen, 2017’de yüzde 1,3, 2018’de yüzde 2,2, 2019’da yüzde 3,3 ve 2019’un dördüncü çeyreğinde ise yüzde 4’ün üzerinde olmak üzere son üç yılda hızlanan büyüme oldu.”
Veliaht Prens, koronavirüs salgını ve sonuçlarına rağmen, ülkenin G20 ülkeleri arasında salgının ekonomik etkisiyle başa çıkma konusunda en iyi 10 ülkeden biri olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Salgının sona ermesi ve hayatın normale dönmesiyle büyüme oranının hızlanmaya başlayacağı konusunda iyimseriz. G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen petrol dışı GSYİH’lardan birine sahip olacağız” dedi.

“İşsizlik önceliklerimiz arasında”
İşsizlik konusu ve istihdam oranlarını artırmanın ülkenin önceliklerinden biri olduğunun altını çizen Veliaht Prens, 2030 Vizyonu’na göre işgücü piyasasında reform yapmak ve vatandaşlara daha fazla iş sağlamak için çalışmaların başladığını belirtti.
2018 yılında işsizlik oranının yaklaşık yüzde 13 olduğunu bildiren Muhammed bin Selman, “Devlet kurumlarının verimliliğindeki artış, Kamu Yatırım Fonu’nun yatırımları ile diğer hükümet girişimleri nedeniyle 2020’nin başında işsizlik oranının yüzde 11,8’e düştüğünü gördük. 2020’nin sonunda da G20’de salgından en az etkilenen ülkelerden biri olacağız” şeklinde konuştu.

“Petrol dışı gelirleri artırmaya çalışıyoruz”
Suudi Arabistan’ın petrol dışı gelirler ve bunların ekonomi üzerindeki etkilerini artırma çabaları kapsamında, 2005 yılından bu yana doğrudan ve dolaylı hükümet harcamalarını genişlettiğini dile getiren Veliaht Prens, hükümetin 2030 Vizyonu uyarınca bir dizi sektör için geniş bir yeniden yapılanma süreci başlattığını belirterek şöyle devam etti;
“Geçen yıl 2020 bütçe tahmini için açıklananlar göz önüne alındığında, daha önce 513 milyar riyali petrol gelirinden beklenen ve 833 milyar riyal olarak tahmin edilen devlet gelirlerinden bahsediyorduk. Bu yıl petrol fiyatlarının düşmesinin ardından gelirler yaklaşık 410 milyar riyale düştü. Tek başına bu gelirler, bu yılki bütçede 504 milyar riyal olarak tahmin edilen maaş kalemini bile karşılamaya yetmiyor, diğer kalemleri finanse etmenin zorluğundan bahsetmiyorum bile. Bu, ekonomik durgunluk ve milyonlarca işin kaybı anlamına gelir. 2015 yılında yaklaşık 100 milyar riyal olarak tahmin edilen seviyelerde kalsaydık ve bu yıl petrol dışı gelirleri 360 milyar riyale yükseltmeseydik kamu sektöründe çalışanların maaşlarını yüzde 30’dan fazla düşürmemiz, ödenekleri ve ikramiyeleri tamamen iptal etmemiz ve sermaye harcamalarını durdurmamız gerekecekti.”
Yaşam maliyeti ödeneğini iptal etmek zorunda kaldıkları için çok üzgün olduklarını söyleyen Muhammed bin Selman, vatandaşların maaşları, ödenek ve ikramiyelerinin çoğunu korumayı, 137 milyar riyal tutarında sermaye harcamasına devam etmeyi, işletme ve bakım harcamalarını artırmayı ve salgına bağlı 188 milyara kadar ulaşan yüksek sağlık masraflarını üstlenmeyi başardıklarını vurguladı.
Gelir çeşitlendirmesinin, devletin sürdürülebilirliği için hayati önem taşıdığına dikkati çeken Veliaht Prens, “Kamu Yatırım Fonu yatırımları ile özel sektörle çalışmanın yanı sıra turizm, spor, sanayi, tarım, ulaşım, uzay, madencilik ve diğerleri gibi yeni sektörleri destekleyerek bunun üzerinde ciddi bir şekilde çalışıyoruz” diye konuştu.

“Konut sahibi olma oranımız artıyor”
Konut krizine de değinen Muhammed bin Selman, “2030 Vizyonu kapsamında vatandaşların konut sahibi olma oranını 4 yıl içinde yüzde 5 artırmaya çalışacağımız konusunda net bir taahhütte bulunduk. O sırada bu oran yüzde yaklaşık yüzde 47 idi. Bu da, 2020’de uluslararası düzeyde iyi kabul edilen yüzde 52’ye ulaşmak anlamına geliyordu. Ama bugün hedefi yüzde 8 aşarak yüzde 60’a kadar ulaştık. 2025 yılında ise yüzde 62 olan 2030 hedefini aşacağız, bu da konut sahipliği açısından dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacağımız anlamına geliyor” dedi.

“Dijital rekabet gücünde birinci sıradayız”
Dijital sektördeki gelişme ve başarılara değinen Muhammed bin Selman, “Suudi Arabistan, son üç yılda G20 ülkeleri düzeyinde dijital rekabet gücünde birinci sırada yer aldı,  dijital iletişim ve bilgi teknolojileri altyapı endeksinde ise 40 sıra atladı. Ülkenin dijital altyapısına 55 milyar riyalden fazla yatırım yaptık, bu da ortalama internet hızının artışına ve Suudi Arabistan’ın 5G kullanacak ilk ülkelerden biri olmasına neden oldu” ifadelerini kullandı.

“Kamu Yatırım Fonu’nun ekonomik büyümeye katkısı önemli”
Kamu Yatırım Fonu’nun ekonominin gelişmesine olan katkısını vurgulayan Veliaht Prens, “Fon, Suudi ekonomisinin büyümesinde ana motorlarından biri haline geldi. Kamu Yatırım Fonu’nun 560 milyar riyal olan büyüklüğünü 1,3 trilyon riyalden fazla bir değerle ikiye katlamayı başardık ve fon varlıklarının 7 trilyon riyali aşması hedefine istikrarlı adımlarla yürüyoruz” dedi.

“Yolsuzluk devlet bütçesinin yüzde 5 ila 15’ini tüketti
Suudi Arabistan’daki yolsuzlukla mücadele çabalarından bahseden Veliaht Prens sözlerine şu ifadelerle devam etti;
“Ülkede son yıllarda kanser gibi yayılan yolsuzluk, devlet bütçesinin yüzde 5 ila 15’ini tüketti. Bu, performansın sadece bir veya iki yıl değil, otuz yılı aşkın bir süredir hizmetler, projeler, iş sayısı açısından yüzde 5 ila yüzde 15 oranında daha kötü olduğu anlamına gelir. Samimi bir şekilde söylemem gerekirse, bu belayı Suudi Arabistan’daki kalkınma ve refahın ilk düşmanı ve birçok büyük fırsatın kaybedilmesinin nedeni olarak görüyorum. Ancak bu geçmişte kaldı ve bugünden sonra büyük ya da küçük hiçbir ölçekte tekrarlanmayacak. Yolsuzlukla mücadele çalışmalarının sonuçları herkes için açıktır. Maliye Bakanlığı’na devredilen on milyarlarca diğer varlığa ek olarak, son üç yılda yolsuzlukla mücadele çalışmalarından toplam gelir 247 milyar riyale ulaştı, bu toplam petrol dışı gelirlerin yüzde 20’sini temsil ediyor.”

“Bugün Suudi Arabistan’da radikalizm kabul görmüyor”
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ülkesinin radikalizm ve terörle mücadele çabalarına dikkati çekerek şunları söyledi;
“Aramızdaki radikalizm olgusu çok yaygındı ve en iyi ihtimalle bu belayla bir arada yaşamayı hedeflediğimiz bir aşamaya gelmiştik. Bunu ortadan kaldırmak ve onu kontrol etmek bir seçenek değildi. 2017’de ülkede radikalizme bir an önce son verme vaadinde bulundum ve gerçekten de bu olgu ve nedenleriyle mücadele için ciddi bir kampanya başlattık. Sadece 1 yıl içinde, 40 yıldır üzerinde çalışılan ideolojik bir projeyi yok etmeyi başardık. Bugün Suudi Arabistan’da radikalizm kabul görmüyor. Artık belirgin bir şekilde görünmüyor, daha çok dışlanmış, kılık değiştirmiş ve geri çekilmiş durumda. Ancak, radikal tezahürler, davranışlar ve fikirlerle mücadelemize devam edeceğiz.”

“Nefret söylemi kabul edilemez”
Nefret söyleminin radikal unsurları istihdam etmenin ana motivasyonu olduğunu ve bunun ifade özgürlüğü ile insan haklarını gerekçe olarak kullanan nefret söylemini de içerdiğini söyleyen Veliaht Prens sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bu tür bir hitap, radikallerin de nefret söylemini çeker ve elbette bu kabul edilemez. Nefret ve şiddet oluşturan her türlü terör eylemi ve uygulamayı kınamakla birlikte radikal söylemlere karşı koymaya kararlı olan Suudi Arabistan, İslam’ı terörle ilişkilendirme girişimlerini reddediyor ve fikri özgürlüğün bir saygı ve hoşgörü aracı olduğunu vurguluyor. Aynı şekilde İslam, bu terör eylemlerini suç sayar, kan dökülmesini de haram kılar. Terör eylemi gerçekleştirme ve nefret söylemini istismar etme düşüncesinde olan herkesin acı verici ve şiddetli caydırıcı bir ceza ile karşılaşacağı sözünü veriyoruz.”
1996’daki ilk terör saldırısından bugüne kadar terör eylemi olmadan neredeyse bir yıl geçmediğine dikkati çeken Muhammed bin Selman, “2017’nin ortalarından bu yana, İçişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması ve güvenlik sektöründe reform yapılmasının ardından ülkedeki terör eylemlerinin sayısı ‘çirkin hedeflerine ulaşamayan birkaç bireysel girişim’ dışında neredeyse sıfıra düştü” dedi.

“Suudi Arabistan kuantum sıçramasına tanık oldu”
Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın sahip olduğu eşsiz kültürel mirasın yanı sıra coğrafi ve demografik çeşitlilik nedeniyle yeni ve gelecek vaat eden sektörlerde bir kuantum sıçramasına tanık olduğunu dile getirdi.
Suudi Arabistan’ın çölleşme, yağmur kıtlığı ve sık sık toz dalgalarından mustarip olduğunu belirten Veliaht Prens, “2016 yılından bu yana, doğal rezerv yüzdesini ülkenin toplam topraklarının yüzde 4’ünden yüzde 14’ünün üzerine çıkarmak için çalıştık. Çevre güvenliği için özel bir kuvvet oluşturuldu ve çalışan sayısı bin 100'e ulaştı. Bu sayıyı önümüzdeki 4 yıl içinde 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda bitki örtüsünü artırmak için de birçok girişimde bulunduk” diye konuştu.

“Eğlence sektörü gelişti”
Veliaht Prens, konuşmasında ülkedeki eğlence sektörüne ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı;
“Etkinlik ruhsatlarının alınmasını kolaylaştırmaya istekliyiz, bu da ülkede düzenlenen etkinlik sayısının 2019’da 3 bin 400’ü aşmasına neden oldu. Ayrıca on binlerce kalıcı, yüzbinlerce ise geçici istihdam sağlanmasına, vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar ve turistler için harcama oranlarının artmasına katkıda bulundu” dedi.

“Eskiden kültürel alanlarla uğraşmak bir tabuydu”
Ülkede kültüre verilen önemin altını çizen Muhammed bin Selman şu ifadelerle devam etti;
“Eskiden kültürel alanlarla uğraşmak bir tabuydu. Bugün ise Kültür Bakanlığının, istihdam yaratma, ekonomiyi geliştirme ve yaşam kalitesini artırmada çok büyük etkisi olan tüm kültür sektörlerini geliştirmek için güçlü çalışan 11 kurum kurduğunu görüyoruz.”

“Ülkenin uzay stratejisi üzerinde çalışıyoruz”
Uzay sektörünün, iletişim ve teknoloji üzerindeki doğrudan etkisine, çevre, ulaşım ve diğerleri gibi birçok sektörle bağlantısına ve yakın gelecekte birçok sektör için vazgeçilmez olacağına işaret eden Veliaht Prens, bu nedenle 2018’de Uzay Otoritesi kurulduğunu söyledi.
Veliaht Prens, “Şimdi ise, Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi ve yetkili makamlar aracılığıyla, önümüzdeki 10 yıl için ülkenin uzay stratejisini benimsemek için çalışıyoruz” dedi.

“Suudi kadınlar eşi görülmemiş bir güçlenme aşaması yaşıyor”
Konuşmasında kadın haklarından da bahseden Muhammed bin Selman, “Geçmişte Suudi kadınlar izinsiz seyahat edemez, spor ve kültürel etkinliklere katılamaz, araba kullanamaz, çok sayıda mesleği yapamaz ve mahremleri olmadan sorunlarını halledemezdi. Bugün ise Suudi kadınlar eşi görülmemiş bir güçlenme aşaması yaşıyor” diyerek reformlara işaret etti.

“Yabancı işçilerin hakları iyileştirildi”
Muhammed bin Selman, yabancı işçilere verilen haklar hakkında ise, “Sözleşme ilişkisini, işçilerin haklarını koruyacak ve işgücü piyasasındaki olgunluk derecesini yükseltmeye katkıda bulunacak şekilde yeniden yapılandırmak için çeşitli önlemler aldık. Ülke topraklarındaki yaklaşık yarım milyon yabancı işçinin durumunu düzeltmek ve kalifiye işçileri çekmek için çalıştık. Yurtdışından gelen işçilere daha fazla iş hareketliliği sağlamak için sözleşme ilişkisini iyileştirme girişimi başlatıldı. Bu girişimin Suudi ekonomisinde işçi verimliliği ve rekabet gücünü artırması bekleniyor” diyerek sözlerini noktaladı.



Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.


Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
TT

Bugün Suudi Arabistan ve bazı Arap ülkelerinde Ramazan ayının ilk günü

Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an
Ramazan ayı hilalinin, Majmaah Üniversitesi bünyesindeki Hawtat Sudair Astronomi Gözlemevi'nde görüldüğü an

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt, Irak, Lübnan, Somali ve Sudan, dün akşamı hilalin görülmesinin teyit edilmesinin ardından bugünün Ramazan ayının ilk günü olduğunu resmen duyurdu.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi'nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan ayının ilk gününün, Ummul Kura takvimine göre 1 Ramazan 1447 Hicri Çarşamba günü (18 Şubat 2026) olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı ve vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları mübarek Ramazan ayı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan herkese bu ay boyunca oruç tutma ve dua etme, iyi amellerini kabul etme, anlaşmazlıklarını giderme, dinini destekleme ve kelamını yüceltme, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını koruma konusunda yardımcı olmasını diledi.

Bu arada Suriye, Ürdün, Mısır, Tunus, Cezayir, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Singapur, Malezya, Brunei Darussalam ve Endonezya, salı günü ülkelerinde hilal görünmemesi nedeniyle perşembe gününün (yarın) Ramazan ayının ilk günü olduğunu açıkladı.